R
GİRİŞ
TR
EN

İzmir’in Esrarengiz Hafızası: Urla Karantina Adası

#GEZİ
Filiz Temiz
11 Jan 2020

Urla-İskele sahil şeridi boyunca denize hangi noktadan, hangi duygu haliyle bakarsanız bakın o etkileyici panorama içinde ilk dikkatinizi çeken şey Karantina Adası olur. Yıllar önce buraya ilk geldiğimde bir Urlalı olan eşime oraya neden Karantina Adası dendiğini sorduğumda ‘’Eskiden vebalılar orada tutulurmuş. Çocukken çok korkardık. Büyükler orada ölenlerin yakılıp sabun yapıldığını filan anlatırdı. Urla’nın tuhaf damarı çok beslenmiştir bu adadan. Çocuğa laf dinletmek için korkutucu hikaye arayan ebeveynlerin ya da sırf eğlence olsun diye arkadaş meclislerinde fantastik hikaye anlatmaya bayılanların hayal güçlerini besleyen...’’

O bunları anlatırken, yıllar sonra İzmir’in karanlık, trajik hikayelerini araştırmaya karar vereceğimden, Karantina Adasında bir belgesel çekmek için onun ilginç hikayelerine derinlemesine nüfuz edeceğimden henüz haberim yoktu.

Karantina Adası. Fotoğraf: Nezaket Tekin
Güzel İzmir’de Salgın Felaketleri

Ada ismini Osmanlı Dönemi karantina teşkilatının en önemli istasyonlarından birinin burada bulunmasından alıyor. 17. yy'dan itibaren yoğunlaşan deniz ticareti faaliyetleri İzmir’e zenginlik kadar felaketler de getirmiş. Avrupa’yı kasıp kavuran veba salgınları, ticaret gemileri vasıtasıyla bu mikrobu taşıyan yolcu-mürettebat hatta bu mikroba bizzat neden olan kemirgenler nedeniyle zaman zaman İzmir’de de büyük felaketlere yol açmış. Ama İzmir’de tam teşekküllü bir karantina teşkilatının kurulmasına esas sebep olan şey hacı kafilelerini taşıyan gemilerin Hicaz limanlarından taşıdığı kolera salgınları olmuş. Bu salgınlar binlerce kişinin hayatını kaybettiği felaketlere dönüşmüş zaman zaman.


İzmir’in ilk karantina istasyonu bugün ismi tramvay durağı sayesinde şehrin unutturulan belleğinde yeniden canlanan Karantina semtinde kurulmuş. Ama semt 19. yy'da iskana açıldığında zaten koşulları hiç de uygun olmayan istasyonun Urla Karantina Adasına taşınmasına karar verilmiş. Bu noktanın seçilmesi ise rastgele olmamış. Burası konum olarak İzmir Körfezine, dolayısıyla İzmir Limanına girişi kontrol eden stratejik bir nokta. Ama daha önemlisi adanın daha antik çağlardan itibaren şifalı kaynak sularıyla bağlantısı, tertemiz havası sebebiyle her zaman sağlık ile bir ilişkisinin olması. Mübadele öncesi Urla’sında yaşamış bir Rum tarafından yazılmış bir kaynakta adanın güneş-deniz tedavisi uygulaması yapılan (thalasso terapi) bir merkez olduğu, bugün de sıtma suyu diye bilinen yerden gelen kaynak suyunun buradaki bir ayazmaya ulaştığı anlatılır.

Karantina Adası'da bir mezarlık. Fotoğraf: Salih Gecikmiş
Büyük İskender’in Çılgın Projesi

Ada hikayelerinin izlerini daha adaya varmadan sürmeye başlıyorsunuz. 1865 yılında burada bir karantina istasyonu kurulmasına karar verildiğinde adanın henüz kara bağlantısı yokmuş. Hatta İzmir’den Urla’ya bile doğru düzgün bir yol yokmuş. Önce Urla’yı İzmir’e, sonra da adayı anakaraya bağlayan birer yol inşa edilmiş. Ama ada yoluna geldiğinizde bu yola paralel seyreden, yer yer denizin içinden kendini belli eden, üzerinde martıların güneşlendiği büyük blok taşlardan oluşan bir yol daha fark edersiniz. Bu, m.ö.4yy.da Urla’ya (o dönemki adıyla Klazomenai) gelen, tarihin en destursuz krallarından Büyük İskender’in adayı ana karaya bağlamak için yaptırdığı ilk yolun izleridir. Bu yol Pers istilasından kaçıp adaya yerleşen Urlalılara kralın çılgın bir kıyağıdır.

Büyük İskender'in yaptırdığı ilk ada yolu. Fotoğraf: Salih Gecikmiş
Zamanının En İleri Teknolojisi

Urla Karantinasının (O dönemki adıyla Klazomen Tahaffuzhanesi) Osmanlı topraklarındaki en önemli istasyonlardan biri olmasının sebebi İstanbul’dan başka hiçbir yerde olmayan zamanının en ileri teknolojisi olan etüv yani buharlı sterilizasyon makinalarına sahip olması. Bu sayede burası Osmanlı topraklarının en yüksek kapasiteli karantina merkezlerinden biri olmuş. Bugün istasyonu gezen ziyaretçiler bu makinaları tam teşekküllü sistem ile birlikte görebiliyor.

 

Karantina istasyonu etüv makinası. Fotoğraf: Salih Gecikmiş

İzmir limanına girecek tüm gemiler öncelikle birkaç mil açıkta bekletilir, yolcu, mürettebat ve eşyalar sandallarla istasyona getirilir, kişilerin muayeneleri yapılır, hastalık şüphesi olanlar derhal karantinaya alınır, diğer kişiler ise bugün hala gezilebilen duşlarda yıkanır, karantina süresi dolduktan sonra yollarına devam ederlermiş. Bu esnada eşyalar el değmeden raylı sistemle içeri alınır, etüv makinalarında sterilize edilir, açıkta bekleyen gemiye de büyük tepsiler içinde kükürt yakılması suretiyle dezenfektasyon uygulanırmış.

Karantina istasyonu raylı sistemi. Fotoğraf: Salih Gecikmiş
Karantina Adasında Ölenlere Ne Oluyordu?

Ada, ölümcül hastalık tespit edilmiş olan kişi için hayatının son durağı olurmuş. Burada karantinaya alınmasından ölümüne kadar asla adadan dışarı çıkarılmazmış. Peki kişi öldükten sonra ne oluyordu? Defin işlemleri nasıl yapılıyordu? Yukarıda da bahsettiğim nedenlerle, farklı ülkelerden, farklı dinlere mensup yüzlerce kişi bu adada karantinaya alınmış. Hayatını kaybedenler önce eşyaları ile birlikte yakılır (eşimin çocukluğunda anlatılan burada ölenler yakılıp sabun yapılırmış rivayetinin -yakılma- kısmının doğrulandığını anlıyoruz. Ama -sabun yapılırmış- kısmı anlatıcının hikayenin etkisini arttırmak için uydurduğu bir hayal ürünü gibi duruyor. Zira bunu kanıtlayan hiçbir bilgi-belgeye ulaşamadım) ya da mezarı da dahil olmak üzere kirece bulanır, ondan sonra adanın en uç noktasında bulunan mezarlıkta toprağa gömülürmüş. Bugün ziyarete kapalı olan, belgesel çekimi için özel izinle girdiğimiz mezarlıkta toplam 300-350 civarında olduğu tahmin edilen mezarların ancak birkaç tanesinin mezar taşlarını görmek mümkün. Burada bulunan resmi Osmanlı kayıtlarının İstanbul’a, Yıldız Sarayı Arşivlerine gönderilmesi ancak tasniflerinin yapılmamasından dolayı araştırmacılara açılmamasından dolayı kafamı kurcalayan, definler her din mensubunun kendi inançlarına göre yapılıyor muydu? Ölenlerin kayıtları var mı? Yıllar sonra atalarını görmek isteyip burayı ziyarete gelenler olmuş mu gibi soruların cevaplarını en azından şimdilik bilemiyorum. Ama mezar taşlarından iki tanesinde, bir zamanlar birilerinin pek kıymetlileri olduklarının kanıtı olabilecek kalp şeklinde taş oymaları görünce mezar sahiplerinin hikayelerini hayal etmekten kendimi alamadım.

Gemide Doğan Mübadil

Adanın en çarpıcı hikayelerinden biri de 3 Aralık 1923’de Giritli ilk mübadilleri getiren Bahri Cedid gemisinde yaşanan gerçek bir olay. Lozan mübadillerini taşıyan pek çok gemi de burada karantina uygulamasına tabi olmuşlar. Bahri Cedid isimli gemi Girit’ten yola çıktığında toplam 1027 yolcusu varmış. Ama Urla tahaffuzhanesine vardığında toplam yolcu sayısı 1028 imiş. Çünkü yolculuk esnasında gemide bir bebek doğmuş. Kemal Kurul isimli bu kişi birkaç sene önce vefat edene kadar her yıl adada düzenlenen anma törenine onur konuğu olarak katılmaktaydı.

Ahenk gazetesi - Giritli Mübadil gemisinde doğum haberi.
Dünyada Tek Örnek

Urla Karantina istasyonu salgın hastalıkların risk olmaktan çıkmasıyla büyük oranda işlevini yitirmiş. En son 1955’de Kore savaşından dönen asker kafilelerin karantina uygulaması için kullanılmış. Ondan sonra adanın karantina istasyonunun bulunduğu batı kesimi çoğunlukla ziyarete kapalı olmuş. Bu haliyle sanki 1950’lerde zamanın durduğu ama hayatın akmaya devam ettiği tuhaf bir atmosfere sahip. Urla Karantina İstasyonunun dünyada birkaç benzeri var. Ama tescilli ve tam teşekküllü olarak hazır bulundurulmaya devam edilen dünyadaki tek örnek.

 

Şu anda adada sağlık teşkilatının türlü eğitimlerde kullanması için bir tesis bulunuyor. Ayrıca istasyon ve adanın bakımı için görevlendirilmiş kişi ve aileler buradaki lojmanlarda yaşamaya devam ediyorlar. Karantina istasyonu Karantina Müdürlüğünden izin alınarak ziyaret edilebiliyor. Yakın zamanda istasyonun müze haline getirilmesi planlanıyor.

 

Arkeolojik sit alanı olarak insanların yok edici gücünden nispeten kendini kurtarmış olan ada, bakir dokusu, antik çağlardan beri süren kesintisiz yaşantısı, trajik hikayeleri, ıssız güzelliği, esrarengiz gerçekliğiyle İzmir’in eşsiz çekim merkezlerinden ve yaşayan hafızalarından biri. Bir gün Urla’ya bir de tuhaf tarafından bakmak isterseniz aklınızda bulunsun.

 

Fotoğraf: Salih Gecikmiş

Altına not olarak İzmir'in Karanlık Rotaları yazı dizisi devam edecektir. Takip de kalın!

Benzer yazılar
#SİNEMA
Birikim Atölyesi ve otuzbeslik.com’un düzenlediği İzmir'in aylık kısa film etkinliği Alternatif Kısa'nın 19'uncusuyla ka...
Gülay Güler
16 Jan 2020
#YEMEK
#EĞLENCE MEKANI
Açıldığı günden itibaren İzmir'in gözdesi olan, yazın ağaçların altındaki masalarda güneşin ve akşam serinliğinin tadını...
Seçil Şeker
16 Jan 2020
#MÜZİK
İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde 2013 yılında kurulan Ahura Ritim Topluluğu, ortak insani değerlere ve kay...
Kardelen Uysal
15 Jan 2020
#TİYATRO
#KONSER
İzmir yılın ilk ayında birbirinden keyifli konserlerle dolu. Bu hafta müziğe doymak, müzikle büyülenmek istiyorsanız mut...
Editör
13 Jan 2020
#GEZİ
Urla-İskele sahil şeridi boyunca denize hangi noktadan, hangi duygu haliyle bakarsanız bakın o etkileyici panorama içind...
Filiz Temiz
11 Jan 2020
#BAR
Son zamanların yeni trendi kokteyl barlar. Gece kulüplerinin gürültülü atmosferinin aksine daha sakin ve samimi bir orta...
Gülay Güler
9 Jan 2020
#TİYATRO
Ekranların sevilen dizisi Çocuk'un ele avuca sığmayan karakteri Murat Karasu'yu canlandıran Kenan Acar ile keyifli bir s...
Seçil Şeker
6 Jan 2020
#TİYATRO
#KONSER
#SERGİ
Haftanın içinizi ısıtacak ve soğuk havaya rağmen dışarı çıkmanızı sağlayacak etkinliklerini listeledik. Sıcacık bir haft...
Editör
6 Jan 2020
#GEZİ
Köy hayatını, geleneklerini, kültürünü, lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz, her biri özgün karaktere sahip İzmir'in en ...
Gülay Güler
3 Jan 2020
#SİNEMA
Adana Ceyhan’da yaşayan insanların hayatlarından kesitler sunan Benim Varoş Hikayem, bu semtte yaşayan insanların hikaye...
Kardelen Uysal
2 Jan 2020
#ATÖLYE
#SEMİNER
#EĞİTİM
Yeni yılda daha çok meditasyon yapmaya ve kendinize zaman ayırmaya ne dersiniz? Listemizde kendinize uygun bir atölye mu...
Seçil Şeker
1 Jan 2020
#ÇALIŞMA ALANI
İzmir'in en güzel mazaralı butik ortak çalışma alanı Lokasyon.co ile kurulum sürecini ve geçirdikleri ilk yılı konuştuk....
Seçil Şeker
27 Dec 2019
#AİLE
#EĞLENCE MEKANI
#YEMEK
Sevgilinizle yeni yerler keşfetmeyi seviyor musunuz? Sizin için İzmir'deki en samimi, en romantik mekanları derledik.
Editör
26 Dec 2019
#TİYATRO
Yılın ilk ayında İzmirli seyirciyi birbirinden değerli oyunlar, stand-up gösterileri bekliyor. Hayata dair tüm renkleri ...
Kardelen Uysal
25 Dec 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Kadın dediğimiz upuzak diyarları görür o görmediği, dokunmadığı, koklamadığı çocuklara kendi çocuğuna, torununa örer gib...
Kardelen Uysal
24 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
Yılbaşı heyecanı hepimizi sarmışken, yılın son haftası katılabileceğiniz en iyi etkinlikleri listeledik! Yine birbirinde...
Editör
23 Dec 2019
#SPOR
Manş Denizi’ni en hızlı geçen yüzücü ünvanına sahip Emre Erdoğan ile 28-29 Aralık'ta Özdere'de gerçekleşecek Marathon Ma...
Editör
22 Dec 2019
#SANAT
Alper Bıçaklıoğlu ile üretim sürecinde dert edindiği meseleleri, çizgi dışı işlerini, satmadığı eserlerin hikayelerini, ...
Kardelen Uysal
19 Dec 2019
#SANAT
Sokak Sanatçıları Derneği ilk olarak 2004 yılında bir kulüp olarak hayatına başlıyor ve 2009 senesinde dernek haline gel...
Kardelen Uysal
18 Dec 2019
#YEMEK
Ev yemeklerine hasret mi kaldınız? Fast food yemekten gına mı geldi? Her öğlen, bugün ne yesek diye kara kara düşünmeye ...
Gülay Güler
17 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
#BULUŞMA
Yıl bitiyor olsa da İzmir her hafta olduğu gibi bu hafta da bize harika etkinlikler sunuyor. Rehavete kapılmadan haftalı...
Editör
15 Dec 2019
#YARIŞMA
#YÜZME
İzmir'de kış ortasında açık su yüzme şampiyonası düzenlenecek! Marathon Masters Kış Kupası Açık Su Yüzme Şampiyonası 26-...
Editör
14 Dec 2019
#SİNEMA
Gökalp Gönen, Yıldız Teknik Üniversitesi İletişim Tasarımı Bölümü mezunu, yaşadığımız dünyanın hassasiyetlerine duyarlı,...
Kardelen Uysal
13 Dec 2019
#ALIŞVERİŞ
Klasik hediyelerden sıkıldınız mı, aldığınız hediyelerle sevdiklerinizi şaşırtmak mı istiyorsunuz? Şanslısınız sizler iç...
Gülay Güler
13 Dec 2019
#KONSER
#DJ
"Evde ya da otelde oturarak yeni yıla mı girilir, 2019'a böyle mi veda edilir" diyorsanız sizler için yılbaşı coşkusunu ...
Gülay Güler
11 Dec 2019
#KUTLAMA
Yılın son saatlerini ve yeni yılın ilk saatlerini hem eğlenceli hem de romantik bir kutlamayla geçirmek isterseniz bu li...
Seçil Şeker
11 Dec 2019
#TİYATRO
Öteki Beriki Tiyatro Topluluğu 2013 senesinde kurulan, sanat değeri olan oyunlar yapma peşinde olan, gücü, baskıyı eleşt...
Kardelen Uysal
10 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
Yılın son ayında kentimizde birbirinden güzel oyunlar, konserler, film festivali var. Haftalık planınızı yapmadan listem...
Editör
8 Dec 2019
#EĞLENCE MEKANI
#SPOR
Dostlarınızla birlikte hem stadyumdaymış gibi eğleneceğiniz hem rahat rahat içkinizi yudumlayıp yemek yiyebileceğiniz bi...
Gülay Güler
7 Dec 2019
#SANAT
Sanatçıya ve sanatseverlere alan açan, özgürlük alanları yaratan disiplinlerarası bir sanat alanı olarak İzmir Alsancak’...
Editör
5 Dec 2019
#ATÖLYE
Yeni yıla girmeden birkaç atölyeye katılmak, sevdiklerinize hediye hazırlamak ya da seneyi bitirmeden biraz daha kendini...
Seçil Şeker
4 Dec 2019
#TASARIM
Tutu Design, 2016 yılında Tuna Şirin tarafından kuruldu. Alsancak Sevgi Yolu'nun girişinde sağ tarafta bulunan 34 h kabi...
Editör
3 Dec 2019
#ÇALIŞMA ALANI
Geleneksel bir ofis kiralamak yüksek maliyetin yanı sıra birçok sorunu ve iş yükünü de beraberinde getiriyor. Ortak çalı...
Gülay Güler
2 Dec 2019
#SANAT
Tilki Sanat hem sanatçıya hem sanatseverlere alan açan, özgürlük alanları yaratan disiplinlerarası bir sanat alanı. Bura...
Kardelen Uysal
2 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
İzmir’de bu hafta yine kaçırılmayacak etkinlikler var. Etkinlik listemize göz atmadan haftaya başlamayın.
Editör
2 Dec 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade