Yazılar

Engin Kalafatoğlu ile Dünden Bugüne Alaçatı ve Sörf

Paylaş
25-09-2017
Bensu Tekin

 

 
 
İlk olarak 1976 – 1977 yıllarında Çeşme'ye tatile gelen bir Alman sayesinde sörfle tanışan Engin Kalafatoğlu, sörf yapmaya başladıktan 15 gün sonra artan talepler sebebiyle bu alanda dersler vermeye başlamış.  Yıllar geçtikçe bu işteki başarısını ve tutkusunu arttırarak devam eden Engin Bey'in, Alaçatı’ya olan tutkusu da giderek artınca Alaçatı Beach Resort’ü kurmaya karar vermiş, insanların su sporları dahil doğaya yönelik birçok aktiviteyi gerçekleştirebilecekleri kaliteli zaman geçirebilecekleri bir tesis hayal ederek yola çıkmış. Tesis doğa dostu ve çevreci duruşunu her daim koruyarak gelişmiş. İç ve dış dekorasyonundaki özenli tutum gerçekten taktire şayan. Başta sörf olmak üzere doğa ve su sporları hakkında kendinizi geliştirebileceğiniz bu güzel tesisin kurucusu ve Türkiye’de sörfü ilk tanıtan isimlerden biri olan Engin Kalafatoğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Esttur
 
Sörf yapmaya nasıl başladınız?
1976 – 1977 senesinde Altınyunus'un Boyalık Sahilin'e bir Alman gelmişti, bizim de orada yazlığımız vardı. Bir sabah kalktığımda, denizin üzerinde kelebek gibi bir şeylerin gittiğini gördüm ve ne olduğunu merak ettim. Sörfe başlama maceram böyle gerçekleşti.
 
Öncesinde yaptığınız bir su sporu var mıydı, sörfün devamı nasıl geldi?
O zamanlarda sürekli su kayağı yapıyordum. Kardeşimle birlikte sabah 10'da başlayıp akşam 7’de geri geliyorduk. Bu merakımız üzerine sörf yapan adamın yanına gittik. Sörfte en önemli noktanın denge olduğunu öğrendik. 
 
İlk olarak ne zaman ders vermeye başladınız?
Sörf yapmaya başladıktan 15 gün sonra adam dedi ki - Bahsettiğimiz adamın adı İngo Bühren, Lufthansa’nın Frankfurt kargo menajeri. Uçaklara yükleri o yüklüyordu -
 
¨Siz bu işi iyi yaptınız, rica etsem ders verir misiniz; çünkü çok talep var.¨  Biz de: ¨Sizden para istemeyiz ama dilerseniz yardımcı olabiliriz dedik.¨ O zamanın en popüler sörf markalarından oluşan ekipmanlar getirdi. 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: tatilvitrini
 
Hep biz diyorsunuz bütün bunları kardeşinizle mi yaptınız?
Evet, kardeşimle yapıyordum ama bir de grubumuz vardı. Hatırlar mısınız bilmem ama o zaman PK diye bir bar vardı, Boyalık Oteli'nin yakınlarında evlerin arasında inanılmaz popüler bir yerdi. Kocaman bir televizyonu vardı ve o televizyonda sadece sörf dönerdi. PK’nın açılımı ise Peter ve Clause iki Avusturyalı arkadaşım, onlar da İngo'nun yanındaydı. Tamer ve bizim Skip dediğimiz bir Amerikalı arkadaşımız vardı. Beraber hareket ediyoruz akşamları bara gidiyoruz, beraber rüzgar sörfü yapıyoruz.
 
O dönemlerde yaptığınız spor ile ilgili yaşadığınız olumsuzluklar oldu mu?
Yelkenlerin eskiliğinden kaynaklanan sorun şuydu; önümüzdekini görmüyorduk. Bir anda gidip yüzen birine çarpıyorduk. Allahtan finler çok keskin değildi board’lar çok ağırdı sadece, vurduğun zaman can yakıyordu. Bu olaylarda artış yaşanınca Skip bir gün gelip dedi ki ‘’Sizi ben bir yere götüreyim orda hiç sorun yok’’ e tabii ben de nasıl gideceğimizi düşünmeye başladım, su kayağı, yaptığım zamanlar buranın denizi çok dalgalı olduğu için 250 beygirlik özel bir starboard yaptırmıştım. Biz çıktık Çeşme'den Skip’in bahsettiği yere yani Alaçatı'ya varışımız 1 - 1.5  saat sürdü ama esmiyor, diyoruz ki Skip bu ne? (Gülüyor.) Sonraki gün tekrar gittik acayip esiyor başladık sörf yapmaya. Sonra dedik ki bu iş tekneyle olmuyor her gün 1.5 saatte git 1.5 saatte dön başladık düşünmeye ve gidip bir jeep aldık ekipmanlarımızı da bağladık üzerine langur lungur gidiyoruz. Yol falanda yok o zamanlar.


Kaynak: Engin Kalafatoğlu- Alaçatı'nın eski hali
 
Kaynak: Engin Kalafatoğlu- Alaçatı'nın yeni hali
 
Bildiğime göre bir radyo kanalı kurmuşsunuz bu tam olarak nasıl gerçekleşti?
Evet, Capture Radio. Hatta şöyle bir anımı anlatayım; bir gün arkadaşım Tunç’la oturup bir kafede kahve içip radyonun bilinirliği konusunda konuşuyorduk. O sırada içeriye bir adam girdi biz de ona dönüp "Capture Radio diye bir radyo biliyor musunuz" dedik adam bize "evet biliyorum" dedi hatta radyonun jingle’ını bize söyledi.
 
Alaçatı'nın bir anda ivme kazanmasının nedenleri sizce neler?
%70’i sebebi rüzgar sörfçüleri. Rüzgar sörfü o kadar enteresan bir ürün ki bunu kullanarak insanlara deterjan da satabilirsin, şampuan da satabilirsin. Bir de rüzgar sörfçülerin %70’i ya kayak ya da snowboard yapar. Kayak ve snowboard yapan insanların da %70’i sörf yapıyor öyle bir bağ da var arada. Alaçatı’nın bir diğer güzel tarafı; insanlar İstanbul’dan uçağa binip İzmir’de iniyorlar, evinden çıkıp binip gelmesi 3 saatini alsa, Alaçatı’ya gelmesi toplamda 4 saati buluyor. 2 gün burada sörf yapıp geri dönüyorlar. Biz de şöyle bir sistem çıkarttık; satın alınan malzemeleri depoluyoruz, istediğiniz zaman gelip kullanabiliyorsunuz. 

Son olarak ne söylemek istersiniz?
Herkesi Alaçatı Beach Resort'a beklerim. Sohbete kaldığımız yerden devam ederiz.