Yazılar

A Corner in the World: Görünür Görünmezler

Paylaş
13-05-2019
Fatih Gençkal

Güncel dansın sanatsal bir form olarak resmi kabul görmediği İran’ın başkenti Tahran’da 10 yıldır bir güncel dans festivali yapılıyor. Tamamen yeraltında ve gizlice gerçekleşen Zamansız Festivali’in ve Görünmez Güncel Dans Merkezi’nin kurucusu Mohamad Abbasi ve Tahranlı dans sanatçıları Amir Amiri, Negar Esmaili ve Saghar Hosseinpour, Görünür Görünmezler* festivali kapsamında 14-17 Mayıs arasında İzmir’de olacaklar. Güncel gösteri sanatları ve ilgili alanlarda festival ve organizasyonlar yapan küratör ekibi A Corner in the World‘ün panel, film gösterimi ve performanslardan oluşan programı, İstanbul’dan Çıplak Ayaklar Kumpanyası ve Tahran’dan Görünmez Güncel Dans Merkezi ortaklığında gerçekleşiyor. Mohamad Abbasi ile A Corner in the World eş-direktörü Fatih Gençkal, festival teması üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

 

 

Tahran’da Zamansız Festival’e geldiğimde festivalle ilgili hiçbir somut malzeme olmaması beni oldukça şaşırtmıştı: Kitapçık, program, web sitesi gibi. Bu, bana alışık olduğumdan çok farklı bir festival deneyimi yaşattı. Bana biraz bu görünmezlik konusundan bahseder misin? Senin için görünmezlik ne demek? Neden görünmezsiniz?

Öncelikle, ben görünmez olduğumuzu düşünmüyorum. Yani devletin ya da hükümetin gözünde aslında görünmez değiliz. Görünmez olmamıza izin vermezler çünkü her şeyi kontrol altında tutmaları gerekiyor. Bu yüzden bence ancak elinde güç olan ‘görünmez’ olabilir, ki bu durumda bu ancak devlet olabilir. Kontrol gücü olanın görünmez olma gücü de var demektir. Ancak, biz kendimize görünmez derken ‘kamu görevlilerinin’ ya da ‘savcının’ gözünde görünmez olduğumuzu kastediyoruz. Yani eğer siz dans gösterinizi sosyal medyada ya da başka bir kamusal mecrada paylaşmaz ve kamu sahnelerinde gerçekleştirmezseniz, bu ‘kamu görevlileri’ de sizin bir suç işlediğinize dair bir iddiada bulunamaz.

Bir sanatçı ve programatör olarak görünürlüğe ihtiyaç duymakla, bulunduğun ortamda görünmez olmak durumu arasında nasıl bir ilişki var?
Benim için görünür olmakla bilinir olmak arasında net bir çizgi var. Görünür olmak için insanlara yani seyirciye ihtiyacınız var. Ama bilinir olmak için medyanın desteğine ihtiyacınız var. Yani gösterinize seyirci çekmek için onu sosyal medyada paylaşmak zorunda değilsiniz. Bu şekilde en azından ‘güncel sanat tüketicileri’ için görünür olabilirsiniz. Bu çok fazla sayıda insan demek olmayabilir tabii, dünyanın her yerinde olduğu gibi!

İçinde bulunduğunuz durum değişse örneğin artık sansür olmasa sizin için görünürlük fikri nasıl değişirdi?
Sansür olmasa da bizim yeraltında olma durumumuzun değişeceğini düşünmüyorum çünkü bu işi yeraltında yapmayı seçmemizin tek nedeni sansür ya da engelleme değil. Bunun asıl nedeni günümüzde ana akım sahne sanatları alanının işleyiş biçimi. Örneğin, Ahmedinejad döneminde devletin tiyatroya verdiği destek kesilince tiyatro sanatçıları ticari işler yaparak olabildiğince fazla insanın ilgisini çekmeye ve bu şekilde gişe yaparak yaşamaya çalıştı. Bense, bu ana akım ticari sahnenin bir parçası olmanın tek alternatifinin yeraltında olmak olduğunu düşünüyorum, tabii hükümetin tiyatroya yeniden destek vermesini sağlayamıyorsak.

Buradaki program İçin önerdiğin işleri seçerken neye dikkat ettin?
Festivale 2010 yılında benim ilk iki atölye çalışmama katılan kişilerle başladık. O zamandan bu yana pek çok kişi benim atölyelerime katıldı ve sonra kendi üretimlerini festivalde sergiledi. Bazıları İran’ı terk edip Avrupa’daki okullarda okudu, bazıları ise İran’da kaldı. Geçtiğimiz 9 yılı üç aşamaya ayırabilirim. ZAMANSIZ’ın geçen yılki programında festivalin erken, orta ve yakın döneminde iş üreten üç sanatçının işlerini Türkiye’deki programa dahil etmek istedim.

Türkiye’deki güncel dans alanı ile ilgili izlenimin nedir? Burada senin için ilginç olan ne var?
İçinde bulunduğumuz sosyal ve siyasi bağlamların pek çok ortak yönü olduğunu düşünüyorum. Tabi ki farklılıklar da var. A Corner in the World ve Çıplak Ayaklar’ın (Türkiye’de güncel dans alanında çalışan iki önemli kurum olarak) benim ilgimi çekmelerinin nedeni bu bölgede dans alanında olup bitenleri takip ediyor olmaları; ki bu da onları özel kılıyor. Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya baktığınızda oradaki sahnelerin Batı’dan gelen trendlere bağımlı olduğunu görürsünüz; örneğin, Lübnan ve Mısır’da. Bu yüzden özellikle Türkiye ile olan işbirliğinin, bu bölgeyi Avrupalı kurumların beklentileri etkisi altında kalmadan güçlendirme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Böylece Avrupalı programatörler ve küratörlerin ilgisini çekmek için politik olarak egzotik işler üretme baskısından uzaklaşabiliriz.

İran’daki güncel dans alanı ile ilgili fikrin nedir peki? Sanatçıların ilgilendiği konular neler, işlerindeki ortak noktalardan söz edebilir miyiz?
Iran güncel dans sahnesi diye bir şeyden bahsedeceksek, ondan ancak doğmaya yakın bir bebek olarak bahsedebiliriz. Umarım birkaç yıl içinde doğacak. Orada insanların gerçekleştirdiği güncel dans etkinliklerini henüz bir sahne olarak adlandırabileceğimizi düşünmüyorum. Dansı pratik ediyoruz, tıpkı bir festival organize etmeyi pratik ettiğimiz gibi. ZAMANSIZ’ı buluşacağımız ve birlikte olacağımız bir alan olarak kullanıyoruz. Buluşmayı, birlikte olmayı pratik ediyoruz ve bunu dans üzerinden yapıyoruz.

A Corner in the World ve Çıplak Ayaklar Kumpanyası ile olan bu ortaklıktan ne bekliyorsun? İlerde neler olmasını umuyorsun?
A Corner in the World ve ÇAK ile olan bu ortaklığımızın uzun vadeli bir işbirliğinin ilk adımı olmasını umuyorum. Yukarıda bahsettiğim dans ile bir araya gelme pratiğinin daha geniş bir bağlamda gerçekleşmesi önemli.

* A Corner in the World’ün Görünmez Güncel Dans Merkezi’nden sanatçıları konuk edeceği Görünür Görünmezler programı 11–13 Mayıs arası İstanbul’da, 14–17 Mayıs arası ise İzmir’de gerçekleşiyor. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.