11 Ağu 2017
Zeynep Öztürk

Bahar Akıncı - Barcelona, İzmir'in Görmek İstediğim Hali Gibi!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Bahar Akıncı

Tüm röportajlarımda yaptığımın aksine ilk defa başlığı bulup yazımı ona göre oluşturmaya karar verdim. Başarılı olur mu bilmiyorum; çünkü ben bir Bahar Akıncı değilim. Onun gibi kelimelere dans ettirmem için sanırım kırk fırın ekmek yemem lazım. Beni büyüleyen bu kadın kim mi? 
 
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, “metin yazarlığı” okuyan Bahar Akıncı insanlara ilham veren ve on binlerce takipçisi olan bir gezgin... Gezerken, gezdirirken gördüğü, tattığı, duyduğu her şeyi objektif bir şekilde sevenlerine Hürriyet.cominstagram ve facebook hesabı üzerinden sihirli cümleleriyle paylaşıyor.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Her yazı sonunda ¨Hadi, şimdi burayı da seyahat listene ekle ve gerçekleştir hayallerini.¨ diye içimde ki gizli gezgin Zeynep’i gaza getirirken buluyorum kendimi. Siz de okumayı, gezmeyi ve size cesaret, ilham veren insanları okumayı seviyorsanız benim gözünden Bahar Akıncı’nın dünyasına hoş geldiniz…
 
2011’de Hürriyet Gazetesi’nin Ege ekinde yayınlanan ¨Ben kimim ki?¨ başlıklı ilk yazınızı yeniden yazacak olsaydınız nasıl yazardınız?
O kadar olmuş mu? Vay! Güzel bir soru. Sanırım başlığı hiç değiştirmezdim; çünkü orada bir kinaye var. Herkesin yüksek egolara sahip olduğu bir dönemde, o başlıkta bir atıf var, bu sebepten başlığı değiştirmezdim. İzmir’e serzenişlerimin olduğu bölümleri de aynen bırakırdım ama kendimi anlattığım bölümleri biraz daha yumuşatırdım; çünkü dünyaya artık eskisi kadar köşeli bakmıyorum.
 
En büyük hayalim oyunculuk okumaktı.
 
Yazarlık okuma fikri nasıl oluştu?
Aslında tamamen tesadüf. Belki de kaderin bir oyunu. Benim tek hayalim oyunculuk okumaktı, 9 Eylül GSF’de Dramatik Yazarlık Bölümü'nün olduğundan haberim bile yoktu. 5 aşamalı oyunculuk yetenek sınavına hazırlanıyordum. Ön kayıtların dolmasına bir gün kala sınıf arkadaşım Birgen Engin ile bizim evde sahne sınavına hazırlanırken, gecenin bir yarısı bir kahve molası verdik. Eğlencesine fal bakalım dedik. Tam falımızı açmışken ezan okunmaya başladı. O anı ömrümce unutamam. Birgen dedi ki; sen yazarlık sınavları için ön kayıt yaptırdın mı? ¨Yoo, neden diye sordum¨. Donakalmış bir şekilde şu fincana baksana dedi... Kapkara bir fincan, ortasında bir aydınlık, o aydınlığında ortasında ünlem işareti, noktalı virgül ve üç nokta yan yana... Bu benim hayatımın döndüğü noktadır. Oyunculuk sınavlarında şan dersinden kaldım (Gülüşmeler.) ama dramatik yazarlık bölümüne alnımın akı ile kabul edildim. İyi ki de edilmişim.
 
Yazılarım ilhamını başlıktan alır.
 
Yazılarınıza başlık bulmak sizi zorluyor mu?
Ben reklam yazarı kökenliğim. Üniversite ikinci sınıftan itibaren reklam ajanslarında çalışmaya başladığım ve 15 yıl boyunca başlık bulmak üzerine mesai harcadım. Ve şimdi biliyorum ki, bir makaleyi bile başlık okutuyor. Kimi büyük yazarlar yazıyı yazdıktan sonra başlığı koymayı tercih ediyorlar bu bir üslup; ama ben başlıktan ilham alan bir yazarım.
 
Hiç bir zaman kelemime müdahale etmedim, o her zaman gideceği yeri biliyordu. 
 
Samimi bir yazı diline sahipsiniz. Kendi yazı dilinizi geliştirmeniz nasıl gerçekleşti?
Eftal Sevinçli diye çok değerli bir hocam vardı Güzel Sanatlar Fakültesi'nde okurken ve hep söylediği bir şey vardı ¨Kısa yazın ve kaleminizi serbest bırakın!". Dolayısıyla ben de hep buna özen gösterdim. Bir cümleyi alıp devam ettirip sonunu kaçıran cümleler değil; kurgusu olan, net olan ama kendi içinde bilmeceli cümleler kuruyorum. Hiçbir zaman kendimi bir bilgisayarın başında Allah’ım şimdi ne yazacağım diye otururken bulmadım, hep kendiliğinden aktı yazı. Hiç bir zaman kelemime müdahale etmedim, o her zaman gideceği yeri biliyordu.
 
Yazı yazmak üzerine dersler vermeyi hiç düşündünüz mü?
Yaratıcı metin yazarlığı bir başkasına nasıl anlatılır bilmiyorum; çünkü benim bir yöntemim yok. Bu konuda eminim benden çok daha iyi ustalar vardır. Ben de sadece kelimeler akıyor, onları söz ile başkasına nasıl anlatacağımı bilmiyorum.
 
Yani, yazma özelliğiniz bir yetenek mi?
Belki de bana verilen bir hediye…
 
Yazı yazmaya başladığınız andan itibaren şu anki yazılarınızın daha olgun olduğunu söyleyebilir misiniz?
Olgunlaştı diyemem ama tabi ki değişimler söz konusu. Artık daha eğlenceli ve pozitif yazılar yazmaya özen gösteriyorum. Umutu yazılar yazmak istiyorum. Seyahat yazıyorum bu aralar daha çok ama kadınları ve erkekleri kalpten bağlayan köşe yazılarıma yeniden döneceğim.
 
İlişkilerimde duygusallık yerine mantıksal yaklaşabilmeyi isterdim.
 
Peki, siz olgunlaştığınızı düşünüyor musunuz?
Olgunlaşmakta olduğumu düşünüyorum. Hala akılsızca davranabildiğim zamanlar oluyor o yüzden olgunlaştım diyemem ama ruhumu hafiflettim diyebilirim.
 
Akılsızca davranmak derken, biraz açabilir misiniz?
Günlük işlerimde küçük unutkanlıklarım dışında, insan ilişkilerinde de bazen akılsızca davranabiliyorum. Babam derdi ki ¨Herkesi sıfırdan başlat. İyi şeyler yaptıkça, hayatına değer kattıkça puanlarını artırırsın.¨ Ben bunu hiç beceremedim. Herkesi 100’den başlatıyorum, tanıdıkça o puan ya düşüyor ya da yükseliyor. İlişkilerime duygusallık yerine mantıkla yaklaşabilmeyi isterdim.
 
Kaynak: Bahar Akıncı
 
Sorgulamak sizin için neyi ifade ediyor?
Sorgulamak, bana sunulan gerçeğin arkasında olan gerçeği ifade ediyor. Bu gösterilmeyen gerçeklik arkadaşlıkta da olabilir, aşkta da olabilir, politikada da olabilir. Ben bu gerçeği öğrenmek istiyorum. Başka bir köşeden gerçeği görmek empati yapabilmemi sağlıyor.
 
Başarı sizin için neyi ifade ediyor?
Başarı benim için mutluluğu ve kendi yapabilitemden haz almayı ifade ediyor.
 
Sizin başarınızın sırrı nedir?
Çok çalışmak. Bu sayede hobimi mesleğim haline getirdim. Kendimi geliştirmek için İzmir’de ve Madrid’de fotoğraf eğitimi aldım, bir süre Amerika havası kokladım, insanları ve hayatları gözlemledim, Emeklerim başarıyı getirdi diye düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Bahar Akıncı
 
"Barcelona, İzmir’i görmek istediğim hali gibi. "
 
Bir çok yeri gezip gördünüz ama kalbiniz nerede kaldı?
Kalbim Barcelona’da kaldı; çünkü Barcelona İzmir’i görmek istediğim hali gibi. İçinde sanat, gece hayatı, eğlence ve gastronomi var. 12 ay boyunca turist var, gotik bir mimari ve sanat anlayışı var. Barcelona’nın İzmir’e benzettiğim yönleri olduğu kadar kesin çizgilerle ayrıştığı noktaları da var. İzmir’i çok seviyorum, ne kadar küskün olsam da…
 
İzmir’e küskün olunur mu?
Haklısın, bir şehre küskün olunmaz, belki kurumlara küskün olunur. Ben İzmir’i ömrüm boyunca sevmeye devam edeceğim; ama İzmir adam sendecilikten, aile şirketi ekonomisinden vazgeçemediği için genç beyinlerin hemen hepsini İstanbul'a ve yurt dışına ihraç edişini de hazmedemiyorum. Benim İstanbul’a taşınmak zorunda kalışım da aynı şekilde gelişti.
 
Seyahatleriniz boyunca başınıza gelen en ilginç olay neydi?
Bundan 4 sene önce bir grup arkadaşımla doğum günümde, benim çok merak ettiğim Ürdün’e gitmeye karar verdik. Başkent Amman’da bir kaç güzel günün ardından 4 saat mesafede olan Petra Antik Kenti’ne geçmeye karar verdik. Petra, dünyanın 7 harikasından biri. Kayalara oyulmuş pembe renkli bir gül şehri. Dünyanın her yerinden insanlar ayda bir kez, ilk perşembeyi cumaya bağlayan gece, kayalara oyulmuş hazine dairesinin önünde, tabanda yanan binlerce mum eşliğinde meditasyon yapmaya geliyor.  Buna da "petra nigth" ismi veriliyor. Biz de işte tam da benim doğum günümde o geceye yetişmek üzere Amman’dan Petra’ya doğru otobüsle yola çıktık. Yolda giderken şoförümüz birden yavaşladı ve rehberimize dedi ki; ¨kum fırtınası çıktı yolu değiştirip köy yolundan ilerleyeceğiz¨. Bir sapağa döndük aradan 15 dakika geçti ve şoför bu kez ani bir fren yaptı ve rehber yere yatın diye bağırmaya başladı. Silah sesleri duyuyoruz neredeyse az ilerimizde. O an anladık ki, bir çatışmanın ortasındayız. Yarım saat sonra silah sesleri kesildi. Şoförümüz ne olduğunu öğrenmeye gitti. Döndüğünde cevabı epey eğlenceliydi; iki aşiret arasında çatışma çıkmış polis gelene kadar ilerleyemeyiz. Tam 5 saat yolun açılmasını bekledikten sonra sabaha karşı Petra’ya varabildik ve ben doğum günüme planladığımdan çok farklı bir yerde girdim. Acayip bir geceydi. "Kul plan yaparken Allah gülermiş." sözünün ne olduğunu bana çok iyi anlattı. (Gülüşmeler.) Ya işte buna benzer çok anım var, 15 yaşımdan beri seyahat ediyorum; ama sanırım bu en benim için unutulmazlardan birisi.
 
Görmediğiniz ve görmek istediğiniz yerlerden bahsedebilir misiniz ?
En çok Hindistan’ı, Arjantin’i, Uruguay’ı ve Japonya'yı görmek istiyorum ve güzel haber, yakında ilk Hindistan yolculuğum başlıyor. Gitmek istediğiniz şehirleri hayal etmeye devam edin, bir şekilde enerjiniz sizi oraya doğru itiyor ya da o şehri size doğru çekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Bahar Akıncı
 
Biraz da kişisel hayatınıza değinmek istiyorum.
 
Bulunduğunuz nokta olmak istediğiniz nokta mı?
Bulunduğum noktadan çok memnunum; ama seyahat üzerine televizyon programı yapmak istiyorum. Umarım bir gün bu hayalim gerçekleşir. Olmak istediğim nokta hayatta mutlu ve sağlıklı olmak.
 
En çok kullandığınız ¨Nasıl oluyor da oluyor?¨ cümlesini siz cevaplayacak olsanız ne derdiniz?
Hala insanları anlayamayabiliyorum. Bireysellik ve kuşkuculuğun fazla olduğu ortamlarda ¨Nasıl oluyor da oluyor?¨ diyorum. İnsanlar nasıl birbirlerinden nefret edebiliyorlar. Dünya için de sorduğum bir soru bu.
 
Hayatınızdaki en zor dönemden bahsedebilir misiniz?
2015 yılında 7 ay arayla annem ve babamı kaybetmem hayatımdaki en zor dönemdi. O süreçten sonra İstanbul’a yerleştim. Zor günleri geride bıraktım. Benim için çok değerli olan Saffet Emre Tonguç ile komşu oldum. Ondan çok şey öğrendim. Şanslı görüyorum kendimi.
 
İzmir’i özlüyor musunuz?
İzmir’i, çocukluk arkadaşlarımı ve en çok da ablamı özlüyorum... fakat İzmir’deki iş yaşamını özlemiyorum, Hürriyet Ege hariç. Bütün Hürriyet Ege yazılarım boyunca hep beyin göçüne engel olun bu şehirde diye yazdım. Yazdım, yazdım, yazdım en sonunda kendimi İstanbul’da buldum. Bu yüzden belki İzmir’e kırgınım.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Bahar Akıncı
 
 
Gelecek yazı ya da projelerinizden bahsetmek ister misiniz?
 Hürriyet Ege’ye ve hurriyet.com.tr’ye bir süredir yazmıyordum; çünkü ülkemin geçirdiği zor dönemde elim varıp ta eğlenceli şeyler yazamadım. Yine de insanların hayal kurduran, ümit ettiren yazılara ihtiyacı var ve ben bunu yapabilirim, kalemim bunu yapabilir. O yüzden yakın zamanda yine başlayacağız yazılara. Hürriyet Seyahat, All Magazine, İstanbul Life yazıları devam ediyor. Web sitem www.baharakinci.com doğum günüm olan 1 Mayıs’ta açıldı. Prontotour ile geliştirdiğim gastronomi turu projesi #baharlalezzetyolculuklari ise devam ediyor.
 
Sıra kelime tamamlama oyununa geldi. Bakalım Bahar Akıncı için hangi kelimeler neleri ifade ediyor.
#seyahat hayat biçimi.
#sevgi ifade biçimi
#aile kutsal
#yeni heyecanlı 
#koku karakter 
#güzellik içinde varsa dışına da yansıyor