Yazılar

AyşeDeniz Gökçin: Herkes Piyano Çalabilir

Paylaş
10-01-2019
Seçil Şeker

Bir piyanist adayı değilim ama piyano aşığı olduğum kesin! AyşeDeniz Gökçin’e rastladığımda büyük bir aydınlanma yaşadım çünkü o sahnede, hayran olduğum rock gruplarının parçalarını klasik müzikle yoğrulmuş halde çalıyordu. We Will Rock You’nun sadece bir piyano ile çalınmış halini dinlediğim anda piyano kursu araştırmaya başladım. Evet, şu an piyano çalmaya çalışıyorum belki bir gün Ayşe Deniz’in sahnesine misafir olup size Bohemian Rhapsody çalabilirim. Belki çok iyi çalamayabilirim ama AyşeDeniz diyor ki: “Çalışan herkes piyano çalabilir”. Peki ama nasıl? Sizi bu keyifli sohbete ortak olmaya davet ediyorum. Tabii güzel bir parça eşliğinde...
 
 
 
 

  

Siz daha küçücükken piyano başında henüz çalamayıp sadece tuşlarla oynarken çekilmiş videonuz var. Size o dönem piyano değil de bir keman alınmış olsaydı hayatınız nasıl değişirdi?   

 10 yaşlarımdayken keman çalmayı çok istedim. Hala çalamıyorum, denemelerim oldu ama o yaşta başlasam şu an iyi keman çalıyor olurdum hatta belki hayatım daha kolay olabilirdi çünkü kemanınızı yanınızda çok rahat taşıyabiliyorsunuz. Harika! (Gülüyor)   

  

İlk yarışmanızda “Ana Cadde”yi çalarken sokak seslerini, korna seslerini çaldığınızı belirtmişsiniz. Bu, o yaşta sizin hayal gücünüzle çıkardığınız bir sonuç muydu?  

Eserde zaten o sesler taklit edilmeye çalışılmış. O uyumsuz notaların çıkardığı kirli ses aslında korna sesi. Ben öyle duyuyorum. O da benim yorumum oluyor. Klasik müzikte dinleyicinin ve icracının hayal gücü çok önemli. İki taraf da bambaşka duygularla düşünebilir. Müziğin tek bir doğrusu olmaz. Bu büyüleyici...   

 

Ayşe Deniz Piyanosunun önünde bağdaş kurmuş oturuyor.

 

9 yaşında 60 sayfalık Bach konçertosunu ezberleyip icra etmişsiniz. “Çalışan herkes yapabilir.” diyorsunuz ama bu çok kendi pencerenizden bakmak olmuyor mu? (Gülüyorum) Her şey de çalışarak olmuyor bence pür bir yeteneksiniz siz!  

(Gülüyor) Gerçekten, çok çalışarak çalabilirsin! Çok güzel olmayabilir, bir yarışmada birinci olacak kadar olmayabilir ama çalarsın. Aslında yapılan şey basit. 60 sayfalık bir tarih kitabını ezberlemeniz ve okumanız sizin yetenekli olduğunuzu göstermez. Çok çalışmanın eseridir bu. O sayfalar, cümleler arasındaki geçişleriniz, anlatımınız o kadar etkileyici olur ki herkes hayran kalır. Yetenek orada devreye girer. Yoksa çalışan herkes piyano çalabilir. 

  

  

 

“Piyanist olmak nasıl, ben de piyanist olmak istiyorum.” diye soruyorlar. Onlara “Burası çok güzel, harika, kesinlikle piyanist olmalısın.”diyemiyorum.  

Dünkü konserime çok fazla çocuk geldi. Çoğu piyano çalan çocuklar. Bu beni çok mutlu etti. Videolarını Instagram’dan bana gönderebileceklerini söyledim. Herkes gönderebilir elimden geldiğince yorumlayacak ve destek olacağım. Bazen “Piyanist olmak nasıl, ben de piyanist olmak istiyorum.” diye soruyorlar. Onlara “burası çok güzel, harika, kesinlikle piyanist olmalısın” diyemiyorum. Heveslerinin de kırılmasını istemiyorum ama gerçekten çok zor. Ben de çok zorlandım. Sanatla uğraşıyorsanız her zaman bir B planınız olmalı. Ailem bana çok destek olduğu için “Bir doktor, mühendis ol, müzik hobin olsun.” demediği için bu kadar gelişebildim. Bana bir meslek dayatmadılar, 6 yaşımdan beri piyano çalmak oldu işim, gücüm, hobim. Çok değerli, çok saygı duyduğum hocalarım oldu ama “profesyonel müzisyen yetiştirmek istemiyoruz” bahanesiyle benim programımı yavaşlatıp yaşıtlarımın seviyesine çekmeye çalışan hocalarım da oldu. Maalesef bırakmak zorunda kaldım okulu. Çok ilerlemiştim, iyi gidiyordum ve geriye düşmemeliydim. Hocamı değiştirip Rus ekolünden gelen Azeri bir profesörle çalışmaya başladım. Bir ara Türkiye’de hocasız kaldım. Daha önce yarışmada tanıştığım Kiev’de bir profesör vardı. Henüz 13 yaşımdayken altı haftada bir oraya gitmeye başladım. Dersleri kaydedip döndükten sonra onların üstünde çalışıyordum. Zor yani... Tünelin sonu karanlık değil ama o aydınlığa kavuşmak için çok engel aşmak, çok koşmak, çabalamak gerekiyor.   

  

Sınıf arkadaşlarının hayatından çok daha farklı bir hayatın oldu muhtemelen... O zamanki arkadaşlıkların nasıldı?  

Bizim zamanımızda sınıflarda gruplaşma çok oluyordu. Ben de çok konuşkan bir çocuk değildim. Konserler, eğitimler derken arkadaşlarımla oyun oynayamazdım, sinemaya gidemezdim, beden derslerine bile parmaklarıma bir şey olmasın diye alınmıyordum. (Gülüyor) Onlarla iletişim kuramayınca ve yaşıtlarım tarafından klasik müzik hep sıkıcı bulununca “bir şeyler yapmalıyım, onlara klasik müziğin bende yarattığı heyecanı hissettirebilmeliyim” dedim. Mesela bir rock grubu vardı okulda onlar çok havalıydı ama ben değildim. (Gülüyor) Zamanla onların çoğu klasik müzik aşığı oldu ben de onların o zamanlar cover’larını yaptıkları rock gruplarının beğenip paylaştığı bir piyanist oldum. E, tabii böyle olunca sosyal medyadan ulaşan çok oluyor. O zamanki sınıf arkadaşlarım konserlerime geliyorlar. İlk Pink Floyd albümümü o rock grubunda çalan arkadaşlarıma ithaf ettim. Onlar da çok mutlu oldular. Genelde sınıftan birileri evlenince düğünlerde karşılaşıyoruz. Büyüdükçe, o akran zorbalığının ne kadar manasız olduğu anlaşılıyor. Bu güzel bir şey; bazı durumları aşmak, tebrik etmek, saygı duymak, beraber olmak...   

  

Ayşe Deniz kuyruklu piyanosunun telleri üzerinde çalışmalar yapıyor.

 

Pink Floyd şarkılarını piyanoya uyarlama projesi nasıl ortaya çıktı?

Üniversitede girişimcilik üzerine bir proje yapmam gerekiyordu. Başta moda şovu yapmayı düşünmüştüm. Dört tasarımcı bulup dört mevsim üzerine koleksiyon yaptırıp dört besteciyle dört mevsim için besteler hazırlayıp bir şov yapacaktım. Bestecilerin hiçbiri beste yapmadı zamanında ve yetişmedi. Solo bir şeyler yapmak zorundaydım. Çok sevdiğim Pink Floyd grubunun şarkılarını piyanoya uyarlamak istedim. Böylece klasik müzikten sıkılan arkadaşlarım ile bundan keyif alır diye düşündüm. Bazı hocalarım bu projeyi pek sevmezken bazıları çok beğendi hatta benimle birlikte çalmayı denedi. Muhteşemdi. Yenilikçi bakış açını desteklemeleri bana inanılmaz güç verdi.   

  

 

Konserine gelen ve seni çok mutlu eden biri var mı? Onu gördüğünde gözlerine inanamadığın biri?  

İtalya’daki konserime  Ludovico Einaudi gelmiş, konser bitiminde tebrik etmeye geldiğinde şoke olmuştum. Çok büyük bir mutluluktu daha sonra arkadaş olduk. Aslında seyircilerin tek tek hepsi çok önemli. Evet, birini söylemem gerekirse “Ludovico” diyebilirim ama sahneye çıktığımda gördüğüm her insan beni o kadar mutlu ediyor ki. Bu kelimelerle anlatabileceğim bir şey değil.   

  

Bir gününü nasıl değerlendiriyorsun?  

Bu çok değişen bir şey. Tamamen ertesi güne ve bulunduğum döneme bağlı. İleride konser var mı? Kayıt yapacak mıyım? Albüm yaklaştı mı?Projeler ne? Yoksa kendime ayırdığım bir gün mü? (Gülüyor) Bu kadar yoğun bir koşuşturmaca içerisindeyken günümü bile monotonlaştırıp şu saatte kalk, şu saatte yat, bugün şunları yap diyemiyorum. Kendi günüm olacaksa plates’e gitmeyi tercih ediyorum. Üç tane fıtığım var. İkisi piyanodan, biri mobilya taşırken olmuştu. (Gülüyor) O konuda medikal fizyoterapi alabilirim. Kendi günüm olacaksa zamanımı tamamen kendimeayırıyorum. Kendi sesimi ve hitap gücümü geliştirmeye çalışıyorum.   

  

Ayşe Deniz piyanosuna yaslanmış gülümseyerek kadraja bakıyor. 

 

Yeryüzündeki en faydalı insan icadı sizce ne?  

Maalesef “internet” diyeceğim. Küçükken Viyana’dan nota ısmarlardık ve haftalarca posta beklerdim. Akademik olarak doğru bir kaynaktan çalışmak gerekiyordu, bestecinin ilk edisyonu. Şimdi IMSLP var. Bilmeyen varsa hemen araştırsın harika bir kaynak ve ücretsiz! İnternet doğru kullanıldığında çok eğitici olabiliyor. Youtube da çok iyi bir kaynak. İlgilenenler için Medici.tv kanalını öneririm. Klasik müzik konusunda harika bir kanal.  

  

Tarihte en sevdiğiniz lider ya da kahraman kimdir? Neden?  

Tabii ki “Atatürk” diyeceğim. Çağdaş, modern bir Türk kadını olarak başka birini söyleyemezdim. Lider olmasa da kahraman olarak besteciler ve yazarlar var kalbimde. Onlar benim ilham kaynaklarım. Canım sıkıldığında bir nota açıp o dönemlere gidebiliyorum. O zamanlarda neler hissedilmiş,hissedebiliyorum.

 

AyşeDeniz'in yeni albümüne buradan ulaşabilirsiniz.