R
GİRİŞ
TR
EN

Genç Şair Çağla Meknuze - Akdeniz İklimli Orta Doğu

#KİTAP
Öykü Nur Akkol Avcı
23 May 2017
“tesellinin böylesi
 
tam azize ölünecek yaşta
 
yaşasa başa bela
 
(…)”

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çağla Meknuze, İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi (2003) ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi (2007) mezunu genç bir şair. 'Azize'nin Ölüsü' adlı şiir dosyası Varlık Dergisi 2015 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'nce dikkate değer bulundu ve kitaplaştı. Çağla Meknuze sanatın her dalıyla iç içe aslında… Sahnelenmiş bir tiyatro oyunu, festivallerde gösterilen bir kısa filmi var. Çağdaş sanat portfolyosu 2014'te Galeri Zilberman'ın Genç Yeni Farklı adlı karma sergisine kabul edildi. Kreatif editörlük mesleğinin yanında birçok alanda sanatsal çalışmalarına devam ediyor. 2017 İzmir Kitap Fuarı kapsamında imza gününe geldiğinde röportaj isteğimizi kırmayıp, imzasının ardından sorularımıza yanıt verdi.
 
 
Merhaba! Nasıl geçiyor kitap fuarı?
Kitap fuarı denince ilk aklıma gelen her zaman İzmir Kitap Fuarı. Çocukluğum da bu fuarları takip ederek geçti. Hem İzmir’de oluşu, hem de Kültürpark’ta oluşu her açıdan bambaşka bir hava katıyor. Benim için özellikle şu yaşadığımız günlerde apayrı bir destek oldu. 
 
İmza günün nasıl geçti?
Güzel geçti. Şairler olarak burada birbirimizle görüşme, okuduğumuz yazarlarla tanışma imkanı buluyoruz. Hem şairler kendi aramızda tanışıyoruz, hem de okurlar gelip bizimle tanışıyor. Çok güzel anılar biriktirmiş oluyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu senin ilk kitabın. Ne zaman çıktı?
Dosya olarak 2015 yılında Varlık Dergisi’ne göndermiştim. Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde dikkate değer bulunduktan sonra 2015 sonbaharında basıldı. 
 
Yarışmaya başvurmaya nasıl karar verdin? Nasıl gelişti?
Varlık Dergisi yıllardır kesintisiz olarak takip ettiğim dergilerin başında gelir. Dile kolay neredeyse seksen beş yıllık geçmişi var. Yol açıcı, ufuk açıcı, okul gibi bir dergidir. Yarışma olarak da sadece Varlık’a başvurdum. 
 
Ödülü aldığında ne hissettin? Bekliyor muydun?
Çok mutlu oldum. Tabii ümit ediyor insan ama son ana kadar da heyecanla bekledim açıkçası. Benim dosyayı teslim etmeden önce tek bir şiirim yayınlanmıştı, Yasak Meyve Dergisi’nde. Çok içinde değildim, kendime saklıyordum yazdıklarımı. Dosyada ortaokulda yazdığım şiirler bile var. Dosyanın üçte ikisi yıllardır olan şiirlerdi, üçte birini ise 2014-2015 arasında yazdığım yeni şiirleri ekleyerek oluşturdum. En sonunda da dosyanın adını “Azize’nin Ölüsü” koydum ve içime sindi. Sinmesi için çok şey yırtıp attım. Bir konsept halinde teslim etmek istedim. Ödülü 30 yaşımda aldım, bu ödüllerin sınırı da otuz yaş. O sırada bu ödül devam etmem için cesaret kazandırdı bana. Bunun için de gerçekten minnettarım. 
 
Geriye dönüp bakınca, bu iki yıl sence nasıl geçti?
Her şeyden önce cesaret buldum. Kıymetli insanlar ’dikkate değer’ bulunca, sen de kendi sınırlarını zorlayabiliyorsun. Kendi dilini oturtabiliyorsun. Bende öyle oldu. Daha disiplinli yazıyor ve okuyorum. Geçtiğimiz iki yılda birçok dergide şiirlerim çıktı, etkinliklerimiz oldu. Bu şekilde devam ediyorum.
 
Kitaba Azize’nin Ölüsü ismini nasıl verdin?
İlk şiirin içinde geçen bir tanım zaten Azize’nin Ölüsü. Dosyanın adı olarak seçimim ülkemizin o sıradaki gündemiyle ilgiliydi. O gündem maalesef hiç değişmiyor. Toplum içinde kurban edilen kadınlar, ötekileştirilerek kendi potansiyelini yaşayamadığı için bir anlamda kurban edilen kadınlar toplumumuzun değişmeyen hikayesi. Ben de manşeti böyle atmak istedim. 
 
 
“EDEBİYATIN EN KIYMETLİ TARAFI ORTAYA KOYDUĞUN BİR ŞEYİN BAŞKA İNSANLAR TARAFINDAN SAHİPLENİLİYOR OLUŞU.”
 
 
Kitapla ilgili nasıl geri dönüşler oldu?
Tahminimden çok daha samimi ve yoğun oldu. Örneğin; tanımadığım insanlar kitabımı alıp alıntılar yaptı sosyal medyada, ya da bana ulaştılar, hem gençlerden hem de takip ettiğim ünlü şairlerden güzel dönüşler aldım. Her şeyden önce şu çok önemli; bana “kendine has bir dilin var” dedi takip ettiğim kıymetli şairlerimiz.  
 
Kitabının kimlere hitap ettiğini düşünüyorsun?
Ben aslında daha çok kadınları yakalayacağımı düşünmüştüm; ama tabii bütün kitap kadın ekseninde devam etmiyor. Özellikle son bölümün daha umutlu olmasına gayret ettim. Genci yaşlısı, kadını erkeği, birçok insana dokunduğumu görüyorum. Böyle böyle, çevrem, hayatım dönüşüyor. Hiç tanımadığım insanlara sözüm, fikrim ulaşıyor; onlarla farklı bir çevrem oluşuyor. Bence zaten edebiyatın da en kıymetli tarafı bu; ortaya bir şey koyuyorsun ve o başka insanlar tarafından sahipleniliyor. Umarım bu böyle devam eder hayatım boyunca.
 
Kitabını bir cümleyle tarif edebilir misin?
Edemem. Çünkü bence şiirin özeti olmaz. Her okur kendi şiirini, her şiir kendi okurunu seçer... Okur olarak da öyle düşünüyorum.
 
 En sevdiğim şiirim şu, dediğin bir şiirin var mı?
"Oysa Tarih Yazmadı Hiçbir Kadın Kâşifi" isimli bir şiirim var, en sevdiğim o.
 
 
“HEPİMİZİN YAŞADIĞI KARMAŞAYI BEN DE YAZARAK DİNGİNLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUM.”
 
 
Yazmak senin için ne ifade ediyor?
Çok karmaşık bir çağdan geçiyoruz, hem ülke olarak hem de dünya genelinde. Yazmak beni hayata bağlıyor. Sanki kaotik bir ortamdan duru bir nesne çıkarabiliyormuş gibi hissediyorum, daha doğrusu onu amaçlıyorum. Hepimizin yaşadığı karmaşayı ben de yazarak dinginleştirmeye çalışıyorum. Benim yaşamımda böyle bir etkisi var; beni dinginleştiren, hayata bağlayan... ‘Sihir yapabilsen ne yaparsın’ derler ya, benim de kendimce yapabileceğim sihir bu belki de. Bir şeyi gördüğün gibi anlatmak, o anlatımla oynamak. Oyun alanımı o olarak görüyorum. Kağıtla kalemle baş başayken, hiçbir insanın, kurumun, politikanın karışamayacağı oyun alanımdayım...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Peki seni neler besliyor?
Ben gündemden kopup inzivaya çekilip de yazabilen bir insan değilim. Yazdıklarımda bir vatandaş olarak, bir birey olarak taşıdığım tüm kafa karışıklığım var. Dolayısıyla bu bir alışkanlığa dönüştü belki de. Mesela haberlerden göndermeler yapıyorum. Çünkü ben de o haberlere maruz kalan bir vatandaşım. Bir kesişme noktası ve beni dinginleştiren hayata bağlayan oyun alanı aslında yazmak. Yalnızca şiir de değil... Öykü, roman, tiyatro oyunu ve senaryo gibi birçok alana kafa yoruyorum, hatta umarım günü gelir müzisyenlerle de kesişir yolumuz. 
 
“İZMİRLİLER İFADE VE VAROLUŞ ÖZGÜRLÜĞÜYLE BÜYÜR. HER ŞEYDEN ÖNCE BANA YAZMA CESARETİNİ VEREN BELKİ DE BU.”
 
İzmirlisin, İzmir’le ilgili şubat ayında Varlık Dergisi’nde bir şiirin de yayınlandı…
Bu şiirim dilimin evrildiği nokta oldu sanırım. O şiirin adı “Akdeniz İklimli Orta Doğu”ydu. Yaşadığımız günlerin bir notu aslında.
 
İzmirli olmak sence yazını etkileyen bir şey mi?
Tabii ki, kimliğim bu. Her birimizin iç dünyası büyüdüğümüz coğrafyayla, toplumla birebir ilişkili. Mesela ben İzmirli bir kız çocuğuyken İstanbul’a üniversiteye gittiğimde yaşadığım bir kültür şoku oldu. O günlerden bugünlere bir birikim var. Bir de şu var; İzmirliler konuşma, ifade, varoluş özgürlüğüyle büyür. Her şeyden önce bana yazma cesaretini veren belki de bu oldu. İzmir sadece Türkiye’nin değil, dünyada da Doğu’nun Batı’sı, Batı’nın Doğu’su. Biz öyle bir ayrım noktasında yaşıyoruz. Buna sentez de diyebilirsin; ama aslında birçok noktada sivrilen, sivrilerek kendini gösteren bir özellik. İzmir benim içimde her zaman var, iyi ki de var.
 
Çağla Meknuze’ye bu röportaj için ve bizimle şiirlerini paylaştığı için çok teşekkür ediyor, bol ilhamlar ve projelerinde başarılar diliyoruz. 
 
Akdeniz iklimli Orta Doğu 
 
Akdeniz iklimli Orta Doğu 
bunu düşünmedik ki çocukken 
oldu
 
en çok yarından korkanlar 
özlermiş geçmişi
tanıdık geldi mi?
 
Saat kaç sevgilim? 
sen bilirsin
ne de olsa soğukkanlı bir matematikçisin
bende tarih durdu bu akşam 
haber bülteninde konuşulurken 
yasal tecavüz evlilikleri ve idam 
 
Saat kaç dedim!? 
sözcüklerim tükendi 
belki matematik kurtarır bizi
seni, beni, ülkemizi
bugün Greenwich’in neresindeyiz sahi?
hadi seç birini ayarla
Suudi Arabistan, Irak ya da İran
 
 
 
Gitmeli mi?
Dünya vatandaşlığını savunuruz sınır kapılarında
İngilizce, Fransızca biraz da İtalyanca
Kim dinler ki?
 
Gitmeli mi?
hem antropoloji diyor ki
benim kemiklerim Midilli
seninse gözlerin Selanik
bunu her gören anlar
ne var ki oralar
atalarımızın kovulduğu topraklar
 
Gitmeli mi? 
belki gülüşümüz buralara 
biraz fazla İzmirliydi her zaman 
öte yandan mahcubiyetimiz kıtalar arası Müslüman
biz
batının doğusuna
doğunun batısına doğmuşuz sevgili
sözüm söz
ne olursa olsun
ömrümce Türkçe seveceğim seni
 
Çağla Meknuze
3 Kasım 2016/ İstanbul
 
 
 
Oysa tarih yazmadı hiçbir kadın kaşifi
Döndüm içime 
Uyudum dünyanın tüm şehirlerini
Kapanmadı gözlerim
Güneşi batmayan ucunda gezegenin
Sonra yetindim alacakaranlığıyla
Diğer köşenin
 
Geçtim 
Kimi aşk
Kimi savaş
Kimi açlık ülkelerini
Hiçbirinde yadırgamadım yerimi
 
Günaydınında tınısı var 
Nicedir konuşulmayan dillerin
Ritmine aşinayız 
Tanınmamış kabilelerin
 
Dünya yuvarlak
Kanıtıdır bu gece
Başladığım yerdeyim
Vardığım yerdesin
 
Çağla Meknuze 

 

 
Benzer yazılar
#SİNEMA
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
20 Nov 2019
#EDEBİYAT
Edebiyatı kimsesizlerin kimsesi olarak gören, öykülerinde gerçekle gerçeküstü olanı naif bir biçimde harmanlayan, yazdık...
Kardelen Uysal
19 Nov 2019
#SİNEMA
#FESTİVAL
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
18 Nov 2019
#SİNEMA
#SÖYLEŞİ
Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi'nin düzenlediği Alternatif Kısa film etkinliğimizin 17’ncisiyle karşınızdayız. Bu seç...
Gülay Güler
18 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
Bu hafta İzmirli sanatseverleri birbirinden güzel etkinlikler bekliyor. Haftaya başlamadan listemize göz atın.
Editör
18 Nov 2019
#TASARIM
#SERGİ
Mimari, endüstriyel tasarım, moda tasarımı ve grafik tasarım alanlarından 17 tasarımcıyı bir araya getiren İlham Veren İ...
Editör
15 Nov 2019
#KAHVALTI
Kahvaltınızı deniz kenarında mı yapmak istersiniz, köşkün arka bahçesinde mi? Serpme kahvaltınızı kendiniz mi seçmek ist...
Seçil Şeker
15 Nov 2019
#MÜZİK
Hip hop müziğin başarılı isimlerinden Ali Eksan, bilinen adıyla Ethnique Punch, beat’lerini kendisiyle yapan bir MC. Sin...
Kardelen Uysal
15 Nov 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Hale Acun Aydın, 1983 İstanbul doğumlu bir içerik üreticisi. Türk İşi Minimalizm adlı YouTube kanalının ve web sitesinin...
Kardelen Uysal
14 Nov 2019
#TİYATRO
Tiyatro Kalemi ötekinin derdinin, hikayesinin üzerine titizlikle eğilen bir tiyatro grubu. Çok katmanlı metinleri, başar...
Kardelen Uysal
12 Nov 2019
#GEZİ
Şehir sizi bastıysa, hafta sonu için huzurlu bir tatil düşlüyorsanız Urla’ya 9 km uzaklıktaki Özbek Köyü keşfedilmeyi be...
Gülay Güler
9 Nov 2019
#YEMEK
#DİYET
Öğle yemeklerini Mistral Çarşı’da yiyor, sağlıklı beslenmek istiyorum ama çalışırken nasıl yapabilirim bilmiyorum diyors...
Gülşen Sarı
8 Nov 2019
#MÜZİK
Adnan Girgin (davul), Atahan Gökdel (gitar) ve Mert Deliktaşlıdan (gitar, vokal) tarafından 2018 yılında hayata geçirile...
Kardelen Uysal
7 Nov 2019
#TEKNOLOJİ
Ege bölgesinin en büyük yazılım teknolojileri konferansı 23 Kasım, Cumartesi günü Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde G...
Editör
6 Nov 2019
#EDEBİYAT
Berna Kumaş Sipahi, Arkas Holding Kurumsal İletişim Direktörü. Aynı zamanda da bir yazar. Daha önce Gökten Üç Elma Düşmü...
Editör
5 Nov 2019
#SİNEMA
İzmir kentinin tek sinema festivali olan İzmir Kısa Film Festivali, 4 Kasım günü başladı ve 10 Kasım'a kadar devam edece...
Editör
5 Nov 2019
#TİYATRO
Will Eno'nun yazdığı 2005 Pulitzer Ödülleri Dram Finalisti Thom Pain oyunu dün, çocukluk, bugün, gösterinin doğası ve do...
Seçil Şeker
4 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
#SÖYLEŞİ
#ATÖLYE
Bu haftanın göze çarpan etkinlikleri neler? İzmir bu hafta hangi tiyatroya gidecek, hangi konserde eğlenecek bu listede!
Editör
4 Nov 2019
#VEGAN
#VEJETERYAN
Dünyanın her yerinde veganlığın yükselişe geçmesiyle birlikte işletmeler bu konuya daha duyarlı olmaya başladı. İzmir’de...
Gülay Güler
2 Nov 2019
#KOŞU
#SOSYAL SORUMLULUK
Ayrık veya açık omurga anlamına gelen spina bifida, dünyada en sık görülen doğuştan olma hastalıklardan birisi. 3 Kasım’...
Öykü Nur Akkol Avcı
1 Nov 2019
#YEMEK
Hani bir söz vardır muhtemelen aşinasınızdır; "Tekrarı yoktur bazı şeylerin hayat gibi, aşk gibi, ömür gibi…"
Zeren Tuğçe Erbil
31 Oct 2019
#KONSER
#MÜZİK
Kış yavaş yavaş kendini gösterip bizi üşütürken konser konser gezip içinizi ısıtmaya hazır mısınız?
Seçil Şeker
30 Oct 2019
#TİYATRO
#OPERA
Annie müzikali geçen sene Mozart Akademi tarafından İstanbul’da Zorlu’da sahnelenmişti. Bu sene Kasım ayında üç kez sahn...
Kardelen Uysal
29 Oct 2019
#TİYATRO
#STAND-UP
Kasım ayında İzmir'i birbirinden değerli oyunlar, performanslar ve stand-up gösterileri bekliyor. Sizi eğlenceli, komik,...
Kardelen Uysal
28 Oct 2019
#ATÖLYE
Hafta sonunu renklendirip hem eğlenmek hem de öğrenmek isteyenler için İzmir bu ay dopdolu!
Seçil Şeker
27 Oct 2019
#TİYATRO
Arthur Schnitzler’in La Ronde adlı eserinden Haluk Işık’ın uyarladığı, 1890’lu yıllarda Viyana’da geçen Atlıkarınca Hika...
Editör
27 Oct 2019
#EDEBİYAT
Deniz Kuyumcu, 22 yaşında genç bir yazar. Kuyumcu, kitabı Efsaneler Yıldırım Kuşu’nda gerçek efsanelerle kurmacayı birle...
Gülay Güler
26 Oct 2019
#PUB
Urla’nın ilk Irish Pub'ı açıldı. The Harp dekorasyonu, sıcak ortamı, bira çeşitliliği, uygun fiyatları ile tamamen Irish...
Gülay Güler
25 Oct 2019
#BALE
#OPERA
#ÇOCUK
Çocuklara opera, bale, klasik müziği sevdirmek ve çocukların okuma alışkanlığı kazanmaları için yazılan Şekeronya’da sol...
Editör
22 Oct 2019
#MÜZİK
#SANAT
#FESTİVAL
#YOGA
Yeşim Özbirinci, www.wearethehippies.com sitesinin kurucusu ve editörü. Site, sürdürülebilir yaşam, psychedelic kültür, ...
Kardelen Uysal
22 Oct 2019
#KUTLAMA
#MÜZİK
Yılın en eğlenceli günlerinden biri olan Cadılar Bayramı'na çok az kaldı. Her yıl dünyada rengarenk ve eğlenceli görüntü...
Gülay Güler
21 Oct 2019
#YOGA
Bu röportajı okurken siz de görünenin özüne yolculuk etmek isteyeceksiniz. Biz dinlerken Özlem Özülker hikayelerinden ve...
Editör
20 Oct 2019
#ÇOCUK
#ETKİNLİK ALANI
Ebeveyn olunca öncelik hep çocuklarımızın oluyor değil mi? Sizi de bunaltmadan, İzmir'in tadını çocuklarınızla hangi mek...
Gülay Güler
19 Oct 2019
#SEMİNER
5 Kasım tarihinde İzmir'in gelecek vadeden girişimleriyle yatırımcıları bir araya getirmek için düzenlenen Startup, Türk...
Editör
15 Oct 2019
#SİNEMA
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2002 yılından beri düzenlenen Filmekimi, 18-23 Ekim tarihleri arasında İzmir’de g...
Kardelen Uysal
15 Oct 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade