27 Sep 2019
Seçil Şeker

Dünya Yıldızlarının Tercihi Dünya Yıldız Can

Geçtiğimiz yıl Urla’da Hollywood yapımcılarını kıskandıracak bir plato kuran, kariyeri boyunca Dünya yıldızlarını giydirmiş, Millions & Millions markasının ve Magic Dress’in yaratıcısı Dünya Yıldız Can’a başarılarının sırrını sorduk. Keyifli okumalar.

Dünya yıldızlarını giydiren Dünya Yıldız Can... Aileniz geleceğinizi doğduğunuz anda görmüş sanırım. Nasıl bir çocukluk geçirdiniz. Yıldızlarla parlayacağınız o zamanlardan belli miymiş?

Çocukluğum çok sakin, huzurlu ve rahat geçti diyebilirim. Çok renkli, kumaşlarla projeler yaptığım bir çocukluğum vardı. Annemin ikizi olan Ayşe Teyzem kumaşları çok severdi. Yaratıcılık, dikiş, kalıp çıkarmak, kumaşların kalitesini anlamak hep ondan öğrendiğim şeyler. Okul önlüklerim bile benim tarzıma özel olurdu. Saçım, aksesuarlarım hep bir bütünlük içindeydi. Hatta kendi tasarımım olan aksesuarlarla o zamanlar bile ufak ticaretler yapardım. Dört arkadaştık ve okulun en havalı kızlarıydık. Onlar da benim tasarladığım tokaları takardı. Benim gittiğim terziye gider, kendi tasarımım olan formaları birlikte diktirirdik. Başarılı öğrencilerdik, okuldaki diğer öğrenciler hep bize özenirdi. 

Dünya Yıldız Can butiğinde tasarım bir kolye ile poz vermiş.

“İyi giyinirseniz ve iyi kokarsanız iş görüşmelerinde size ayrılan süre beş dakika değil yirmi dakika olur.”

Sizce tarzımız hayatımızı, iş disiplinimizi, karakterimizi bile belli edecek kadar güçlü bir kriter mi?

Tarzımız çok güçlü bir kriter. “Kartallar kartallarla uçar”, “Aslan yattığı yerden belli olur” gibi aslında tarzın ve tavrın ne kadar önemli olduğunu atalarımız bize yüzyıllar önce söylemişler. Bir tarza ve uyuma sahipseniz o sizi her yere götürür. Yapılan çalışmalara ve deneyimlerime göre, tarzı olan, görüntüsü güzel, güzel kokan ve ticari zekası olan insanların başarı oranı %87. Bu birçok şeyi anlatıyor aslında.

Millions & Millions’a gelirsek... Temelleri nasıl atıldı? Kariyerinizde ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Ailemle beraber yurtdışına yeni taşınmıştık ve hiç unutmam altıncı jenerasyonun torunu mavi kan olan biri bana “Keşke işini bırakmasaydın çok başarılı olabilirdin” demişti. Danışmanlık konusunda onlarca ödülüm, Avrupa birinciliklerim var. Artık kendi yolumu çizecektim ve bu yolda kiminle, nasıl yürüyeceğime karar verecektim. İki işi aynı anda da götürmedim. Birini bıraktım ve bir müşterim dahi olmadan bu işe giriştim. Bir kadın olarak, bir Türk olarak sıfırdan bir şey inşa edebileceğime, başarılı olacağıma inanmadılar. Bunlar beni yıldırmadı ve dairemi satıp butiğimi açtım. O kararları vermek, o daireyi satmak, tek başıma mücadele etmek inanın ki çok zordu ama yaptık. Sonrasında başka şehirlerde başka ülkelerde butikler açtık. Fransa, İtalya, Amerika… Çok enerji isteyen bir süreçti.

Dünya Yıldız Can defilesi sonunda mankenin elinden tutmuş yürürken pozlanmış. Mankenin üzerinde bir gelinlik var.

Kendinize tasarladığınız ilk giysi neydi? Kıyafet tasarlamaya ne zaman başladınız?

Danışmanlık yaptığım şirkete çok tasarım yaptım. İlk gömleğimi o zaman tasarladım. Çift düğmeli, yüksek yaka, uzun manşetli ve takımların içine çok yakışan bir gömlekti. Orada takımlarımı hep ben tasarlıyordum. Kokteyl kıyafetlerimi, toplantılarda giyeceğim takımları hep ben tasarlıyordum, terziye verip diktiriyordum. İş arkadaşlarım, patronlarım da bana kıyafet tasarlatmaya başladı. Sonrasında zaten Magic Dress’i tasarladık. Uzun ve kısa olarak iki versiyonda ve dört farklı modelde binlerce sattık.

 “Ödül aldığım bir gece yaşım geçiyor, istediğim işi yapmalıyım!” dedim.

Aslında hikayenizi okurken beni en umutlandıran cümle buydu. Yaşımız, sosyoekonomik durumumuz, yaşantımız ne olursa olsun risk almalı mıyız sizce? 

Evet! Her zaman risk almalıyız. Alabilmeliyiz. Hayallerimizi bir kağıda yazıp onları hedeflendirip üzerinde çalışmamız gerekiyor. Çalıştıktan sonra hiç kimse sizi yıkamaz. Yeter ki vizyonunuz ve ulaşmak istediğiniz yer için çalışma planınız olsun. Sonra yolunuz tıkır tıkır açılacak.

Dünya Yıldız Can bir etkinlikte poz vermiş. Üzerinde pudra pembe, kayık yakalı bir elbise var.

Magic Dress (sihirli elbise) nasıl bir elbise?

Bundan 18 yıl önce bir kemer hazırladım ve üç yıl sonra bu kemer ile pazara açıldım. Derinin en güzel yerinden kesilip adaptasyonu yapılmış üç parçadan oluşuyor, bedensiz bir şekilde vücuda sarılarak kullanılıyor. Sonrasında markamızı ve lotus çiçeği olan logomuzu belirleyip yaklaşık 20-25 farklı şekle girebilen bir de elbise yaptık. Sadece elbise de değil; bluz, şal, etek birçok şekilde kullanılabiliyordu. İlk altı ayda elbiseden yüzlerce satmıştık, kemerden ise dörder adet, yani alan dört farklı rengini de almış. Sonrasında tabii ki binlerce sipariş aldık. Buradan şunu çıkarıyorum; tarz bulaşıcı bir hastalık gibi ve bağımlılık yapan bir şeydir.

Moda nedir? İnsanın kendine yakışanı giymesi midir; yoksa sadece manken ölçülerine sahip kadınlar için midir?

Moda bizim elimize verilen bir imkan. Bizim güzelliğimizi, vücudumuzu, vizyonumuzu sergilerken en büyük destekçimiz. İnsanlar eskiden kıyafetlerini çuvallardan yaparmış. Şimdi binlerce çeşit kumaşımız, modacılarımız, defilelerimiz var. Moda manken ölçüleri için değil; her ölçü için farklı tarzlarda, hayal gücü ile tasarlanan bir şeydir.

Bazen kendimizi bir şeylere geç kalmış hissedebiliriz, iş işten geçti diye düşünebiliriz ama Dünya Yıldız Can'ın hikayesi ve öğütleri kurduğumuz hayallerden ve hayallerimiz için çalışmaktan asla vazgeçmememiz gerektiğini bize çok açık bir şekilde anlatıyor. Kendisini instagram profilinden takip edebilirsiniz.