R
GIRIŞ
TR
EN

Kemeraltı'ndaki vaha L'Agora

#CAFE
#OTEL
#RESTORAN
Sibel Demirçivi
29 Eyl 2017
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Son yıllarda atıl bir halde unutulduktan sonra Karaosmanoğlu Vakfı önceliğinde yeniden rekonstrüksiyon edilerek günümüze kazandırılan Tarihi Küçük Karaosmanoğlu Hanı, 1700’lü yıllara dayanan İpek Yolu üzerindeki hanlardan bir tanesidir. L’Agora 18 odaya 21 dükkana ve han ortasındaki insanı dinlendiren güzel müzik eşliğinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz restorana sahip muazzam bir mekan. Görkemli tarihi dokunuşları olan L’Agora, son zamanlarda yerli yabancı birçok turistin İzmir’de yapılacaklar listesine eklenmiş bile. Ben de sizler için Kemeraltı’ndaki bu eşsiz yeri tüm ayrıntılarıyla öğrenebileceğiniz güzel bir röportaj yazdım, keyifli okumalar. 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ahmet Bey kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ben, Ahmet Sabri Akınet 1969 yılında Ordu’nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldim. İlköğretim ve lise öğrenimimi Ordu'da tamamlayıp, yüksekokulu Çorum'da bitirdikten sonra, üniversiteyi Gürcistan’da Basın Yayın Gazetecilik okurken iç savaştan dolayı üçüncü sınıfta bırakıp Türkiye’ye döndüm. İngilizce, Rusça, Gürcüce dillerinde 4 yıl yeminli tercümanlık yaptım. Bir süre Rusya’da çalıştıktan sonra gemi acenteliği şirketinde kısa bir süre çalışıp, sonra denizcilik sektörüne geçip, kendi şirketimi kurdum. Daha sonrasında eski arkadaşımla beraber gemilerde uluslararası yük taşımacılığı alanında yıllarca faaliyet gösterdikten sonra 2015'te siyasi krizi görüp uluslararası ekonomiye de bakınca krizi önceden fark ederek gemilerin %70’ni satıp, nakde çevirip krizi geçirme niyetindeydik. Ortağım Uğur Yıldırım’ın ilişkileriyle İzmir Kemeraltı’nda Küçük Karaosmanoğlu Hanı'nın finansa ihtiyacı olduğunu öğrenince mevcut finansımızı buraya aktardık. Böylece Küçük Karaosmanoğlu Hanı projesinin finansal destekçisi ve ortaklarından biri oldum.

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Küçük Karaosmanoğlu Hanı restorasyonu fikri nasıl oluştu?
Öncelikle şunu düzeltelim Küçük Karaosmanoğlu Hanı restore edilmemiştir.
 
Nasıl? Küçük Karaosmanoğlu hanı ilgili okuduğum kaynakların hepsinde restore edildiği yazıyor.
Doğrudur yalnız burada şöyle bir fark var. Restorasyon sağlıklı bir binanın yeniden düzenlenmesi demektir. Burası atıl durumda bir çöplük halindeyken yıkılıp yeniden inşa edilmiştir. Bu röportaj sayesinde en doğru haliyle açıklamış oluyoruz. Ayrıca Küçük Karaosmanoğlu Hanı sıfırdan inşa edilmiş olup, anıtlar kurulu tarafından tescillenmiş nadir yapılardan birisidir. Bu da tarihi yapıya ne kadar uygun ve doğru bir iş çıkartıldığının göstergesidir. Genelde hanlara baktığımızda gerek Kemeraltı gerekse tüm Türkiye’de olsun, özünden uzak kullanılıyorlar. Hanların özü; ticaret, konaklamadır. Mevcut hanlara baktığımızda sadece ticaret yapılıyor. L’Agora'nın üst katında 18 odası bulunuyor, insanlar konaklayabiliyor, alt katındaki 21 dükkandan alışveriş yapabiliyor ve restoranda yiyip içebiliyorlar; tıpkı eski hanlarda olduğu gibi.
 
Çeşme'de butik otel açmak veya cafe/restoran işletmek varken neden Kemeraltı’nda Küçük Karaosmanoğlu Hanı'nı tercih ettiniz?
Elimizdeki sermayeyi çok farklı sektörlerde ciddi gelirler getirebilecek alanlarda değerlendirebilirdik ama bizim ilk baktığımız şey işin ticari boyutu değildi. İşin tarihsel boyutu, turizme katkısı ve sosyokültürel açıdan önemi bizi Kemeraltı’na çekti.

L’Agora ismi nereden geliyor?
Biliyorsunuz Agora 100 m. yukarımızda ve binlerce yıllık tarihe sahip. Nasıl bir isim koyalım ve ön plana çıkaralım derken; Agora'yı merkez alıp, fransızlaştırarak uluslararası boyuta getirdik. Fikir, konsept daşmanımız Murat Dernek’e aittir, bizler de çok beğendik. 

Küçük Karaosmanoğlu Hanı'ndan bahseder misiniz?
Küçük Karaosmanoğlu Hanı 1700’lü yıllarda ahşap olarak yapılmış, İpek yolunun üzerindeki konaklama merkezlerinden birisidir. Hanlar geçmişte; ticaretin ve konaklamanın yapıldığı, ulaşımda kullanılan atlar ve develerin dinlendirildiği yerlerdir. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Sizce L’Agora İzmir kent tarihi ve turizmine nasıl bir katkı sağlamış olabilir?
İzmir’in elinde tutabileceği en önemli değerlerinden biri Kemeraltı’dır. Şimdiki halinden bahsetmiyorum. Kemeraltı’nda Havra sokağından geçtiğinizde, Anafartalar'da gezdiğinizde, Kızlarağası Hanı'nda çok dikkatli biri değilseniz bir tane tarihi yapı göremezsiniz çünkü ticari kaygı öne geçmiş, üstler kapatılmış, brandalar çekilmiş, olmaması gereken şeyler yapılmış. Oysaki bu tarihi varlıkların açığa çıkarılması gerekir. İnsanlar buraya geldiğinde alışveriş yapıp gitmemeli; burada tarihin var olduğunu ve ne kadar değerli olduğunu da görmeliler. 
Biz, Küçük Karaosmanoğlu Hanı'na girer girmez ilk dikkatinizi tarihi yapısının çekmesini istedik. Yapılan hiçbir uygulama buradaki görseli bozamaz. Burada tüm hanı üstten çevreleyen güneşten ve yağmurdan koruma amaçlı kullanılan şemsiye bile özel imalattır. Şemsiye açıldığında nerede oturursanız oturun buradaki tarihsel dokunun her bir noktasını görebilme şansına sahipsiniz. Tesadüfi bir şey yoktur, her şey planlanarak düşünülerek yapılmıştır. Buradaki konsepti Kemeraltı'nın tamamına uygulasak, Kemeraltı'nı geri kazanırız. Aksi takdirde Kemeraltı sadece ismiyle var olur
Peki, L’Agora’nın Kemeraltı’na katkısı olmuş mudur?
Daha yeni olmasına rağmen bütün turist grupları dolaşırken muhakkak buraya uğrarlar. Tabii ki katkısı oldu. Şimdiden böyleyse, tanındıkça daha çok insanı Kemeraltı’na çekecektir diye düşünüyorum. Hiçbir tereddütüm yok.
 
L’Agora’ya gelen yerli veya yabancı turistin ilgisi nasıl?
Bugünkü halini görenler hayranlıklarını gizleyemiyorlar; ama bir, iki yıl önce henüz inşaatın tam tamamlanmadığı zamanlarda da insanların hayran bakışları, kendi aralarında “çok güzel olmuş”, “ne kadar güzel” sözleri beni çok mutlu ediyordu. Bugün zaten onun birkaç kat ilerisindeyiz.

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
İMOT, İzmir Moda Tasarımcıları Derneği'nin basın lansmanı için L’Agora'yı tercih etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz.
Etkinlikten çok keyif aldık. Kemeraltı’nda tercih edebilecekleri eş değerde başka bir yer bulabileceklerini zannetmiyorum. Aklın yolunu kullandılar bana göre. 

Çok mütevazı bir açıklama oldu (gülüyor)
Bu konuda mütevazı olamayacağım. Biz L’Agora’yı bu hale getirene kadar para dışında çok şey kattık, enerjimizi ruhumuzu kattık. Tavandaki motiflerin çizimi için güzel sanatlardaki hocalar üç ay emek verdi. Onlar bile burada çalışırken zevk aldılar. 

Küçük Karaosmanoğlu Hanı'nı günümüze kavuşturulması projesinin tarihsel, turistik ve sanatsal kısmından bahsettik. İstiyorum ki biraz da bu güzel projenin teknik boyutunu konuşalım. Bu konuda da müteahhit Halim Bey'e sözü veriyorum.

Öncesinde sizi tanıyalım. Halim Bey kimdir?
Halim Kahraman 1964 yılında Van'da dünyaya geldim, Karadenizli bir ailenin çocuğuyum. Annem babam Trabzonludur ama iş icabı Van’da yaşadık. İlk öğretimi Van’da okudum. Daha sonra İstanbul Kabataş Erkek Lisesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldum. Ailemden gelen inşaatçılık geçmişimiz var. Çocukluğumdan beri inşaat tozuyla büyüdüm. O yüzden inşaat ve dekorasyona karşı özel bir ilgim var. Bu ilgi de üniversiteden sonra baba şirketi ve birlikte yürüttüğümüz projelerle bugüne geldi. İşim inşaat yapmak ve özel projeler üretmek.

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
L’Agora’nın bugünkü haline geliş süresinden bahseder misiniz?
L’Agora bir restorasyon değil, rekonstrüksiyon (yeniden yapım) projesidir. Yani tamamen boş bir arsa üzerine yeni bir proje çizilerek, anıtlar kurulu ve belediyeden ruhsatlandırılarak yapılmış bir eserdir. L’Agora Küçük Karaosmanoğlu Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Aykut Tüzün Beyefendi'nin teşvikleriyle çizilen mimar Emre Kaynak projesidir. Tabii ben buraya geldikten sonra mimarı ikna edebildiğim ölçüde projede değişiklikler yaptım. Proje birçok değişiklik yapılarak bu hale geldi. İlk projede butik otel kısmı yoktu. Buranın ikinci katı da çarşı olarak tasarlanmıştı, ben otel olması yönünde değişiklik yaptım. Tıpkı Küçük Karaosmanoğlu Hanı'nın orijinalinde olduğu gibi. 


 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Rekonstrüksiyon ne kadar sürdü, kaç kişi çalıştı ve kullanılan malzemelerden bahseder misiniz?
L’Agora Old Baazar 1124 m² alanda inşa edildi, büyük bir özen ve özveriyle 600 kişi çalıştı ve iki yılda tamamlandı. L’agora ilk önce kaba betonarme tekniğiyle yapıldı daha sonra üzerine andezit taşı dediğimiz Ege Bölgesi'nin ait özel taş, Manisa’dan getirtilerek farklı bölgelerden (Kars, Mardin, Ağrı, Çeşme) gelen taş ustalarıyla duvarlara işlendi. Karma bir taş ustası ekibiyle ince işçiliklerle çalışıldı. Böylelikle güzel bir eser İzmir’e kazandırılmış oldu. Kemeraltı’nın müthiş bir inşaat zorluğu var gece malzeme getirmelisiniz çünkü gündüz hiçbir aracın giriş yapması mümkün değil. Ayrıca ışıklandırma sorunu ve bazı uyuşturucu madde kullanan kişiler bizi çalışırken zorladı; ama biz yorulmadan 24 saat çalıştık. L’agora gibi güzel projelerin gerçekleşmesi için yerel yönetimlerin, iş adamlarının projeleri desteklemeleri gerekiyor. Kemeraltı’nı iyi irdelediğiniz zaman Küçük Karaosmanoğlu Hanı gibi yapılacak birçok tarihi yapı olduğunu görürsünüz. Bu bilinç, İzmir’in kent tarihine katkı sunacaktır.

Küçük Karaosmanoğlu Hanı'nın atıl ve çöplük halinden böylesine görkemli hale dönüşmesi zor oldu mu?
Tabii ki zorladı. Az önce de belirtmiş olduğum nakliye, güvenlik ve aydınlatma gibi konularda epeyce zorlandık. Çalışan işçiler burada konaklamayı istemiyorlardı çünkü huzursuz oluyorlardı. Bunları da zamanla aştık, güvenliğimizi sarsacak uyuşturucu almış kişileri de sevgi ve hoş görüyle kazandık. İnşaat sürecinde bizi burada zorlayan genç, şimdi Kemeraltı’na gelen konaklamak isteyen ya da bir şeyler yiyip içmek isteyen turistleri yarım İngilizcesiyle L’Agora’ya getiriyor. Onun dışında teknik anlamda çok zor olduğunu söyleyemem; çünkü sıfırdan inşa edildi.
Benzer yazılar
#SANAT
#DANS
Sürdürülebilir yaşam anlayışı doğrultusunda uluslararası güncel performans pratiklerine alan açmaya, yeni yerleşkesi K2 ...
Editör
16 Tem 2019
#KONSER
Bağıra bağıra şarkı söylemeye hazır mısınız? Birbirinden ünlü isim bu hafta İzmir'de konser vermeye hazırlanıyor. Gelin ...
Editör
15 Tem 2019
#SANAT
Cem Güventürk, 1989 İzmir doğumlu bir karikatürist. Anadolu GSF’de Çizgi Film-Animasyon bölümünde eğitimini tamamlayan G...
Kardelen Uysal
13 Tem 2019
#DÖVME
Hepimiz vücudumuza yaptıracağımız ve hayatımız boyunca bizimle birlikte kalacak dövmeler konusunda tereddüt yaşayabiliyo...
İrem Gölcük
13 Tem 2019
#KITABEVI
#SANAT
Hem kafanızı dağıtabileceğiniz hem de ofis olarak kullanabileceğiniz ortak kullanım alanları son derece popüler olmuş du...
Zeynep Öztürk
11 Tem 2019
#TASARIM
Hayallerinin peşinden giden iki genç kadın; Ceren Taner ve Tutku Dilişen. Onları bu denli başarılı yapan ise harika orta...
Seçil Şeker
11 Tem 2019
#GEZI
#RESTORAN
#KITABEVI
#OTEL
Alaçatı'da sakin bir tatil geçirmek, müzik eşliğinde sohbet ederek yemek yemek, masaların arasında sıkışmadan kahve içme...
Seçil Şeker
10 Tem 2019
#FESTIVAL
#TEKNOLOJI
OpenCampus bilim, teknoloji, tasarım konularıyla ilgilenen insanların yeni şeyler öğrenebildikleri, beraber iş birlikler...
Gülay Güler
8 Tem 2019
#KONSER
#ÇOCUK
#ETKINLIK ALANI
Dopdolu bir hafta sizleri bekliyor. Enerjiniz yüksek olsun!
Editör
8 Tem 2019
#CAFE
Donmuş yoğurttan tatlı olur mu? Hem de dondurma tadında isterseniz sağlıklı isterseniz çikolata dolu olur, tercih sizin....
Zeynep Öztürk
8 Tem 2019
#HIKAYE VE MASAL
Peri masallarına ve efsanelere inanır mısınız? Şu anda olmasa da küçükken çoğumuzun inandığı masallar ve efsaneler vardı...
İrem Gölcük
6 Tem 2019
#GEZI
#MÜZE
#TARIHI YAPI
Basmane neresidir? Sınırları nerede başlar nerede biter? Kent gözlemcisi ve yazar Orhan Beşikçi, Basmane adlı kitabında ...
Kardelen Uysal
6 Tem 2019
#SÖRF
Rüzgar sörfü alanında dünya sıralamasında ilk 5, Avrupa sıralamasında ilk 3’te olan ASPC, 1995 yılında kurulmuş. ASPC Sö...
Zeynep Öztürk
6 Tem 2019
#SÖRF
Masmavi dalgaların arasında rüzgarla dans ettiğini hayal etsene. Bu hayali gerçekleştirmek İzmir'de yaşadığımız için hiç...
Gülay Güler
3 Tem 2019
#YEMEK
Dondurma denince akılda da kalpte de akan sular duruyor. Hatta donuyor ve koca bir top dondurmaya dönüşüveriyor. Şimdi “...
Seçil Şeker
2 Tem 2019
#OTEL
Kuşadası'na gitme planınız varsa ve nerede kalacağım diye kara kara düşünüyorsanız, bu liste tam size göre. Sizler için ...
Zeynep Öztürk
1 Tem 2019
#KONSER
#TIYATRO
#DANS
1-7 Temmuz arasında bizleri pek çok konser bekliyor.
Editör
30 Haz 2019
#GEZI
Kuşadası’nın eskiden bir İzmir ilçesi olduğunu biliyor muydunuz? Bembeyaz plajlarıyla ışıl ışıl deniziyle Kuşadası eskid...
İrem Gölcük
29 Haz 2019
#SAHIL
Birçok İzmirlinin yazlığının bulunduğu Aydın ilimize bağlı Kuşadası mavi bayraklı sahilleriyle ünlü. Bu sahiller o kadar...
Gülay Güler
28 Haz 2019
#SANAT
Konuk sanatçı programları aracılığıyla sosyal ağ oluşturan “daire” projesi, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafı...
Editör
28 Haz 2019
#SANAT
Nihayet Cihan, Anadolu Üniversitesi, Klasik Arkeoloji Bölümü mezunu 37 yaşında bir sanatçı. Son 8 aydır Fethiye'de yaşıy...
Kardelen Uysal
27 Haz 2019
#CAFE
Bostanlı kafeleri, 3. dalga kahvecileriyle kendine tatlı bir dünya yarattı. Her damak tadına, her zevke hitap eden bir k...
Seçil Şeker
25 Haz 2019
#MIMARI
İzmir Mimarlar Odası Başkanı Halil İbrahim Alpaslan ile "İzmir Elektrik Fabrikası Ne Olmak İster" Ulusal Öğrenci Mimari ...
Seçil Şeker
25 Haz 2019
#KONSER
Her pazartesi olduğu gibi bu pazartesi de size bu haftanın kaçırılmayacak etkinliklerini listeledik. İyi eğlenceler İzmi...
Editör
24 Haz 2019
#KAMP ALANI
Kuşadası Merkez'e yakın, doğa içinde yapacağınız bir tatil mi arıyorsunuz? İster kamp ister bungalov evlerde kalın Derel...
Zeynep Öztürk
24 Haz 2019
#AQUAPARK
Tabanlarınız patlayana kadar merdiven çıkmaya, mayonuz yırtılana kadar kaymaya var mısınız? Deşarj olmak isteyenler için...
Gülay Güler
21 Haz 2019
#DÖVME
Ezgi Beyazıt handpoke, yani makine kullanmadan iğneyle yaptığı dövmelerle ilkelliği modernize etmiş. Üstelik atölyelerin...
Seçil Şeker
21 Haz 2019
#SANAT
Sadi Tekin Ankara’da doğan, İzmir’de büyüyen bir illüstratör. 1994’te Marmara Üniversitesi GSF Endüstri Ürünleri Tasarım...
Kardelen Uysal
20 Haz 2019
#TARIHI YAPI
Tarih sevenleri şöyle alalım. Otuzbeşlik ailesi olarak İzmir'deki antik kentleri ve açık hava müzelerini listeledik. Hay...
Zeynep Öztürk
17 Haz 2019
#TIYATRO
#KONSER
Editör
16 Haz 2019
#KAMP ALANI
Üzerinizi yıldızların örttüğü, ağaçların, denizin kokusuyla uyuyup uyanabileceğiniz, denize girebileceğiniz muhteşem kam...
Kardelen Uysal
15 Haz 2019
#CAFE
Siyah dondurma ya da içecek gördüğümüzde ilk aklımıza gelen gıda boyası oluyor ki bu çok normal. Alsancak'ta bulunan Wav...
Zeynep Öztürk
15 Haz 2019
#HEDIYELIK EŞYA
Çocukluğumuzdan itibaren kahramanımız olan babalarımız için naçizane bir hediye listesi düzenledik. Ne alsak, ne kadar s...
Seçil Şeker
13 Haz 2019
#BEACH CLUB
Deniz, kum, güneş ve eğlence merkezi olan Çeşme'de birçok beach club bulunmakta. Hem denizin hem eğlencenin tadını çıkar...
Gülay Güler
13 Haz 2019
#KITABEVI
#KITAP
#CAFE
Alaçatı'nın hareketli hayatına bir kitap kafe molası vermek ister misiniz? Sizin için harika bir keşfimiz var! 
Seçil Şeker
12 Haz 2019
,
Başa Dön
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.