Yazılar

Burkal Efe Sakızlıoğlu - Taraftar Hakları Derneği

Paylaş
17-06-2017
Eylül Akbörü
Alsancak stadı için bir araya gelen, daha sonra da İzmir ve Türkiye’de; spor ve taraftarlar adına çalışmalar yapan; Taraftar Hakları Derneği’nin nasıl kurulduğunu, bugüne kadar neler yaptığını merak ediyorsanız, keyifli okumalar...


 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Taraftar Hakları Derneği
 
Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ben Burkal Efe Sakızlıoğlu. 1979 İzmir Karşıyaka doğumluyum. 9 Eylül Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Rehberlik mezunuyum ve yine 9 Eylül Üniversitesi'nde Performans Kaygısı üzerine yüksek lisans yaptım. 2000 yılında okul hayatımı tamamladım. O yıldan itibaren de öğretmenlik yapıyorum. 
 
Taraftar Hakları Derneği nedir?
Bir cümleyle özetlemek gerekirse; tarafların futbol yönetimine katılabilmeleri adına çalışmalar yürüten bir dernek. 
 
Taraftar Hakları Derneği nasıl kuruldu?
İzmir'de yaşayan Karşıyakalı, Göztepeli, Altınordulu; Beşiktaşlı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı vb. taraftarlar, 2012 yılında Alsancak stadının yıkılıp yerine AVM yapılmaması için bir araya geldi. Bu sayede medyada hep şiddet olaylarıyla gündeme gelen taraftar gruplarının iyi bir şey için de bir araya gelebildiklerini gördük; yeter ki ortak bir değer yaratabilelim.
 
Daha sonra neler yaptığınızı öğrenebilir miyiz?
Şu an hem Avrupa taraftarları hem Güney Amerika taraftarlarının bulunduğu bir iletişim ağının içerisindeyiz. Aynı zamanda bizim Türkiye'de yapmaya çalıştığımız bu mücadeleyi Avrupa'da gerçekleştiren Football Supporters Europe(FSE) adında bir organizasyon var. Bu organizasyon, Avrupa'nın 700 kesimindeki taraftarları tek bir çatı altında toplayan bir organizasyon. Biz de bu organizasyonun bir üyesiyiz.
 
Peki, Güney Amerika fikri nereden çıktı?
Football Supporters Europe'un, her sene bir ülkede gerçekleştirdiği, Avrupa taraftarlarını; kendi deneyimlerini, kendi yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara getirdikleri çözümleri tartışmaları için bir araya getirdiği bir kongre var. Fakat geçen sene bu organizasyonla ilgili, açık bir davet yaptılar. "Biz bu organizasyonu, üyelerimizin olduğu bir ülkede, bir şehirde yapmak istiyoruz. Ev sahipliği yapmak ister misiniz?" şeklinde bir davette bulundular. Yaklaşık 12 tane ülke katıldı bu davete. Biz de Türkiye'yi ve İzmir’i temsilen katıldık ve finale Madrid'le kaldık. FSE heyeti önce Madrid'e, daha sonra da İzmir'e geldi. Aslında, Avrupa Taraftarlar Ağı, Güney Amerika ya da farklı ülkelerle bağlantılı olan Avrupa’da gerçekleşen bir organizasyon. Biz bu organizasyona yaklaşan 2018 Dünya Kupası'nı da gerekçe göstererek Güney Amerika'daki bağlantılarımızdan da taraftarları davette bulunmak istediğimizi belirttik. Oradan da Güney Amerika taraftarlarını temsil eden 5 taraftar grubu buraya geldi. Bu kurduğumuz bağlantılar 2018 Dünya Kupası'nda biraz daha farklı bir şekilde evirilecek.
 
Taraftar Hakları Derneği ne kadar büyük bir organizasyon?  
Şu an kâğıt üzerinde 70 üyemiz var. Ancak gelişilebilirlik anlamında Türkiye'nin tüm illerinde tüm taraftar gruplarını, bahsettiğim FSE kanalıyla; Avrupa'nın, bizim kendi iletişim kanallarımızla Güney Amerika'nın birçok taraftar grubuna erişilebilir pozisyondayız.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Taraftar Hakları Derneği
 
Alsancak stadı yıkıldı. Taraftar Hakları Derneği şu an nelerle uğraşıyor?
Alsancak Stadı'na dair bir ekleme daha yapmak isterim. İzmir'de Taraftar Hakları Derneği girişimini kurduktan sonra bir farkındalık oluştu. Yani bu organizasyon içerisine sadece taraftarlar dahil olmuştu. Stadın yıkılması 2 sene durdu. Daha sonra 2014 yılında stat depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle mühürlendi. Biz bu süreçte daha organize olarak Alsancak Stadı'nı koruma ve yaşatma platformunu oluşturduk. Bu oluşumun içerisinde hem taraftar grupları hem İzmir'in Emek ve Demokrasi Güçleri -TMMOB ve Mimarlar Odası-, gibi bir çok birleşimi dahil ederek Alsancak Stadı'nın depreme dayanıksız olduğunu kabul ederek ancak titizlikle yenilenmesi gerektiğine dair bir farkındalık oluşturmaya çalıştık. Şu an stat yıkıldı ve hala İzmir statlarıyla ilgili malum sıkıntılar devam ediyor.
 
Peki, Alsancak Stadı'nın akıbeti belli mi şu anda?
Stadın projeleri belli; bu işin içinde getirim var. Yani Karşıyaka'nın, Göztepe'nin statlarının yapılmamasının sebebi; hem Gençlik ve Spor Bakanlığı hem hükümetin yardımıyla bir stat oluşacak ve tabii Taraftar Hakları Derneği'nin katkısıyla da. Bu yolda mücadele eden, İzmirli bir derneğiz.
 
Statların dışında başka ne projelerle uğraşıyorsunuz?
2016 Temmuz ayında yaptığımız Avrupa Taraftarları Kongresi sayesinde; yerel yönetimle ve diğer sivil toplum örgütleriyle kuvvetli bağlar oluşturduk. Bu oluşturduğumuz bağlar çerçevesinde Konak Kent Konseyi'nin bir bileşeniyiz. Bu sayede Taraftar Hakları Derneği, yerel yönetimlere kentle ilgili konularda görüş belirtebilen bileşenlerden bir tanesi. Dönüp baktığımızda kenti yöneten bir kimlik aslında tribün. Bu bileşenler arasında, Kent Konseyi'nin içerisinde yer alan bazı meclisler var. Bu meclislerden bir tanesi mülteci meclisi. Şu an İzmir sınırları içerisinde 400.000, Türkiye genelinde ise 3 milyon Suriyeli mülteci olduğu düşünülüyor. Tüm dünyada mülteci nüfusu bakımından en fazla mülteci nüfusu barındıran ülkeyiz. Yürüttüğümüz; bize göre en önemli çalışmalardan biri mülteci meclisi içerisinde bir spor kolu çalışma grubu oluşturduk ve Suriyeli mültecilerin kent yaşamına spor yoluyla uyum sağlamalarına yönelik çalışmalar yürütüyoruz.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Konak Belediyespor Kadın Futbol Takımı

Taraftar Hakları Derneği sadece futbol sporunu mu kapsıyor?
Hayır. Tüm sporlar.
 
İzmir'deki kadın sporları hakkında neler düşünüyorsunuz?
İzmir'de yaşıyor olmamız bir şans bu anlamda. Konak Kadın Futbol Takımı, İzmir'in kesinlikle en başarılı takımı. 4 senedir türlü yokluklara rağmen 3 sene şampiyon olan bir takımdan bahsediyoruz. Barselona ile de bir maçları var. Yurt dışında da etkisinden söz edebiliriz.
 
Kadın futboluna karşı İzmir'in ekstra bir yatırımından söz edebilir miyiz?
İyi ve başarılı bir takım var ancak; gerek İzmir'de gerek Türkiye'de bu takımı bilen çok fazla insan yok. Sezon başında bir imza kampanyası başlattık; Kampanyamızı Change.org'da imzalayan kişilerin isimlerini bir pankarta ekleyip; Konak Belediyesi'nin tüm maçlarına götüreceğiz. Futboldan zevk alan kişiler için takip edilmesi çok keyifli, En az erkek futbolu kadar; hatta daha keyifli, daha zevkli, daha centilmen mücadeleleri oluyor.

Biz bir yandan da hem kadın futboluna karşı farkındalık yaratmak, hem de İzmirlileri Konak Belediye Kadın Futbol takımını tribünde desteklemeye davet ediyoruz.
İzmir'in kadın futboluna karşı durumuna dönersek: geçen sene yurt dışında çok büyük bir kısıtlamaya gidildi. Biz de medyadan arkadaşlarımızla bu konuyu sorguladık. "Neden bütçeyi kısıyorsunuz? Neden kadın futboluna dair böyle bir kısıtlama yapıyorsunuz?". Takımın hocalarıyla, takımın futbolcularıyla konuştuk ve güzel bir yanıt aldık. “Biz, belediyenin takımından kıstığımız bütçeyi, daha çok kız çocuğunu, futbolla tanıştırmak adına altyapılara aktarıyoruz” Fakat ben kadın futboluna dair, İzmir’in; Konak Belediyesi gibi bir takımı varken daha fazla yatırım yapılabileceğini, daha fazla destek sunulabileceğini düşünüyorum.


Kaynak: Taraftar Hakları Derneği
Peki, e-bilet konusu hakkındaki düşünceniz nedir?
Bizden sonra 2014 yılında, Ankara'da da Taraf-Der (Taraftar Hakları Dayanışma Derneği)  isminde bir dernek kuruldu, Bu dernekteki yönetim kurulunda olan arkadaşlarımız; avukat kökenli, hukuk kökenli dostlarımız ve onlarla ortaklaşa Passolig'e karşı bir dava açtık.
 
Neden?
Avrupa Birliği'nin birçok ülkesinde e-bilet uygulanıyor. Ancak Türkiye'de uygulanan Passolig uygulaması tamamen bilet operasyonunu tekelde toplayıp, sizi bir bankanın müşterisi olmaya zorunlu kılıyor. Siz bir takım seviyorsunuz ve takımı tribünde desteklemek istiyorsunuz, ancak size deniliyor ki şu bankadan şu kartı almalısın. E-Bilet, nisan 2014 yılında uygulanmaya başladı. Yaşadığımız toplumda, dünyada şiddet var. Biz insanlara; “bir kart al ve bu kartla şiddeti bitir” tarzında yanaşamayız. Sadece, bu uygulamanın karaborsayı bitirdiği söyleniyor. 
 
Sizce bu şiddet sorunun çözümü nedir?
Taraftarların stadyumlara ulaşmasının önündeki engelleri kaldırmamız gerekiyor. Baktığımız zaman, herhangi bir spor kulübü; kendi e-bilet organizasyonunu yaparak, kendi taraftar kartını yaparak bu bilet işlemlerini gerçekleştirebilir. Ancak uygulama tüm kulüpleri devre dışı bırakarak tek bir kanaldan tüm bilet organizasyonunu yönetmeye, hükmetmeye çalışıyor.
 
İzmir diğer şehirlere göre özellikle taraftarlık konusunun fazla olduğu bir şehir. İzmir'in diğer şehirlerden nasıl farklı bir doğası var bu taraftarlık konusunda sence?
Alsancak Statı'nda Altaylısının da, Karşıyakalısının da, Göztepelisi'nin de İzmir Sporlusunun da bir anısı vardır. Tüm takım taraftarlarının ortak bir değeridir Alsancak Statı. İzmir'de ortak bir değer, ortak bir futbol kültürünü yaşatabiliyor taraftarlar.
 
THD olarak bundan sonra neler yapmayı planlıyorsunuz? Şu anda hazır projeleriniz var mı? 
2012 yılından 2017 yılına, 5 senelik bir süreçte, çok yol kat ettik. Biz her zaman bu oyunu yaratan tüm paydaşların söyleyecek sözü olduğuna inandık. Yarattığımız algı, kurduğumuz ilişkiler taraftarları sadece maçtan maça tezahürat yapıp evine dönen bir kitle olmaktan öte; üniversitelerde söz alabilen, akademisyenlerle ortak çalışmalar yapabilen, medyayla görüşlerini uygun platformlarda paylaşabilen bir kitle yarattık. Bu anlamda birçok sempozyum düzenlediğimiz gibi üniversitelerdeki bir çok sempozyuma da katıldık. Birçok Avrupalı akademisyenlerin içerisinde bulunduğu organizasyonlarla da görüştük, katkıda bulunduk, katkı aldık. Daha sonra 6-9 Temmuz tarihleri arasında FSE için Belçika’nın Gent ve Lokoren şehirlerine gideceğiz.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Ksk Tv

THD nasıl bir tribün istiyor? 
Özgür; cinsiyet, dil, din, ırk ayrımcılığına karşı, demokratik bir tribün düşünüyoruz. Bu noktada kadınların, çocukların, LGBT bireylerinin, herkesin kendini var edebileceği tribünler istiyoruz. Kısa vadede katılacağımız sempozyum: Kadir Has Üniversitesi'nde, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği'nin organize ettiği bir sempozyum. Tribündeki küfrün ve şiddetin bitirebilir olup olmadığını tartışacağız.
 
Size ulaşmak isteyenler nereden ulaşabilirler?
Facebook ve Twitter adreslerimizden, ayrıca internet sitemizden ulaşabilirler.
 
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Çok teşekkür ederim, Otuzbeşlik’in İzmir'de büyük bir açığı kapatacağına inanıyoruz. Bu anlamda sayfalarınızda bize de yer verdiğiniz için çok mutluyuz.