Yazılar

Çukur'un Mihriban'ı Gamze Dar

Paylaş
20-01-2018
Seçil Şeker

Muhteşem Yüzyıl'da oyunculuğuyla kendinden söz ettiren, şu sıralarda ise Çukur dizisinin gizemli karekteri Mihriban'a hayat veren güzel oyuncu Gamze Dar ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sevilen diziye böyle gizemli bir karakterle girmesi de son zamanlarda ona olan merakı arttırdı. Gamze Dar kimdir ve Mihriban'ı neler bekliyor? Keyifli okumalar...

 

Kaynak: Doruk Seymen 

Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Merhaba ben Gamze Dar. Berlin doğumluyum; ama çocukluğum ve orta okul, lise dönemlerimi kapsayan en güzel yıllarımı İzmir Karşıyaka'da geçirdim. Doğma olmasa da büyüme 35,5luyum diyebilirim. Daha sonra Mimar Sinan Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünü kazanınca İstanbul'a yerleştim. İşim gereği İstanbul'da olsam da ben ruhen hala İzmirliyim. Zaten ailem de hala burada olduğu için çalışmadığım zamanlarımı İzmir'de geçiriyorum.

Okuldan mezun olduktan sonra Muhteşem Yüzyıl, Yedi Güzel Adam, Eve Dönüş gibi dizi projelerinde hem oyunculuk hem de oyuncu koçluğu yaptım. Şimdi de konuk olarak girdiğim Çukur dizisinde Mihriban karakteriyle yer alıyorum.

 

Çukur dizisinde oynamak nasıl bir deneyim?

Ay yapım gibi güçlü bir yapımla çalışıyor olmak benim için çok önemli; çünkü kaliteli işler ancak böyle yapımlardan çıkıyor. Oyuncu kadrosu ve ekibi özenle seçilmiş, herkes işinin ehli. Böyle olunca işin kalitesi artıyor. Ekipte daha önce birlikte çalıştığım Aras Bulut İynemli, sınıf arkadaşım olan Erkan Kolçak Köstendil gibi çok sevdiğim arkadaşlarımın olması işe daha da keyif katıyor.

 

 Kaynak: Doruk Seymen 

İdris ile Mihriban hakkında neler söylemek istersiniz? İlerleyen bölümlerde neler olacak?

İdris ve Mihriban arasındaki ilişki henüz gizemini koruyor. Tabii dizinin çok sevilen rollerinden Vartolu'nun bu konudaki etkisi büyük. Mihriban bu kötü adamın yumuşak karnı gibi gözüküyor. O yüzden de bu giz bir süre daha etkisini koruyacak gibi.

 

Mihriban karakteriyle kendinizi özdeşleştirdiğiniz noktalar var mı?

Mihriban karakteri zor bir hayat sürmüş. Sevmediği bir adamla evlenmek zorunda kalmış. Çocuğunu babasız büyütmüş. Babası tarafından reddedilmiş; ama tüm bunlara karşı çocuğu için güçlü olmuş bir kadın. Çok şükür ki benim böyle zor bir hayatım yok; ama zorluklara karşı ben de elimden geldiğince güçlü durmaya çalışırım. Pes eden bir yapım yoktur. Çocuğum olmamasına rağmen uzun süreler çocuklarla çalışmış olmamın katkısıyla böyle durumlarda çok hassas olabiliyorum. Belki ortak yanımız bu olabilir.

 

 Kaynak: Doruk Seymen

Sizi hiç tanımayan birine kendinizi nasıl anlatırsınız?

Açıkçası kendimi anlatmaktan çok hoşlanan biri değilimdir. "Ben" diye başlayan cümlelerin egodan geldiğini düşünürüm hep. Şunu söyleyebilirim belki klasik olacak ama "an" da olmak çok önemli. Mesleğim adına da orada var olmaya çalışıyorum. Çok düşünmek yerine daha çok hissetmek adına deneyim kazanmaya çalışıyorum; çünkü bu anın bir tekrarı olmadı ve olmayacak. Bunu başarmak beni mutlu ediyor. Genellikle enerjik, hayatın tadını çıkaran, özgürlükçü, dışarıdan gelen değerlendirmelere göre yardımsever ve dost canlısıyımdır. İnsanları severim özellikle de çocukları.

 

Oyunculuk kendinizi keşfetmenize nasıl yardımcı oluyor?

Kesinlikle yardımcı oluyor. Bu bitmeyen bir serüven. Hayatta her fark ettiğinizi oyunculuğunuza katıyorsunuz. En ilginci de işinizin getirdiği farkındalıklar. Bu da bu mesleğin hayatınıza etki etmesini sağlıyor; çünkü oyunculuk için en önemli şey farkındalıkları arttırabilmek. Böyle ustalaşıyor bir oyuncu bence. Tıpkı hayatta olduğu gibi. Hayatta da bizi üst mertebelere taşıyan deneyimlerimiz değil midir?

 

Güzel kadın olmak mı, iyi oyuncu olmak mı?

İyi insan olmak. Hocalarımın hocası Müşfik Kenter'in ilk ders sözüymüş bize aktarılan "Önce insan olmayı öğrenin!". Sonsuz katılıyorum. İnsan olmadan ne oyuncu olabilirsiniz ne de güzel.

 

 Kaynak: Doruk Seymen 

Sinema mı, tiyatro mu?

Ekranla sahne arasında çok büyük fark var. Tiyatro eğitimi alma şansına erişmiş biri olarak sahne her zaman daha özel benim için; ama oyunculuk biricik ve tek bence. İkisinin de hazzı bambaşka. Ben işimi çok seviyorum. Oyunculuğu ayırt etmemek lazım.

 

İdealleriniz neler?

Oyunculuk büyük bir serüven ben henüz başlarındayım. Öğrendiğim metotları pekiştirmek ve geliştirmek, bu sayede iyi işlerde, özellikle yurtdışında bir çok festivalde ya da yapımlarda yer almak istiyorum. Bir de kurucu üyesi olduğum Dünya Çocukları Derneği aracılığıyla dezavantajlı olarak görülebilecek tüm dünya çocuklarına dokunmak, onlara yardımcı olmak istiyorum...

 

Kaynak: Doruk Seymen 

Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

İzmirli olmakla her zaman övünürüm. Otuzbeşlik gibi bir kent rehberi tam şehrimize uygun olmuş. Emeğinize sağlık. Başka projeler oldukça görüşmek dileğiyle. İlginiz için teşekkürler.