R
GİRİŞ
TR
EN

Queer Elizabeth: Neşeyle direnebilmenin müzik hali

#MÜZİK
Kardelen Uysal
5 Sep 2019

Queer Elizabeth; Yavuz Cingöz ve Burcu Güler tarafından 2017 yılında İzmir’de kurulan bir elektronik dans müziği grubu. Deep house, elektro pop ve daha pek çok türde canlı EDM performansı yapan grupla isminin nereden geldiğini, direnmenin, başkaldırmanın neşeyle dansla da gerçekleşebileceğini konuştuk.

Queer Elizabeth 15 Eylül 21.00 - 23.00 arası İEF Otuzbeşlik etkinlikleri kapsamında İzmir Kültürpark'ta da çalacak. Bolca dans etmek isteyen, kimliğini, etiketini üzerinden sıyırıp atan herkesi bekliyoruz.

Grubu SoundcloudFacebookInstagram ve YouTube üzerinden takip edebilirsiniz.

Müzikle ilgili geçmişinizden bahseder misiniz?

Burcu: Bizim 2002 yıllarında Black Sabbath cover'ları yapan bir grubumuz vardı. Ayrıca Yavuz’la kendi çapımızda dark wave türünde elektronik alt yapılı şarkılar yapıyorduk. Bir senedir de bu proje için çalışıyoruz.

 

Burcu sen bir yandan da müzik işçisisin. 

Evet, piyasada uzun zamandır şarkı söyleyerek geçimi sağlıyorum, geçmişte pek çok popüler türde ve mekanda çalıştım, beni bir müzik işçisi yapan da bu.

 

Queer Elizabeth adı nereden geliyor?

Yavuz: Hem akılda kalıcı olsun hem de Queer kelimesini “nanik çıkarmak” olarak kullanmak istedik. Queering, queer'leme, queer bir müdahalede bulunma şeklinde kullanmak istedik. Postyapısalcı anlamıyla onun yapısını bozma, yeniden ondan bir anlam yaratma, kavramsal olarak içini boşaltıp yeniden kendi anlamlarımızla doldurmayı müzikte yapmak istediklerimiz üzerinden göstermek istedik. Tam olarak şunu yapmak istiyoruz: Pink Floyd’un Comfortably Numb şarkısına Scissors Sisters’ın yaptığı cover, yapmak istediğimiz şeye denk düşüyor diye düşünüyoruz. Onların yaptığı şeyi de bir quuer'leme, queering olarak görüyorum.

Herkesin çok iyi bildiği, belli bir anlama sahip bir parçanın anlamını yeniden üreterek, üstelik onunla dalga geçmeden, içini boşaltmadan yerine bize dair bir şey koyarak yapmak istedik. Biz queerlemeyi ismimizle de göstermek istedik. Müziğimizi en iyi anlatan şey Queen Elizabeth’in Queer Elizabeth’e dönüşmesi.

 

Burcu: Pek çok şarkıcıdan, gruptan seçtiğimiz şarkıları gerçekten kendimize göre düzenliyoruz. Bu da queer'leme üzerine bir çalışma oluyor ve öyle duyuluyor zaten. Dinlediklerinde insanların da bunu hissedeceğini düşünüyoruz.

Queer Elizabeth’i kurmaya nasıl karar verdiniz?

Yavuz: Grupların her parçayı birebir aynı formatta çalması bizim için çok sıkıcıydı. Kendi ihtiyacımızdan doğdu aslında Queer Elizabeth. Piyasada hep aynı rock sound ile çalınan şarkılar var. Ne dans edebiliyoruz ne de eğlenebiliyoruz. Her ne kadar diğer gruplarda ben basçı, Burcu vokal olsa da bizim ayrıca yürüttüğümüz elektronik müzik çalışmalarımız vardı. Bunu performansa dönüştürebilir miyiz diye düşünürken mekan bulabilir miyiz sorusunu sorduk. Hem elektronik müzik yapıyoruz hem mekan arıyoruz. Kendi modumuzdaki parçalardan, taviz vermeden cover yapalım diye karar verdik. Çalarken de eğlenelim diye düşündük.

 

Birbirinden farklı parçalar da yer alıyor. Cover yapacağınız parçalara nasıl karar veriyorsunuz?

Burcu: İlk önce kendi keyfimize, zevkimize göre seçiyoruz tabii bilinirliğine göre de seçim yapıyoruz. Araya çok bilinmeyen ama bilinse sevileceğini düşündüğümüz parçaları da ekliyoruz. 

 

Yavuz: Hangi parçaların cover’ı yapılabilir diye tartışırken bir DJ set hazırlar gibi 2018-2019 döneminin en popüler parçalarından bir şey seçmek çok zor çünkü o şarkıların sezonluk olduğu çok belli. Örneğin 20 sene sonra da dinlenecek dediğimiz ve uzun süredir de sevilen parçalarını seçiyoruzTür konusunda esneğiz ama politik olarak bize daha uygun grupları ve parçaları tercih etmeye çalışıyoruz.

 

 "Hep beraber, herkesin kimliklerinden sıyrıldığı bir biçimde dans etmek istiyoruz." 

Politik olarak derken kast ettiğin şey nedir?

 

Yavuz: Her popçunun, her EDM (elektronik dans müziği) müzik yapanın, elektro pop grubunun parçasını çalmamız mümkün değil. Queering yaparken aynı zamanda bizim queer'den anladıklarımızı anlayan projeleri seçmeye özen gösteriyoruz. Disko bizim için bunlardan biri.

70-80’li yıllarda punk müzik ayrımcılığa, faşizme karşı bir sürü söyleme sahipken bir tane Siyah punk bulamayız. Ama disko müzikte heteroseksüeller, eşcinseller, siyahlar, beyazlar birlikte dans edebiliyordu, üstelik kadın görünürlüğü oldukça fazlaydı. O yüzden disko bizim için daha önemli bir yerde. Yola çıkışımız da bu şekilde. "Hep beraber, herkesin kimliklerinden sıyrıldığı bir biçimde dans etmek istiyoruz." dedik. 

 

Emma Goldman’ın da işaret ettiği yerdendans edebileceğimiz bir devrimin müziğini yapmak istiyoruz. Herkesin kimliğinden sıyrıldığı, kimsenin bir diğerinden farkını gözetmediği bir dans pistinin müziğini yapmak istiyoruz. O yüzden "politik" dedim.

 

Şarkı çok iyi bile olsa sevmediğimiz birinin müziğini yapmak bizim için bir şey ifade etmiyor. Queer yoldaşlığı bizim için önemli bir şey.

  

Burada önemli bir şeyden bahsediyorsun. Direnmekten, isyandan, başkaldırmaktan bahsettiğimizde aklımıza hep rock şarkılar geliyor. Siz şu an EDM ile de bunun mümkün olduğunu söylüyorsunuz.

Burcu: Zaten öyleydi. Biz 70-80 dönemi şarkılarından değil de daha modern, EDM şarkıları yapıyoruz fakat mantığımız o dönemin ideolojisini benimsemiş durumda. Yavuz’un da anlattığı gibi aslında disko politikti. Her türlü kimliğin özgürce dans edebildiği bir dönemdi. Orada insanlar hep birlikte hiçbir ayrım olmadan dans etmenin keyfini yaşıyorlardı ve orada da politize oluyorlardı aslında. Disko kültürü bana her zaman daha iyi gelmiştir.

 

Yavuz: Rock müzik çoğunlukla eril aslında, gruplar genellikle erkeklerden oluşuyor. Çoklukla kadını metalaştıran, cinsiyetçi, doğrudan erkek kültürünün ürettiği bir müzik. 

Siyahların gospelinin, hep eğlenceyle direnmesinden çıktığı söylenir ya… Ağıt yakmıyorlardı, eğleniyorlardı. Onların bir arada kalmalarını, direnmelerini sağladı. Bu LGBTİ’deki karşılığı da "güllüm" mesela. Tam olarak yaptıkları da buydu. Yani eğlenmek, eğlenceyle kahkahayla direniş göstermek, ağıt yakmamak, her durumda eğlenmek. Direnişe dair olan aslında o kahkahadır, diğeri pes etmeye dairdir; ağlamak, yakınmak… Evet, hepsinin bir zamanı vardır. Hiçbir zaman ağlamayalım, üzülmeyelim, ağıt yakmayalım demiyorum, zaten neden travmayı baskılayalım ki? Ama kahkaha bizi bir arada tutacak olan şey. 

 

Burcu: Ursula Le Guin’in de bu konuda söylediği önemli şeyler var. Bizim entelektüellerimizin kibirli olanlarının yaptığı çok büyük bir kötülük var. O da acının, kederin, kasvetin asıl sanatsal ve entelektüel olan olduğunu söylüyor. Neşeli olmanın ya da neşeye dair olanların, mesela distopya yerine ütopyanın daha aşağı, daha kalitesiz bir yerde olduğunu düşünmemize yol açtıklarını söylüyor. Daha acıklı olan şeyler daha değerliymiş gibi görülüyor. Sadece bizim kültürümüzde değil pek çok kültürde bu böyle. Ursula Le Guin de bunun umuda, bize, birlikteliğe yapılmış büyük bir haksızlık olduğunu söylüyor çünkü sadece bu duygularla hareket etmek çaresizlik yaratır. Çaresizlik hissi yaratan hiçbir şey bence politik olamaz. Ancak umut örgütleyebilir bizi. Bunu da yaptığımız müziğe yansıtıyoruz.

"Almost Live" - "Neredeyse Canlı" diye bir mottonuz var. Bunu açıklar mısın?

Yavuz: Yaptığımız müzikte samimiyeti ve dürüstlüğü de önemsiyoruz. Mottomuz da dürüst olsun, istedik. Bu tamamen canlı bir müzik değil. O an beat'ler, bass'lar yazılmıyor. Bu bir programlama, bir prodüksiyonun oradaki sunumu. Orada dengelenmiş, dünya kadar işlemi yapılmış, evde kaydedilmiş altyapılar da orada sample olarak var. Bunu herkes yapıyor ama biz ‘canlı performans’ yazmak yerine ‘neredeyse’ demeyi tercih ettik. Canlı çaldığımız kısımlar var, vokaller zaten canlı yapılıyor. Ama orada neden tamamen canlı olması adına back vokallerden feragat edelim ki… Ancak bu bir DJ set değil. Bu zaten bir canlı performans. Röyksopp da “neredeyse canlı” yapıyor. 

 

Burcu: Esprili olsun da istedik açıkçası. 

Siz ikiniz neler dinliyorsunuz bu aralar?

Yavuz: Tam anlamıyla her şeyi dinliyorum. Víkingur Ólafsson’u bu ara çok dinledim. Bir süre bir besteciye, yorumcuya takarım. Son dönemde çok klasik müzik dinledim. Besteciler arasında Schubert ve Tchaikovsky’i çok severim. Cazda Bill Evans’ı çok severim. Daha klasik kökenli cazcıları dinlemeyi tercih ediyorum. Beach House, Björk, Röyksopp, Depeche Mode’u dinlerim. 

 

Burcu: Ben de her şeyi dinliyorum aslında. Ama özellikle soul, R&B, funk, caz ve bunların yeni dönem ‘’future ya da neo’’ ön ekli versiyonlarını çokça takip ediyorum. Örneğin Mosses Sumney hem besteleri hem de muhteşem vokalleriyle son dönem ilgimi en çok çeken şahsiyet. Bu ara James Blake’in son albümünü de tavsiye ederim.

Benzer yazılar
#SİNEMA
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
20 Nov 2019
#EDEBİYAT
Edebiyatı kimsesizlerin kimsesi olarak gören, öykülerinde gerçekle gerçeküstü olanı naif bir biçimde harmanlayan, yazdık...
Kardelen Uysal
19 Nov 2019
#SİNEMA
#FESTİVAL
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
18 Nov 2019
#SİNEMA
#SÖYLEŞİ
Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi'nin düzenlediği Alternatif Kısa film etkinliğimizin 17’ncisiyle karşınızdayız. Bu seç...
Gülay Güler
18 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
Bu hafta İzmirli sanatseverleri birbirinden güzel etkinlikler bekliyor. Haftaya başlamadan listemize göz atın.
Editör
18 Nov 2019
#TASARIM
#SERGİ
Mimari, endüstriyel tasarım, moda tasarımı ve grafik tasarım alanlarından 17 tasarımcıyı bir araya getiren İlham Veren İ...
Editör
15 Nov 2019
#KAHVALTI
Kahvaltınızı deniz kenarında mı yapmak istersiniz, köşkün arka bahçesinde mi? Serpme kahvaltınızı kendiniz mi seçmek ist...
Seçil Şeker
15 Nov 2019
#MÜZİK
Hip hop müziğin başarılı isimlerinden Ali Eksan, bilinen adıyla Ethnique Punch, beat’lerini kendisiyle yapan bir MC. Sin...
Kardelen Uysal
15 Nov 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Hale Acun Aydın, 1983 İstanbul doğumlu bir içerik üreticisi. Türk İşi Minimalizm adlı YouTube kanalının ve web sitesinin...
Kardelen Uysal
14 Nov 2019
#TİYATRO
Tiyatro Kalemi ötekinin derdinin, hikayesinin üzerine titizlikle eğilen bir tiyatro grubu. Çok katmanlı metinleri, başar...
Kardelen Uysal
12 Nov 2019
#GEZİ
Şehir sizi bastıysa, hafta sonu için huzurlu bir tatil düşlüyorsanız Urla’ya 9 km uzaklıktaki Özbek Köyü keşfedilmeyi be...
Gülay Güler
9 Nov 2019
#YEMEK
#DİYET
Öğle yemeklerini Mistral Çarşı’da yiyor, sağlıklı beslenmek istiyorum ama çalışırken nasıl yapabilirim bilmiyorum diyors...
Gülşen Sarı
8 Nov 2019
#MÜZİK
Adnan Girgin (davul), Atahan Gökdel (gitar) ve Mert Deliktaşlıdan (gitar, vokal) tarafından 2018 yılında hayata geçirile...
Kardelen Uysal
7 Nov 2019
#TEKNOLOJİ
Ege bölgesinin en büyük yazılım teknolojileri konferansı 23 Kasım, Cumartesi günü Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde G...
Editör
6 Nov 2019
#EDEBİYAT
Berna Kumaş Sipahi, Arkas Holding Kurumsal İletişim Direktörü. Aynı zamanda da bir yazar. Daha önce Gökten Üç Elma Düşmü...
Editör
5 Nov 2019
#SİNEMA
İzmir kentinin tek sinema festivali olan İzmir Kısa Film Festivali, 4 Kasım günü başladı ve 10 Kasım'a kadar devam edece...
Editör
5 Nov 2019
#TİYATRO
Will Eno'nun yazdığı 2005 Pulitzer Ödülleri Dram Finalisti Thom Pain oyunu dün, çocukluk, bugün, gösterinin doğası ve do...
Seçil Şeker
4 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
#SÖYLEŞİ
#ATÖLYE
Bu haftanın göze çarpan etkinlikleri neler? İzmir bu hafta hangi tiyatroya gidecek, hangi konserde eğlenecek bu listede!
Editör
4 Nov 2019
#VEGAN
#VEJETERYAN
Dünyanın her yerinde veganlığın yükselişe geçmesiyle birlikte işletmeler bu konuya daha duyarlı olmaya başladı. İzmir’de...
Gülay Güler
2 Nov 2019
#KOŞU
#SOSYAL SORUMLULUK
Ayrık veya açık omurga anlamına gelen spina bifida, dünyada en sık görülen doğuştan olma hastalıklardan birisi. 3 Kasım’...
Öykü Nur Akkol Avcı
1 Nov 2019
#YEMEK
Hani bir söz vardır muhtemelen aşinasınızdır; "Tekrarı yoktur bazı şeylerin hayat gibi, aşk gibi, ömür gibi…"
Zeren Tuğçe Erbil
31 Oct 2019
#KONSER
#MÜZİK
Kış yavaş yavaş kendini gösterip bizi üşütürken konser konser gezip içinizi ısıtmaya hazır mısınız?
Seçil Şeker
30 Oct 2019
#TİYATRO
#OPERA
Annie müzikali geçen sene Mozart Akademi tarafından İstanbul’da Zorlu’da sahnelenmişti. Bu sene Kasım ayında üç kez sahn...
Kardelen Uysal
29 Oct 2019
#TİYATRO
#STAND-UP
Kasım ayında İzmir'i birbirinden değerli oyunlar, performanslar ve stand-up gösterileri bekliyor. Sizi eğlenceli, komik,...
Kardelen Uysal
28 Oct 2019
#ATÖLYE
Hafta sonunu renklendirip hem eğlenmek hem de öğrenmek isteyenler için İzmir bu ay dopdolu!
Seçil Şeker
27 Oct 2019
#TİYATRO
Arthur Schnitzler’in La Ronde adlı eserinden Haluk Işık’ın uyarladığı, 1890’lu yıllarda Viyana’da geçen Atlıkarınca Hika...
Editör
27 Oct 2019
#EDEBİYAT
Deniz Kuyumcu, 22 yaşında genç bir yazar. Kuyumcu, kitabı Efsaneler Yıldırım Kuşu’nda gerçek efsanelerle kurmacayı birle...
Gülay Güler
26 Oct 2019
#PUB
Urla’nın ilk Irish Pub'ı açıldı. The Harp dekorasyonu, sıcak ortamı, bira çeşitliliği, uygun fiyatları ile tamamen Irish...
Gülay Güler
25 Oct 2019
#BALE
#OPERA
#ÇOCUK
Çocuklara opera, bale, klasik müziği sevdirmek ve çocukların okuma alışkanlığı kazanmaları için yazılan Şekeronya’da sol...
Editör
22 Oct 2019
#MÜZİK
#SANAT
#FESTİVAL
#YOGA
Yeşim Özbirinci, www.wearethehippies.com sitesinin kurucusu ve editörü. Site, sürdürülebilir yaşam, psychedelic kültür, ...
Kardelen Uysal
22 Oct 2019
#KUTLAMA
#MÜZİK
Yılın en eğlenceli günlerinden biri olan Cadılar Bayramı'na çok az kaldı. Her yıl dünyada rengarenk ve eğlenceli görüntü...
Gülay Güler
21 Oct 2019
#YOGA
Bu röportajı okurken siz de görünenin özüne yolculuk etmek isteyeceksiniz. Biz dinlerken Özlem Özülker hikayelerinden ve...
Editör
20 Oct 2019
#ÇOCUK
#ETKİNLİK ALANI
Ebeveyn olunca öncelik hep çocuklarımızın oluyor değil mi? Sizi de bunaltmadan, İzmir'in tadını çocuklarınızla hangi mek...
Gülay Güler
19 Oct 2019
#SEMİNER
5 Kasım tarihinde İzmir'in gelecek vadeden girişimleriyle yatırımcıları bir araya getirmek için düzenlenen Startup, Türk...
Editör
15 Oct 2019
#SİNEMA
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2002 yılından beri düzenlenen Filmekimi, 18-23 Ekim tarihleri arasında İzmir’de g...
Kardelen Uysal
15 Oct 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade