Volkan Öktem: Hangi dönemin içinde büyüdüyseniz o dönemin parçası oluyorsunuz

13 Haz 2020

Volkan Öktem, müzikle çok erken bir yaşta tanışan müzisyenlerden. Henüz 11 yaşında bateri çalmaya başlayan Öktem, Sezen Aksu, Fahir Atakoğlu, Nilüfer, Tarkan, Mirkelam, Ajda Pekkan gibi sanatçılarla çalıştı. Gruplar kurdu, pek çok grupla beraber çaldı. Caz müziğe ilgi duyunca Tuna Ötenel ve Janusz Szprot gibi sanatçılarla da çalışma olanağı buldu. Yamaha All Stars Europe'ta, Central Park'ta, Leverkusen Jazz Festivali'nde, Sunside Jazz Club-Paris'te sahneye çıktı. Yaptıkları saymakla bitmez.

 

Volkan Öktem'le mekan ile müzik arasındaki ilişkiyi, dönemin müziğine olan etkisini, kendi stilini buluşunu, farklı türlerdeki müziklerin yapı taşını bilmenin yarattığı olanakları, stüdyo kurulumunda dikkat ettiği noktaları ve korona dönemini konuştuk.

"Çaldığım şarkılardaki hakimiyetim doğrultusunda risk alarak yeni şeyler arama konusunda daha cesaretli davranıyorum."

Uzun yıllardır dünyanın birçok yerinde sahne aldınız, birçok ünlü ve başarılı isimle aynı sahneyi paylaştınız. Central Park’ta da konser verdiniz, Yamaha All Stars Europe sahnesinde de. Kendinizi en özgür hissettiğiniz alan hangisiydi? Mekan ile müzik arasında hissettiğiniz bir etkileşim var mı?

Aslında her sahne gelen izleyicinin enerjisiyle kendine göre farklılık gösteriyor. Aynı mekanda değişik projelerle çaldığımız zaman seyirciye göre monoton ya da enerjik sonuçlar çıkabiliyor. Biz her ne kadar çok keyif aldığımız müziğimizi yapsak da dinleyicinin ilgisi ve enerjisi ayrı sahnelere göre değişebiliyor. Genelde küçük mekanlarda bunun efektini daha güçlü hissedersiniz. Kendimi uzun süre çaldığım ve sürekliliği olan ekiplerde daha rahat hissediyorum. Çaldığım şarkılardaki hakimiyetim doğrultusunda risk alarak yeni şeyler arama konusunda daha cesaretli davranıyorum.

Müzik ve dönem arasında müzisyen üzerinde nasıl bir etki var? Seksenler döneminin bir parçasısınız. Dönemin müziğiniz üzerindeki yansımaları neler?

Hangi dönemin içinde büyüdüyseniz o dönemin parçası oluyorsunuz ama şunu görüyoruz ki bazı müzik tarzları var ki 80 kuşağından bile olsanız 60'lar döneminde yaşıyormuşsunuz gibi, caz ya da rock vesaire o döneme ait bir müzisyen gibi olabilirsiniz. Bu tamamen bünyenizin size sunduğu bir özellik. Ben 80'lere yetiştiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Harika melodilerin, müthiş konserlerin, albümlerin ve teknoloji dahil birçok alanda atılımların olduğu bir dönemdi. En basitinden örnek verecek olursam; kocaman bir ritim makinası taşımaktansa telefonumdan Click kullanmak ve hatta sound check ayarlarımı telefonumdan yapmak büyük bir lüks. Çok değil yakın geçmişe kadar CD Player kullanıyordum ve birçok VHS video kasedim hala evde duruyor. Bunun sonucunda gündemi de takip ettiğimiz için hem o dönem hem de eklenen yeni dönem tarzları ister istemez bestelerimize ve çalış stilimize katkıda bulunuyor, çok güzel bir karışım ortaya çıkıyor.

Kendi stilinizi nasıl buldunuz?  Size ait besteleri yapışınız nasıl bir döneme denk düşüyor?

Kendi stilimi bulurken birçok değerli davulcu, enstrümanist ve albümden etkilendim. Bunda, tarzları ve gündemi yakından takip etmemin ve müzik dinlememin büyük etkisi var. '84 senesinde rock çalıyordum ama değişik stillere olan ilgim giderek arttı ve bugünkü stilim oluştu. Bunda detay duymanın çok önemi var. Bir albüm ya da bir şarkıdan herkesin öğrendiği veya faydalandığı şeyler farklılık gösterir. Ben dinlediğim bir albümden çok şey öğrenirken başka biri hiç etkilenmeyebilir. Bunlar herkesin yolunu belirleyen önemli ayrıntılardır. Çok fazla beste yapan biri değilim ama son iki yıldır albüm hazırlığım ile biraz ağırlık verdim ve bundan sonra da artarak daha fazla bu yönde çalışma yapmayı hedefliyorum. Melodi yaratmaya çalışmak zor ve bir o kadar da keyifli bir dünya. Bundan sonraki hedefimde daha fazla şarkı yazmaya çalışmak var.

"Her tarz ayrı bir dil ve bu stilleri öğrenerek o stili bilen müzisyenlerle aynı dili konuşmayı ve icra etmeyi öğreniyorsunuz."

Pek çok türdeki müzik tarzının yapı taşını oluşturan anlatımları bilmek müzisyene neler öğretiyor?

Çok şey öğreniyorsunuz. Her zaman söylüyorum; bir ya da birkaç enstrüman çalabilirsiniz ama müzik yapamayabilirsiniz. Bunun için müzik tarzının yapı taşını bilmek gerekir. Bunu bilmek, o müziğin formunu, teknik yapısını, kültürünü ve konuşma dilini öğrenmek anlamına geliyor ki bunlar, o tarzı çalabilmeniz için sahip olmanız gereken en önemli ögeler. Bunu, çalmak istediğiniz her tarz için yapmalısınız. Şöyle düşünün; her tarz ayrı bir dil ve siz bu stilleri öğrenerek o stili bilen müzisyenlerle aynı dili konuşmayı ve icra etmeyi öğreniyorsunuz. Bu arada bunu yapmak çok büyük emek istiyor tabii. 

Stüdyonuzun kurulumunda nelere dikkat ettiniz? Üretim araçları yaratıcılığınızın yollarını sınırlandırıyor mu yoksa genişletiyor mu? 

Stüdyom ilk başlarda sadece davul çalışma atölyemdi fakat zaman içinde gerek elektronik ekipman (Mikrofonlar vs.) gerekse kendimi kaydetmek için kullanacağım müzik programları dahil birçok materyali zamanla bir araya getirerek geliştirdiğim bir stüdyo haline geldi. Bunları yaparken iyi ses almaya ve kendimi iyi kaydetmeye özen göstererek yol aldım. Kullandığım ekipmandaki tüm araçlar kendimi müzikal dünyada doğru ifade edebilmem ve yaratıcılığımı sürdürmem için son derece değerli ekipmanlar ve kesinlikle hayat kolaylaştırıyorlar, kurtarıyorlar ve inanılmaz yardımcı oluyorlar.

MÖE adlı bir albüm çıkardınız. Quartet Muartet dönemlerine dek uzanan bir birlikteliğiniz vardı. Bu birlikteliğin getirdiği fırsatlar albüme yansıdı mı? Birbirinizden etkilenerek oluşturduğunuz formların sizin bestelerinize etkisi nasıl oldu? MadenÖktemErsönmez'den yeni bir albüm gelecek mi?

Sarp Maden ile çok eskiden beri, Alp Ersönmez ile birlikte MÖE grubundan önce Quartet Muartet ve Trio Mrio grubumuzun son döneminden bu yana beraberdik. Birlikte edinmiş olduğumuz uyum MÖE grubuna olumlu yansıdı. İlk başlarda bir yol arayışındaydık ve kesinlikle elektroniklerin de içinde olduğu değişik ve yeni bir şeyler yapmak istiyorduk. Bar konserleri ve provalar sayesinde kendimize bir yol bulduk ve bir albüm kaydettik. Bestelerin bazı bölümlerini her konserde başka şekilde çalıyorduk. Bu hepimiz için yeni ve heyecan verici bir durumdu. Şimdi bu yönümüzü daha fazla doğaçlamaya evrilterek ilerlemek istiyoruz. Tam yeni albüm için kolları sıvamıştık karantina başladı. Yani yeni albüm yolda.

Bir röportajınızda dünyada basit olan şeylerin her zaman daha fazla ilgi gördüğünü söylemişsiniz. Nedeni nedir sizce?

Çok sevilen melodilere dikkat ederseniz, 2-3 notadan oluşan ve fazla karmaşık olmayan kompozisyonlar olduğunu fark edersiniz. Bu tarz şeylerin insanlar tarafından daha kolay anlaşılabilir ve beğenilir olduğunu düşünüyorum.

Korona dönemi sizi ve müzik piyasasını nasıl etkiledi? Üretkenliğe bir etkisi oldu mu? Dijitalde verilen konserler hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Korona dönemi her sektörü olduğu gibi müzik sektörünü de etkiledi. Zor bir dönem olsa da birçok müzisyenin yapmak istediği fakat zaman bulamamaktan dolayı yapamadığı şeyler için de fırsata dönüşen bir süreç olduğunu düşünüyorum, üretkenlik de buna dahil. Dijitalde verilen konserler bir yere kadar güzel ama bir yerden sonra canlı performanslardaki heyecanı arattığı için yetersiz olduğunu düşünüyorum. Gelişen dünyada önümüzdeki dönemde artarak bu olayın devam edeceğine eminim ama canlının yeri ayrı ve her zaman daha çok tercih edilen olacaktır.

Önümüzdeki günlerde sizi hangi projelerde göreceğiz?

Kaydetmiş olduğumuz henüz yayınlanmamış albümler var. Bunlardan biri benim kendi solo albümüm, diğeri Sonic Boom grubumuz (Elif ÇağlarÇağrı SertelAlp Ersönmez ve ben) ile beraber kaydettiğimiz grubun ilk teklisi Please adlı bestemiz. Bunun dışında İstanbul Superband ile uzun süre önce kaydettiğimiz Ömer Göksel’in albümü yolda ve Sarp Maden gibi birkaç müzisyen arkadaşımın solo albümleri de yakında duyacaklarınız arasında.

Volkan Öktem'i YouTube ve Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

Benzer yazılar
EDEBİYAT
Geçmişle sohbet etmek, yeni sorulara sahip olmak, soruların yanıtlarını bulmak, kainatın seslerine kulak vermek... Edebi...
Kardelen Uysal
5 Tem 2020
GEZİ
Güzelliği ve bereketli toprakları ile bilinen Tire, tarihi dokusu ve yapıları ile Ege’nin eşsiz bölgelerinden biri konum...
Kardelen Uysal
3 Tem 2020
SİNEMA
Korku kavramı en insani yanlarımızdan biri. Temelde canlı olmakla ilgili olsa da evrimle beraber yüklediğimiz anlamlarla...
Nazım Kahramantürk
2 Tem 2020
TASARIM
Local Makers, üreten insanları bir araya getiren, hikayelerinin anlatıldığı bir platform. Üretmenin gücüne inanan insanl...
Kardelen Uysal
1 Tem 2020
SAHİL
Masmavi denizi ve uzun kumluk plajları ile Ege Bölgesi’nin en ferah sahillerine ev sahipliği yapan Kuşadası’nın her köşe...
Gülay Güler
29 Haz 2020
EDEBİYAT
Yeraltı edebiyatı gezginleri, kaybedenleri, yolunu bulmak için yola çıkanları, uçuruma yuvarlananları, uçurumu ev belley...
Kardelen Uysal
28 Haz 2020
YÜRÜYÜŞ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yarımada Projesi kapsamında belirlenen toplam 709, ana hatlarıyla 450 kilometre uzunluğu...
Otuzbeşlik
27 Haz 2020
HAYVAN OTELİ
Patili dostlarımız ailemizin birer üyesi. Seyahate çıkarken, acil bir işiniz çıktığında, taşınırken kedi ve köpekleriniz...
Gülay Güler
27 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Bu yıl 2-28 Haziran'da gerçekleşecek Onur Ayı etkinlikleri 28’inci kez yapılacak. Ancak bu sene sokaktaki cümbüş, renkli...
Kardelen Uysal
24 Haz 2020
SAHİL
Karaburun dantel gibi işlenmiş, irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip. Karaburun'un virajlı yolları gözünüzü kork...
Gülay Güler
24 Haz 2020
SİNEMA
Hafta sonunuzu kanepenizden kalkmadan geçirmeyi planlıyorsanız, bir solukta izleyeceğiniz bu harika mini dizileri mutlak...
Gülay Güler
22 Haz 2020
SAHİL
Türkiye'de Cittaslow "Sakin Şehir" unvanını almaya hak kazanan ilk ilçe olan Seferihisar, doğal ve tarihi güzelliklerini...
Gülay Güler
20 Haz 2020
TİYATRO
Pandemi döneminde pek çok meslek grubu büyük zorluklarla karşılaştı. En çok zorlanan gruplardan biri de özel tiyatrolar ...
Kardelen Uysal
19 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
İnsan ve doğa birbirine zıt şeylermiş gibi davranılsa da bir bütünüz aslında. Doğa bizim dayanağımız, bizim nefesimiz. E...
Kardelen Uysal
18 Haz 2020
SAHİL
Yel değirmenleri, beyaz evleri, mor begonvilleri, meyhaneleri, portakal bahçeleriyle herkesin tatil hayallerini süsler B...
Gülay Güler
17 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Doğa ile bütünleşebileceğiniz, sakin, huzurlu, ev konforunda bir Bodrum tatili düşlüyorsanız, Bodrum ile özdeşleşmiş, şi...
Gülay Güler
17 Haz 2020
SİNEMA
YARIŞMA
Hezarfen Film Galeri, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından İzmir'in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı'n...
Otuzbeşlik
15 Haz 2020
MÜZİK
Volkan Öktem, müzikle çok erken bir yaşta tanışan müzisyenlerden. Henüz 11 yaşında bateri çalmaya başlayan Öktem, Sezen ...
Kardelen Uysal
13 Haz 2020
GÜNCEL
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunu yürüttüğü İzmir Turizm Hijyen Kurulu, küresel pandemi sonrasında kenttek...
Otuzbeşlik
13 Haz 2020
SİNEMA
Kendine has senaryolarıyla, özgünlükleriyle iç dünyamızda yeni pencereler açan filmler vardır. Kimisi distopik bir dünya...
Kardelen Uysal
11 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
BUTİK OTEL
Şehir merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Urla'da tarihin kalıntılarına tanık olabilir, enfes bir denizde serinleyebilir,...
Zeynep Öztürk
11 Haz 2020
SPOR
BİSİKLET
GEZİ
Bisikletin ulaşım aracı olarak kullanılması hem doğayı hem sağlığımızı korumamıza yardımcı oluyor. Bir kişinin karbondio...
Otuzbeşlik
9 Haz 2020
GÜNCEL
Nefret söylemleri, dildeki şiddet toplum ve bireyler arasındaki eşitsizlik uçurumunun derinleşmesine neden oluyor. Dilde...
Kardelen Uysal
6 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Irkçılık, ötekileştirme, ayrımcılık hala dünyanın en büyük sorunlarından biri. Sinema, ırkçılık ve ayrımcılığın karanlık...
Kardelen Uysal
5 Haz 2020
SİNEMA
FESTİVAL
6. Balkan Panorama Film Festivali, 15-21 Ekim 2020 tarihleri arasında Buca Belediyesi'nin himayesinde İzmir'de gerçekleş...
Otuzbeşlik
4 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Rüzgarıyla, rengarenk taş evleriyle, gece hayatıyla, sörf cenneti oluşuyla meşhurdur Alaçatı. Eski çağlardan beri Ege'ni...
Zeynep Öztürk
4 Haz 2020
KAMP ALANI
Şehir ahalisi, apartman çocukları için betondan kurtulmanın, egzoz dolmuş ciğerleri, stresten pelteleşmiş zihinleri iyil...
Gülay Güler
2 Haz 2020
SPOR
SİNEMA
EDEBİYAT
YOGA
Kontrollü sosyal mesafe ile normal yaşantılarımıza yavaş yavaş dönüyoruz. Uzmanlar mümkün olduğunca evde kalmamızı öneri...
Otuzbeşlik
1 Haz 2020
SANAT
FOTOĞRAF
SERGİ
Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi’nin online sergisi “Yeni Normal” mayıs ayında yayınlandı. İçinde bulunduğumuz pandemi s...
Otuzbeşlik
29 May 2020
MÜZİK
BELGESEL
Müziğin sınırlarını genişleten, ona yeni anlamlar katan, yeryüzüne anlam kazandıran müzisyenlerle ilgili muhteşem belges...
Kardelen Uysal
29 May 2020
YAŞAM
Evden çalışmak pek çok avantaj sağlayan bir yöntem. Dünyada gittikçe tercih edilen bu çalışma yöntemini kolaylaştıracak ...
Otuzbeşlik
26 May 2020
SAĞLIK
YOGA
Yoga binlerce yıl öncesinden günümüze kadar ulaşmış kadim bir bilgidir. Beden, zihin ve ruh birlikteliğine dayanan yoga ...
Gülay Güler
21 May 2020
ÇOCUK
Evde kaldığımız bugünlerde çoğu ebeveyn çocukları oyalamakta zorluk çekiyor. Çocukların bu zamanı hem eğlenerek hem de ö...
Gülay Güler
21 May 2020
STAND-UP
Gülmeye en çok ihtiyacımız olduğu bugünler için ilaç gibi gelecek stand-up gösterilerini ve komedi serilerini listeledik...
Gülay Güler
19 May 2020
SOSYAL SORUMLULUK
Pandemi olsa da olmasa da sokak hayvanları her zaman zor durumda. Onlara bakmak, karınlarını doyurmak ve onları sevmek b...
Kardelen Uysal
18 May 2020
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade