R
GIRIŞ
TR
EN

Tobav Başkanı Hale Gökalpsezer: "Tobav Yaşamın Aydınlık Yüzü"

#SANAT
Gülay Güler
30 May 2019

Tobav: Tiyatro, Opera, Bale Çalışanları Vakfı. Amacı sanatı sevdirmek ve yaygınlaştırmak olan Tobav, "SANATA EVET" mottosuyla, eğitim kursları, sergiler, ustalık sınıfları, dergi yayınları, yarışma, festival ve çalıştaylarla bulunduğu bölgede, kent kültürüne hizmet veriyor. Tobav Başkanı Hale Gökalpsezener ile Tobav'daki gelişmeleri ve kişisel projelerini konuştuk. Keyifli okumalar...

 

 Hale Gökalpsezer masasında gülümseyerek poz veriyor.

 

Hale Gökalpsezer kimdir? 

Kendimi anlatmak yaşamda en zorlandığım konudur. İnsan kendini anlatmamalı, ifade etmelidir diye düşünürüm. Yani iş yapmalı, düşünmeli, üretmeli, soluduğu havayı hak etmeli, bu bağlamda kendimi size sadece tanıtabilirim. Üç kuşak İzmirliyiz, aynı semtte doğup hala aynı köşe başında oturmanın hayatıma kattığı tatlarla yaşıyorum aile evinde. Çiçeğe böceğe ağaca hasret, çocuklara sevdalı, ülkesine ve şehrine aşık, Ata’sının izinde Cumhuriyet’e olan borcunu ödemeye çalışan bir kadın olarak, gönüllülüğe inanan, yaşamın mucizesinin "vermek" olduğunu nihayetinde keşfetmiş, bundan sonraki yaşamını iyi bir insan olmak için harcamayı dileyen, yaşadığı her şeyin mutlak estetik bir yanı olmasını isteyen, düş kurmayı seven, kendi masalları olan, dizesiz şiirler yazan, evrende bir toz taneciği; herkes gibi, bu dünyada misafir olduğunu bilen, açın halinden anlayan tarafta olmayı tercih edenlerden. Bir de toplumun taktığı etiketler var tabii ki... Onlardan bahsedersek; keyifli bir eğitim aldım, resim okudum. Çizmek, yaratmak; muhteşem bir duygu, bir refleks, bir yaşam biçimi... Bu yüzden kendimi hep çok şanslı hissetmişimdir. 2005 yılından bu yana yetenek sınavı ile kazandığım İZDOB'da sahne ressamı (Realizatör) olarak çalışıyorum. Bunun yanı sıra 10 yıldır "Hayal Atölyesi, Düşler Kumpanyası" isimli disiplinlerarası bir çocuk resim atölyem var. Halen Tobav'ın İzmir Şubesinde, tamamen gönüllülük esasıyla Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyorum. Bir de anneyim. Oğlumla ortak bir ruh birliğinde yaşıyoruz. Bir sanatçı yetiştirmenin huzuru ile yaşıyorum. Şu anda Almanya'da piyano eğitimi alıyor. Şu anda içinde bulunduğum serüven tamamen anne olduktan sonraki kurguyla şekillendi diyebilirim. Bunlara yazın ve müzik tutkumu da ekleyebiliriz. Çocuklar için öykü, masal denemelerim, yarattığım karakterler var ve tüm bunları yaparken, hatta güne gözlerimi açtığım andan itibaren, fonda daima, ruhuma dokunan bir müzik hayatıma eşlik eder.

 

Hale Hanım, üç dönemdir başkanlığını üstlendiğiniz Tobav hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz? 

İşte bu konu en çok konuşmak istediğim, keyiflice uzun uzun sohbet edebileceğimiz bir konu çünkü Tobav'da öyle güzel şeyler oluyor ki, herkesin bunları bilmesi ve taktir edenlerin bu kurumu sahiplenmesi gerekir. Tobav’ın görünürlülüğünün artması gerekiyor ki bizlere zaman ayırıp söyleşmeniz çok önemli. Sizin aracılığınızla Otuzbeşlik'in kurucu ve çalışanlarına teşekkürlerimi iletmek istiyorum. 

Tobav: Tiyatro, Opera, Bale Çalışanları Vakfı... Merkezi Ankara'da 30 yıllık kesintisiz bir maziye sahip. Buradaki başarının sebebi tüm yönetim kurulunun gönüllülükle çalışması. Bu esasla kurulmuş ve en etkin şubesi İzmir. Bunu övünerek söylüyorum. 

Amacı sanatı sevdirmek ve yaygınlaştırmak olan Tobav, "SANATA EVET" mottosuyla, eğitim kursları, sergiler, ustalık sınıfları, dergi yayınları, yarışma, festival ve çalıştaylarla yaşamın aydınlık yüzü olmuş, bulunduğu bölgede kent kültürüne hizmet vermiştir.  

Meslek örgütü olarak Tobav, sahne ve müzik sanatları dalında emek veren sanatçıların sorunları ve sanat kurumlarının yapılandırılması çalışmalarında görüş bildirmesi istenen, bu sahadaki en önemli kurumlardan biridir.  Geçmişte sadece kurum çalışanlarının üye olabildiği vakfımız artık gönüllü üyeleri de kabul etmektedir.

 

Hangi yaş gruplarına, sanatın hangi dallarında eğitim vermektesiniz? 

Yaş skalamız çok renkli. En genç öğrencimiz 3,5 en yaşlı öğrencimiz 83 yaşında. Yani çocuğunuz sanata ilk adımlarını burada atıp sanatın istediği dalıyla yaşamın değer katabilir. Ancak Orff eğitimine özellikle değinmek istiyorum. Özellikle Tobav'da kendi içinde özgünleşen, akademik yapısıyla disiplinlerarası eğitim veren Orff eğitimi aynı zamanda  Avusturya’daki Orff Merkezi ile eş zamanlı çalışıyor. İstanbul’daki Alev Vakfı ile de bağlantılı çalışarak eğitmen eğiten vakfımızda, Orff eğitmenleri Avusturya'da ihtisas yapabiliyor. Çocuklar Orff'la kendilerini keşfediyorlar, velinin de zaman zaman katıldığı eğitimle çocukların hangi sanat dalıyla mutlu olabileceklerini belirliyoruz, amaç sanatı öğretmek değil, sanatla eğitmek. Sanatı alkışlamayı bilen estetik sujeler yetiştirebilmek, sanat bir arz talep meselesi toplumda sanat kültürünün ekinlerini oluşturmazsanız sanatın, dolayısıyla toplumun gelişimi olanaksızlaşır. Çünkü sanat toplumu eviren en güçlü enstrümandır. İyi, doğru ve güzele ulaşmanın tek yoludur. Kısaca toparlaman gerekirse eğitimlerimizi; Orff eğitimi ( 3,5- 6 yaş ),  Cumhuriyet Çocuk Korosu, Orff Orkestrası, Çocuk Tiyatrosu, Çocuk Dans Tiyatrosu, Çocuk Balesi, Gençlik Tiyatrosu, Cumhuriyet Çoksesli Korosu, Tobav Çoksesli Yetişkinler Korosu, Enstrüman Dersleri, Solfej ve İşitme Eğitimi, Yetişkinler Tiyatrosu, Çağdaş Dans, Flemenko, Tobav Mandolin Orkestrası gibi sıralayabilirim. Bunların yanı sıra Gelenekselleşen Tobav Genç Konserleri devlet konservatuvarlarında okuyan başarılı öğrencilere seçkin salonlarda konser olanakları sağlıyor, ücretsiz "SANATA EVET" Konserleriyle toplumda bir farkındalık yaratmaya uğraşıyoruz. Ustalık Sınıfları öğrencilerin eğitimine büyük destek sağlıyor, Konservatuvar ve Güzel Sanatlara hazırlık sınıfları kentimizdeki en kaliteli ve en ulaşabilir olanakları sağlıyor. Verdiğimiz tüm eğitimleri ticari bir kaygı duymadan tamamen öğrenci odaklı tasarlamamız en büyük ayrıcalığımız. Eğitmenlerimizin tümü profesyonel sanatçı, akademisyen ve alanlarında kendini kanıtlamış kişiler.

 

İzmir'in Tobav'a yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

İzmir Tobav büyüyor, her yıl görünürlülüğümüz biraz daha artıyor ancak ben bu soruyu daha farklı bir açıdan değerlendirmek istiyorum. Tobav demokratik kitle örgütü. Bu noktada irdelenmesi ve üzerinde en çok konuşulması gereken konu toplumda örgütlülüğün önemi. Çağdaş bir toplum örgütlü toplumdur. Ancak insanımızın yakın tarihimizde yaşanılan olaylar sebebiyle hafızasına kazınanlar, sivil toplum anlayışına çok zarar vermiştir. Vakıflar, dernekler, inisiyatifler tümü bireyin sosyal yaşamda kendini var etme biçimidir. Bileşen olma anlayışı ancak böyle gelişir ve halk egemenliği bu şekilde elinde tutar. Demokrasi kültürü bu bakış açısıyla gelişir. Kısaca katetmemiz gereken çok yol var. Kurtuluş Savaşı’nın nasıl kazanıldığını incelersek bileşen olmanın, örgütlü yaşamın önemini daha iyi kavrayabiliriz. O büyük resme baktıkça Atatürk'ün dehası önünde başınızın dönmemesi mümkün değil. Ne mutlu bize ki bir kılavuzumuz var. Aslında T.C için hayat çok kolay ancak bundan sonra kurulacak cümlelerde çok fazla " ama" var. 

Hal böyle olunca, Tobav'ın üye sayısını arttırmakta zorluk çekiyoruz. İnsanlar açıkça şu cümleyi kuruyorlar size; "Ne işime yarayacak?" ya da arkasından Tobav "Bana ne verecek". Çoğuna Tobav'ın bir vakıf olarak faydalarını paylaşmak, etkinliklere katkı sağlamak, dezavantajlı çocukların, gençlerin sanat faaliyetlerinden yararlanmasını sağlamak yetmiyor. Mal varlığı olmayan bir vakıf olarak, üyelik ve bağışlarla hayatta kalmak giderek zorlaşıyor. Şairin dediği "Dünya çok güzel bölüşmek lazım" dizeleri hiçbir zaman anlaşılamayacak diye düşünmeye başladım. Kozmosun, makroda da, mikroda da genel felsefesinin iletişim kurmak ve vermek olduğu anlaşılmadıkça insanoğlu dünya da huzura kavuşamayacak sanırım. Ne konuşursak konuşalım şu noktaya bağlanıyoruz, bir kültür oluşturmak için toplumdaki fertlerin kişisel gelişimini tamamlayarak birey olabilmeleri çok önemli... İnsanları bu yönde beslemenin tek aracı da sanat. İşte bu yüzden "SANATA EVET"! 

 

Yukarıda belirttiğiniz görevlerinizin dışında, farklı projeleriniz olduğunu biliyorum, ZİZİBİLEZİKLERİ ve #nunuçocukokutuyor projelerinizin nasıl şekillendiği ve hedeflerinizden söz eder misiniz? 

Elbette. Aslında hepsi birbirinden farklı. Benim için “Hayal Atölyesi Düşler Kumpanyası” adlı çocuk atölyemde, yol arkadaşlarımla yaptığım disiplinlerarası çalışmalar içinde en özel proje. Zeytin ağacının gövdeleri beni çok etkiler, hepsi birbirinden farklıdır, önce suluboya tekniğinde pek çok zeytin ağacı resmi yaptım. Ben o dünyaya girince sonrasında bu harekete pek çok halka eklendi. Bu uğraş, son birkaç yılda zeytin ağaçlarının yaşadığı zulmün bende yansıması, ben zeytinin çok kutsal bir meyve, Anadolu kültürüne çok özel bir armağan olduğuna inanıyorum. Bu benzersiz yer üstü zenginliğinin özellikle Ege ve Marmara'da yaşayan herkes tarafından fark edilmesi gerekiyor. Doğan her çocuk da şehirde olsun, kırsalda olsun bu kültürü edinerek büyümeli. Bu yüzden resim atölyemdeki çocuklar için, “Zeytin Kız” ve “Zeytin Perisi Zizi” isimli iki öykü yazdım ve resimledim, onlar bu süreci benimle beraber yaşadılar ve bilgilendiler.

 

Fotoğrafta Zeytin Kız kitabının kapağını görüyoruz.

 

Zeytine hak ettiği değer verildiğinde bu topraklarda ekonomik pek çok açmazın çözüleceği inancındayım. İnsanların para kazanmak için metrelerce yerin altına inmesine ya da verimli arazileri altın aramak için telef edilmesine gerek olmadığı bir coğrafya, Ege ve Marmara… Güneş enerjisi ve zeytini gücüyle, rüzgarın hiddetiyle her şey çözülebilir. 

Zeytin ölümsüz bir ağaç, asla kurumaz, sadece bize, bilinçli insana ihtiyacı var. Gençleştirildiği sürece bereketini size sunar. Kültür zenginliği bereket ve şifa... Çekirdekleri bile yakıt olarak kullanılıyor ki dumanı atmosfere zararlı değil, düşünün. Her şeyi kullanılabiliyor. Çekirdeğinin içinde tohumunu barındıran bir kanal olduğundan boncuk haline dönüşebiliyor. Ben de Zeytin Perisi Zizi'nin bilezikleri olsun istedim ve büyük annemden bana kalan bir teknikle onlardan kendi boncuklarımı yaptım. Boncuklar hiçbir kimyasal işlemden geçmiyor, hiçbir koruyucuya maruz kalmıyor. En son sirke, limon ve deniz tuzuyla ovularak dezenfekte oluyor ve orijinal boncuklar ve doğal taşlarla bilezik halini alıyor. Her biri birbirinden farklı tasarlanıyor. Ben stresli olduğum her an kolumda onlara dokunuyorum. Şifa verdiğini hissediyorum. Çevremde erkek arkadaşlarım da çok severek takıyorlar.

 

Tahta masanın üstünde zeytin çekirdeğinden yapılmış iki bilezik ve zeytin dalı var.

 

Bir de NUNU var kızılgerdan kuşu; çevik, atak, küçücük ama müthiş bir mücadele gücünün simgesi... Kuş sevgimin bir yansıması... Aslında önce NUNU hayatımda beni çok zorlayan bir gereksinimden doğdu, bu tasarımları yaparken özel bir nedenim de vardı. Almanya'da piyano eğitimi alan bir oğlum var, Karlsruhe Devlet Konservatuvarı'nda ve benim durumumda olan pek çok aile. Paramızın Euro karşısındaki durumu ortada. İnsanlar yurt dışında okuyan çocukların hepsinin maddi olanaklarının çok iyi olduğunu düşünüyorlar. Halbuki özellikle sanatla ilgili eğitim alan öğrenciler Avrupa'da devlet okullarında belirli bir yeteneğe ve seviyeye sahip değillerse çok zengin olsalar da okuyamazlar. Bir hoca tarafından kabul edilmeleri ve zorlu sınavlardan geçmeleri gerekiyor. Maalesef ülkemizdeki burs sistemi yurt dışında okuyan müzik öğrencilerini lisans düzeyinde destekleyen bir kapsama sahip değil. Şimdiki öğrenciler Cumhuriyet Dönemi'nin ya da bir 20 yıl öncesi müzik öğrencilerinin burs şansına sahip değil. Bir de son dönemde Alman Hükümeti'nin devlet üniversitelerinde okuyan ve Avrupa Birliği'nden olmayan öğrencilere koyduğu yüksek harçlar var. İşte bu tasarımlarla bir fon oluşturmak istiyorum. Yurt dışında eğitim gören yetenekli, başarılı lisans öğrencilerine burs sağlamak niyetindeyim. Umarım oğlum için çabalarım böyle büyük bir enerjiye dönüşür. Bu bilekliği her takan zeytinle ilgili farkındalık yaşarken bir yandan da başarılı bir öğrencinin eğitimine katkıda bulunup, sanata evet demenin huzurunu yaşarlar. 

 

Fotoğrafta NUNU karakterini görüyoruz. 

 

Uzun yıllardır sanatla iç içesiniz. "Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir" diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün bu sözünden yola çıkarak ülkemizin geldiği durumu değerlendirir misiniz? 

Güzel bir soruyla bitiriyoruz, bu eşsiz vecize, dizesiz bir şiir aslında... Mustafa Kemal böyle işte, her türlü karşınızda tüm mükemmelliğiyle. Hani der ya şair "Sevmek ne uzun kelime" diye... Altına yaz sayfalar dolusu... 

Hayat damarlarınızdan biri koptuğunda diğeri yaşamınızı devam ettirmeye yetmez. Sonsuzluğa göç edersiniz. Böylesi bir tanımlama yapabilmek için ne büyük bir düşünür olmak gerekir. Sanat toplumda ortak bir yaşam kültürü oluşturur. Yaşamı estetize eder, birey olabilen fert, bu sayede iyi doğru ve güzelin peşine düşer... Sonuç? 

Barış, refah, mutluluk... 

Ülkemizin geldiği durum konusunda çok umutsuz değilim aslında... İnsan var olduğu sürece sanatta var olacak, baskıya, yanlışlara, haksızlıklara "hayır" demek sanatın doğal bir refleksidir. Yani sanat ve sanatçı siyasal erk'in başında hep bir ağrıdır. Yüzyıllardır tüm dünyada önce sanat ve sanatçı kıyıma uğrar ve ekonomik sıkıntılarda önce sanat kurumlarının bütçeleri kısıtlanır. Ülkemizde Cumhuriyetin en büyük mirası olan devlet destekli sanat kurumlarıyla ilgili pek çok sorun yaşıyoruz. Sanatın ekosisteminin giderek bozulması ile ilgili sorunlar var. Aynı zamanda eğitim kurumları olan bu yapılara büyük sermayedarların kar zarar mantığıyla yaklaşılması sorunlardan en büyüğü. Bu durum sanatçının yaşam alanını tehdit ediyor... Eğitim sistemindeki sürekli değişiklik özerk yapı gerektiren konservatuvar ve güzel sanatlar eğitimini oldukça olumsuz etkiliyor. Doğru ve Cumhuriyet reformlarına ters düşmeyecek reformların yapılması şart. Sanatın gerekliliğinin; yemek, içmek ve barınmak kadar gerekli bir ihtiyaç ve bir yaşam kültürü olduğunu benimseyen herkesin bu yapılanmaya sahip çıkacağına, doğru şekillendireceğine inanmak istiyorum.

Benzer yazılar
#SANAT
Kardelen Uysal
19 Jun 2019
#TARIHI YAPI
Tarih sevenleri şöyle alalım Otuzbeşlik ailesi olarak İzmir'd eki antik kentleri ve açık hava müzelerini listeledik Haydi durmayın İzmir in antik doku...
Zeynep Öztürk
17 Jun 2019
#TIYATRO
#KONSER
Bu hafta İzmir'd e gidilebilecek en iyi etkinlikleri derledik Can sıkıntısına son veriyoruz Tepekule Açıkhava Sineması Günleri her pazartesi salı çarş...
Can Sue
16 Jun 2019
#KAMP
Üzerinizi yıldızların örttüğü ağaçların denizin kokusuyla uyuyup uyanabileceğiniz denize girebileceğiniz muhteşem kamp alanları var İzmir’d e Nerede o...
Kardelen Uysal
15 Jun 2019
#CAFE
Siyah dondurma ya da içecek gördüğümüzde ilk aklımıza gelen gıda boyası oluyor ki bu çok normal Alsancak ta bulunan Wavy ön yargılarımızı yıkmamızı sa...
Zeynep Öztürk
15 Jun 2019
#HEDIYELIK EŞYA
Çocukluğumuzdan itibaren kahramanımız olan babalarımız için naçizane bir hediye listesi düzenledik Ne alsak ne kadar sevsek az Bir gülümsesek onlara y...
Seçil Şeker
13 Jun 2019
#BEACH CLUB
Deniz kum güneş ve eğlence merkezi olan Çeşme'd e birçok beach club bulunmakta Hem denizin hem eğlencenin tadını çıkarmak isteyenler için Çeşme nin en...
Gülay Güler
13 Jun 2019
#KITABEVI
#KITAP
#CAFE
Alaçatı nın hareketli hayatına bir kitap kafe molası vermek ister misiniz Sizin için harika bir keşfimiz var Alaçatı ya hoş geldiniz Sizi biraz yakınd...
Seçil Şeker
12 Jun 2019
#RESIM
Fotoğrafta sanatçının eserinin fotoğrafı mevcut Eserde ikiye bölünmüş bir daire var Dairenin içinde sarı turuncu kırmızı renkli noktalar beyaz font üz...
Kardelen Uysal
11 Jun 2019
#KONSER
Bu hafta İzmir'd e gidilebilecek en iyi etkinlikleri derledik Can sıkıntısına son veriyoruz Selda Bağcan 7 Haziran günü Musicorium Alaçatı Sahne de se...
Can Sue
9 Jun 2019
#KONSER
Şehrin ritmi içinde bir perküsyon üstadı Hamdi Akatay bütün projelerini Hamdi Akatay in The City adı altında topladı Şehirdeki ritmleri caz ve klasik ...
Can Sue
9 Jun 2019
#SAHIL
Şirin bir beldemiz olan Foça Eski Foça ve Yeni Foça olmak üzere iki kısımdan oluşmakta Eski Foça nın mimari yapısı çok hoştur Taş evleri kalesi yel de...
Gülay Güler
9 Jun 2019
#OTEL
Ege balıkları roka Rum mezeleri ile rakı keyfi sürmek isterseniz adresiniz Foça dır Kendine has bir havasıyla Foça gittiğinize asla pişman olmayacağın...
Zeynep Öztürk
8 Jun 2019
#GEZI
Masallara inanır mısınız peki ya efsanelere Bir rivayete göre Eski Foça da nerede olduğu bilinmeyen bir taş vardır ve Karataş olarak anılır Her kim ki...
Zeren Tuğçe Erbil
8 Jun 2019
#OTEL
Karaburun Mordoğan ın sahilleri öyle temiz denizi öyle mavi ki anlatılmaz yaşanır Suyu ne sıcak ne soğuk adeta gel bana diyor Karaburun da nerede deni...
Zeynep Öztürk
7 Jun 2019
#GEZI
Keşfedilmesine ramak kalmış bir yerden bahsedeceğiz bugün sizlere Bir kere gittiğinizde sizi kendisine aşık edecek olan bu yer Karaburun Denizinin yeş...
Zeynep Öztürk
7 Jun 2019
#YÜZME
Karaburun dantel gibi işlenmiş irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip Karaburun un yolları virajlı ama bu sizi korkutmasın inanın her viraj eşsi...
Gülay Güler
7 Jun 2019
#CAFE
Kış geldi diye Alaçatı’d an vazgeçecek değiliz Minik hafta sonu kaçamaklarınızda bir kahve içip kırk yıl hatır alın diye sizlere Alaçatı nın kahve dur...
Seçil Şeker
6 Jun 2019
#YEMEK
Dondurma denince aklımda da kalbimde de akan sular duruyor Hatta donuyor ve koca bir top dondurmaya dönüşüveriyor Şimdi Hepsini mi denedin yok artık d...
Seçil Şeker
6 Jun 2019
#OTEL
İzmir Seferihisar Türkiye nin ilk Citta Slow u yani Sakin Şehri Bu ünvanı 2009 yılında almış Peki nereden alınıyor bu unvan derseniz açıklayayım Bu un...
Zeynep Öztürk
5 Jun 2019
#SAHIL
Ülkemizde slow city sakin şehir unvanına sahip olan ilk ilçemiz Seferihisar a hafta sonu rahatlıkla gidebilirsiniz Sakin bir tatil geçirmek isteyenler...
Gülay Güler
5 Jun 2019
#GEZI
#YEMEK
Seferihisar a bir kere gidip Bana yetti buralar diyen henüz görülmedi Bir giden bir daha gidiyor sakinliğine alışan beyaz yakalılığı bırakıp buraya ye...
Seçil Şeker
5 Jun 2019
#SAHIL
İzmir merkezden denize girebileceğiniz en yakın ilçe Urla dır Hoop merkezden yarım saatte Urla dasınız Kalabak sahilinden Balıklıova sahillerine kadar...
Gülay Güler
4 Jun 2019
#YEMEK
Kahvaltı Türk kültüründe hatırı sayılır bir yere sahip Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı özellikle pazar günleri bir başka önemseriz Bu keyifli pa...
Bensu Tekin
3 Jun 2019
#GEZI
Huzurun adresi Urla da kuş sesleriyle uyanırsınız Urla rüzgarı ile de meşhurdur İzmir cayır cayır yanarken Urla püfür püfür esmektedir En güzel zeytin...
Gülay Güler
3 Jun 2019
#KONSER
Bayram haftasında konserlere doymaya hazır mısınız Kenan Doğulu'd an Selda Bağcan a Gülşen'd en Yıldız Tilbe ye uzanan gecelerde bağıra bağıra şarkı s...
Can Sue
2 Jun 2019
#OTEL
Ah ne güzeldir Çeşme şimdi Çeşme planınız varsa ve nerede kalacağım diye kara kara düşünüyorsanız bu liste tam size göre Bayram tatilinde Çeşme kaçama...
Zeynep Öztürk
2 Jun 2019
#KAMP
Şehir ahalisi apartman çocukları için betondan kurtulmanın egzoz dolmuş ciğerleri stresten pelteleşmiş zihinleri iyileştirmenin en iyi yolu doğaya kaç...
Gülay Güler
1 Jun 2019
#SAHIL
Tatil başladı Çeşme'd e hangi plajlarda serinlesem diye düşünüp duruyor musun Sana bu konuda yardımcı olabilmek için bu serinletici listeyi düzenledik...
Gülay Güler
1 Jun 2019
#SPOR
Suyu sevin ve sizi değiştirmesine izin verin diyor Gizem Çalışkan Gizem Çalışkan kim mi Kendisi 1988 doğumlu Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edeb...
Zeynep Öztürk
31 May 2019
#OPERA
Kaynak İzmir Devlet Opera ve Balesi Operadan Müzikale Unutulmayan Melodiler 13 Haziran da Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu nda İzmir Devlet Opera...
Can Sue
31 May 2019
#SANAT
Tobav Tiyatro Opera Bale Çalışanları Vakfı Amacı sanatı sevdirmek ve yaygınlaştırmak olan Tobav SANATA EVET mottosuyla eğitim kursları sergiler ustalı...
Gülay Güler
30 May 2019
#GEZI
Yaz aylarının vazgeçilmezi kış aylarının huzur merkezi Çeşme her türden aktivite olanakları ile sıkça tercih edilen beldelerimizden biri Yumuşak havas...
Beste Ayaz
30 May 2019
#FESTIVAL
#KONSER
#SERGI
Bu hafta İzmir'd e yazın gelişini kutlayan etkinlikler var Evde oturmayın kendinizi dışarı atın 27 Mayıs Pazartesi 18 Karşıyaka Çiçek Festivali Saat 1...
Can Sue
27 May 2019
#RESTORAN
Zira İzmir rahattır Bir masa rakı balık dost sohbeti İzmirli nin yaşam tarzıdır Meltem esintisi anason kokusu bizi mutlu etmeye yeter de artar Hal böy...
Gülay Güler
26 May 2019
,
Başa Dön
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası
,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.