Fahri Özdemir - "İzmir Halkı Sanata İzmir'de doysun"

30 May 2017
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Folkart Galeri
 
Sanatın geniş sanatsever kitlesiyle buluştuğu noktalardan en büyüğü haline gelen Folkart Galeri’nin Genel Koordinatörü Fahri Özdemir ile B blok 18. katta bulunan bu sanatsal alanın nasıl oluşturulduğu ve ne tarz sergiler gerçekleşeceği hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Fahri Özdemir
 
Merhabalar. Ben Fahri Özdemir, Folkart Galeri'nin Genel Koordinatörüyüm. 
 
Bize biraz eğitiminizden ve Folkart Galeri'de genel koordinatörlük yapmadan önce neler yaptığınızdan bahsedebilir misiniz? 
 
Hem İstanbul'da hem de İzmir'de yaşıyorum. Bir taraftan da Islık Yayınları'nın sahibiyim ama yayıncılık benim için artık ikinci plana düştü. Şu an tümüyle Folkart Galeri ile ilgileniyorum. Eğitimimden bahsedecek olursam felsefeciyim ama çok da eğitimle ilgilenen bir insan değilimdir. Ben şunu okudum demeyi hiç sevmem, söylenmesinden de nefret ederim; çünkü benim için önemli olan insanların eğitimleri değildir, yaptıklarıdır. İlkokul mezunu olup da hayatın içinde yoğun şekilde var olan insanlar olduğu gibi, üniversite mezunu olup da dünyamızı mahveden insanlar da var... Bence eğitim çok önemli değil. Hayatım boyunca hep sanatın içinde kaldım. Nedeni ise yayıncılığı da sanat olarak görmem; çünkü yayınladığım kitaplar şiir, felsefe, sosyoloji, tarih ve dünya klasiklerinden oluşuyor. Hem resim sanatının hem de edebiyat ortamının olabildiğine içinde kaldım. Çevrem ona göre oluştu. İyi bir çevrem olduğunu düşünüyorum. İşlerime ve işlerimin dışındaki her şeye, her zaman sanat gözüyle bakmışımdır.
 
Bu işler başka türlü pek mümkün olmuyor sanırım.
Bu topluma göre sanat işleri biraz deli işidir, akıl işi değildir. Benim babam yaşasaydı herhalde benim yaptıklarımı görünce "aman delinin işleri" derdi. Bu galeriyi açmak da akıllı bir iş adamının işi değildir. Bizim yönetim kurulu başkanımız 850 metre karelik bu katı başkalarına göre çöpe attı. Kendisine ve bize göre ise hayatın içine kattı. Biz şöyle bakıyoruz; bu katın değeri yaklaşık 5 milyon. İstese bu katı satabilirdi, servetine 5 milyon daha ekleyebilirdi fakat öyle bir şey yaptı ki hayatına, İzmir'e, İzmir'in gelişimine, gelecek kuşaklarımıza mutluluk kattı. Zaten İzmir'de bu işi yapan, karşılıksız domine eden 2 kurum var. Folkart Galeri, halka açık, ücretsiz bir sosyal sorumluluk projesi. Türkiye'de bu şekilde işleyen bir diğer kurum da Arkas. Türk resim sanatını domine eden -çok iddialı bir söz söyleyeceğim- 2-3 kurumdan bir tanesiyiz.
 


Sizin Folkart'la yollarınız nasıl kesişti?
Tamamen tesadüf eseri. Ben uluslararası bir nitelik taşıyan Hans Zilch'in "Ellerin Büyüsü" adındaki sergisini, bir spor salonunun teklifiyle Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak'a getirmiştim. Teklif sırasında İzmir'de galeri bulamadık. Mesut Bey çok sinirlendi. "Fahri Bey, burası galeri olur mu?" dedi. Ben olabilir dedim. Mesut Sancak "Fahri Bey, yalnız bir ricam var, başına geçeceksen ben burayı galeri yapacağım" dedi. "Hiç anlamam," dedim ama "Size güveniyorum," dedi. 2014 yılının 1 Eylül'ünde buraya kazma vuruldu. 2015'in şubat ayında ise galerimiz açıldı. Biz şu ana kadar burada 7 sergi açtık. Şu anda 8.sine hazırlanıyoruz. Benim bu galeriyi açarken hedefim 3 yılda 100.000 kişiydi. Sadece Bedri Rahmi Eyüpoğlu sergisine 48.000 kişi geldi. 

Ben 15 gün İstanbul'da, 15 gün İzmir'de yaşıyorum. Benim için büyük bir oksijen kaynağı oldu İzmir. İzmir çok ayrıcalıklı bir şehir; sadece yedim, içtim, gezdim, gördüm, hayatı yaşadım şehri değil toplumsal sorumlulukları olan bir şehir. Bu şehre iyi işler sunduğunuz zaman karşılığını da kat kat alıyorsunuz; fakat popüler kültürü dayatırsanız, İzmir'de ikinci gününüz olmaz. 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Folkart Galeri
 
Bizim bu galeriyi açmamızdaki amaç İzmir'deki galeri boşluğunu doldurmak, İzmir'e bu alanda bir oksijen kaynağı olmak. Mesut Bey'in bir prensibi vardır. "Ya bir işi tam yapacağız ya da hiç yapmayacağız." Bu galeriyi açarken bana şöyle söyledi: "Fahri Bey, öyle bir galeri yapalım ki Türkiye'nin en büyük galerisi olsun." Şu an burası Türkiye'nin en büyük sanat galerisidir. Üstelik hiçbir ticari işlevi yoktur. 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Mesut Sancak - Businessnewstr
 


Peki Folkart Galeri'nin planlamasını nasıl yaptınız?

Bizim Doğan Hızlan başkanlığında oluşturulmuş bir danışma kurulumuz var. O danışma kurulumuz ressamlardan, heykeltıraşlardan; Kemal Tufan, Çerkez Karadağ, Hanefi Yeter, Habib Aydoğdu gibi kişilerden oluşuyor. Bütün etkinliklerimizi bu danışma kurulumuzun doğrultusunda hazırlıyoruz. Kriterimiz; uluslararası standartlarda bir etkinlik 
olması. Burası projeler üzerine kurulmuş, müze işlevi gören bir galeridir. Türkiye'deki birçok ressam burada sergi açmak istiyor, burayla bütünleşmek istiyor ama ne yazık ki bizim kapasitemiz belli. Yılda farklı disiplinlerle 3 sergi yapıyoruz. 

Sanat toplum için midir, yoksa tamamen sanat için mi?
Tamamen sanat için. Bu zamana kadar Bedri Rahmi Eyüpoğlu için bir çok kurum, kuruluş sergi açtı ama en geniş kapsamlısını Folkart Galeri açtı; çünkü biz hep projeler üzerinden gitmeyi severiz. Projeler üzerinden gidildiği zaman sanat hep kalıcı olur, iz bırakır. Böylece sizden sonra gelen kitleye ışık olursunuz. Öbür türlü Bedri Rahmi sergisini herkes açabilir ama yeni bir şeyler katmanız gerekir. Mesela Türk Resminin Köşe Taşları Sergisi (24 Mart - 28 Mayıs) Türk resim tarihinin kronolojik sergisidir. 1840'tan günümüze kadar ölmüş ressamları eksiksiz kapsamaktadır. Binanın girişinden itibaren 138 sanatçı ve 138 eser. Şeker Ahmet Paşa'yla başladığımızı kabul edersek; Osman Hamdi, Halil Paşa, Orhan Peker'den Burhan Doğancı'ya kadar; Eşref Üren'den Fahrunnisa Zeid'e kadar eksiksiz bir tarihsel sergi oldu. 42 koleksiyonere ulaştık, onlardan eserler topladık. Kendi koleksiyonumuzdan da eserlerimiz vardı. Bu serginin yaklaşık %10'u Folkart Galeri'nin resim koleksiyonundan oluştu.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Folkart Galeri

Minikler için kurslarınız oluyor sanırım.
 
Biz yılda 3 sergi düzenliyoruz. Haziran ayının ortasına doğru da 5 ila 11 yaş arasındaki çocuklara resim kursu veriyoruz. 3 ay boyunca eylül ayına kadar öğretmenlerimiz eğitim veriyorlar. Bütün masrafları Folkart Galeri karşılıyor. İlk olarak 100 kişiyle açtık. Geçen yıl 200'ü de geçmiştik. Bu yılki kontenjanımız 300 kişi; ciddi bir talep var. Bu kursta çok başarılı olan, sertifika alan, başarı belgesi alan arkadaşlarımız var.
http://folkartgaleri.com/haber/minik-yeteneklere-ucretsiz-resim-kursu


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Folkart Galeri
 
İzmirlilerin size karşı ilgisi nasıl?
Folkart kaliteyi simgeleyen büyük bir markadır. Galeri olarak kastetmiyorum, Folkart'ı anlatıyorum şimdi size. Folkart nerede bir inşaat yapsa herkes gözü kapalı alır; çünkü herkes Folkart'ın kaliteli, büyük ve dürüst bir marka olduğunu biliyor. Dolayısıyla İzmir halkı Folkart'tan memnun.

 
İzmir'de inanılmaz bir üretim potansiyeli var. Sanatı seviyorlar fakat etkinliklerden haberdar değiller, oldukları zaman da insanlar çok sahip çıkıyorlar.
İnsanlara nasıl ulaşıyorsunuz? Buraya gelmek isteyen insanlara nasıl duyuruyorsunuz?
Tabii ki sosyal medya ve diğer mecralar üzerinden duyuruyoruz; zaten Folkart Galeri artık biliniyor; çünkü insanlar bizi takip ediyorlar. Arıyorlar, sergimizin ne zaman olduğunu soruyorlar; kimler geliyor, ne zaman açılıyor gibi sorular soruyorlar. Ciddi bir kitlemiz oluştu, bizim 130.000-140.000 kişilik bir data bankımız var. Anında onlara ulaşıyoruz. Her sergide insanlar bilgiyi kulaktan kulağa yayıyorlar. Kitle iletişim araçları teknolojik olarak çok ilerledi ve gerek internet, gerek görsel-yazılı basın olsun hepsini kullanıyoruz. 
Yaptığınız iş başarılıysa kısa bir zamanda büyüyebiliyorsunuz. Bir taşı düzgün, temiz ve kurallara göre koymak önemlidir. Bu bir öngörü değil, vizyondur. Eğer sizin bir vizyonunuz varsa geleceğiniz her zaman garanti altındadır. Resim sanatına yatırım yapan, İzmir'de resim seven sanatçı iş adamı yok ama şunu bilmeleri gerekir ki eğer böyle disiplinlere yatırım yaparlarsa kazandıklarının en az 10 katını kazanacaklar. Bunun bilincinde değiller. Bir örnek vermek gerekirse; Rönesans'ta bilime ve sanata değer veren büyük Medici ailesi vardır. Fransa'da bu ailenin desteğiyle Rönesans olmuştur.

Büyük iş adamları yurt dışına gittikleri zaman; ne koleksiyonun var, ne biriktiriyorsun diye sorarlar. Bu bilinç maalesef İzmirli iş adamlarında yok. Mesut Bey'in ayrıcalığı bundan kaynaklanıyor. Bu şirketin büyük, güvenilir bir marka olması da bu sebepten dolayıdır. Biz dünyaya sanatla bakıyoruz. Adımızda sanat var. Bizim Folkart olarak İzmir'de 10 yıllık bir geçmişimiz var ama ilk günden itibaren biz hep sanatın yanında durduk ve çoğaldık. Folkart bundan sonra da bütün sponsorluklarını sanat üzerinden yürütecektir. 

İzmir'de; genç ressamlar, inanılmaz yetenekli insanlar var ve en büyük sorunları eserlerini sergileyecekleri mecraların olmaması. Olan galeriler de çok fazla pay alıyorlar. Bunu siz daha iyi biliyorsunuz. O yüzden zor bir alan. Sosyal medyadan kendilerini ön plana çıkarmaya çalışıyorlar. Çoğu kendini öne çıkaramadığı için atölyelerde resim dersi vermeye yöneliyor. Siz gençler için bir şey düşünüyor musunuz? Gençler ne yapabilirler? Bir ressam kendini Türkiye'de nasıl gösterebilir?
Şimdi bir ressam olmadığım için bu konuda yorum yapamam. İş adamlarının sanata yatırım yapmamasından dolayı onların ne yazık ki hayatları zor. Folkart Galeri olarak da gençler üzerinden planlarımız, programlarımız var. Çocuklara verdiğimiz kursla başladık. Genç kuşaktaki ressam kardeşlerimiz için başlattığımız projelerimiz var, yakında onları da açıklayacağız. Bu galerinin kendi şehrimizdeki genç arkadaşlarımıza sahip çıkmak gibi de bir misyonu var. Biz Folkart Galeri olarak herkesle dayanışma içinde olmayı isteriz. Ne kadar çoğaltır, paylaşırsak o kadar başarılı oluruz. Amacımız; İzmir halkı sanata İzmir'de doysun, sanatı görebilmek için İstanbul'a gitmesin. İzmir artık taşra değil, İstanbul'la başa baş. Resim sanatı konusunda çok yakın bir zamanda İstanbul'u geçeriz diye düşünüyorum.
 
Gelecek sergileriniz nelerdir?
Koruncuk Vakfı'yla ortaklaşa yaptığımız çok ilginç bir projemiz var. Urla'daki bir köye katkısı olması amacıyla ressamlar ve heykeltıraşlar eserlerini oraya bağışlayacak, biz de bir yemekle o eserleri satacak ve köye gelir sağlayacağız. Habip Aydoğdu'dan tutun Halil Akdeniz, Kemal Tufan, Goran Bregoviç, Devrim Erbil'e kadar ünlü ressamlar ve heykeltıraşların içinde olduğu bir proje olacak. Farklı iki disiplini birleştirip 2018'de sergiyi açacağız. 
Kendi koleksiyonlarımızla beraber farklı şeyler yapmayı düşünüyoruz. Bugüne kadar yapılmış en kapsamlı Atatürk fotoğrafları sergisini yapacağız. Sonra Picasso, Salvador Dali sergisi yapacağız.
 
Burada sergilerden başka bir etkinlik düzenliyor musunuz?
Hayır; çünkü sözleşmelerimize uygun değil ve sigorta şirketimiz bunu kabul etmez. Eserler çok değerli; ama biz her şeye açığız. Bu sergilerde olmaz ama başka sergilerin içinde etkinlikler olabilir. Türkiye'deki birçok ressam burada sergi açmak istiyor, burayla bütünleşmek istiyor ama ne yazık ki bizim kapasitemiz belli. Yılda farklı disiplinlerle 3 sergi yapıyoruz. 


Hayat Felsefeniz nedir?
Hayat yaşanması gereken mutlak bir hayaldir benim için. Eğer ben dünyaya geldiysem ve yer işgal ediyorsam bunun hakkını vermek zorundayım. Ot gibi yaşayamam. Bu dünyaya yön vermek gerektiğine inananlardan biriyim. Benim hayat felsefem devrimden yana olmak, yeniliğe açık olmak. Aslında ben bu hayatin içinde bir figüranım ama ot bir figüran 
değil. Ben üreten, iyiden ve güzelden yana duran, özgürlükten ve haktan yana duran bir insanım ve bu sisteme itiraz eden muhalif bir kişiyim. Muhalifliğimden dolayı belki de dik durmaya çalışıyorum. Hayatı para-pul değil, insan biriktirerek kazanmaya çalışan biriyim ama İzmir'de benim gibi düşünen bir insan var mı, onu bilmiyorum.
 


Folkart Galeri adına eklemek istediğiniz son bir şey var mı?
Biz yeniliğe kapalı, ilginçliğe açık bir toplumuz; fakat bilmiyorlar ki yeni şeyler ilginç şeylere göre daha kalıcıdır. Bizim tarihsel sürecimiz bağnazlıklarla dolu olduğu için maalesef yeniliklere kapalıyız. Biz Folkart olarak her şeyin en iyisini ve en güzelini İzmir'e sunmakla yükümlüyüz. Kısaca biz bu şehirden aldığımızı bu şehre vermek zorundayız.
 
http://folkartgaleri.com/
https://www.facebook.com/FolkartGallery/?fref=ts
https://www.instagram.com/folkartgallery/
https://twitter.com/folkartgallery?lang=en
 
Benzer yazılar
GÜNCEL
KONSER
Geçirdiğimiz bu zorlu ve olağanüstü dönemde bizlerin kahramanı olan sağlık çalışanları için düzenlenen Sağlık Çalışanlar...
Otuzbeşlik
2 Ağu 2020
GEZİ
Tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Bozcaada'nın tarihi MÖ 3000 yıllarına dayanıyor. Enfes şarapları, üzü...
Kardelen Uysal
28 Tem 2020
SAHİL
İzmir'in en şirin beldelerinden tatil Foça, Eski Foça ve Yeni Foça olmak üzere iki bölgeden oluşuyor. Eski Foça'nın mima...
Gülay Güler
26 Tem 2020
SİNEMA
Pür hikaye anlatıcılığının en etkili dışavurum şekli olarak kabul edilen kısa film aslında film ortamının ortaya çıkmış ...
Nazım Kahramantürk
22 Tem 2020
MÜZİK
Progresif rock ve endüstriyel ögeleri birleştiren deneysel müzik grubu Noisual, sesle görselin gücünü birleştirerek orta...
Otuzbeşlik
21 Tem 2020
BEACH CLUB
Deniz, kum, güneş ve eğlence merkezi olan İzmir'de birçok beach club mevcut. Çeşme, Urla, Karaburun, Mordoğan ve Foça'nı...
Gülay Güler
17 Tem 2020
GEZİ
Farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan Ayvalık, Antik Çağ'da ayva anlamına gelen "Kidonia" adıyla anılmaktaydı. Ayvalık ...
Kardelen Uysal
16 Tem 2020
EKOLOJİ
TARIM
Ziraat mühendisi Bilge Keykubat çok yönlü insanlardan. Tarım ve Gıda Yazarı, tarım ve gıda araştırmacısı, tarım ve gıda ...
Kardelen Uysal
12 Tem 2020
RESTORAN
Urla'da yeni nesil ocakbaşı konseptiyle açılan ilk yer olan Ahbap adını sahiplerinden alıyor. İki yakın dost olan Sercan...
Gülay Güler
11 Tem 2020
SİNEMA
"Sansür, geçerli anlayışları ve var olan kurumları ve yasaları birilerinin sorgulamasını engellemek için var. Bütün iler...
Kardelen Uysal
10 Tem 2020
EDEBİYAT
TEKNOLOJİ
İzmir merkezli tasarım ajansı DotworkMedia tarafından yayınlanan E-debiyat App, son yıllarda dijital ortamda yakalanan i...
Otuzbeşlik
10 Tem 2020
BEACH CLUB
Deniz, kum, güneş ve eğlencenin merkezi Çeşme’nin beach club’ları lezzetli yemekleri, muhteşem kokteylleri, gün boyunca ...
Gülay Güler
10 Tem 2020
SAHİL
Tarihteki on iki İyon kolonisinden biri olan Çeşme, Ege Bölgesi'nin en güzel plajlara sahip ilçelerinden biri. Eşsiz doğ...
Gülay Güler
8 Tem 2020
EDEBİYAT
Geçmişle sohbet etmek, yeni sorulara sahip olmak, soruların yanıtlarını bulmak, kainatın seslerine kulak vermek... Edebi...
Kardelen Uysal
5 Tem 2020
GEZİ
Güzelliği ve bereketli toprakları ile bilinen Tire, tarihi dokusu ve yapıları ile Ege’nin eşsiz bölgelerinden biri konum...
Kardelen Uysal
3 Tem 2020
SİNEMA
Korku kavramı en insani yanlarımızdan biri. Temelde canlı olmakla ilgili olsa da evrimle beraber yüklediğimiz anlamlarla...
Nazım Kahramantürk
2 Tem 2020
SÖRF
Masmavi dalgaların arasında rüzgarla dans ettiğinizi hayal edin... Bu hayali gerçekleştirmek İzmir'de yaşadığımız için h...
Gülay Güler
1 Tem 2020
TASARIM
Local Makers, üreten insanları bir araya getiren, hikayelerinin anlatıldığı bir platform. Üretmenin gücüne inanan insanl...
Kardelen Uysal
1 Tem 2020
SAHİL
Masmavi denizi ve uzun kumluk plajları ile Ege Bölgesi’nin en ferah sahillerine ev sahipliği yapan Kuşadası’nın her köşe...
Gülay Güler
29 Haz 2020
EDEBİYAT
Yeraltı edebiyatı gezginleri, kaybedenleri, yolunu bulmak için yola çıkanları, uçuruma yuvarlananları, uçurumu ev belley...
Kardelen Uysal
28 Haz 2020
YÜRÜYÜŞ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yarımada Projesi kapsamında belirlenen toplam 709, ana hatlarıyla 450 kilometre uzunluğu...
Otuzbeşlik
27 Haz 2020
HAYVAN OTELİ
Patili dostlarımız ailemizin birer üyesi. Seyahate çıkarken, acil bir işiniz çıktığında, taşınırken kedi ve köpekleriniz...
Gülay Güler
27 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Bu yıl 2-28 Haziran'da gerçekleşecek Onur Ayı etkinlikleri 28’inci kez yapılacak. Ancak bu sene sokaktaki cümbüş, renkli...
Kardelen Uysal
24 Haz 2020
SAHİL
Karaburun dantel gibi işlenmiş, irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip. Karaburun'un virajlı yolları gözünüzü kork...
Gülay Güler
24 Haz 2020
SİNEMA
Hafta sonunuzu kanepenizden kalkmadan geçirmeyi planlıyorsanız, bir solukta izleyeceğiniz bu harika mini dizileri mutlak...
Gülay Güler
22 Haz 2020
SAHİL
Türkiye'de Cittaslow "Sakin Şehir" unvanını almaya hak kazanan ilk ilçe olan Seferihisar, doğal ve tarihi güzelliklerini...
Gülay Güler
20 Haz 2020
TİYATRO
Pandemi döneminde pek çok meslek grubu büyük zorluklarla karşılaştı. En çok zorlanan gruplardan biri de özel tiyatrolar ...
Kardelen Uysal
19 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
İnsan ve doğa birbirine zıt şeylermiş gibi davranılsa da bir bütünüz aslında. Doğa bizim dayanağımız, bizim nefesimiz. E...
Kardelen Uysal
18 Haz 2020
SAHİL
Yel değirmenleri, beyaz evleri, mor begonvilleri, meyhaneleri, portakal bahçeleriyle herkesin tatil hayallerini süsler B...
Gülay Güler
17 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Doğa ile bütünleşebileceğiniz, sakin, huzurlu, ev konforunda bir Bodrum tatili düşlüyorsanız, Bodrum ile özdeşleşmiş, şi...
Gülay Güler
17 Haz 2020
SİNEMA
YARIŞMA
Hezarfen Film Galeri, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından İzmir'in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı'n...
Otuzbeşlik
15 Haz 2020
MÜZİK
Volkan Öktem, müzikle çok erken bir yaşta tanışan müzisyenlerden. Henüz 11 yaşında bateri çalmaya başlayan Öktem, Sezen ...
Kardelen Uysal
13 Haz 2020
GÜNCEL
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunu yürüttüğü İzmir Turizm Hijyen Kurulu, küresel pandemi sonrasında kenttek...
Otuzbeşlik
13 Haz 2020
SİNEMA
Kendine has senaryolarıyla, özgünlükleriyle iç dünyamızda yeni pencereler açan filmler vardır. Kimisi distopik bir dünya...
Kardelen Uysal
11 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
BUTİK OTEL
Şehir merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Urla'da tarihin kalıntılarına tanık olabilir, enfes bir denizde serinleyebilir,...
Zeynep Öztürk
11 Haz 2020
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade