R
GİRİŞ
TR
EN

Ömer Mirdemir: Sözlü olarak bir şeyleri aktaramadığımızda resim yapıyoruz.

#RESİM
Kardelen Uysal
11 Jun 2019

Fotoğrafta sanatçının eserinin fotoğrafı mevcut. Eserde ikiye bölünmüş bir daire var. Dairenin içinde sarı, turuncu, kırmızı, renkli noktalar beyaz font üzerinde yer alıyor. Tuvalin üstünden ve altından yeşil, kırmızı, yeşil şeritler geçmekte.

 

Ömer Mirdemir ve eserleriyle İzmir’de Decozone Sanat Galerisi’nde "Cliche" adlı sergide tanıştım. Tatlı bir doğa olayına şahit olmuş gibi eserlerinin yanına gittim. Ömer acayip disiplinli ve titiz bir sanatçı. Sanatın şimdisini, bugününü, dününü araştıran, ardından kendine özgü eserler ortaya koyan biri. Size onun rengarenk eserleriyle ve bu keyifli sohbetle başbaşa bırakıyorum. Kendisini Instagram hesabından takip edebilirsiniz.

 

Fotoğrafta sanatçı Ömer Mirdemir objektije bakarak gülümsüyor. Sandalyede oturuyor.

 

Tüm bu sürecin başlangıcını merak ediyorum. Bu tekniği nasıl bulduğunu anlatır mısın? 

Ciddi anlamda sanatın değerini bilen toplumsal seviyeye ulaşamadığımız için sanatın ne olduğu sorusunun yanıtından uzağız. Küçüklüğümden beri resim yapıyordum ancak bir süre uzaklaştım. Sonra resmin bir maddi dayanağının olması gerektiğini fark ettim. Para kazanmaya başlayınca da okulunu okumaya karar verdim. O süreçte ilk yaptığım yağlı boya resimlerden bir tanesinde bir resme ciddi olarak vakit ayırdığında, o resmin hiperrealist bir biçimde yapılabildiğini gördüm. Bunun yetenek değil de bir zaman ayırma işi olduğunu gördüm. Bu sadece çalışma ile ilgili bir şey. Ardından resim ya da sanat yapmanın bu olmadığını farkına vardım.

Böylece farklı araçları kullanma noktasına geldim. O, 4-5 senelik süreçte çalışmalarımda %30-40’lık bir oradan değişimler olmaya başladı taa ki kendimi buluncaya kadar. Bu süreçten sonra artık sadece görsellik -figuratif ve doğa- de tatmin etmemeye başladı. Artık tek bir rengin bile daha çok şey anlatabildiği daha derinlikli ve daha gizemli olabileceği konusu ortaya çıktı. Artık sanat tanımlanması çok zor bir seviyeye geldi. Bu yöne doğru gidince de farklı malzeme arayışına girdim. Tüm bu süreç sonunda kendimi eserlerimle gercekleştirdiğimi ve kendimi ifade etmenin iyi bir yolunu bulduğumu düşünüyorum.

 

 

Sanatçının eserinin fotoğrafı. Mavi bir fon üzerinde sarı, mor, pembe, turuncu renklerle rüzgar gülü motifi yapılmış.

 

Eserlerinde renk skalalarındaki geçişlerin doğum ve ölümü sembolize ettiğini belirtmişsin. Oldukça neşeli renkler gördüm. Doğum ve ölüm hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum. Bu kavramların çağrıştırdıkları senin için rengarenk bir şey mi?

Doğum ve ölüm aslında yaratıcı bir süreçtir. Doğum ve ölümü birbiriyle bütünleşmiş bir süreç olarak görüyorum. Renk skalalarındaki geçişler, kendini geliştirmiş, yetiştirmiş bireyin sürekli çalışması gerekliliğine vurgu yapıyor. Çalışmazsan yerini yenisi alır. Toplumda pragmastist bir zorlama durumu var.

Burada biraz Sigmund Freud’un mutluluğun nedenini sevmeye ve çalışmaya bağlayışı da var. İnsanları, doğayı, nesneleri sevebiliyoruz; geriye sadece çalışmak kalıyor. Dünya çalışma üzerine kurulu. Bu biraz da faydacılığa olumlamadır. Renk skalalarındaki geçişler kısmen neşeli; orada olumlama var. İnsan severek, isteyerek, içtenlikle çalışmalı.

 

Sanatçının eserinin fotoğrafı. Turuncu bir fon üzerine yeşil bir çember çizilmiş. Çemberin içindeki noktalar merkeze doğru üç kademeli olarak küçülmüş. Büyükten küçüğe renkleri ise, pembe, mor, mavi. Çemberin sol tarafında dışında kalan bölüm mor ve turuncu çizgilerden oluşmakta. Sağ tarafında belli belirsiz kareler görülmekte.

 

Yapım sürecini anlatır mısın teknik olarak? Tekniğini nasıl tanımlarsın?

Şu an sanat akımlarının çoğu tüketilmiş durumda. Genel olarak biraz post-minimalizme yakın. Geometrik formlar da var resimlerimin içinde. Bir sürü alanı kendi içinde barındırıyor ama hiçbir alana girmiyor; kendi içinde özgün. Akımların sanat tarihi içinde yok olduğunu düşünüyorum. Örneğin eser minimalizme dahil olan bir eserse siz önceden yapılmış bir sanat akımına hizmet etmiş oluyorsunuz. Bu da yeni bir üretim olmuyor aslında. Sanatı ve bilimi birbirine benzetiyorum, o yüzden ikisine de yeni bir şeyler katması gerektiğine inanıyorum: Yeni bir faydacılık, yeni bir üretim, farklı bir bakış açısı gibi…

 

Sanatçının eserinin fotoğrafı. Beyaz bir fon üzerinde beyaz, sarı, turuncu kareleri ve karelerin üzerlerinde beyaz yuvarlak kabartıları görüyoruz. Renkler geçişli, şekilde bir dalganlanma hissediliyor.

 

Biraz kullandığın malzemelerden ve hazırlık sürecinden bahseder misin?

Eserin dayanıklı olması benim açımdan çok önemli. Malzeme olarak uzun ömürlü, küf tutmayan, çürümeyen, kurtlanmayan malzemeler kullanıyorum. Aslında bir sanat eseri olarak kullanılabilecek en iyi malzemeler de onlar. Hazır malzeme kullanmak biraz da kavramsal sanata vurgu. Ama hazır nesneyi ham olarak kullanmıyorum. O malzemeye müdahalede bulunuyorum. Biz resmi düz yüzeyler üzerine yapmaya alıştık. Değişik formlarla, değişik bir malzeme üzerine resim yapmak hiç de aykırı bir şey değil. Tuvalin kompozisyonunu bozmayacak şekilde, resme kendimle özdeşleşen formlar ekliyorum. Doğum ve ölüme vurgu yapabiliyorum, doğum ve ölüm aslında sonsuzluktur. Doğada her şey birbirinin yerini alıyor, onu işaret eden formlar ekliyorum.

 

 

  Görselde sanatçının eserinin fotoğrafı mevcut. Beyaz bir zemin üzerinde turuncu, pembe, mavi, yeşil, kırmızı renklerde aynı aralıklarla konumlanmış küçük pek çok noktacık bulunuyor.

 

“Sanat bir sözlük gibidir, nasıl kullandığınla ilgili sonuç alırsın.” demişsin. Sen nasıl kullanıyorsun sanatı? Nasıl sonuç alıyorsun sanattan?

Sanatı tanımlamak veya “Sanatı anladım.” demek gerçekten çok büyük bir söz. Aslında bu kendi içinde kendinle ilgili ilerleyen bir süreç. Sözlü olarak bir şeyleri aktaramadığımızda resim yapıyoruz. En azından kendimi böyle görüyorum. Benim dışa vurma yöntemim resim.  Şu an yaptığımız röportajda bile kendimi tam olarak ifade etmem mümkün değil. Sözlü olarak kendimizi iyi ifade edemediğimiz için eser üretiyoruz.

 

 

Fotoğrafta sanatçının tablosunun görseli mevcut. Sarı zemin üzerinde turuncu noktacıklar var. Sarı zeminin arkasında çivi gibi bir malzeme kullanılarak kırmızı noktaların arasında kabarcıklar meydana getirilmiş.

 

Sanatın aynı zamanda bir tecrübe işi olduğunu söylüyorsun. Sen tecrübelerinden nasıl faydalanıyorsun?

Yine çalışmaya vurgu yapmak istiyorum. Tecrübeyi hayatta ediniyoruz, birilerinin yanında bir şeyler öğreniyoruz ya da okuyarak kendimizi geliştiriyoruz. Tecrübenin temel noktası kendi çalışmalarımızdır. Üretim sürecimizi hızlandırmazsak, ürettiklerimizi geliştirmezsek, daha çok üretmezsek tecrübe edinemeyiz. Bu süreç zaten kişinin çalışmalarını şekillendiriyor.

  

Fotoğrafta sanatçının eserinin görseli bulunmakta. Sarı bir zeminin üzerinde turuncu, turuncu zeminin üzerinde sarı ve pembe tonlarında materyaller var noktaya benzeyen.

 

O tecrübeler sanatına yansıdıktan sonra o anılara farklı gözle baktın mı hiç?

Resim yapmak ile resim sanatı kavramını farklı tutuyorum. Sanat çok daha derinlikli. Resim yapmak toplumsal gözle bakıldığında daha görsel bir şey. Profesyonel anlamda sanat gözüyle bakıldığında daha çok derinlere iniliyor. En basitinden rengin tanımı, tanımsızlığı bile bir anlam ifade ediyor. Tecrübelerim genellikle çalışma içerisinde ortaya çıkıyor.

Resimde rastlantısallığa biraz karşıyım. Rastlantı yoluyla kaç tane resim ortaya koyabilirsiniz? Bir ön çalışmayı bitirmeden çalışmaya başlayamazsın. O çakışma bittikten sona süreç içinde uygulama kalıyor. Yani çalışma aslında öncesinde yapılan eylemlerle bitmiş oluyor. Rastlantısallık bana göre bir sanatçının güdüsünde olmaması gereken bir şey.

 

Benzer yazılar
#TİYATRO
#KONSER
Sizi kış depresyonundan koruyacak, dışarıya çıkmanıza sebep olacak haftanın en iyi etkinliklerini listeledik. Bakalım si...
Editör
20 Jan 2020
#GEZİ
Dünyaca ünlü Yunan Adaları'na yeşil pasaportumuz ya da çok girişli Shengen vizemiz olmasa da kapı vizesi uygulamasıyla g...
Gülay Güler
18 Jan 2020
#SİNEMA
Birikim Atölyesi ve otuzbeslik.com’un düzenlediği İzmir'in aylık kısa film etkinliği Alternatif Kısa'nın 19'uncusuyla ka...
Gülay Güler
16 Jan 2020
#YEMEK
#EĞLENCE MEKANI
Açıldığı günden itibaren İzmir'in gözdesi olan, yazın ağaçların altındaki masalarda güneşin ve akşam serinliğinin tadını...
Seçil Şeker
16 Jan 2020
#MÜZİK
İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde 2013 yılında kurulan Ahura Ritim Topluluğu, ortak insani değerlere ve kay...
Kardelen Uysal
15 Jan 2020
#TİYATRO
#KONSER
İzmir yılın ilk ayında birbirinden keyifli konserlerle dolu. Bu hafta müziğe doymak, müzikle büyülenmek istiyorsanız mut...
Editör
13 Jan 2020
#GEZİ
Urla-İskele sahil şeridi boyunca denize hangi noktadan, hangi duygu haliyle bakarsanız bakın o etkileyici panorama içind...
Filiz Temiz
11 Jan 2020
#BAR
Son zamanların yeni trendi kokteyl barlar. Gece kulüplerinin gürültülü atmosferinin aksine daha sakin ve samimi bir orta...
Gülay Güler
9 Jan 2020
#TİYATRO
Ekranların sevilen dizisi Çocuk'un ele avuca sığmayan karakteri Murat Karasu'yu canlandıran Kenan Acar ile keyifli bir s...
Seçil Şeker
6 Jan 2020
#TİYATRO
#KONSER
#SERGİ
Haftanın içinizi ısıtacak ve soğuk havaya rağmen dışarı çıkmanızı sağlayacak etkinliklerini listeledik. Sıcacık bir haft...
Editör
6 Jan 2020
#GEZİ
Köy hayatını, geleneklerini, kültürünü, lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz, her biri özgün karaktere sahip İzmir'in en ...
Gülay Güler
3 Jan 2020
#SİNEMA
Adana Ceyhan’da yaşayan insanların hayatlarından kesitler sunan Benim Varoş Hikayem, bu semtte yaşayan insanların hikaye...
Kardelen Uysal
2 Jan 2020
#ATÖLYE
#SEMİNER
#EĞİTİM
Yeni yılda daha çok meditasyon yapmaya ve kendinize zaman ayırmaya ne dersiniz? Listemizde kendinize uygun bir atölye mu...
Seçil Şeker
1 Jan 2020
#ÇALIŞMA ALANI
İzmir'in en güzel mazaralı butik ortak çalışma alanı Lokasyon.co ile kurulum sürecini ve geçirdikleri ilk yılı konuştuk....
Seçil Şeker
27 Dec 2019
#AİLE
#EĞLENCE MEKANI
#YEMEK
Sevgilinizle yeni yerler keşfetmeyi seviyor musunuz? Sizin için İzmir'deki en samimi, en romantik mekanları derledik.
Editör
26 Dec 2019
#TİYATRO
Yılın ilk ayında İzmirli seyirciyi birbirinden değerli oyunlar, stand-up gösterileri bekliyor. Hayata dair tüm renkleri ...
Kardelen Uysal
25 Dec 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Kadın dediğimiz upuzak diyarları görür o görmediği, dokunmadığı, koklamadığı çocuklara kendi çocuğuna, torununa örer gib...
Kardelen Uysal
24 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
Yılbaşı heyecanı hepimizi sarmışken, yılın son haftası katılabileceğiniz en iyi etkinlikleri listeledik! Yine birbirinde...
Editör
23 Dec 2019
#SPOR
Manş Denizi’ni en hızlı geçen yüzücü ünvanına sahip Emre Erdoğan ile 28-29 Aralık'ta Özdere'de gerçekleşecek Marathon Ma...
Editör
22 Dec 2019
#SANAT
Alper Bıçaklıoğlu ile üretim sürecinde dert edindiği meseleleri, çizgi dışı işlerini, satmadığı eserlerin hikayelerini, ...
Kardelen Uysal
19 Dec 2019
#SANAT
Sokak Sanatçıları Derneği ilk olarak 2004 yılında bir kulüp olarak hayatına başlıyor ve 2009 senesinde dernek haline gel...
Kardelen Uysal
18 Dec 2019
#YEMEK
Ev yemeklerine hasret mi kaldınız? Fast food yemekten gına mı geldi? Her öğlen, bugün ne yesek diye kara kara düşünmeye ...
Gülay Güler
17 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
#BULUŞMA
Yıl bitiyor olsa da İzmir her hafta olduğu gibi bu hafta da bize harika etkinlikler sunuyor. Rehavete kapılmadan haftalı...
Editör
15 Dec 2019
#YARIŞMA
#YÜZME
İzmir'de kış ortasında açık su yüzme şampiyonası düzenlenecek! Marathon Masters Kış Kupası Açık Su Yüzme Şampiyonası 26-...
Editör
14 Dec 2019
#SİNEMA
Gökalp Gönen, Yıldız Teknik Üniversitesi İletişim Tasarımı Bölümü mezunu, yaşadığımız dünyanın hassasiyetlerine duyarlı,...
Kardelen Uysal
13 Dec 2019
#ALIŞVERİŞ
Klasik hediyelerden sıkıldınız mı, aldığınız hediyelerle sevdiklerinizi şaşırtmak mı istiyorsunuz? Şanslısınız sizler iç...
Gülay Güler
13 Dec 2019
#KONSER
#DJ
"Evde ya da otelde oturarak yeni yıla mı girilir, 2019'a böyle mi veda edilir" diyorsanız sizler için yılbaşı coşkusunu ...
Gülay Güler
11 Dec 2019
#KUTLAMA
Yılın son saatlerini ve yeni yılın ilk saatlerini hem eğlenceli hem de romantik bir kutlamayla geçirmek isterseniz bu li...
Seçil Şeker
11 Dec 2019
#TİYATRO
Öteki Beriki Tiyatro Topluluğu 2013 senesinde kurulan, sanat değeri olan oyunlar yapma peşinde olan, gücü, baskıyı eleşt...
Kardelen Uysal
10 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
Yılın son ayında kentimizde birbirinden güzel oyunlar, konserler, film festivali var. Haftalık planınızı yapmadan listem...
Editör
8 Dec 2019
#EĞLENCE MEKANI
#SPOR
Dostlarınızla birlikte hem stadyumdaymış gibi eğleneceğiniz hem rahat rahat içkinizi yudumlayıp yemek yiyebileceğiniz bi...
Gülay Güler
7 Dec 2019
#SANAT
Sanatçıya ve sanatseverlere alan açan, özgürlük alanları yaratan disiplinlerarası bir sanat alanı olarak İzmir Alsancak’...
Editör
5 Dec 2019
#ATÖLYE
Yeni yıla girmeden birkaç atölyeye katılmak, sevdiklerinize hediye hazırlamak ya da seneyi bitirmeden biraz daha kendini...
Seçil Şeker
4 Dec 2019
#TASARIM
Tutu Design, 2016 yılında Tuna Şirin tarafından kuruldu. Alsancak Sevgi Yolu'nun girişinde sağ tarafta bulunan 34 h kabi...
Editör
3 Dec 2019
#ÇALIŞMA ALANI
Geleneksel bir ofis kiralamak yüksek maliyetin yanı sıra birçok sorunu ve iş yükünü de beraberinde getiriyor. Ortak çalı...
Gülay Güler
2 Dec 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade