R
GİRİŞ
TR
EN

Yeşim Özbirinci: Her zaman diğer ihtimal de anda saklıdır

#MÜZİK
#SANAT
#FESTİVAL
#YOGA
#VEGAN
Kardelen Uysal
22 Oct 2019

Yeşim Özbirinci, www.wearethehippies.com sitesinin kurucusu ve editörü. Site, sürdürülebilir yaşam, psychedelic kültür, festivaller, yoga, kültür ve sanat gibi konularda oldukça değerli içerikler üretiyor. Çok yazarlı bir platform olan sitede Şamanizm hakkında da bilgi alabiliyorsunuz dans etmenin ömrü uzattığına dair yazılar da okuyabiliyorsunuz.

Özbirinci’nin aynı zamanda müzik projeleri de mevcut. Onunla müzik projelerini, karavanla köksüz bir hayata geçişini, Türkiye’deki psychedelic kültürü ve daha pek çok konuyu konuştuk. Keyifli okumalar.

 

Wearethehippies.com çok yönlü bir site. Bir yandan altkültürün oluşmasında önemli bir ses, öte yandan dünyayı yuvası gibi bellemiş bir hassasiyete de sahip. Site aracılığıyla yapmayı istediğin, dokunmayı amaçladığın şeyleri anlatabilir misin?

 

İnternet ile haşır neşir olmaya başladığım dönemden beri blog dünyası ile de iç içeyim. Çeşitli bloglar açtım kapadım. We are the Hippies de kişisel bir blog olarak başlamıştı. 2018 yılında da çok yazarlı bir platforma evrildi. Benim kişisel blog zamanındaki amacım ile şimdiki amacım aslında çok farklı değil. Okumaktan keyif aldığım, içinde önemli şeyler bulduğum içerikleri insanlarla paylaşmayı seviyorum. Sitemizde de belirttiğimiz gibi; “Bir şeyleri kurtarmaya çalışmıyoruz ya da onları değiştirmeye. Burası bildiklerimizi paylaştığımız ya da bilmediklerimizi öğrendiğimiz, kendimizi ifade ettiğimiz bir yer.”

 

Yeşil bir aracın üzerinde büyük harflerle We Are The Hippies yazıyor. Ayrıca fakir ama kültürlü ve aktüel blog sitesi de yazıyor.

We are the Hippies üzerinde seyahat, sürdürülebilir yaşam, psychedelic kültür, festivaller, veganizm, kültür ve sanat gibi konular üzerinde yazılar paylaşılıyor. İnsanları değiştirme, yönlendirme gibi bir amacı da yok. Didaktik bir tavrı da yok. We are the hippies’in gelmek istediği nokta neresi?

Yukarıda da dediğim gibi bizim amacımız kendimizi ifade ettiğimiz, hoşumuza giden, paylaşılmaya değer gördüğümüz içerikleri okurlarla paylaşmak. Bizi okuyan birçok insan kendine yeni birçok kapı bulacaktır eminim. Biz sadece kapıyı açıyoruz ve seçenekleri sunuyoruz. O kapıdan geçmek ve hangi yoldan ilerleyeceğini seçmek okurlara kalmış. 

 

Bunun yanında, We are the Hippies, okurlar ve yazarlarla birlikte daha iyiye doğru gidiyor. Hem teknik hem de içerik olarak daha da dolu bir yer olmak istiyoruz. İlerleyen zamanlarda günlük daha çok içerik paylaşmak istiyorum. Aklımda çeşitli fikirler de var ama tek başıma arka planı yürütmeye çalıştığım için biraz yavaş ilerliyorum. Tabii güzel işler yapmak için bazen ufak tefek yatırımlar da gerekebiliyor. Ekip arkadaşlarım fikir konusunda sık sık yardımcı oluyorlar. Teknik destek konusunda da Bertan Uzun gerçekten çok yardımcı oluyor. 

We are the hippies’i kurmadan önce pek çok yerde editörlük, muhabirlik yaptın. İnsanlara bu tip projeler yapmadan önce neler yapmasını önerirsin?

Bu konu aslında çok detaylı ele alınabilir ama kısaca biraz bahsetmek istiyorum. İnternet yayıncılığı sürekli evirilen, gelişen bir çalışma alanı. İlham alınan sayfaları ve siteleri sık sık takip etmek gerekiyor. Sürekli aktif ve istikrarlı olmak lazım. İyi bir şeyler yapmak istediğinizde tam zamanlı bir işe dönüşüyor. Bu tarz bir site oluşturmak için önce başka sitelerde deneyim kazanmak faydalı olabilir. Başka oluşumlarda yer almak, öğrenmek istediklerinizin sürecini daha hızlandıracaktır. Ardından kendi platformunuzu yaratabilirsiniz. Yol haritanızı çıkartıp, sabırla bıkmadan çalışmaya devam etmelisiniz. Belirli bir noktaya gelmek belirli bir zaman dilimini gerektiriyor. WATH bugünkü yapısına gelmeden önce çok farklı aşamalardan ve deneyimlerden geçti. Hem kendi deneyimlerim hem de yayıncılığın kendi içindeki süreci ile bugünkü WATH oldu. 

WATH’ı kimler okumalı? Hitap edilen kitle kimdir?

Belirli bir kitleye hitap etmiyoruz aslında. WATH’ın içeriklerini seven ve merak eden herkes okuyabilir. 

Çağımızda çiçek çocuklar gibi yaşamanın bir yolu var mı? Çağımızın çiçek çocukları kimlerdir, ne yaparlar? 

Çiçek çocuk dediğimizde akla hemen 70’ler geliyor. Beatniklerin, peşine hippilerin etkilerini hala hissedebiliyoruz. Tabii bunca yıl içinde çok şey değişiyor. Teknoloji, toplum, politikalar… Her şey hepimizi etkiliyor. 70’lerdeki hippilerin o özgür, gezgin, barışçıl dünyasını kendi zamanımızda yaşamaya çalışıyoruz. Aslında çağımızda da o dönemi çiçek çocuklar gibi yaşayanları gördüm. Sadece gerçekten neyi isteyip istemediğinize bağlı. Bu atmayı planladığınız her adım için geçerli. Bence nasıl olursa olsun önemli olan kendi doğrularınızla, canlılığa zararsız (mümkün olan en az zararla) şekilde yaşamaya çalışmak. Çiçek gibi kalbi olan herkes bence çağımızın çiçek çocuklarıdır. Güzel insanları mumla arar olduk.

Türkiye'deki psychedelic kültür hakkında ne düşünüyorsun? Ne durumda, nasıl geliştirilebilir?

Türkiye'deki psychedelic kültürün ilk zamanlarını bilmiyorum. Ama birçok kişiden birçok güzel hikaye dinledim. Bundan sonraki dönemde, psychedelic ile tanışıyorum. Tanıştığım zaman Türkiye’de artık daha ticarileşmeye ve popülerleşmeye zaten başlamıştı. 

 

Bir gün, Google üzerinde araştırma yaparken psychedelic konularının ilk konuşulmaya başladığı bir foruma denk geldim. Başlıkları tek tek inceledim, yazılanları okudum. Hani neler oluyormuş o dönem diye. Tabii o zaman psychedelic’i daha az bir insan biliyor. Herkes birbirine müzik önerileri veriyor, CD’leri çekip gönderiyorlar, türlerin neye göre nasıl adlandırıldığını tartışıyorlar… Bugün baktığımızda festivale giden çoğu insan kimin sahne alacağını bile bilemeyebiliyor. İşte WATH psychedelic kategorisi ile de ben bunu amaçladım. Bu kültürün doğru aktarılmasını, DJ ve prodüktörlerimizin tanıtılmasını, kültürün içinde geçenlerin doğru anlaşılmasını… Psychedelic kültüre gönül verdiğim için biraz bu kendiliğinden misyona dönüştü.

 

İlk festivalimden bu zamana kadar geçen süreye bakıyorum da bazı konularda kötüleşirken bazı konularda daha deneyimli hale geldik. Başarılı işler yapan insanlar var. Bunun yanında, güzel etkinlikler de oluyor ama hep bir şeyler eksik de oluyor. Bu yüzden çok da geliştirilebileceğimizi düşünmüyorum. Bizim yapabileceklerimiz sınırlı çünkü bir kere içinde bulunduğumuz ülkenin kaderi sıkıntılı. Her yerde, her kişide çeşitli dram dolu. Bizler işi doğru götürsek bile bizim dışımızdan kaynaklı sorunlar bile bizi bulabilir. Öyle bir coğrafyadayız… Tüm bütün bunlar bizim daha ileriye götürüp götürmeyeceğimizi de belirliyor. Bu da bizim şanssızlığımız diyeyim. 

 

Yine de benim deneyimlerime göre, temel bazı şartlar var. O şartların tuttuğu yerlerde işlerin daha yolunda olduğunu gördüm. Temennim tabii ki de bunların tersine tanık olmak. Her zaman diğer ihtimal de anda saklıdır. 

DIXA ve YEJADES adında iki ayrı müzik projen var. Bunlardan bahsedebilir misin?

Yejades ile psy progressive, dark progressive, psy-trance, full-0n, twiligt, forest, dark psy gibi hızlı tempolar çalarken; DIXA projesi ile birlikte de downtempo, psychill, electronica gibi daha düşük BMP'li sound'larla birlikte psytech ve techno çalıyorum. Kendi organizasyonlarımızı yapmaya başladığımız zaman Yejades ile müzik macerasına da başladım. Yolun çok başındayım ve öğreniyorum. Bu aşamadan beri güzel geri dönüşler almak, müziklerini keyifle dinlediğim insanların her zaman yol göstermesi ve desteklemesi çok sevindiriyor beni. Ayrıca DJ olarak var olmanın organizatör kimliğime de çok katkı sağladığını da söyleyebilirim. Mesela; bu şekilde, etkinliğimde ağırladığım sanatçıların ne isteyebileceğini, neye ihtiyacı olabileceğini, nasıl daha rahat edebileceğini deneyimleyerek görebildim. 

Yeşim Özbirinci'yi müzik yaparken görüyoruz.

Lucky green van adını verdiğin karavanla gezmeye başladın. Bu köksüzlük hali yaşamına ve yazılarına neler kattı?

Hehe… Sanayinden çıkabilirsek köksüzlük halini tam anlamıyla anlayabileceğimizi düşünüyorum. Şaka bir yana, karavan hiç planda yokken evrenin güzel bir kıyağı oldu bize. Beş yıldır güneş altında köşede duruyordu. Bir tanıdığım, İngiliz ama uzun süredir Türkiye’de yaşayan tatlı bir kadın, karavanı yeniden canlandırmamız ve onun da hayallerini devam ettirebilmemiz için hediye etti. Kendisi bir hafta kullanıp, kenara koymak zorunda kalmış ve öylece senelerce durmuş. Şimdi de Deniz ile birlikte eski gücüne kavuşturmaya çalışıyoruz. Bu yüzden ismini Lucky Green Van koyduk. Bayağı toparladık ama bizim için biraz zorlu oldu çünkü araçlar konusunda hiç tecrübemiz yokken bir anda karavan girdi hayatımıza. Kış sezonu, içini kendi konforumuza göre daha pratik kullanılabilir hale getirmeyi planlıyoruz. Sonrasında sanırım aslında tam anlamıyla karavanı ve karavan yaşamını anlayabileceğiz gibi. Gerçekten de biraz alışma dönemi gerekebiliyor. Bir anda yollarda evini taşıyabildiğin bir duruma geliyorsun ama bu alışık olmadığın bir durum. Mesela; ilk sürmeye başladığımız zaman kapaklar açıldı, eşyalar döküldü. Her seferinde düşünemediğimiz bir şey uçtu. Bu bile bir aşama. Artık hiçbir şeyin devrilmeyeceği, açılmayacağı bir noktaya gelmeyi öğrendik. Yoldayken ve parktayken karavan hali değişiyor. 

 

Benim için ilginç bir dönemde geldi diyebilirim çünkü yaşım ilerledikçe çeşitli nedenlerle köklenme isteği de doğmaya başladı. Bu düşüncelerimi sık sık sorguladığım bir dönemde köksüzlüğün anahtarı uzatıldı bana. Belki de bu bir mesajdı “Git, kök atabileceğim yeri rahat rahat bul” ya da “İşte, sana köklenebileceğin tekerlekli bir yer.” Çünkü kendimi uzun zamandır zaten köksüz hissediyorum ve aslında karavan ile kök attığımı hissetmeye başladım. Şurası kesin ki Lucky Green Van, bize büyük rahatlık ve kolaylık sağladı.

 

Velhasılıkelam kök-köksüzlük çatışması üzerine artık çok düşünmüyorum çünkü hayat böyle bir şey sunduysa önce onun tadına varıp, ondan öğreneceklerimi edinmem gerek. Her şey olacağına varıyor.

Bu maceramızı, deneyimlerimizi ise @LuckyGreenVanLife Instagram ve Facebook sayfaları üzerinden paylaşıyoruz. Yakın zamanda da We are the Hippies üzerinde Lucky Green Van Life kategorisi üzerinden deneyimlerimi uzun uzun paylaşacağım.

Benzer yazılar
#SİNEMA
#FESTİVAL
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
18 Nov 2019
#SİNEMA
#SÖYLEŞİ
Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi'nin düzenlediği Alternatif Kısa film etkinliğimizin 17’ncisiyle karşınızdayız. Bu seç...
Gülay Güler
18 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
Bu hafta İzmirli sanatseverleri birbirinden güzel etkinlikler bekliyor. Haftaya başlamadan listemize göz atın.
Editör
18 Nov 2019
#TASARIM
#SERGİ
Mimari, endüstriyel tasarım, moda tasarımı ve grafik tasarım alanlarından 17 tasarımcıyı bir araya getiren İlham Veren İ...
Editör
15 Nov 2019
#KAHVALTI
Kahvaltınızı deniz kenarında mı yapmak istersiniz, köşkün arka bahçesinde mi? Serpme kahvaltınızı kendiniz mi seçmek ist...
Seçil Şeker
15 Nov 2019
#MÜZİK
Hip hop müziğin başarılı isimlerinden Ali Eksan, bilinen adıyla Ethnique Punch, beat’lerini kendisiyle yapan bir MC. Sin...
Kardelen Uysal
15 Nov 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Hale Acun Aydın, 1983 İstanbul doğumlu bir içerik üreticisi. Türk İşi Minimalizm adlı YouTube kanalının ve web sitesinin...
Kardelen Uysal
14 Nov 2019
#TİYATRO
Tiyatro Kalemi ötekinin derdinin, hikayesinin üzerine titizlikle eğilen bir tiyatro grubu. Çok katmanlı metinleri, başar...
Kardelen Uysal
12 Nov 2019
#GEZİ
Şehir sizi bastıysa, hafta sonu için huzurlu bir tatil düşlüyorsanız Urla’ya 9 km uzaklıktaki Özbek Köyü keşfedilmeyi be...
Gülay Güler
9 Nov 2019
#YEMEK
#DİYET
Öğle yemeklerini Mistral Çarşı’da yiyor, sağlıklı beslenmek istiyorum ama çalışırken nasıl yapabilirim bilmiyorum diyors...
Gülşen Sarı
8 Nov 2019
#MÜZİK
Adnan Girgin (davul), Atahan Gökdel (gitar) ve Mert Deliktaşlıdan (gitar, vokal) tarafından 2018 yılında hayata geçirile...
Kardelen Uysal
7 Nov 2019
#TEKNOLOJİ
Ege bölgesinin en büyük yazılım teknolojileri konferansı 23 Kasım, Cumartesi günü Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde G...
Editör
6 Nov 2019
#EDEBİYAT
Berna Kumaş Sipahi, Arkas Holding Kurumsal İletişim Direktörü. Aynı zamanda da bir yazar. Daha önce Gökten Üç Elma Düşmü...
Editör
5 Nov 2019
#SİNEMA
İzmir kentinin tek sinema festivali olan İzmir Kısa Film Festivali, 4 Kasım günü başladı ve 10 Kasım'a kadar devam edece...
Editör
5 Nov 2019
#TİYATRO
Will Eno'nun yazdığı 2005 Pulitzer Ödülleri Dram Finalisti Thom Pain oyunu dün, çocukluk, bugün, gösterinin doğası ve do...
Seçil Şeker
4 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
#SÖYLEŞİ
#ATÖLYE
Bu haftanın göze çarpan etkinlikleri neler? İzmir bu hafta hangi tiyatroya gidecek, hangi konserde eğlenecek bu listede!
Editör
4 Nov 2019
#VEGAN
#VEJETERYAN
Dünyanın her yerinde veganlığın yükselişe geçmesiyle birlikte işletmeler bu konuya daha duyarlı olmaya başladı. İzmir’de...
Gülay Güler
2 Nov 2019
#KOŞU
#SOSYAL SORUMLULUK
Ayrık veya açık omurga anlamına gelen spina bifida, dünyada en sık görülen doğuştan olma hastalıklardan birisi. 3 Kasım’...
Öykü Nur Akkol Avcı
1 Nov 2019
#YEMEK
Hani bir söz vardır muhtemelen aşinasınızdır; "Tekrarı yoktur bazı şeylerin hayat gibi, aşk gibi, ömür gibi…"
Zeren Tuğçe Erbil
31 Oct 2019
#KONSER
#MÜZİK
Kış yavaş yavaş kendini gösterip bizi üşütürken konser konser gezip içinizi ısıtmaya hazır mısınız?
Seçil Şeker
30 Oct 2019
#TİYATRO
#OPERA
Annie müzikali geçen sene Mozart Akademi tarafından İstanbul’da Zorlu’da sahnelenmişti. Bu sene Kasım ayında üç kez sahn...
Kardelen Uysal
29 Oct 2019
#TİYATRO
#STAND-UP
Kasım ayında İzmir'i birbirinden değerli oyunlar, performanslar ve stand-up gösterileri bekliyor. Sizi eğlenceli, komik,...
Kardelen Uysal
28 Oct 2019
#ATÖLYE
Hafta sonunu renklendirip hem eğlenmek hem de öğrenmek isteyenler için İzmir bu ay dopdolu!
Seçil Şeker
27 Oct 2019
#TİYATRO
Arthur Schnitzler’in La Ronde adlı eserinden Haluk Işık’ın uyarladığı, 1890’lu yıllarda Viyana’da geçen Atlıkarınca Hika...
Editör
27 Oct 2019
#EDEBİYAT
Deniz Kuyumcu, 22 yaşında genç bir yazar. Kuyumcu, kitabı Efsaneler Yıldırım Kuşu’nda gerçek efsanelerle kurmacayı birle...
Gülay Güler
26 Oct 2019
#PUB
Urla’nın ilk Irish Pub'ı açıldı. The Harp dekorasyonu, sıcak ortamı, bira çeşitliliği, uygun fiyatları ile tamamen Irish...
Gülay Güler
25 Oct 2019
#BALE
#OPERA
#ÇOCUK
Çocuklara opera, bale, klasik müziği sevdirmek ve çocukların okuma alışkanlığı kazanmaları için yazılan Şekeronya’da sol...
Editör
22 Oct 2019
#MÜZİK
#SANAT
#FESTİVAL
#YOGA
Yeşim Özbirinci, www.wearethehippies.com sitesinin kurucusu ve editörü. Site, sürdürülebilir yaşam, psychedelic kültür, ...
Kardelen Uysal
22 Oct 2019
#KUTLAMA
#MÜZİK
Yılın en eğlenceli günlerinden biri olan Cadılar Bayramı'na çok az kaldı. Her yıl dünyada rengarenk ve eğlenceli görüntü...
Gülay Güler
21 Oct 2019
#YOGA
Bu röportajı okurken siz de görünenin özüne yolculuk etmek isteyeceksiniz. Biz dinlerken Özlem Özülker hikayelerinden ve...
Editör
20 Oct 2019
#ÇOCUK
#ETKİNLİK ALANI
Ebeveyn olunca öncelik hep çocuklarımızın oluyor değil mi? Sizi de bunaltmadan, İzmir'in tadını çocuklarınızla hangi mek...
Gülay Güler
19 Oct 2019
#SEMİNER
5 Kasım tarihinde İzmir'in gelecek vadeden girişimleriyle yatırımcıları bir araya getirmek için düzenlenen Startup, Türk...
Editör
15 Oct 2019
#SİNEMA
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2002 yılından beri düzenlenen Filmekimi, 18-23 Ekim tarihleri arasında İzmir’de g...
Kardelen Uysal
15 Oct 2019
#SANAT
#TASARIM
Bulduğu her türlü malzemenin üzerine çizim yapan Sadi Tekin leblebileri karakterleştirmesiyle, New York sokaklarına muzi...
Kardelen Uysal
14 Oct 2019
#MÜZİK
#KONSER
Scott Bradlee önderliğinde kurulan Postmodern Jukebox müzik grubu, Welcome to the Twenties 2.0 turnesi kapsamında 27 Eki...
Editör
12 Oct 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade