R
GİRİŞ
TR
EN

Ilgın Özdoğan - Sizi Mutlu Edecek Dövmeyi Yaratın

#DÖVME
Zeynep Öztürk
17 Oct 2017
Dövme sanatçılığı alanında emin adımlarla ilerleyen, kendi ütopyasını ve gerçek dünyasını empati ve saygı üzerinde birleştirmiş Ilgın Özdoğan ile kendisi gibi çok tatlı bir röportaj gerçekleştirdik.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Ilgın Özdoğan kimdir?
1990 İzmir doğumluyum. Tercihen biraz asosyalim, feministim ve hayvanları çok severim. Tipik bir yengeç burcuyum. Duygusal ve duyarlıyım ama güncel hayattan izole yaşamaya çalışıyorum. Son iki yıldır ise işime odaklı bir hayatım var.
 
Eğitim hayatınızdan bahsedebilir misiniz?
Annem, ben küçükken resim ve heykel yapardı, daha iki yaşında parmaklarımı boyalara batırıp resim yaptığım fotoğraflarım var. Annemin açtığı yolda resimle iç içe büyüdüm. Röportajdan önce ben de bunu düşünüyordum: “Annem, bana bu ilhamı sunmasaydı yine de böyle bir yola girer miydim?” diye. Çok zaman alırdı ya da çok saçma bir işte bulabilirdim kendimi. İyi ki sanatçı anneye denk gelmişim.

Keman çalıyordum bu yüzden ilk olarak konservatuarı denedim, olmadı. İsabet olmuş ki bir süre sonra gönlümde yatanın resim olduğunu idrak edip güzel sanatlar lisesinin sınavına girdim. Akademik anlamda resim hayatım böyle başladı diyebilirim. Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi'nde 4 yıl okuduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nin sınavına girdim ve Resim Bölümü'nü kazandım. Çoğu güzel sanatlar öğrencisinin ideali Mimar Sinan’dır. Gözümde çok şişirmişim. Her marka olmuş kurum gibi içine girince o kadar beklentini karşılamıyor. Hayallerde daha güzel hepsi. Orada yarım döneme yakın resim eğitimi aldım. 19 yaşında İstanbul'a alışamayıp İzmir’e geri döndüm. Burada 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü'ne girdim ve daha azimli başladım; çünkü hem ailem burada hem şehir benim şehrim, okulda sevdiğim arkadaşlarım vardı vs. Denedim ama ona da sabır gösteremedim. (Gülümsüyor) Onu da dövmeciliği öğrenmek için bıraktım.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan

Dövmeciliğe ilginiz olduğunu nasıl fark ettiniz ve bu serüvene nasıl atıldınız?
Zaten ben fark etmesem de dövme bir şekilde hep hayatımda varmış. Her gördüğüm yerde ve kişide dikkatimi çekerdi, dövmecilere hayranlık duymaya başladım; çünkü sorumluluğu çok yüksek bir iş. “Nasıl yapıyorlar?” diye düşünüp yarı tanrı mertebesinde görüyordum. Tamam, resim yapabiliyorum, istediğim gibi de yapabiliyorum ama deride resim yapmak büyüleyici ve çok büyük sorumluluk. Düşündükçe kendi içimde panikliyordum. 

Sonra hatıra olsun diye arkadaşlarıma yapma fikri çıktı. Bir dövmeciden makinesini ödünç almayı düşündüm, arkadaşlarım "Neden makine almıyorsun sen de yaparsın" deyince onların gazı ile makine aldım ve ilk kurbanlarım oldular, şu an görmekten nefret ettiğim dövmeleri mevcut. (Gülümsüyor.) Çıraklıkla oluyor profesyonel dövme eğitimi. 2011 yılında Luba Goldina’nın yanında sekiz ay civarında çıraklık yaparak ilk adımımı atmış oldum. Şu anda ise ofis sisteminde randevulu çalışıyorum.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Sosyal medya hesabınızı incelediğimde genellikle hikâyesi olan dövmeler yapıyorsunuz.
Aslında son zamanlarda gelişti, bir şekilde kendi kendine oldu. Kasıtlı olarak hikâyesi olan dövmeleri yapacağım diye bir kural koymadım ama bir şekilde öyle insanları çekmeye başladım. Sanırım bu durum bazı dövmelerin altında hikâyelerini yazmam ile başladı. Devamında da hikayesi olan insanları çekti.

Dövme yapımı esnasında bir bağ kuruluyor yapan kişiyle. Pişman olmak istemiyorlar kendilerini o kişiye açtıkları için. Sağ olsunlar benim değer verdiğimi düşünüyorlar. O yüzden onların tercihi ile gelişti diyebilirim, ben o koşulu koymamıştım. 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Dövme yaptırma süreci nasıl gerçekleşiyor?
Genellikle internet üzerinden iletişim kurmayı tercih ediyorum; çünkü birebir görüşecek zamanım olmuyor. Çok hızlı akıyor her şey. Bana nasıl bir şey istediklerini anlatıyorlar ya da kafalarında belli bir model yoksa da ne ile ilgili olmasını istediklerini anlatıyorlar beyin fırtınası yapıyoruz. ¨Ne önemliydi, o kişiyi size hangi obje hatırlatıyor?¨ gibi sorularla görmekten mutlu olacakları modeli bulmaya çalışıyorum. Sonra detayları konuşup randevulaşıyoruz. Geldiklerinde tasarımı hazırlamış oluyorum. Gerekirse bir şeyleri değiştiriyoruz ve yapıyoruz dövmeyi. Aklında hiç fikir olmayan yalnızca dövme isteyenler için önceden kendi çizimlerimi sunabiliyordum ama son zamanlarda yoğunluktan oturup keyfi çizim yapmaya pek vaktim olmuyor. 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Zannederim ki bir yaptığınız dövmenin bir başka benzeri yok. Bunun önemi nedir?
Bu çok önemli ve dövmeye uzak insanlar da bilsin istiyorum, dövme sanatçısı olmayı hedef edinmiş insanların yazılı olmayan raconudur. Dövmeler kişiye özel olmalı; çünkü o kişi anlam yüklediği için o dövme oluşmuş, tasarlanmış ama kopyalandığında hem özelliği kayboluyor hem de o kişinin yaptırdığı anlamı da çalmış oluyorlar. Esinlenmek bir noktada elbet olur ama dövmeler kopyalanmamalı çok standart anonimleşmiş modeller değillerse eğer.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Sizin kaç adet dövmeniz var ve sizin için anlamları var mı?
6-7 tane dövmem olması lazım. Ellerimde çok küçükler de olduğu için tam sayısını karıştırıyorum. Dövmelerimin çoğunun anlamı var: örneğin parmağımda küçük bir fil var. Kindar demeyeyim de unutmayan bir insanımdır, bu özelliğimi temsilen yaptığım bir dövme idi. Remember yazan dövmemi ise kendime verdiğim sözleri ve geçmişimin beni ben yaptığını hatırlatsın diye yaptım. Üst kolumda elinde anahtar ve kilit tutan kadın figürü dövmem var, en büyük dövmem o. Bu dövme benim için kadının gücünü temsil ediyor. Kadının varlığını çok güçlü ve sonsuz buluyorum, erkeklerden daha ilgi çekici ve gerçekler benim için. Hayatın ve kendilerinin daha farkındalar. Elindeki anahtar ve kilit ise kendi dünyasına alacağı kişilerin bunu hak etmeleri gerektiğini temsil ediyor. 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Vücudunuzdaki dövmeleri kendiniz mi yaptınız?
Elimdeki dövmeleri ben yaptım fakat kolumdaki büyük dövmemi Türkiye’de en beğendiğim sanatçılardan bir tanesi aynı zamanda üniversiteden arkadaşım olan Can Gürgül yaptı. İlk dövmem olan çocukken gittiğim oyun parkından hatıra bileti ise henüz dövme konusunda bilgim yokken Taksim'de rastgele bir stüdyoya girip yaptırmıştım. 
 
Bugüne kadar yaptığınız dövmelerde size dokunan en etkili hikâye hangisiydi?
Aslında çoğundan çok etkileniyorum; çünkü gün geçtikçe her biri ayrı özel hassas hikâyelerle geliniyor. Gelenlerin çoğu genellikle kaybettikleri yakınlarının anısına dövme yaptırıyor. Ağlayanlar oluyor, beni de ağlatanlar oluyor. Seçmem zor ama kişisel olarak etkilendiğim dersek lisede kaybettiğim bir arkadaşımın portresini babasına yapmıştım. İlk portrelerimden birisiydi, duygu yoğunlu ile yaptığım bir dövmeydi. Bir çok duyguyu aynı anda yaşıyordum. Bir yanda ortak kaybımızın acısı bir yanda anısının güzelliği, hiç unutmayacağım bir kaç saatti.
 
Türkiye’deki dövme sektörünü nasıl değerlendirirsiniz?
Son zamanlarda benim takip edebildiğim kadarıyla dövmecilik sektörü daha kaliteli ve daha evrensel şekilde toplanmaya başladı, özellikle İstanbul’da. Maalesef hala sokak dövmecileri mevcut, tasvip etmediğim bir oluşum; çünkü daha kendini dövmecilikte kanıtlayamamış ve müşteri memnuniyetini önemsemeyen insanlar stüdyo açıyorlar, stüdyoya insanlar daha kolay gidebiliyor; çünkü daha kolay güvenebiliyorlar. Fakat tam tersine belki oradaki kişi ilk dövmesini yapıyor oluyor. Bu konuda sorumsuz davrandıklarını düşünüyorum. Onun dışında Türkiye’de gittikçe artan özgün ve başarılı sanatçı kadrosu var.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Sosyal medyayı ne denli kullanıyorsunuz ve sosyal medyadan gelen eleştiriler yahut güzel yorumlar nasıl etkiliyor?
Sosyal medyaya ister istemez bağımlı olmuş durumdayım bunu hiç inkâr edemem. Hem kişisel hesabım olarak kullanıyorum hem de işimi sosyal medyadan ilerlettim. Zaten İnstagram ilk çıktığından beri kullanıyorum. Ben de yeri büyük ne yazık ki...

Olumsuz yorumlar etkilemiyor yalnızca insanların o cesareti bulmuş olması beni hayal kırıklığına uğratıyor. Tamamen empati odaklı yaşayan bir insanım. Empati ve saygı benim için en önemli iki şey. Sırf sosyal medyada diye insanların başka bir insana zorbalık yapabilmesini ve bunun normal karşılanmasını kabul etmiyorum. Olumlu yorumlar ise her zaman beni motive ve mutlu ediyor. Daha iyi işler yapmak için heveslenmeye teşvik ediyor.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan

En sevdiğiniz yazar ve kitap nedir?
Küçükken çok kitap okurdum. Hatta lisede derste kitap okuduğum için disipline gitmişliğim var ama bu alışkanlığımı sosyal medya yüzünden kaybettiğim için çok üzülüyorum. Son zamanlarda geri kazanmaya çalışıyorum. Zaten hiçbir konuda en diye cevap verebileceğim bir şey yok. Sıralama çabasına girdiğimde stres oluyorum. (Gülümsüyor.) Yeri değişmeyecek olan seri ise her zaman Harry Potter.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Ütopyanız var mı?
Düşünmekten zevk aldığım bir ideal dünya düzeni vardı ama 25 yaşını geçtikten sonra garip bir bezginlik çöktü. Hep söylerlerdi de inanmazdım. İnsanlığa dair ümidim yok ne yazık ki, bunca yozlaşmışlıktan sonra bir şeylerin toparlanabileceğini düşünmüyorum. Anca insanlar kendi küçük dünyalarında mutlu olabiliyor artık. Benim için sevdiklerimle zaman geçirebildiğim, yüzeysel kalabalıktan uzak, dürüstlük, empati ve saygı temelli bir ütopya olabilir.
 
Sosyal sorumluluk projesi yapacak olsaydınız nasıl bir sosyal sorumluluk projesi yapardınız?
Kesinlikle hayvanlarla ilgili olurdu ama hayvanlara anlık yardım etmek de çözüm değil. Bir güç olsaydı elimde hayvan ve doğa sevgi/saygısını eğitim sisteminin bir parçası haline getirmek isterdim. Hatta Gökçer Korkmaz diye bunun için en gerçekçi adımları atan inanılmaz bir insan var. Dünyada melek diye adlandırabileceğim tek kişi belki de. Kendisini sokak hayvanlarına ve tüm hayvanlara adamış birisi. Bu röportajı okuyanlar açıp araştırsınlar isterim. Bu ismi insanlara vermek bile bilinçlenme adına sosyal sorumluluk, araştırdıklarında daha iyi anlayacaklar.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Sizi siz yapan özelliğiniz var mı?
Empati diyeceğim gene. Beni yıpratsa da sanırım karakterimin temel taşı empati. 
 
Bir gününüzü nasıl verimli hale getiriyorsunuz?
İnanılmaz dağınık ve organize olamayan bir insandım iki buçuk yıl öncesine kadar. İki buçuk yıl önce biricik sevgilim Dinçer ile tanıştım. O da benim tam tersim çok disiplinli ve çevresindeki insanları yükseltme becerisi olan bir insan. Onun sayesinde zaten bu noktaya geldiğimi düşünüyorum, minnettarım. Daha organize ve seri çalışabilmeye başladım. Erken uyanırız, kahvaltı yapıp spora gideriz, sonrasında çalışma ortamıma geçip dövme öncesi hazırlıklarımı yaparım. Ertesi günü önceden planlamayı daha yeni öğrendim. Bir önceki gece yarınki görevlerimiz neler diye konuşup check ediyoruz. Rutinimiz bu yönde. Organize olabilmek ve bir rutine sahip olmak insanın işini acayip kolaylaştırıyormuş. Bir insan potansiyelini ortaya çıkartmak için kendi rutinini oluşturmalı diye düşünüyorum.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ilgın Özdoğan
 
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
İnsanların dövme konusunda tedirgin değil ama daha özenli davranmalarını istiyorum ve öneriyorum. Bir dövmeyi yaptırmak için iki yıl beklemeyin, boşuna kendinize stres yaşatmayın, onun yerine iki yıl fazladan o dövmeyle yaşayabilirdiniz. Yaptırmak için de yaptırmış olmayın. Kendinize uygun tarzda çalışan dövme sanatçısı bulun, dövmeci değil. Kıyafet almak ya da takı almak gibi bir şey olmadığının bilincinde olarak sizi mutlu edecek dövmeyi yaratın.
 
Benzer yazılar
#SPOR
İzmir'de skydiving'den kaya tırmanışına, rüzgar sörfünden tüplü dalışa, ATV'den go-kart'a birçok ekstrem spor seçeneği b...
Gülay Güler
21 Feb 2020
#TİYATRO
Eğitmen, oyuncu ve yönetmen İbrahim Güngör ve koreograf, oyuncu ve eğitmen Jülide Derya ile Tiyatro Terminal'de tiyatro ...
Kardelen Uysal
20 Feb 2020
#SOSYAL SORUMLULUK
Birleşmiş Eller, duyduğu, gördüğü her yere yardım eli uzatmaya çabalayan bir oluşum. Ayrımların sosyal adaletsizliği kör...
Kardelen Uysal
18 Feb 2020
#SİNEMA
Farklı sinema türlerine merakınız varsa, bağımsız filmlerden, dünya sineması örneklerinden seçkiler izlemeyi seviyorsanı...
Kardelen Uysal
17 Feb 2020
#TİYATRO
5-22 Mart 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek 14'üncü İzmir Uluslararası Kukla Günleri, bu yıl da dünyanın en büyük ku...
Editör
17 Feb 2020
#TİYATRO
#KONSER
İzmir de bu hafta kaçırılmaması gereken hangi konserler, tiyatro oyunları, festivaller var, gelin beraber bakalım, ajand...
Editör
17 Feb 2020
#EĞLENCE MEKANI
#MÜZİK
#DANS
İzmir'in en sevilen gece kulüplerini listeledik. Elektronik dans müziği, R&B, pop ya da rock... İzmir'de sizi eğlendirec...
Seçil Şeker
15 Feb 2020
#RESTORAN
Ortaya, geleneksel Ege mutfağını, Akdeniz ve dünya lezzetleriyle harmanlayarak bize füzyon mutfak deneyimi sunuyor. Orta...
Gülay Güler
12 Feb 2020
#SİNEMA
Birikim Atölyesi ve otuzbeslik.com’un düzenlediği İzmir'in aylık kısa film etkinliği Alternatif Kısa'nın 20'ncisiyle kar...
Gülay Güler
12 Feb 2020
#MÜZİK
#SOSYAL SORUMLULUK
Praksis ekoloji, kadın hakları, işçi grevleri gibi pek çok toplumsal konuda mücadele eden, mücadele edenlerin yanında ol...
Kardelen Uysal
11 Feb 2020
#MÜZİK
#KONSER
#TİYATRO
İzmir'e bu hafta birbirinden başarılı sanatçılar geliyor. Dilerseniz dans edebilir, dilerseniz tiyatroya gidip güzel bir...
Editör
9 Feb 2020
#PASTANE
#YEMEK
Tatlı yiyip tatlı konuşma vaktimiz gelmedi mi? Tatlı krizlerinizi tatlı bir gülümsemeye dönüştürecek İzmir'in en iyi tat...
Gülay Güler
7 Feb 2020
#MÜZİK
İzmir'in en sıradışı ve en eğlenceli partilerin sahibi Roots. ile yakaladıkları başarının sırrını ve gelecek planlarını ...
Seçil Şeker
6 Feb 2020
#YEMEK
#KONSER
#MÜZİK
#TİYATRO
Aşıklar, aşklarını özel günlerde daha bir coşkulu yaşayanlar, 14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşıyor! İzmir'de hangi etkinl...
Seçil Şeker
6 Feb 2020
#GÖNÜLLÜ
#SOSYAL SORUMLULUK
Hayvan olarak dünyada yaşamak zor, ülkemizde yaşamak daha da zor. Hayvanlar için üzülmek dışında bir şey yapmak istersen...
Kardelen Uysal
4 Feb 2020
#SÖYLEŞİ
İzmir’in alternatif sanat alanı Tilki Sanat’ın açık ve özgür tartışma platformu T-Talks, farklı disiplinlerden alanında ...
Editör
3 Feb 2020
#KONSER
#TİYATRO
Sizler için bu hafta merakla beklenen konserleri, tiyatroları ve sinemaları listeledik. İzmir bu hafta da dopdolu!
Editör
3 Feb 2020
#GEZİ
Şehirlerimizin sadece güzelliklerini, kahramanlıklarını anlatma, onu cicili bicili paketleyip sunma meylindeyiz. Tıpkı k...
Filiz Temiz
2 Feb 2020
#SİNEMA
Bu ay İzmir’e birbirinden dikkat çekici ve ilham veren bağımsız filmler uğruyor. Karaca Sineması, Türkan Saylan Kültür M...
Kardelen Uysal
31 Jan 2020
#ATÖLYE
#YOGA
Bu ay sizler için hazırlanan hem içsel yolculuğunuza destek verecek hem de size yeni bir hobi kazandıracak atölyeleri li...
Seçil Şeker
31 Jan 2020
#RESTORAN
#BUTİK OTEL
Eşsiz deniz manzarası eşliğinde dünya mutfağından lezzetler sunan Fermaki aynı zamanda pub ve butik otel hizmeti sunuyor...
Gülay Güler
29 Jan 2020
#SİNEMA
#EĞİTİM
#BELGESEL
Doğa Kılcıoğlu, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 2004 yılında mezun olduktan sonra Paris Sorbonne III Ün...
Kardelen Uysal
28 Jan 2020
#TİYATRO
Edebiyattan tiyatroya uyarlanan ödüllü oyunlar, turneye çıkıp kentimize uğrayan talk şovlar, yıllar sonra seyirci karşıs...
Kardelen Uysal
26 Jan 2020
#KONSER
Birbirinden etkileyici konserlerle İzmir'de müziğin ritmi hiç düşmüyor. Listemizde rock müziğin yıldızları Yüksek Sadaka...
Gülay Güler
24 Jan 2020
#KİTABEVİ
Uzun yıllar boyunca İstanbul'da faaliyet gösteren Hermes Sahaf, İzmir'e taşındı. İçeri girer girmez kitapların, nostalji...
Kardelen Uysal
23 Jan 2020
#YEMEK
Çikolatalarının tadına baktığınız an duyduğunuz o yoğun hazzı anlatmak için sayfalarca yazı yazabiliriz ama yeterli olac...
Seçil Şeker
22 Jan 2020
#TİYATRO
#KONSER
Sizi kış depresyonundan koruyacak, dışarıya çıkmanıza sebep olacak haftanın en iyi etkinliklerini listeledik. Bakalım si...
Editör
20 Jan 2020
#GEZİ
Dünyaca ünlü Yunan Adaları'na yeşil pasaportumuz ya da çok girişli Shengen vizemiz olmasa da kapı vizesi uygulamasıyla g...
Gülay Güler
18 Jan 2020
#SİNEMA
Birikim Atölyesi ve otuzbeslik.com’un düzenlediği İzmir'in aylık kısa film etkinliği Alternatif Kısa'nın 19'uncusuyla ka...
Gülay Güler
16 Jan 2020
#YEMEK
#EĞLENCE MEKANI
Açıldığı günden itibaren İzmir'in gözdesi olan, yazın ağaçların altındaki masalarda güneşin ve akşam serinliğinin tadını...
Seçil Şeker
16 Jan 2020
#MÜZİK
İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde 2013 yılında kurulan Ahura Ritim Topluluğu, ortak insani değerlere ve kay...
Kardelen Uysal
15 Jan 2020
#TİYATRO
#KONSER
İzmir yılın ilk ayında birbirinden keyifli konserlerle dolu. Bu hafta müziğe doymak, müzikle büyülenmek istiyorsanız mut...
Editör
13 Jan 2020
#GEZİ
Urla-İskele sahil şeridi boyunca denize hangi noktadan, hangi duygu haliyle bakarsanız bakın o etkileyici panorama içind...
Filiz Temiz
11 Jan 2020
#BAR
Son zamanların yeni trendi kokteyl barlar. Gece kulüplerinin gürültülü atmosferinin aksine daha sakin ve samimi bir orta...
Gülay Güler
9 Jan 2020
#TİYATRO
Ekranların sevilen dizisi Çocuk'un ele avuca sığmayan karakteri Murat Karasu'yu canlandıran Kenan Acar ile keyifli bir s...
Seçil Şeker
6 Jan 2020
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade