Yazılar

Evde Fit Yemek ile Her Evde Fit Yemekler Olacak

Paylaş
02-03-2019
Can Sue

Instagram'daki postlarıyla ağzımızın sularını akıtan Evde Fit Yemek hesabıyla bir araya geldik. Fitlikten, sağlıktan ve lezzetten sohbet ettik. Tüm tarifleri onun bebeği ve o ayrım yapamıyor, işin kötü yanı o kadar lezzetliler ki ben de ayrım yapıp bir öneride bulunamıyorum. Fakat geçen gün yapabilir miyim acaba diye kendimi gaza getirip tarifteki gibi ananas kabuğunda pişirdiğim Creme Brulee tek kelimeyle muhteşem oldu. Sizin en sevdiğiniz Evde Fit Yemek tarifi hangisi mutlaka bizimle de paylaşın... 

 

Fotoğrafta giriş yazısında bahsettiğim ananas kabuğu içerisinde pişirilmiş Creme Brulee ve yanında dekor amaçlı dilim mandalinler bulunmakta.

Özge Bayram Polat kimdir, yakından tanımak isteriz.

1987 İzmir doğumluyum. Üniversiteye kadar eğitimimi İzmir’de tamamladım. Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Çocukluğumdan beri hep yaratıcı şeylerle ilgilenmekten hoşlandım. Genelde hep kitap okumak, kendi kıyafetlerimi tasarlamak, anneanneme ve anneme mutfakta yardımcı olmak gibi yaratıcı işler yapmaktan hoşlandım çünkü bunun beni beslediğini düşünüyorum.

Eğitimimi de bu alanlarda almayı tercih ettim. Kariyerime ilk olarak Ankara’da Lycée Français Charles de Gaulle’de Sodexo’nun işletme müdürü olarak başladım. Böylece hem dilimi hem de mutfaktaki becerilerimi yönetici olarak kullanma fırsatı buldum. Daha sonra kendimi Fransız Büyükelçiliği’nin kokteyllerini ve etkinlerinin menülerini hazırlarken ve bunları organize ederken buldum. Daha sonrasında bir diğer tutkum olan moda sektöründe yer almak istedim. Inditex grubunda ve H&M’de mağaza yöneticisi olarak uzun bir süre çalıştım. Şu anda da giyim alanında kendime ait bir markam var. Aynı zamanda mutfaktan da geri kalmak istemediğim ve beni en çok mutlu eden yaratım süreçlerinden biri olduğu için mutfakta yaptıklarımı Instagram sayfamda paylaşmak istedim.

Kendimi masa başı bir işte çalışırken hayal edemiyorum. İlgilendiğim konuların yaratıcı bir sonuç ortaya koyması beni her zaman motive etmiştir.

 

Fotoğrafta; Özge Bayram Polat duvar kenarlarının büyük toprak saksılar ve çiçeklerle dekora edildiği bir bahçede, üzerinde balkabağı bulunan tahta masaya yaslanmış poz veriyor. Üzerinde tek omzu düşük altınsarısı bir elbise ve pembe botları var. 

 

Ne kadar süredir sağlıklı beslenme ile ilgileniyorsun?

Bu aslında çocukluktan itibaren benim beynime kodlanmış bir alışkanlık. Annem de her zaman sağlıklı beslenmeye özen göstermiş ve bizi de bu şekilde yönlendirmiştir. Bizim hiçbir zaman asitli içecekler ya da fast-food ile beslenmemize müsade etmemiştir. Hatta ben kolanın tadına bile ilk kez lisedeyken bakmıştım.

Tabii sonra üniversite zamanlarında ben de kaçamak yapmadım değil. O zamanlar şekerin bu kadar zararlı olduğu bilinmiyordu ama tabii ki spor yaptıkça bilinçlendikçe ve bu konu hakkında eğitimler aldıkça zaten hali hazırda olan sağlıklı beslenme alışkanlığımı daha da doğru bir hale getirdim.

 

Fotoğrafta; köz patlıcan ve köz biberli çorba kahverengi bir kasede fotoğraflanmış. 

Fit yemek ve sağlıklı yemekler arasında fark var mı? Tereyağı fit denilebilecek bir ürün değil ama sağlıklı, fit denilince akla yulaf geliyor ama pirinç lapası da sağlıklı bir besin diye biliyorum, benim de kafam fazlasıyla karışık bu konuda aydınlanmak isterim.

“Fit Yemek” benim için sağlıklı ve dengeli beslenmek aslında. Çok ciddi bir sağlık problemi sebebiyle doktor tarafından yasaklanmış yiyecekler haricinde her şeyden ölçüsünde yemek en güzeli aslında. Tabii buna genetiği bozulmuş gıdalar ve işlenmiş ürünleri sokmuyorum.

 

Spor geçmişiniz var mı?

Evet var, hiçbir zaman profesyonel olarak yapmasam da hayatımın her döneminde spor oldu.

 

Evde Fit Yemek fikri nasıl ortaya çıktı?

Farklı yemekler denemeye üniversitede tek başıma yaşadığım dönemde başladım. Arkadaş çevrem içerisinde her zaman güzel yemekler yapan ve özel günlerde ilk olarak başvurulan kişi ben olmuşumdur.

Zaman içerisinde kendimi daha farklı neler yapabilirim diye düşünerek geliştirdim. Bir gün arkadaşlarımla otururken “Yaptığın şeyleri neden sosyal medyada paylaşmıyorsun?” sorusu üzerine bir Instagram hesabı açmaya son derece spontane olarak karar verdim.

Fotoğrafta; patlamış kinoa ve fıstık ezmeli enerji topları çubulara yerleştirilerek içinde kinoa ve bademler bulunan kasede sabitlenip fotoğraflanmış. 

Nasıl bir hizmet veriyorsunuz?

Şu anda tamamen butik olarak çalışıyorum. Özel siparişler üzerine profesyonel hizmet veriyorum ancak şu anda her ne kadar organik olarak büyüsek de talepler ilk tahminlerimizin çok üzerinde olduğu için tarif paylaşımı, menü hazırlanması aşamasında danışmanlık ve sipariş üzerine üretim yapıyoruz. Yakın zamanda günlük ve aylık olarak catering hizmeti vereceğimiz bir model üzerinde çalışıyoruz.

 

Fit yemek yenilerek zayıflanabilir mi? Her gün fit tatlı yiyebilir miyiz?

“Fit” yemek yiyerek, elbette zayıflanabilir. Yapmanız gereken şey; vücudunuzun sesini dinlemek; onun ihtiyaçlarını göz ardı etmemek ve onu mümkün olduğunca tahrip edici şeylerden korumak. Sadece zayıflamak için fit yemek yemek değil, sağlık için “fit yemek”. Her gün tatlı yemeyi kim istemez ki! Fakat dengeyi tutturmak için, o tatlı sağlıklı olsa bile egzersiz ve hareket şart! Diyelim ki, hindistan cevizi yağı ile hurmalı, yulaf unundan bir kurabiye yaptınız ve bunu her gün yiyorsunuz. Fakat hiç hareket yok, spor yok!

Sonuç şu olur: Maalesef, kilo alımı. Çünkü bunlar her ne kadar sağlıklı da olsalar, hepsinin içinde doğal olarak karbonhidrat ve şeker mevcut. Burada önemli olan, alınan karbonhidrat ve şekerin “yüksek kaliteli” olması. Şunu unutmayalım; günlük alınan enerjinin ortalama %55-60’ı karbonhidratlardan, %10-15'i proteinden ve %25-30’u ise yağdan sağlanmalı. Vücudun harcadığı enerjinin büyük bir bölümünü ise karbonhidratlar sağlıyor. Tüm dokularımız enerji gereksinimlerini karşılamak için bu karbonhidratları kullanır. Hele beyin dokumuz enerji için sadece karbonhidratları kullanır. Beynin sadece glikoz kullanıyor olması, her gün yeterli karbonhidrat alınması için yegane sebeptir.

Benim için, tariflerimde kullandığım yüksek kaliteli karbonhidratların lif, vitamin ve mineral açısından zengin olmaları çok önemli. Çünkü lif bakımından zengin olan yüksek kaliteli karbonhidratlar sindirilirken daha fazla enerji yakılıyor ve bu şekilde hem daha az kalori almış oluyoruz hem de aldığımız bu kaloriler vücudumuz tarafından daha uzun bir sürede yakılarak biraz önce bahsettiğim vücudumuzun gereksinimi olan enerjiyi karşılamış oluyor. Yani, hem çok lezzetli şeyler yiyoruz hem de vücudumuz için çalışıyoruz! Tam bir kazan- kazan durumu. (Gülüyor)

 

Fotoğrafta; alt katı limonlu ve hindistan cevizi üstü ise bitter çikolatalı küçük yuvarlak barlar fotoğraflanmış.

Manken vücudu modası geçti ve herkes fit olmaya başladı siz bu akımı nasıl değerlendiriyorsunuz? Dönem dönem beden üzerine akımlar değişiyor. Bilincin arttığı dünyada fitlikten vazgeçilip akımın değişebileceğini düşünüyor musunuz?

Uzun süredir moda sektöründe çalışan biri olarak ben moda akımlarının kesinlikle bedenimiz üzerinden uygulanabilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Evet kıyafetlerimiz, tarzımız, giydiğimiz, taktığımız aksesuarlar zaman içinde olgunlaşmamıza ya da bulunduğumuz ortama göre değişiklik gösterebiliyor ama “şu anda fitlik modası var zayıflayayım” ya da “kalın kalça modası var biraz kalçalarımı şişireyim” gibi bir yaklaşımı kabul edilemez buluyorum. Sonuçta vücudumuz modaya konu olabilecek bir materyal değil. Bu tarz değişiklikler sağlığımıza ciddi zararlar verebilir.

 

En sevdiğiniz tarifiniz hangisi?

Aslında bütün tariflerimi çok seviyorum, seçim yapmak çok zor. Ama yaptığım atıştırmalıklarla aram biraz daha fazla iyi diyebiliriz. İki işle birlikte uğraştığım ve gün içinde sağlıklı yiyecekler bulabileceğim yerler kısıtlı olduğu için onların yeri biraz daha ayrı diyebilirim. Ama tabii ki siz de Instagram sayfam üzerinden tariflere göz atabilir, sizin favorinizi yazabilirsiniz.