R
GİRİŞ
TR
EN

Benim Varoş Hikayem'in Yönetmeni: "Hayattaki Acılarım Sınıf Mücaledesiyle İlgili"

#SİNEMA
Kardelen Uysal
21 May 2019

Adana Ceyhan’da yaşayan insanların hayatlarından kesitler sunan "Benim Varoş Hikayem", bu semtte yaşayan insanların hikayelerine yalın bir biçimde değiniyor. Mahallede Robin Hood misali gezinen Rokko ve Çetesi, rap müzik yapanlar, feminist bir köy muhtarı, bir kuş çalma üstadı, dilinden küfür vücudundan faça eksik olmayan gençler...

İlk gösterimini Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapan bu belgesele zamanında suçu ve suçluyu övmek suçlamasıyla dava bile açıldı. Belgesel, Antalya Film Festivali Belgesel Seçkisi İzleyici Ödülü’ne aday gösterildi. Filmin çekildiği mahallede doğup büyüyen Yunus Ozan Korkut, çocukluğundan beri sinemaya gönlünü vermiş durumda. Antikahramanların hikayelerini anlatan başarılı yönetmen Yunus Ozan Korkut ile belgeseli, neden bu işi yaptığını, kentten Ceyhan'a bakmaları konuştuk. Kendisini Instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.

 

 

Fotoğrafta Yunus Ozan Korkut kameraya ciddi bir biçimde poz vermiş. Üzerinde kahverengi bir kazak var. Arkasında apartman yansımalarının olduğu camı görüyoruz.

 

Mualla adlı kısa filmin sonunda siyah-beyaz fotoğraflar görüyoruz. Gerçek bir hikaye mi? Kimdir Yusuf Baki?

Yusuf Baki, o dönem Ankara'da içinde bulunduğumuz ruh halinin temsilcisi. Hayal kırıklıklarımızı anlattığımız, arkadaşım Mustafa'ya birlikte yarattığımız bir karakterdi. Gerçekle herhangi bir bağı yok; Ankara melankolisinin Adanalı sinema yapmaya çalışan çocuklara armağanı. Fotoğraflar Yusuf Baki karakterini oynayan Halil Abinin gençlik fotoğrafları. Eski günleri özleyen bir adamı betimlemek için kullandık, daha fazla bir anlamı yok.

 

 

 Aslında amacınız "Gün Batımından Ayrıntılar" adlı bir film çekmekti. Onun konusu neydi? Ne durumda o film, çekecek misiniz?

"Gün Batımından Ayrıntılar", benim çocukluk anılarımdan izler taşıyan bir proje. Bedelli askerlik parasını bulmak için varoş mahallesine dönen Yusuf'un, mahalleden arkadaşlarıyla sokak yemekleri satıp askerlik parasını kazanma çabasını anlatıyordu. Bir ‘oradan çıkamama’ hali. Benim anlattığım hikayelerin ortak noktası bu sanırım. Eğlenceli ya da hüzünlü, hepsi ‘oradan çıkamama’yı anlatıyor. Nedenini bilmiyorum. Bir gün para bulabilirsem çekeceğim ama yakın vadede görünmüyor.

 

 

Benim Varoş Hikayem'in afişi var görselde. Genç bir adam kameraya gülümseyerek bakmakta. Sol kolunda, boynunda göğsünde dövmeler var. Ayrıca göğsünde faça izleri görüyoruz. Kollarını arkadan bağlamış. Afişte ayrıca filmde çalışan kişilerin ve oyuncuların isimleri yer almakta.

 

Ceyhan’da yaşayan kişilerin hikayelerini içindeyken değil de kent yaşamının ardından anlamışsınız. Kentten Ceyhan’a nasıl bir bakış açısı oldu?

Memleketten ayrıldıktan sonra hikayenize, geçmişinize, bağlarınıza başka bir gözle bakıyorsunuz. Kentin alışkanlıkları, yaşama biçimleri, kaygıları, adı her ne ise taşradan çok farklı. Hayatınız boyunca oradan kurtulmaya çalışıyorsunuz, oradan kurtulsanız da geçmişiniz peşinizi bırakmıyor. Zidane için söylenmiş bir söz vardı. Yaşadığı banliyöden bahsederek, Zidane’yi oradan çıkarabilirsiniz ama mahallesini Zidane’den çıkaramazsınız diye. Kentli alışkanlıklarınla mahalene baktığın zaman daha oryantal, daha eşsiz buluyorsun ya da ben öyle buldum, bilmiyorum.

 

Herkesin iyi bildiği hikayeyi anlatması gerektiğini söylüyorsunuz. Bir anı, bir yara, bir çocukluk, yaşanmışlık olmadan anlatılan hikayeler nasıldır?

Herkesin bildiği hikayeleri anlatmasının önemli olduğunu düşünüyorum çünkü yaptığım işte bilgi ve bakış çok önemli. Ayrıca hikayeyi bilmek estetiğini de bilmek anlamına geliyor. İşim gereği bilmediğim hikayeleri de araştırarak, okuyarak anlatmaya, çekmeye çalışıyorum fakat bildiğim bir dünyayı, öyküyü anlattığım zaman ürün daha iyi oluyor. Beni de daha çok heyecanlandırıyor haliyle. Hikayeyi iyi anlatanın kazanacağını düşünüyorum, eskiden de öyle düşünürdüm. Hikayenin gerçekliğiyle, inandırıcılığıyla ilgisi yok, bunu çevremizde sürekli görüyoruz. İktidar ve muhalefetin söylemlerinde, reklamlarda, haberlerde, arkadaş ilişkilerinde, her şeyde...

 

 

 

Ceyhan'daki insanların hikayelerinin anlatılması gerektiğini söylüyorsunuz, neden?

Bu insanların hikayeleri coğrafyayla, sınıfla, kültürle ilgili. Hayattaki bütün acılarım sınıf mücadelesiyle ilgili. Fakir bir çocukluk geçirdim, öykünerek, isyan ederek. Doğuştan sahip olduğum, seçme şansımın olmadığı sebepler yüzünden. Anlattığım insanların, arkadaşların da acılarının temeli bu. Belki onlar ifade edemiyorlar, ben onların yerine anlatmak istedim. Güldüğünüz şeylerle sizi hüzünlendirmek istedim çünkü bu hüzünlü bir hikaye. Yoksulluk kalp kırar.

 

"Benim Varoş Hikayem" bu kadar ünlü olduktan sonra orada yaşayan kişilerin hayatlarında bir değişim oldu mu?

Bence olmadı. Olmasını da beklemiyordum. Onların hayatlarında değişiklik olması onlara bağlı değil. Ülkemizin durumuyla ilgili. Daha eğitimli, daha refah bir ülke olduğumuz zaman, onlar da hayata dair umutlanacaklar.

 

Görselde Benim Varoş Hikayem'den 11 kişiyi görüyoruz. Genç erkekler ve çocuklar dar bir sokakta pembe bir motorun etrafında poz vermişler. Motorun üzerinde yaşamasını bilene yazıyor.

 

“Benim olayım çirkini resmetmek, onu anlatmak” demişsiniz beatkusagi.com’a verdiğiniz röportajda. Neden onu anlatmak?

Bukowski'nin "kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu hergeleyi..." diye devam eden bir metni vardır. Ben de tam böyle hissediyorum; antikahramanların içinde büyüdüm, hırsızların, kafa tutanların, kalbi kırılanların, 70 yaşında amelelik yapanların... Hepsini de çok sevdim. Yakından, çok yakından tanıdığım dünya bu, çirkin bir dünya. Ama ben çirkinin de estetik bir bakışla anlatılabileceğini düşünüyorum. Daha gerçek, daha bizden, daha hayatın içinde. Fakir bir estetik anlayışım var. "Fakir Estetik" diye bir makale okumuştum zamanında, en sevdiğim yönetmenlerden biri Alain Resnais ve en sevdiğim ressamlardan Mark Rothko’nun estetik anlayışından "fakir estetik" olarak bahsediyordu. Farklı sınıftan iki sanatçıyla kendimi nasıl aynı yerde görüyorum sorusunun cevabını bilmiyorum. Bu nasıl anlatacağımı bilmediğim bir konu:)

 

Kentli insanın filmdeki karakterlere yönelttiği cümlelerle, duygularla ilgili bir sıkıntınız oldu mu?

Aslında olmadı YouTube yorumlarını saymazsak. Şahsıma olmadı. Sinemada 8.000 kişi izledi zaten, onlara temas etme şansım pek olmadı. 

 

Amores Perros adlı filmden çok etkilendiğinizi dile getiriyorsunuz. Sizi bu kadar etkileyen neydi?

Amores Perros’u 18 yaşımda izlemiştim ve çok etkilenmiştim. O zamanlar insan neden etkilendiğini pek bilmiyor. John Ford’a “Neden böyle filmler yapıyorsun?” diye sormuşlar bir röportajında, sinirlenip masadan kalkıp gitmiş çünkü bunun bir cevabı yokmuş. O dönem öyleydi ama şu an 30 yaşımda neden bu kadar etkilendiğimi düşündüğümde, parçalı anlatım yapısı, Adana’nın dokusuna çok benzeyen renk paleti, müzik kullanımı, hikaye anlatmaya bakışı, kamera dili, kuralları umarsamayan hatta bunları yıkan bir reji. En önemlisi de bizim oralara çok benziyordu, en azından ilk hikayenin atmosferi ve hayat kaygıları. Antikahramanların filmiydi. Gonzales, Yılmaz Güney’in "Yol" filmini izledikten sonra bu senaryoyu yazıyor. Fatih Akın da Amores Peros’tan esinlenerek yaşamın kıyısında filmini yapıyor. Bahsettiğim bu üç yönetmeni de çok seviyorum. Nasıl açıklayacağımı, anlatacağımı bilmediğim bir bağımız var sanırım. Filmden sonra Fatih Akın’la mailleşme şansım oldu. Filmi izlemek için link istemişti, dönem dönem yazıştık. Film adına beni en mutlu eden şeylerin başında Fatih Akın’ın filmi izlemesi ve beğenmesi olmuştu. Kendime örnek aldığım yönetmenlerden biridir. 

 

Tüm bunları neden yapıyorsunuz?

Çocukluktan beri uydurma hikayeler anlatırdım. Bir anlatma isteği aldı gidiyor. 18 yaşımdan beri başka bir şey hayal etmedim. Film yapmayı düşünmediğim tek bir gün bile olmadı. Bu ilk gençlik yıllarımda çok eğlenceliydi fakat sonradan bir saplantıya, geri dönülemez bir şeye dönüştü. Umarım başarabilirim. Belki o zaman ruhum huzur bulur, kendimle barışabilirim.

Benzer yazılar
#KUTLAMA
#MÜZİK
Yılın en eğlenceli günlerinden biri olan Cadılar Bayramı'na çok az kaldı. Her yıl dünyada rengarenk ve eğlenceli görüntü...
Gülay Güler
21 Oct 2019
#YOGA
Bu röportajı okurken siz de görünenin özüne yolculuk etmek isteyeceksiniz. Biz dinlerken Özlem Özülker hikayelerinden ve...
Editör
20 Oct 2019
#ÇOCUK
#ETKİNLİK ALANI
Ebeveyn olunca öncelik hep çocuklarımızın oluyor değil mi? Sizi de bunaltmadan, İzmir'in tadını çocuklarınızla hangi mek...
Gülay Güler
19 Oct 2019
#SEMİNER
5 Kasım tarihinde İzmir'in gelecek vadeden girişimleriyle yatırımcıları bir araya getirmek için düzenlenen Startup, Türk...
Editör
15 Oct 2019
#SİNEMA
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2002 yılından beri düzenlenen Filmekimi, 18-23 Ekim tarihleri arasında İzmir’de g...
Kardelen Uysal
15 Oct 2019
#SANAT
#TASARIM
Bulduğu her türlü malzemenin üzerine çizim yapan Sadi Tekin leblebileri karakterleştirmesiyle, New York sokaklarına muzi...
Kardelen Uysal
14 Oct 2019
#MÜZİK
#KONSER
Scott Bradlee önderliğinde kurulan Postmodern Jukebox müzik grubu, Welcome to the Twenties 2.0 turnesi kapsamında 27 Eki...
Editör
12 Oct 2019
#SİNEMA
Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi'nin düzenlediği Alternatif Kısa film etkinliğimizin 16’ncısıyla karşınızdayız. Bu seç...
Gülay Güler
11 Oct 2019
#TİYATRO
Oyun Hamuru Tiyatrosu sahne üzerinde doğaçlama performans yapan, seyirciyi de seyirci-oyuncu olarak oyuna interaktif bir...
Kardelen Uysal
11 Oct 2019
#MEYHANE
İzmir'de içkili pek çok restoran var ama siz o eski meyhane ruhunu mu arıyorsunuz? Samimi bir ortamda, fonda hafiften fa...
Gülay Güler
10 Oct 2019
#TİYATRO
#SANAT
Devlet Tiyatrosu sanatçısı Rüçhan Gürel tarafından 2007 yılında İzmir’de kurulan Han Tiyatrosu her yaştan öğrenciye üst ...
Seçil Şeker
8 Oct 2019
#SANAT
#ŞİİR
#FOTOĞRAF
#EDEBİYAT
İnanç Avadit’in Buradan Kurtulmak Bize Kaldı adlı şiir kitabı içinde yaşadığımız dünyanın gerçeklerini, gerçekleştiremed...
Kardelen Uysal
6 Oct 2019
#ATÖLYE
İzmir'in en çok sevilen atölyesi Atölyemiz Canımız'da sadece birbirinden güzel takılar ve seramikten objeler üretilmiyor...
Gülay Güler
5 Oct 2019
#SİNEMA
Film tutkunları, beyaz perde aşıkları buraya! Ekim ayında vizyona girecek filmleri listeledik.
Editör
4 Oct 2019
#OPERA
#BALE
İzmir Devlet Opera ve Balesi, 2019-2020 sezonunda dört opera, üç müzikal, altı bale, bir müzikli oyun, dört çocuk oyunu ...
Editör
3 Oct 2019
#TİYATRO
Tiyatro Pınarı henüz bir yıllık bir tiyatro olmasına rağmen Gülder Pınar'ın yönetmenliği ile onlarca temsil oynamış ve b...
Seçil Şeker
2 Oct 2019
#ATÖLYE
Kursa ayıracak vakti olmayan ama hafta sonuna sanat, sağlık katmak, öğrenmek ve üretmek isteyenler, bu liste tam size gö...
Seçil Şeker
30 Sep 2019
#SERGİ
#SANAT
Hayatın monotonluğundan kurtulmanın, farklı bakış açıları keşfetmenin en iyi yolu sanat etkinliklerini takip etmek. Sonb...
Gülay Güler
29 Sep 2019
#SPOR
#YÜZME
Adam Walker, tost makinesi ve su ısıtıcısı satarak hayatını kazanırken bir gün uçak yolculuğu sırasında On A Clear Day a...
Kardelen Uysal
28 Sep 2019
#TASARIM
#MODA
Geçtiğimiz yıl Urla’da Hollywood yapımcılarını kıskandıracak bir plato kuran, kariyeri boyunca Dünya yıldızlarını giydir...
Seçil Şeker
27 Sep 2019
#TİYATRO
#STAND-UP
Ekim ayında İzmir'i birbirinden değerli oyunlar, performanslar ve stand-up gösterileri bekliyor. Sizi eğlenceli, komik, ...
Kardelen Uysal
26 Sep 2019
#KONSER
#FESTİVAL
Yaz bitti, şehre dönüş vakti geldi. İzmir bizi birbirinden güzel etkinliklerle karşılıyor. Konserler, festivaller derken...
Gülay Güler
23 Sep 2019
#SERGİ
Monitor, yeni sezonu “A hymn to those that disappear” başlığını taşıyan sergisiyle karşılıyor. Pelin Tan ve Anton Vidokl...
Editör
22 Sep 2019
#TEKNOLOJİ
Dosyalarımızın değerini, onlara ulaşamayınca veya virüs nedeniyle onları kaybettiğimizde anlıyoruz. Hatta günümüzde gizl...
Editör
22 Sep 2019
#MÜZİK
Urla Caz Festivali, doğanın dinlenmeye hazırlandığı sonbaharda dünya tarihine güzel müzikler kazımış Urla’nın sokakların...
Editör
21 Sep 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Dünya’nın dört bir yanında gezegenin geleceğine dair ilham verici bir grev var bugün. Küresel iklim krizinin suçlusu ola...
Kardelen Uysal
20 Sep 2019
#SANAT
Disiplinlerarası sanat alanı Tilki, kolektifleri ve sanatçıları birlikte üretmeye çağırıyor. Farklı disiplinlerden sanat...
Editör
19 Sep 2019
#SPOR
Çağdaş Görmeyenler Spor Kulübü (Çagör), 2009 yılından beri görme engellileri spora teşvik ederek sosyal hayata kazandırm...
Gülay Güler
19 Sep 2019
#DANS
Performans sanatçısı Aslı Bostancı, ses beden buluşmaları ve ses şifasıyla kişilere enerji çalışmaları yaptıran bir isim...
Editör
18 Sep 2019
#RESİM
#SERGİ
Arkas Sanat Merkezi, 18 Eylül 2019 - 5 Ocak 2020 tarihleri arasında 20'inci yüzyılın en büyük ressamlarından Pablo Picas...
Editör
18 Sep 2019
#BİSİKLET
#SOSYAL SORUMLULUK
Bu yıl ikinci kez düzenlenecek Eğitime Pedalla Bisiklet Turu, 6 Ekim Pazar günü gerçekleşecek. 1995’ten beri İzmir’de eğ...
Editör
17 Sep 2019
#SİNEMA
otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi'nin düzenlediği İzmir'in aylık kısa film etkinliği Alternatif Kısa'nın üçüncü sezonu ...
Gülay Güler
16 Sep 2019
#TİYATRO
#KONSER
#FESTİVAL
#ATÖLYE
Haftanın en iyi etkinlikleriyle karşınızdayız. Bakalım siz hangi etkinlikleri beğeneceksiniz? Daha fazlası için otuzbesl...
Editör
16 Sep 2019
#KİTABEVİ
Yeni trend kitap alışverişiyle kahve molalarını birleştirmek. İzmir'de de kitap kafelerin sayısı giderek artıyor. Bu müt...
Gülay Güler
14 Sep 2019
#GEZİ
#RESTORAN
#KİTABEVİ
#OTEL
Alaçatı'da sakin bir tatil geçirmek, müzik eşliğinde sohbet ederek yemek yemek, masaların arasında sıkışmadan kahve içme...
Seçil Şeker
13 Sep 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade