Yazılar

Çocuğunuzla İzmir'in Tadını Çıkarın!

Paylaş
18-01-2019
Senem Kiraz

 

 

Merhabar, bu yazımda çocuklarla İzmir'in tadı nasıl çıkar sorusunu yanıtlamaya çalışacağım.

 

 

Hafta sonu Mavişehir sahilde yürümek ya da çocuklarla bisiklete binmek çok keyifli, hele hava güzelse tutmayın bizi. Turunuza Çiğli Organize Sanayi yönünden başlarsanız sağınıza İzmir Doğal Yaşam Parkı’nı alıp flamingoları doyasıya seyredebilirsiniz. 

 

 

Ben hayvanat bahçesi dışında ilk kez flamingo görünce sevinçten ağlamıştım, çocuklar için de müthiş bir anı oldu. Turun devamında Mavişehir’da sahilde bulunan Balıkçı Barınağı’na geldiğinizde pelikanlar size ziyarete gelebilir, daha doğrusunu söylemek gerekirse balıkçıları ziyarete geliyorlar (Gülüyorum) ve siz de harika fotoğraflar çekebilirsiniz...

 

 

Akşam üstü yürüyüşe çıkmışsanız ya da bisiklet turundaysanız mutlaka sahildeki Balıkçı Barınağı’nda bir çay içip gün batımını izleyin. Güneşin bu kadar güzel batışını şehirde başka yerde izleme olanağınız olmadığına bahse girerim! Çocukların attığı ekmekleri havada kapan martıları izlemek ise ayrı bir keyif. 

 

Yaşları küçük çocuklara sahip bekar bir anneyseniz veya çocukları bırakacak akrabanız yoksa her yere çocuklarla gittiğiniz için park müdavimisinizdir. O zaman Mavişehir- Bostanlı hattındaki parkların tadını çıkarın. Çok geniş alanlara sahip, yeni ve temiz parklar var. Özellikle Yasemin Cafe’nin önündeki sahil ve belediyeye ait park yenilendi. Buradaki yeşillik alanda çoğunuzla top oynayabilir hatta uçurtma uçurabilirsiniz. Hatta 
çocuklar “Anne, uçurtmayı bana ver!” diye peşinizden koşabilir. Bu durumda sakin olun ve elinizdeki uçurtmayı yavaşça yere bırakın. 

 

“Sahile gidemedik, hava kötü...” derseniz yine Mavişehir’deki Belediye’ye ait TAYPARK ve KENT KOOP tesislerini öneririm. Taypark’ın içinde küçük bir at binme yeri var, çocukların atla ilk kez tanışması için uygun bir yer. Kent Kooperatifi’nden ise oldukça uygun fiyata çocuklar için yerel ve organik ürünler bulabilirsiniz. Aynı mekanlarda çocuk parkı ve doğum günü kutlamaları yapabileceğiniz güzel kafeler bulunmakta. 

 

 

 

Çocuklarla spor aktivitesi yapmak isterseniz Karşıyaka Mavişehir’deki Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda iki haftada bir Karşıyaka Spor Kulübü’nün (KSK) basketbol maçları oluyor, biletinizi önden alın çünkü maç gününe kalırsanız uzun kuyruklar oluyor. Biz kızımla KAF KAF tişörtlerimizi giyip “KAF SİN KAF” diye bağırıp coşuyoruz! 

Ufak bir hatırlatma: Aynı spor salonunda çocuklar için basketbol, voleybol gibi kurslar da var; bale, jimnastik, havuz için ise belediyenin Örnekköy tesislerinden faydalanabilirsiniz. Karşıyaka sahilde ise Pınar Karşıyaka’nın Yelken Kulübü ile Mavişehir Balıkçı Barınağı’nda Karşıyaka Belediyesi’nin deniz küreği kursları var. Karşıyaka gerçekten aktif bir şehir.

 

 

Spordan bilime geçelim. Karşıyaka Belediyesi Bilim Müzesi ve yanındaki Bahçeşehir Koleji Bilim Müzesi’ni tavsiye ederim. Biz belediyeninkine gittik, diğeri için toplu rezervasyon isteniyor. Karşıyaka Belediyesi Bilim Merkezi dev dinozor maketleri, veterinerlik ve pilotluk gibi meslek tanıtan uygulamalı eğitim alanları ile çocuklar için hayat bilgisi niteliğinde. Çok da eğlenceli... 

 

 

"Artık 35,5 sınırlarından çıkalım, merkeze gelelim." derseniz, Alsancak Kordon’a geçelim. Mümkünse karşıya vapurla geçin, çocuklara şehri ve hayatı tanıtmak için bulunmaz bir nimet bu. Vapuru beklerken şehirdeki tüm etkinlik ilanlarını okuyup gelecek hafta için plan yapabiliyorsunuz, bu nedenle vapura binmeyi iple çekiyorum. Alsancaka gelince kendinizi Kordon’a bırakın ve gerisini unutun. Çocuklar doya doya koşup oynarken güzel havanın tadını çıkarın. Temiz hava ve bol güneşi görünce tüm gün çimenlerde koşturup açık havada yeme içmenin keyfi başka oluyor. Yanınıza yiyecek içecek ve bir örtü alıp çimlerde mini piknik de yapabilirsiniz. Bizim ufaklıklar deniz aşığı olduklarından Deniz olsun, yeter.” derler. O nedenle oturup denizi ve gemileri izlemek, martılara simit atmak bizi çok eğlendiriyor. Balık tutmayı seviyorsanız oltanızı alıp keyif yapabilirsiniz ya da bizim gibi balıkçılardan ‘bir kerelik’ olta tutuşu dersi alabilirsiniz, zira yemleri devirip kaçınca tekrarı olmuyor. (Gülüyorum) 

 

 

Alsancak Kordon’daki Arkas Müzesi’nde hem yetişkinler hem çocuklar için çok güzel sergiler oluyor. Hala devam eden “Binbir Gece” adlı sergiyi kaçırmayın. Önceden rezervasyon yaptırarak çocuklarınızı resim atölyesine yazdırabilir, onlar resim yaparken siz Kordon’da güzel bir kahvenin tadını çıkarabilirsiniz. Unutmadan Alsancak Kordon’da da uçurtma keyfini doya doya yaşayabilirsiniz. Yanınıza uçurtmanızı alabilir, güzel havalarda ise mutlaka bir uçurtma satıcısı bulabilirsiniz. 


Aynı sıradaki Atatürk Müzesi de görülmeye değer. Atamızı çocuklara tanıtmak ve Atatürk sevgisi aşılamak için yaşadığı evi göstermek onu daha kanlı canlı hafızalarına kazımalarını sağlıyor. “Bu kadar koştuk oynadık, karnımız acıktı.” dediğinizi duyar gibiyim. Kordon’da çok güzel kafeler var. Biraz yürürseniz Konak Pier’de manzaraya karşı yemenin tadı başka elbette. Azıcık daha yürürseniz Topçu’da çöp şişleri yedikten sonra üstüne sakız tatlısı pek bir güzel oluyor. 


Çocuklara çok hitap etmese de Alsancak Fransız Kültür Merkezi yanındaki La Cigale Cafe’yi görmeden geçmeyin derim; ortamı ve yemekleri çok hoş. Eski dekorasyonu bizce daha güzel olsa da burayı çok seviyoruz. 


“Daha karnım acıkmadı, oturmaya mı geldik.” derseniz de çocukların elinden tutup doğruca Kültürpark’a gidiyoruz. Bayılıyorum buraya, çocuklarla en keyif aldığım yerlerden birisi burası. Araç yok, gürültü yok; bol yeşillik, temiz hava ve tabii ki lunapark var! 

 


Çocukluğumun Ankara’sında Gençlik Parkı’na gider gibi oluyorum burada. Nedense pek talep görmüyor o yüzden sıra derdi çekmeden doya doya eğlenebilirsiniz. Biz en çok çarpışan arabaları, zıplayan kanguruyu ve hızlı tırtılı seviyoruz. Anlaşıldığı üzere ben çocuklar kadar hatta belki daha çok eğleniyorum. Lunapark çıkışındaki yapay gölette deniz bisikletine binmeyi unutmayın, itiraf ediyorum başta burun kıvırıp kızımın ısrarıyla bindik ama iyi ki yapmışız. Kültürpark’tan çıkmadan kır gazinosunda çay içip bana teşekkür edin. Zira çayı çok lezzetli. Kültürpark içinde çocuklar için sık sık tiyatro gösterileri de oluyor, takip edin derim. Buradaki yürüyüş pisti ve elbette açık hava da spor imkanları için çok elverişli, çocuklarla bisiklete binebilir top oynayabilirsiniz. Anne babalar için de açıkhava tiyatrosunda çok güzel oyunlar oluyor. Kültürpark’ın tek eksiği yeme içme için seçenek olmayışı belki de bu yüzden pek tercih edilmiyor. Burayı yeniden popüler hale getirmek için birilerinin el atması uygun olacak sanıyorum. Biz ailece doğa aşığı olduğumuz için “Nerede yeşil, orada biz.” diyor ve her gittiğimizde lunaparkın arka tarafındaki palmiye ağaçları ile dolu alanda ağaçlara sırtımızı dayayıp uzun uzun dinleniyoruz, hatta yeşil papağanlar görmüştük bir defasında. Şehrin göbeğinde böyle bir kaçış yeri olması mucize gibi. 

 

 

 

Karnınız artık acıkmıştır ye düşünüyorum. Küktürpark Lozan çıkışını takip edip doğruca Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ndeki Sevinç Pastanesi’ne gidin ve Pavlova pastasını silip süpürün. Hayatımda yediğim en güzel pastalardan biri enfes bir lezzet. Orada oturup gelip geçenleri izlemek çok keyifli oluyor.

 

Biz pastane çıkışında hemen yandaki Tuğça Kuruyemiş’e gidiyor ikram Türk kahvemizi içiyoruz, çocuklara da narlı lokum veriyoruz elbette. Her zaman çok taze ürünleri olan bu şubenin ayrı bir enerjisi var, insana kendini iyi hissettiren yerler vardır ya işte burası o yerlerden biri. Özellikle karışık çerez, narlı lokum, iç kabak ve ayçekirdeği çok lezzetli, biz mutlaka alıp feribotta çayla yiyoruz. 

 

Alsancak’tan Konak’a geçerseniz Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Sonra ver elini Kemeraltı, Saat Kulesi ve Kızlarağası Hanı... Biz yılbaşı sabahı Tarihi Asansör’e çıkıp oradaki kafeden şehri kuşbakışı izledik, pek keyifliydi. Çocuklara şehri tepeden gösterip daha iyi tanımalarını sağlayabilir ve dürbünle tüm şehri inceleyebilirsiniz. 


Asansör’ün devamında İzmir aşığı Dario Moreno’nun adını taşıyan şirin mi şirin bir sokak var. Yağmurlu bir yılbaşı sabahı gittiğimiz için açık dükkan yoktu ancak hava güzelse çok daha keyif alacağınız kesin. 

 

Kemeraltı’nda gezerken çok fazla oyuncakçı görebilirsiniz. Ufaklılar için pamuk eller cebe! Ben yolda çocuklarımla pazarlık edip bir oyuncak ile sınırlıyorum ki mağazada kendilerini kaybetmesinler. Yine buradaki yılbaşı süslemeleri satan mağazayı tavsiye ederim, her yerde göremeyeceğiniz değişik ürünler bulabilirsiniz. Burada bir balık ekmek molası için Kemer 6 Balık Restoran’ına uğrayabilirsiniz ya da bizim gibi “Başlamışken durmak olmaz.” deyip Güzelbahçe’ye kadar arabayla gidip orada balık yiyebilirsiniz. 


Yolununuz Eski Foça’ya düşerse burada da balık ekmek ve sakızlı dondurma yemeden dönmeyin. Foça’da güneşi batırıp “İyi ki İzmir’deyiz!” diyeceğiniz bir gün daha yaşayın. 

Her gününüzün İzmir gibi güzel geçmesi dileğiyle...