Black İvory Cafe - Eşi Benzeri Olmayan Siyah Fildişi Kahvesi

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Kaynak: walkinizmir
 
Sıkı durun! Sizleri dünyada eşi benzeri olmayan 3. nesil bir kahveci ile tanıştıracağız. Düşünün öyle bir kahve ki, sevmeyenleri bile kahveye başlatıyor. Bu kahvenin bir kilosu 1.500 Euro. Black İvory (Siyah Fildişi) İzmir’de açıldı ve Türkiye’ye satışı olmayan bu kahveyi İzmir’e getirmeyi amaçlıyor desem… Yok artık, atıyorsun gibi sözcükleri duyar gibiyim. Yeni nesil, nitelikli kahve Alsancak'tan sizlere göz kırpıyor. Bana inanmıyorsanız yazının devamına buyurun.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Black İvory


Kafenin sahibi ve işletmecisi Yalın Bey, kahveyle resmen sanat yapıyor. Filtre kahve istedim hop masama bir bardak geldi, kendinizi özel hissedeceğiniz bu mekanda, seçeceğiniz kahve türüne göre demleme işlemi masanızda, gözünüzün önünde yapılıyor. Görsel bir şovun içinde buluveriyorsunuz kendinizi. Eğer hangi kahveyi içeceğinize karar veremediyseniz, kahve çekirdeklerinin koku şölenine davet ediyor Yalın Bey sizi ve siz belirliyorsunuz neyi nasıl içmek istediğinizi.
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Haftanın her günü açık olan Black İvory, Alsancak’ta bilgisayarında işine gücüne odaklanmak isteyen kişiler için wifi hizmeti sunuyor. Menüsü ise fazlasıyla zengin. Dünya çaylarından, özel ev yapım tatlılara (Medovik'i mutlaka denemelisiniz) ve kahvelere seç beğen al. 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Black İvory’e gittiğiniz zaman sizleri bekleyen birçok duygular olabilir. Ben oraya gittiğimde gördüğüm manzara şuydu: Yanımda biri Amerikalı olmak üzere toplamda üç sevdiğim arkadaşlarım. Yalın Bey, Amerikalı arkadaşımla Türkiye hakkında İngilizce sohbet ediyordu, karşımda oturan arkadaşımın, 60 saatte demlenen Cold Brew ile aşk yaşayışını izliyordum. Onu bir şeye hayran gördüğüm nadir anlardandı. Diğer bir arkadaşım ise Çilekli Frozen ile mutlu bizimle pek ilgilenmiyordu. 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Diğer bir masa da tek başına oturan 24 yaşlarında bir erkek, kulaklıklarıyla müzik dinliyor ve yoldan geçenleri elindeki Kapuchino’su ile izliyordu. Sessiz birkaç cümle dökülüyordu dilinden, şarkı sözleri olmalı diye düşünüyorum… 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Diğer bir masada tam 6 kişi vardı. 3 erkek 3 kızdan oluşan bu arkadaş grubu koyu bir sohbet içindeydiler. Bir tanesi Chocolate Mint Mocha’sını herkese küçük yudumlarla denettirip gülümsüyordu. Diğeri ise masanın ortasında Syphon ile demlenen kahvenin sihrinden kendilerini alamıyorlardı ama sohbet gülüşmeler eşliğinde akıp gidiyordu. Kızların yanına gelip oturan kedi ise ortamı daha da ısıttı. Arkadan ise ¨Wild World¨ şarkısı bizlere eşlik ediyordu. 

Dışarıda yer alan son masada ise iki kişi bilgisayarları ve Doppio Expresso'ları ile meşguldüler.

 

 

Anlayacağınız sizleri orada kahveden öte; aşk, dostluk, iş, yalnızlık ve yaşamak istediğiniz diğer duygular bekliyor. Siz de kendi hayat romanınızdaki bir sayfayı orada yazmak isteyebilirsiniz.