Erdem Öz - İçindekini Ortaya Koyan Müzisyen

Paylaş
13-01-2017
Seçil Şeker
Müziği hayatının merkezine koyup, hayallerinin peşinden giden bir müzisyen Erdem Öz...
Tek kişilik bir müzik grubu var Ben & Ben. Hem kendini, hem de içindeki duyguları, kulaktaki pası silip atacak müzikalitede işlere imza atıyor. Biz de bu ilmek ilmek işlenen şarkıları ve Erdem Öz'ü kendisinden dinledik. Siz de bir yandan Erdem Öz'ü dinleyerek keyifle okuyabilirsiniz yazımızı...
 
Kaynak: Facebook
 
Erdem Öz kimdir?
 
Erdem Öz 29 yaşında, ODTÜ Makine Mühendisliği'nden mezun uluslararası bir şirkette çalışan bir beyaz yakalı. Fakat bu sıfatları geç, sen kimsin derseniz bu aslında benim de aradığım bir soru, hatta Ben&Ben ismi de bu sorudan doğdu. Ben hepimizin içinde 2 farklı benlik olduğunu düşünüyorum. Birisi sürekli bir şeyler yapmaya çabalayan, arzu ve korkularla şekillenen, içsel tamlık hissini dışsal olaylarla, objelerle, ilişkilerle tanımlayan ve doymak bilmeyen sahte bir kimlik aslında, diğer ben ise tüm bu dışsal karmaşanın duygu ve düşüncelerin altındaki sessiz, dingin olan daha derin ve gerçek ben. İşte biz de yaşamımızı bu iki ben arasında gidip gelerek şekillendiriyoruz aslında. Biraz soyut bir açıklama olduysa şöyle de örneklendirebilirim. Mesela bir sinema filmi izlerken aslında bizim gördüğümüz şey sinema perdesi üzerindeki görüntülerdir, sürekli olarak değişirler, keyifli, romantik, melankolik ve korku dolu sahneler birbirini kovalar, bir de tüm bu değişkenlerden bağımsız ve onlardan etkilenmeyen beyaz perde vardır, tüm bu görüntüler onun üzerinde ve onun vasıtasıyla oluşur, fakat beyaz perde aslında bu olup bitenden hiçbir şekilde etkilenmez, o film başlamadan önce ne kadar beyaz ise film bittikten sonra da o kadar beyazdır.


Kaynak: Facebook
 
Müziğe başlamaya nasıl karar verdiniz?
 
Zaten ortaokuldan beri müzikle ilgileniyordum. Hep hayatımda müzik vardı. Lisede kendi aramızda çalıp eğlendiğimiz bir müzik grubumuz vardı, o dönemin popular pop-rock parçalarına coverlar yapardık. Ankara'ya gittiğimde, Ankara'nın kasveti, okulun ve derslerin yoğunluğu, yaşadığım duygusal iniş çıkışlar derken bir anda kendimi şarkı sözleri yazarken buldum, öncelikle İngilizce söz yazmaya başladım. Sonrasında Türkçe şarkılar yazıp/besteleyip arkadaşlarıma çalmaya başladım. Çok güzel yorumlar aldım. Zaten büyük bir keyifle yaptığım için bir süre sonra sözü müziği kendime ait parçaları üreterek bu yola girdim.
 
Bir de İstanbul serüveniniz olmuş...
 
Üniversite döneminden yakın bir arkadaşım vardı. Esra Dokuzoğlu Karbek profesyonel dansçı ve koreograf. Eşi Emre Karbek o da çok başarılı bir görüntü yönetmeni. Sanat camiasında kendi alanlarında bir çok iyi işlere imza atan bu çift müzikle olan hedefimi ve hayalimi anlattığımda beni İstanbul'a davet ettiler ve bu süreç boyunca gerçekten bana çok yardımcı oldular. Mezun olup İstanbul'a yerleştim böylece. Üniversiteden aldığım diplomayı ve gelen iş fırsatlarını bir kenara koydum, tamamen müziğe kanalize oldum. Bir sene kadar İstanbul'da kaldım ve çok fazla kişiyle tanışma imkanım oldu. Bir çok müzisyenle, aranjör ve prodüktörle tanıştım. Müziğimi paylaşma fırsatı buldum. Tamamından çok güzel geri dönüşler aldım.
 
Albüm çıkarmayı düşünmediniz mi?
 
Evet, düşündüm ve bunun için epey çalıştım. Fakat albümdür, kliptir, reklamdır derken hesaplanan bütçeler çok yüksek geldi, bir süre finansör ve sponsor aradım, o noktada da istediğim şartları bana sunabilecek bir kurum bulamadım. O sebeple profosyonel müzik piyasasına girme hayalimden vazgeçtim. Tabii burda yazarken bahsettiğim gibi kolay olmadı bu vazgeçme süreci. Bir başarısızlık hissi ve psikolojik olarak büyük bir düşüş yaşadım. Fakat tabii o zaman büyük bir kayıp ve olumsuz bir sonuç olarak gördüğüm bu olaya 5 yıl sonra şu anda bulunduğum noktadan bakınca, insan zihninin bir çok durumu nasıl da daha sonucunu görmeden, kendi kısıtlı bakış açısından, birçok varsayıma dayanarak etiketleme eğiliminde olduğunu görüyorum. Ve ne yazık ki bu etiketlemeyi birçok zaman olumsuz yönde, duygu ve düşünce durumumuzu aşağı çekecek yönde yapıyoruz ve o anki kısıtlı bakış açımızın mutlak gerçeklik olduğunu iddia ediyoruz. Ne kadar çocukça.
 
Şimdi müzik hayatınızın neresinde?
 
Müzik her daim benim hayatımda. Kendi şarkılarımı, istediğim şekilde hiçbir sınırlama ya da beğenilme kaygısı gütmeden kendi keyif aldığım şekilde icra ediyorum. Aslında keyfi yaratan süreç özgürce yaratma süreci ve ben de onu yapıyorum. İzmir'de Bostanlı BPM Müzik’te çok yetenekli bir müzisyen ve prodüktör olan Özgür Bakkaloğlu ile çok keyifli işler yapıyoruz, kendi hızımızda, hiçbir zorlayıcı ya da sınırlayıcı etkene maruz kalmadan. 
Ve bu süreç içinde de içsel olarak da ikna oldum ki beni mutlu eden şey spot ışıkları altında magazin dünyası eşliğinde birçok şartlar ve zorunluluklar altında yaşanan rockstar hayatı değil. Beni mutlu eden şey özgürce üretebilmek ve özgürce paylaşabilmek.


Kaynak: Facebook
 
Ve kariyerinize yöneldiniz.
 
Evet İstanbul'dan döndükten sonra bir süre İzmir'de kafa dinledim. Biraz inzivaya çekilip kendime zaman tanıdım ve ardından hala çalışmakta olduğum şirketime başladım. Şartlarından ve çalışma ortamından son derece memnunum. 4 yıldır her şey yolunda, İzmir'de hayat son derece keyifli gidiyor.
 
Bundan sonrası için müzik planınız nedir?
 
Dediğim gibi tamamen özgür ve rahat bir şekilde müziğimi oluşturuyorum. İstediğim zaman, istediğim kadar, istediğim şekilde. Ve oluşturduğum müzikleri sosyal medya aracılığı ile paylaşıyorum. Bundan sonra işler nasıl gelişir bilemem, ileride farklı projelerde yer alabilirim, film-dizi müzikleri ya da başka müzisyenlere verebileceğim şarkı sözleri olabilir. Aşağıdaki linklere tıklayarak tüm parçalarımı dinleyebilir ve son haberleri takip edebilirsiniz.