Yazılar

7. Sanat; Sinema

Paylaş
08-09-2016
Özlem Ecemiş
Sinema sanatı, gerçeklerin ve hayallerin görüntüye dönüştürülmesi bakımından sanat dalları içinde en önemli yeri almaktadır.

 
Sinema, en basit haliyle bir görme biçimidir. İnsan ve hatta tüm canlılar dünyaya geldiklerinde dünyadaki yerlerini anlamaya, kendilerini tanımaya çalışırlar. Sanat dalları görme duyusunun açtığı kapıları çok iyi kullanır. Bu sanatların anası olan sinema, hikaye anlatmanın en canlı hali olan tiyatronun teknikle birleşmesi ile oluşur.
 
Gif: le voyage dans la lune

 Sinema eğitici, geliştirici, paylaştırıcı etkiye sahiptir. Estetik, müzik, bilim, psikoloji yani hayata dair her şeyi içerir. Dünyanın farkına varılmasında çok büyük etkisi vardır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Cave of Forgotten Dreams
Sinema aslında gözün fiziksel yapısı nedeniyle ortaya çıkmış bir sanattır. Retinaya düşen görüntüler bir süre devam etme özelliği taşır. Bu süre 2\35 saniyedir. Retinanın üzerine düşen saniyede 24 görüntüyü göz hareketli olarak algılar. Sinemanın dayandığı temel teknik prensip budur. İnsanlık tarihine bakıldığında sinemanın temellerini mağara resimlerine kadar uzatmak mümkün. İnsanın hareketi yakalama çabası, mağara duvarlarına resimler çizip hızlı hareket ederek başlıyor ve 19. yüzyıla kadar teknik çözümler arka arkaya gerçekleşiyor. Thomas Edison'ın 1891'de Kinetoskop adını verdiği günümüzdeki projeksiyonun temeli olan alet, sinema için çok büyük bir adımdır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Kinetoskop 
 
Fransız Lumiere kardeşlerin sinematograf adını verdikleri ve geliştirdikleri aletle sinema tarihinin ilk filmi çekilmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Lumiere Kardeşler ve Sinematograf
 
Ülkemizde ilk film 1914'de Fuat Uzkınay tarafından sinema formatına getirilmiştir. Yeşilköy eski adıyla Ayastefanos'daki Rum kilisesinin yıkılışını konu alan filmin aslı bulunamamıştır. Ancak kopyası Londra'daki Film Tarihi Müzesi'nde sergilenmektedir. 1931'de Muhsin Ertuğrul'un ilk filmi sinema tarihimizin ikinci filmidir. Türk Sineması ilk uluslararası ödülünü 1963 yılında Metin Erksan'ın Susuz Yaz filmi ile almıştır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Susuz Yaz
 
Tarifi, tekniği ve tarihi aslında çok yalın olan, çoğu zaman "Büyülü Dünya" diye tarif edilen sinemaya 7. Sanat adı diğer altı sanat dalını barındırdığı için verilir. Plastik ve ritmik sanatlar olarak ayrılan, resim ve heykel, tiyatro, müzik, dans, edebiyat, yapı sanatlarını birleştiren sinemanın bilimsel disiplinlerle sanat irtibatının harika bir temsili olduğunu söylemek abartı olmaz sanırım.
 
Güzel ve yalnız ülkemin çok büyük yönetmenlerinin çektiği hak ettiği övgüyü alamayan Türk Sineması filmlerini düşürsek sinemanın ne kadar büyülü ve bir o kadar da gerçekçi olduğunu söyleyebiliriz.