24 Ağu 2020
Kardelen Uysal

Datça Gezi Rehberi

Ege ve Akdeniz’i buluşturan kıyıları, şifalı otları, çam ormanları, lacivert renkli koyları, oksijen deposu havası, yüzlerce yıllık zeytin ve badem ağaçları, begonvil ve hanımeli kokan sokakları, her mevsim doğanın sunduğu sürprizleriyle Datça, Türkiye'nin en huzurlu tatil noktalarından biri.

“Tanrı, insanın uzun ömürlü olmasını isterse onu Datça’ya bırakır” demiş ünlü tarihçi Strabon. Datça’da gezilmesi gereken en güzel noktaları yazdık.

Eski Datça

En sahici şiirlerin ustası Can Yücel’in evini görebileceğiniz bir yer Eski Datça. Burada ünlü şaire ait fotoğraflar, kitaplar, yazı taslakları bulunuyor. Her sene 12 Ağustos’ta ise Can Yücel’i anma töreni düzenleniyor. Eski Datça, Datça’nın en nostaljik yeri olmasıyla biliniyor. Antik çağlardan beri yaşamın devam ettiği bu yerde çimdik oyası yapan kadınları izleyebilir, begonvillerin sardığı sokaklarda gezebilirsiniz. Bölgede sanat atölyeleri ve butik oteller de bulunmakta.

Knidos Antik Kenti

Datça’nın binlerce yıllık geçmişinin bir kanıtı olan Knidos Antik Kenti, Datça merkeze 2 kilometre uzaklıkta. Batı anadolu kıyı kentleri arasında önemli bir yere sahip olan Knidos Antik Kenti, anakara ve Kap Krio olarak adlandırılan ada kısmına sahip. Anakara kısmında sur duvarları ve akropol bulunurken, doğusunda Büyük Tiyatro ve Demeter Kutsal Alanı bulunur. Antik Çağ döneminde bilim, kültür sanat ve ticaret kenti olarak bilinen bu bölgede MÖ 4. yüzyılın ünlü heykeltraşı Praxiteles’in Knidos için yapmış olduğu Aphrodite yontusu bu bölgenin ünlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Müzenin ziyaret saatleri için tıklayın.

 

Bu bölgeye kadar gelmişken antik limanların bulunduğu yerden denize girebilir, ılgın ağaçlarının gölgesinde oturabilirsiniz.

Kızlan Yel Değirmenleri

Tarihi yel değirmenlerinin yer aldığı Kızlan Köyü, Datça’ya 8 kilometre kala karşınıza çıkacak. 1900’lü yılların başında inşa edildiği düşünülen yel değirmenleri, 1950’li yıllardan beri kullanılmamakta. Altı taş değirmenin bulunduğu Kızlan Köyü’nde yer alan bu değirmenlerin fotoğraflarını çekebilirsiniz. Yel değirmenlerinden biri restore edilmiş ve restorana dönüştürülmüş. Burada tarihi değirmenler arasında yemek yiyebilirsiniz.

Mesudiye Köyü

Akdeniz Türkmen kültürünün hakimiyetini sürdürdüğü Mesudiye Köyü, verimli bir ovaya sahip. Nar, bal, badem, narenciye, zeytinyağı ve zeytiniyle meşhur Mesudiye Köyü, dünyaca ünlü koylarıyla biliniyor. Çam ormanlarıyla kaplı köy, mutfağıyla da meşhur. Çeşitli deniz mahsulleri, badem ve bal ürünleriyle dolu zengin mutfakları ve çeşit çeşit ot yemekleri bulunuyor. Yerel yemekleri arasında ise papatya saplarından yapılan dalleme ceplemesi, yabani bezelyelerden yapılan mördümük çorbası, nohutla yapılan kenger gibi yiyecekler bulunuyor. Otları son derece şifalı olan Mesudiye’de kekik, narpız, elmascık, karpuz ve karabaş çayı içebilirsiniz.

 

Ilıca Gölü

Denize sadece 50 metre uzaklıkta bulunan Ilıca Gölü, içerisinde bulunan minerallerden dolayı şifalı olarak görülüyor. Dağın eteklerinden doğan su kaynağıyla beslenen göletin suyu ve çamuru oldukça rağbet görüyor. Kükürtlü suya sahip Ilıca Gölü halk arasında Sodalı Göl ya da Bizans Havuzu olarak biliniyor. Gölün kıyısında bir su değirmeni bulunuyor. 

Hayıtbükü Koyu

Mesudiye Köyü’nün en güzel koylarından biri de Hayıtbükü. Rüzgarlara kapalı, etrafı dağlarla çevrili bir koy burası. Koyda lokantalar ve çay bahçeleri bulunuyor, kıyıda dut ağaçlarının altında oturup bir şeyler içmek mümkün.

Ovabükü Plajı

Hayıtbükü’ne çok yakın olan Ovabük Plajı, çok berrak bir suya sahip, upuzun sahilinin bir kısmı kum bir kısmı çakıl. Ovabükü’ne gelirseniz dağ ve denizin birleştiği bir noktada yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Gün içinde doğal parkurlarda yürüyüşe çıkabilirsiniz. Ovabükü’ne gelmişken yakın mesafede bulunan Kovanlık Plajı ve Emel Sayın Koyu’nu da ziyaret edebilirsiniz.

Kargı Koyu

Kargı Koyu, Datça merkeze 3 kilometre uzaklıkta olan, içerisinde azmak olan bir koy. Etrafı dağlarla çevrili, su genelde ılık ve dalgasız. Denizi oldukça berrak ve biraz taşlı. Kargı Koyu yalnızca turistlerin değil fotoğrafçıların da uğrak noktası. Doğal parkurlarda yürüyüşe ya da koşuya çıkmak mümkün.

Palamutbükü Plajı

Yakalı ve Cumalı köylerinin sınırlarında bulunan Palamutbükü, Datça’ya 25 kilometre mesafede bulunuyor ve tertemiz deniziyle biliniyor. Bir limana sahip olan Palamutbükü’nde zeytin ve bademin yetiştiği iki tane köy bulunuyor. Pazartesi ve perşembe günleri kurulan yöresel pazarlardan alışveriş yapabilirsiniz.

 

Palamutbükü’nde bulunan Uluslararası Knidos Kültür Sanat Merkezi, Palamutbükü Yakaköy’de bulunuyor. Burada pek çok değerli sanat eseri sergileniyor, atölyeler düzenleniyor. Buranın en sevilen yerlerinin başında heykel bahçesi yer alıyor. Heykel bahçesinde fotoğraf çekebilir, eşyalık dükkanı ziyaret edebilirsiniz.

 

Palamutbükü Plajı mavi ve yeşilin bir araya geldiği, akvaryum gibi kıyılara sahip bir yer. Upuzun sahili ve oldukça temiz bir denizi var. Burada bulunan şezlong ve şemsiyelerden yararlanabilir, kıyı boyunca yer alan kafe ve restoranlarda yemek yiyebilirsiniz.

Kurubük Koyu

Kurubük’e giderken yanınıza deniz gözlüğü ve şnorkel alırsanız bu akvaryum gibi koyun güzelliklerini daha net bir biçimde görebilirsiniz. Kurubük’te herhangi bir işletme bulunmuyor, hazırlıklı gitmenizde fayda var.

Akçabük Kamping

Dağ ve orman manzarasına sahip Akçabük, Ovabükü ile Palamutbükü arasında yer alıyor. Burada bulunan Akçabük Camping’de kamp yapmak mümkün. Akçabük’e gelmeden ise Gerence Plajı’na uğrayabilirsiniz. Burası teknecilerin akvaryum dediği bir denize sahip. Akçabük Kamping'de çadırla ya da karavanınızla tatil yapabilirsiniz. Çam kokularının arasında doğayı keşfedebilir, Datça'nın en güzel koyunda yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. 

Aktur Datça Kamping

Datça’ya 30 kilometre uzaklıkta bulunan ödüllü kamp alanı Aktur Kamping’in kendine ait iki mavi bayraklı plajı bulunuyor. ADAC (Uluslararası Kampçı Rehberi) tarafından birincilik ödülü verilen Aktur Camping, çam ormanlarıyla denizin buluştuğu bir noktada bulunuyor. Dilerseniz burada su sporları da yapabilirsiniz.