Yazılar

Esin Türkan Tunçdamar - Reklam, toplumsal yaşayışın aynasıdır

Paylaş
30-04-2017
Zeynep Öztürk

Kristal Elma ve Hürriyet Kırmızı Ödülleri'nde jüri üyeliği yaparak, güzel şehrimizi temsil eden Esin Türkan Tunçdamar, sorularımıza tüm içtenliği ile cevap verdi. Reklamcılık alanına ilgi duyuyorsanız bu röportajı okumanızda fayda var. Keyifli okumalar…


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: San Design Company
 
Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
3 Temmuz 1979’da İzmir'de doğdum. Orta ve lise öğrenimimi İzmir'de tamamladım. Üniversite  döneminde ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık bölümüne gittim ve 2003 yılında mezun oldum. Üniversite dönemim boyunca bir çok global ve ulusal ajanslarda staj deneyimim oldu. Son olarak Art Group'da stratejist olarak çalıştım. 2005 yılının Aralık ayında ailevi sebeplerden dolayı İzmir'e dönüş yaptım. Şu anda ise kardeşim ile birlikte San Design Company reklam ajansımızın başındayım.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak:Esin Türkan Tunçdamar

Kristal Elma ve Hürriyet Kırmızı Ödülleri'nde jüri üyeliği yapıyorsunuz. İzmir'i temsil etmek nasıl bir duygu?
Reklamcılığın nabzı bir çok sektörde olduğu gibi İstanbul'da atıyor ve İzmirli bir ajans olarak kendimizi çok daha yerli ve dar bir alanda hissediyoruz. Tabii bu ödüller lokalin bir parçası olmayı sağlıyor ve biz de kendimizi pazarın içinde buluyoruz. Bütünün bir parçası olmak gerçekten keyifli.
 
İzmir'de reklama yapılan yatırımlar hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
İstanbul'daki reklama yapılan yatırım ile İzmir'dekini karşılaştırdığımda tabii ki daha az yeterli buluyorum, lakin bu konuda firmalara da hak vermek gerekir. Şirketlerin belli bir gelişimi tamamlamadan marka yönetimini düşünmesi oldukça zahmetli ve aynı zamanda bütçeli bir iş. Ama daha çok vizyonla ilgili olduğunu düşünüyorum…
 
Yerel (İzmirli) markalarla çalışmak sizi tatmin ediyor mu?
Tabii ki. İzmirli müşterilerimiz, reklamverenlerimiz ile çalışmak çok keyifli. Bunun dışında ses getiren işler yapabilmek de tatmin edici. 
 
Reklamcılığa olan ilginizi nasıl keşfettiniz?
Babamın çok büyük bir etkisi var. Babam reklam ajansımızın kurucusu. Lise dönemlerimde evdeki reklamcılık kitaplarını inceledikçe bu alana ilgi duymaya başladım. Bu sebepten dolayı üniversite tercihimi bu yönde yaptım. O zamanlardan beri yaratıcılık ve araştırma konuları hep ilgimi çeker.
 
Yaptığınız projelerde ajansınızın zayıf ve güçlü yönleri nelerdir?
Bence güçlü yanımız; hizmet verdiğimiz projeye kendimizi adamamız. Hangi ürün hangi sektör olursa olsun sanki reklamveren gibi konuyu anlamaya çalışmak, araştırmak, gözlemlemek güçlü olduğumuz yönler. Zayıf olduğumuz yönler ise, çok fazla ayrıntıya girince biraz bütünü kaybetme durumu. Bir konuda derinleştikçe o konunun farklı açılımları olabiliyor ve kaybolup gidebiliyorsunuz. Odak noktasını kaybetmemek çok önemli. 




 
 
 
 
Kaynak: San Design Company
 
Sihirli bir değnek size bir marka yaratma şansı sunsaydı, nasıl bir marka yaratırdınız ya da var olan hangi markayla çalışmak isterdiniz?
Aslında ikisini de cevaplayabilirim. Hayalimdeki marka dekorasyon markası olurdu, bu alana ilgi duyduğum için. Dekorasyonda da farklı kültürleri harmanlayan, enerjik, otantik, güçlü bir marka hayalim var. Bunun dışında Innocent meyve suyu markası sevdiğim ve çalışmak isteyeceğim markalardan biri. Vizyonunu taktir ediyorum. Bir çok meyve suyu örneğine nazaran daha sıra dışı ve yenilikçi bir konumdalar.
 
Sizce reklamlar insanlara ne katıyor?
Reklam, toplumsal yaşayışın aynasıdır. Reklamların insanların hayatında kültürel ve estetik katkıları vardır. Bunun dışında  bütünleşme etkisinden de söz edilebilir çünkü çok farklı yerlerde yaşayan insanlarla ilgili bir öngörü sağlamış oluyorsunuz ve bunlara alışmaya başlıyorsunuz. Farklı kültürleri, değişimleri kabullenme şansı tanıyor. Bunun dışında toplumsallaştırma etkisi de mevcut. Seçme özgürlüğü tanıyor. Hiç bilmediğiniz bir ürünle bir hizmetle ilgili size kıyaslama şansı veriyor ve onlar arasında seçim yapmanızı sağlıyor. 
 
Günümüz reklam sektörü hakkında ki düşünceleriniz nelerdir? Sizce İzmir, reklamcılık kavramı konusunda yapbozun hangi parçasında rol oynuyor?
İzmir daha başlangıç noktalarında diyebiliriz. Bence İzmir’de reklamcılık daha rasyonel düzeyde yapılıyor. Duygusal markalaşma seviyesine erişmiş değil.
Günümüzde çok daha güzel ve kaliteli işler yapılmaya başlandı. Özellikle global de çok sevdiğim işler var. Tabii dijitalle artık eski döneme göre markalar farklı bir yapıya büründü, dijitalde daha çok marka hikayelerinin anlatıldığı bir dönem yaşıyoruz. 
 
Başarılı bulduğunuz reklam ajansları hangileri? Neden?
Meyhanedeyiz.biz'in işlerini son dönemde çok beğeniyorum. Globalde ise R/GA’nın işlerini beğeniyorum. Sağlam bir iç görü ve çok iyi bir prodüksiyon kalitesi mevcut.
 
Biraz da Esin Türkan Tunçdamar’ın özel hayatını keşfetmek istiyoruz…

Sizi siz yapan özelliğiniz ve tutkularınız nelerdir?
Benim tutkum araştırmak, gezmek ve gözlemlemek. Farklı konular ve insanlarla ilgili bir şeyler öğrenmek hoşuma gidiyor. 
Beni ben yapan özelliklerim ise, gözlem ve araştırma gücü diyebilirim.
 
Hangi yeteneğe sahip olmak isterdiniz?
Çok uç noktada cevaplayacak olursam, uçmak isterdim. Bahsettiğim farklı kültürleri farklı yerleri ve insanları daha kolay deneyimleyebilmek için.
 
En sevdiğiniz roman ve içecek ikilemesi nedir?
Roman denilince aklıma bende derin bir iz bırakan ve nefes almadan okuduğum Yaşar Kemal'in İnce Mehmet romanı geliyor. İçecek ise kesinlikle sade Türk kahvesi.
 
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Teşekkürler.