R
GİRİŞ
TR
EN

Fırat Neziroğlu Nasıl Anlatılır Ki?

#SANAT
Zeynep Öztürk
18 Nov 2017
¨Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
 
Bir yer var biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.¨
 Orhan Veli Kanık

Fırat Neziroğlu nasıl anlatılır ki?

Hırstan uzak, tutkulara yakın, arzuların tam ortasında.

Lügatında pes etmek olmayan, iyilik ve güzellik dolu...

Hem dansçı hem dünyaca ünlü dokuma sanatçısı hem de ideal bir hayalperest. 

Fırat Neziroğlu bir sabah sağ kolunuzun çalışmadığını fark etti ve macerası belki de böyle başladı.

Hayallerinden asla vazgeçmeyen ve el attığı alanlarda başarıyla ilerleyen Neziroğlu, bugüne kadar yaptığı ve yapacağı projeleri, kendisini, maceralarını Otuzbeşlik ailesine anlattı, keyifli okumalar...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Fırat Neziroğlu

 

Fırat merhaba, seni tanımak isteriz. Kısaca eğitiminden bahseder misin?

Merhaba, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım [1]  Bölümü'nden mezunum. Yüksek lisansım ve Sanatta Yeterlik eğitimim de aynı fakülteden. Sanat dilimi genişlettiğini ve bakış açımı zenginleştirdiğini düşündüğüm müzik, nota, solfej ile birlikte enstrüman dersleri ve dans derslerini küçük yaştan itibaren aldım. [2] Bütün bu eğitimler -üniversite dahil- ailemin yönlendirmesi sayesinde oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Fırat Neziroğlu

Sanatta bir sürü teknik varken sen dokuma tekniğini tercih ettin. Nasıl oldu bu süreç? Dokumaya olan merakın ne zaman ve nasıl başladı?

Aslında üniversite eğitimimin dans ile ilgili olacağını düşünüyordum. Annemin kararı ile Güzel Sanatlar Fakültesi sınavlarına hazırlandım ve Tesktil Bölümü sınavına girip kazandım. İlk iki yıl moda tasarımı alanında eğitim gördüm. Kıyafet tasarlamam gerekiyordu, içimdeki ses de tasarıma değil sanata doğru ilerletiyordu beni. Okulun koridorlarında dolaşırken dokuma tezgahının sesini duydum. İpliklerin, o ağır metal tezgahlar içinde birbiriyle kesişmesi ve kumaşın oluşması beni çok etkiledi. Her şey kendiliğinden oldu.

 

Dünya Çağdaş Sanatı içine kabul edilen tek dokuma sanatçısısın, bunu nasıl başardın?

Üzerine düşündüğüm her şey gerçeklik üzerine, anlatım dilim ise geleneksel ¨Anadolu kilim tekniği¨. Aslında Çağdaş sanat içinde tekniğin çok önemi yok. Seçtiğim portrelerin bakışlarındaki hislere yoğunlaşıyorum. Ne olduğunu bilmediğim bir yere geldi bugün dokumalarım, bir gerçeklik, ancak fiziksel bir gerçekliğe bürünmüyorlar, bir bakışta iç dünyayı sezebiliyorsun, yakından incelediğinde gerçek bir ten değil, ama gerçek bir ruha bürünüyorlar... Kendiliğinden oluşan bir süreç bu.

 

Dokuduğun yüzleri nasıl seçiyorsun?

Gözlerinden …

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Fırat Neziroğlu

 

Üniversite'den istifa etme hikayen hala konuşuluyormuş. Bu şanlı ayrılış hikayesini bir de senden dinlemek isteriz?

10 yıl boyunca ders verdiğim üniversitede mobbing ile çalıştırıldım. Bu sürece alışmış ve gerçekliğim haline getirmiştim. Bazı üzüntülerin bende açtığı yaraların derinleşmeye başlamasıyla mobbing uygulayan hocalarıma bir sanat projesi ile veda etmeye karar verdim. Kendilerini tuvalet kapılarının altından bacakları, iç çamaşırları ve pantolon - etekleri görünürken dokudum. Kendimi de arkamı dönmüş bir duvara işerken.

Demek istediğim; "Siz birbirinizi sadece ne giydiğinizle tanımlarsınız, sizin için birinin ne iş yaptığının önemi yok"…

Kendimi ise "Küstüm, arkamı döndüm, içimi döküyorum" diyerek anlatmak istedim. Bu eserlerden oluşan "Akıl Hastanesi" isimli bir sergi açıp, sergi davetiyesi ve istifa mektubumu bırakıp okulu terk ettim. İşeyen Fırat aynı yıl dünyanın en büyük sanat etkinliklerinden Sotheby's Londra’da satışa çıktı.

 

Peki, Modern Dans hayatına nasıl girdi? Dokuma ve dans aynı bünyede nasıl barınıyor?

İzmir Dans Akademi’de aldığım eğitim sayesinde modern dansla tanıştım. İçimde dans eden çocuğu bulmanın yolunu keşfettim İDA’da. Uzun bir geceden sonra uyandığım yeni günde; üzerimden kaldırdığım nevresim, temiz havayı içime çekmek için açtığım perde, giydiğim pijama, kahvaltı sırasında masamın üzerine serdiğim örtü, duştan sonra kurulandığım havlu, boynumdaki dikişlerin üzerine yerleştirilen pansuman bezi, işe gitmek için giydiğim elbise, aracım ya da toplu taşımada oturduğum koltuğun kaplaması ve dahası... İşte benim dokumayla, bedenimin bütün hareketlerindeki dansla böyle bir bağım var.

  

 

Müzeyyen Senar'ın hayatını ilk kez dansla buluşturan kişisin. Bu fikir nasıl doğdu? Bir hikayesi var mı?

Müzik eğitimi aldığımı söylemiştim. Bir gün Müzeyyen’in videolarını izlerken bir ropörtajına denk geldim. “Bir zamanlar biri vardı, bendim o da; beni çoktan unuttular, unutulmuş vaziyetteyim” diyordu. İçime dokundu. Hemen kızı Feraye ile iletişim kurdum, izin alıp hayatını inceledim.

İzmir’de bir kurduğum ModerndanceLAB ile birlikte Müzeyyen’in hayatını anlatan 2 perdelik bir dans eserinin koreografisini yapıp yönettim. Eseri Müzeyyen Senar’a izletebilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Kültür Bakanlığı’ndan destek alıp ilk yıl 50 kez sahneledik. 4 yıl boyunca devam ettik. Müzeyyen eseri klasik olmaya aday. Umuyorum her yıl büyüyerek devam edecek.

 

 

 

Modern Dans Lab'in kuruluş hikayesi çok entresan, askerden döndükten sonra Facebook'a ¨Hayali dans etmek olan kim var?¨ diye yazmışsın. 12 kişi cevap vermiş ve bu kişilerle ekip kurmuşsun. Şu an kaç kişisiniz ve neler yapıyorsunuz?

Üniversiteden istifa etmiştim, askere gitmiştim. Dokuma sadece varolma sürecimin parçasıydı, mesleğim olsun istemiyordum. Hocam Şebnem Şenel’i aradım, “İzniniz olursa ders vermek istiyorum” dedim. Olumlu cevabı alınca da 2011 yılında internet üzerinden duyurdum: “Hayali dans etmek olan kim var”. Cevaplayanların hepsi profesyonel çalışma alanlarını seçmişti. Avukat, lise öğretmeni, gıda, çevre ve su ürünleri mühendisi, lise öğrencisi, ana okulu öğretmeni, dramatik yazar gibi pek çok alanda çalışan arkadaşlarım artık düzenli sahne alan dansçılar oldular. Bugün ModerndanceLAB, 23 kişilik bir topluluk. Topluluk 2011-2012 sezonunda ilk gösterisi olan “Küçük Prens”le, Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Dansa Davet Festivali'nin yanı sıra İzmir'in çeşitli sahnelerinde seyircisiyle buluştu. Pandomim, Çağdaş Dans, Oyunculuk gibi pekçok atölye çalışmalarına da ev sahipliği yaptı. İzmir’e ilk kez Lindy Hop’u getirdik. Şimdilerde İzmir’de pek çok Lindy Hop topluluğu mevcut. Koreografisi Yrd. Doç. Dr. Seda Ayvazoğlu‘na ait olan Fazıl Say’ın müzikleriyle İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde dünya prömiyeri gerçekleştirilen "Venüs ve Adonis” adlı bale eserinde sahne aldık. 

23 Nisan Çocuk Şenlikleri TRT Gala Programı'nda dans ettik.

2012-2013-2014 sanat sezonunda ise Kültür Bakanlığı ve Feraye Işıl’ın da izinleriyle hazırlanan “Müzeyyen” adlı eser, Senar’ın aşk ve sanat dolu hayatından kesitleri izleyiciyle paylaştık. Daha önce belgesellere konu olmuş olan Müzeyyen Senar’ın hayatı, ilk kez bir dans gösterisiyle seyirci karşısına çıkmış oldu.

 2014 yılındaki sahne performansları ise, İstanbul'un Muzeyyen'inden sonra Anadolu'nun Neşet Ertaş'ini konu alan "Aklımın iplerini saldim" isimli sahne eserimde, dansçılarıma Dokuma Performans ile eşlik ettim.

2015 yılında bir dünya klasiği olan Giselle balesini yeniden yorumladım. Bu eserin ana karakterlerinden "Myrtha"yı anlattığım "Bir Giselle Hikayesi - Myrtha" isimli eseri Ege Art Sanat Günleri kapanış gösterisi olarak sahneledik.

 

Modern Dans Lab yeniden toplanıyormuş. Bizi bu sezon hangi eser bekliyor? 

Bu yıl Fransız Balet Dj-Amel Fellouhe eğitmenliğinde dans derslerimiz sürüyor. Birkaç uzun eser üzerine çalışıyoruz. 2018 yılında İzmirliler ile yeniden birlikte olmayı çok arzuluyorum. Sürpriz olsun. (Gülüyor.)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Kaynak: Fırat Neziroğlu

 

Yakın bir süre önce Mikro Kamusal Alanda Kent İzleri Atölyesi için İzmir'deydiniz. Projenin kapsamından bahsedebilir misiniz, nasıl geçti, tekrarı olacak mı?

 İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ve Akdeniz Akademisi tarafından düzenlenen bu etkinlik beni çok heyecanlandırdı. Mimarlık, İç Mimarlık, Endüstriyel Tasarım, Görsel İletişim ve Moda bölümleri öğrencilerinin bir arada ürettiği projede İzmir’de Alsancak Limanı'ndan başlayıp Kemeraltı’na kadar uzanan yürüyüş yoluna izler bırakmak üzere yola çıktık. Öğrencilerle birlikte ilk gün bu yolu yürüdük. Üzerinde çalışacağımız alanları incelerken Alsancak Limanı girişindeki Viyadük Ayakları bizi çok etkiledi. Kent içinde görsel açıdan estetik olmayan bu ayaklar aslında kazanılmış zaferin bir sembolü. Bu ayakların devamı bugün kordon boyunda yeşil alan üzerinde eğlenip vakit geçirdiğimiz yer bir otoban olacaktı. Öğrenciler de bu ayakları bir anıt olarak nitelendirip üzerine İzmir’in geçmişinden izler ve bilgilendirmelerle giydirmek istediler. Yüksek Lisans ve Lisans öğrencileri bir arada düşünüp, üretti, Belediye'nin uygulamalara katkısı gerçekten çok özel ve çok güzeldi. Devamı üzerine konuştuk. Yakın zamanda yenileyeceğimizi düşünüyorum.

 

¨İstanbullu aileler çocuklarını fuayelerde tanıştırır, İzmirli aileler deniz kenarında şezlonglarda¨ diyerek kentin sanata bakışını çok güzel bir şekilde eleştirmişsin. Sence bu durumu kırmak için neler yapılmalı?

 İzmirli sanatı sevmiyor bence, sanatçıyı seviyor. Sanatçıyla oturup sohbet etmek, paylaşmak konusunda sıkıntı yok. Ancak sanat eserini izlemek için harekete geçmiyor. Biz İzmirli pek çok sanatçı olarak üretmeye devam ediyoruz. Sanırım yılmadan üretmeye devam etmek güzel bir yol.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Fırat Neziroğlu

 

İstanbul Fashion Week'de Bashaqus markasıyla kullandığınız dokuma bildiğim kadarıyla moda sektöründe pek kullanılan bir teknik değil, geleneksel el sanatlarının bir örneği olan dokumayı Başak Cankeş ile tasarımlarda kullanmaya nasıl karar verdiniz?

Uyguladığım dokuma tekniğinde 20. yılım. Daha önce yapılmamış, hala taklit edilemeyen bir tekniğim var. Giysi tasarımının en önemli ayağı kumaş. Başak Cankeş için dokuduğum çalışmalar da bir sanat eseri niteliğinde. Daha önce pek çok modacı için dokudum. Başak, işini bir sanat formu halinde sunuyor. Sunum teknikleri beni heyecanlandırıyor. Başak'la İzmir Ekonomi Üniversitesinde öğrenciyken bir seminer vermiştim. İlk kez orada tanıştık. Dinamik, hızlı, üretken, heyecanlı, iyi bir tasarımcı. Beni aradığında ortak bir çalışma yapmayı mutlulukla kabul ettim. Sonuçları bizi olduğu kadar izleyenleri de heyecanlandırdı diye düşünüyorum. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Fırat Neziroğlu

 

İlerisi için düşündüğün projelerden bahsedebilir misin? 

 İki yeni sergi ve bir sahne eseri üzerine çalışıyorum. Anadolu’dan kopmadan, dünyaya kendi dilimizde bizden, özgün birkaç cümle söylemek istiyorum.

 Nişantaşı Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Sahne Sanatları ve Tekstil Bölümü’nde dersler veriyorum. Öğrencilerle bilrikte üreteceğimiz çalışmalar üzerine de çalışıyoruz.

 2018 yılında birbiri ardına izleyeceğimizi umuyorum.

 

Son olarak neler söylemek istersin? 

Her şeyden bir parçayım, herkeste bir parçam var. Hiçbir yolun yolcusu, hiçbir öğretinin kölesi değilim. Nefes aldıkça başkalarının verdiği nefesten gelen bilgileri içime çektiğimin farkındayım. Birbirimize görünmez ağlarla bağlıyız derken, nefesle bağlı olduğumuzu biliyorum. Bu bilgi içinde durmadan üretmeye devam edeceğim. Hepimiz sevgiyle bir arada olalım.

Kısa Film İyi Gider etkinliğimizde gösterilen kısa filmler arasında Fırat Neziroğlu'nun ¨Ben Bir İnsanım¨ filmi de seyircilerle buluştu. 

 

[1] Moda’nın bir tasarım değil olgu olduğunu düşünüyorum

[2] Web sitemde “kendiliğinden” isimli yazımda tezgahla ilk karşılaşmamın hikayesinden söz ediyorum.

 

Benzer yazılar
#SANAT
Sanatçıya ve sanatseverlere alan açan, özgürlük alanları yaratan disiplinlerarası bir sanat alanı olarak İzmir Alsancak’...
Editör
5 Dec 2019
#ATÖLYE
Yeni yıla girmeden birkaç atölyeye katılmak, sevdiklerinize hediye hazırlamak ya da seneyi bitirmeden biraz daha kendini...
Seçil Şeker
4 Dec 2019
#TASARIM
Tutu Design, 2016 yılında Tuna Şirin tarafından kuruldu. Alsancak Sevgi Yolu'nun girişinde sağ tarafta bulunan 34 h kabi...
Editör
3 Dec 2019
#ÇALIŞMA ALANI
Geleneksel bir ofis kiralamak yüksek maliyetin yanı sıra birçok sorunu ve iş yükünü de beraberinde getiriyor. Ortak çalı...
Gülay Güler
2 Dec 2019
#SANAT
Tilki Sanat hem sanatçıya hem sanatseverlere alan açan, özgürlük alanları yaratan disiplinlerarası bir sanat alanı. Bura...
Kardelen Uysal
2 Dec 2019
#TİYATRO
#KONSER
İzmir’de bu hafta yine kaçırılmayacak etkinlikler var. Etkinlik listemize göz atmadan haftaya başlamayın.
Editör
2 Dec 2019
#ETKİNLİK ALANI
#ATÖLYE
2019 yılında Urla Merkez’de hizmete giren Urla Coworking birlikte üretelim felsefesiyle girişimcilik, sanat ve kültürel ...
Gülay Güler
1 Dec 2019
#CAFE
#EĞLENCE MEKANI
İzmir'in en yeni, en sağlıklı ve en karizmatik kahvecisiyle karşınızdayız! Kahveci dediğimize bakmayın Make Me Joi'nin m...
Seçil Şeker
29 Nov 2019
#TİYATRO
Oyun Hamuru Tiyatrosu, dokuz senedir doğaçlama tiyatro festivali yapıyor. Farklı illerden de tiyatro gruplarının katıldı...
Kardelen Uysal
29 Nov 2019
#KONFERANS
Türkiye İktisadi ve İdari Bilimler Öğrenci Topluluğu ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Ekonomi Topluluğu'nun iş birliği...
Editör
29 Nov 2019
#TİYATRO
#STAND-UP
Aralık ayında İzmir'i birbirinden değerli oyunlar, performanslar, stand-up gösterileri ve tiyatro festivalleri bekliyor....
Kardelen Uysal
28 Nov 2019
#KONSER
#FESTİVAL
2019'un son konserleriyle karşınızdayız. Aralık bize hem kış melankolimizi yaşayabileceğimiz hem de müziğin coşkusuna ka...
Gülay Güler
28 Nov 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Turuncu Dernek, Birleşmiş Milletler’in cinsiyete dayalı şiddete ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı farkındalık ya...
Seçil Şeker
27 Nov 2019
#SİNEMA
Birikim Atölyesi ve otuzbeslik.com'un düzenlediği Alternatif Kısa film etkinliğimizin 18'incisiyle karşınızdayız. Bu seç...
Gülay Güler
26 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
#BALE
#FESTİVAL
Henüz havalar çok soğumasa da içinizi ısıtacak etkinliklerle karşınızdayız. İzmir bu hafta nerelerde dans edip nerelerde...
Editör
25 Nov 2019
#ATÖLYE
Galeri A Güncel Sanat Merkezi 22-23 Kasım, 29-30 Kasım ve 6-7 Aralık’ta güncel sanat yazarlığı ve eleştirmenliğinin önem...
Editör
23 Nov 2019
#TİYATRO
Norveçli yazar Henrik Ibsen'in yazdığı, Patrick Marber'ın uyarladığı oyun; Mehmet Birkiye'nin rejisi ve güçlü oyuncu kad...
Editör
22 Nov 2019
#BELGESEL
Özkan Emre, Ege Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema Bölümü'nden mezun bağımsız bir belgesel yönetmeni. Şimdilerde ise aynı ...
Kardelen Uysal
21 Nov 2019
#TEKNOLOJİ
İzmir'in gelecek vadeden girişimleriyle yatırımcıları bir araya getirmek için Türkiye İktisadi ve İdari Bilimler Öğrenci...
Gülay Güler
21 Nov 2019
#MÜZE
#ATÖLYE
#SERGİ
#FELSEFE
Aktiffelsefe Kültür Derneği, yediden yetmişe herkesin müzelere ilgisini artırmak, tarih ve mitolojiyi felsefe ile yoğuru...
Editör
21 Nov 2019
#SİNEMA
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
20 Nov 2019
#EDEBİYAT
Edebiyatı kimsesizlerin kimsesi olarak gören, öykülerinde gerçekle gerçeküstü olanı naif bir biçimde harmanlayan, yazdık...
Kardelen Uysal
19 Nov 2019
#SİNEMA
#FESTİVAL
Bu yıl ilk kez gerçekleşecek olan Uluslararası 2 Yaka Kısa Film Festivali 23-29 Kasım tarihleri arasında 19 ülkeden 34 k...
Editör
18 Nov 2019
#SİNEMA
#SÖYLEŞİ
Otuzbeslik.com ve Birikim Atölyesi'nin düzenlediği Alternatif Kısa film etkinliğimizin 17’ncisiyle karşınızdayız. Bu seç...
Gülay Güler
18 Nov 2019
#KONSER
#TİYATRO
Bu hafta İzmirli sanatseverleri birbirinden güzel etkinlikler bekliyor. Haftaya başlamadan listemize göz atın.
Editör
18 Nov 2019
#TASARIM
#SERGİ
Mimari, endüstriyel tasarım, moda tasarımı ve grafik tasarım alanlarından 17 tasarımcıyı bir araya getiren İlham Veren İ...
Editör
15 Nov 2019
#KAHVALTI
Kahvaltınızı deniz kenarında mı yapmak istersiniz, köşkün arka bahçesinde mi? Serpme kahvaltınızı kendiniz mi seçmek ist...
Seçil Şeker
15 Nov 2019
#MÜZİK
Hip hop müziğin başarılı isimlerinden Ali Eksan, bilinen adıyla Ethnique Punch, beat’lerini kendisiyle yapan bir MC. Sin...
Kardelen Uysal
15 Nov 2019
#SOSYAL SORUMLULUK
Hale Acun Aydın, 1983 İstanbul doğumlu bir içerik üreticisi. Türk İşi Minimalizm adlı YouTube kanalının ve web sitesinin...
Kardelen Uysal
14 Nov 2019
#TİYATRO
Tiyatro Kalemi ötekinin derdinin, hikayesinin üzerine titizlikle eğilen bir tiyatro grubu. Çok katmanlı metinleri, başar...
Kardelen Uysal
12 Nov 2019
#GEZİ
Şehir sizi bastıysa, hafta sonu için huzurlu bir tatil düşlüyorsanız Urla’ya 9 km uzaklıktaki Özbek Köyü keşfedilmeyi be...
Gülay Güler
9 Nov 2019
#YEMEK
#DİYET
Öğle yemeklerini Mistral Çarşı’da yiyor, sağlıklı beslenmek istiyorum ama çalışırken nasıl yapabilirim bilmiyorum diyors...
Gülşen Sarı
8 Nov 2019
#MÜZİK
Adnan Girgin (davul), Atahan Gökdel (gitar) ve Mert Deliktaşlıdan (gitar, vokal) tarafından 2018 yılında hayata geçirile...
Kardelen Uysal
7 Nov 2019
#TEKNOLOJİ
Ege bölgesinin en büyük yazılım teknolojileri konferansı 23 Kasım, Cumartesi günü Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde G...
Editör
6 Nov 2019
#EDEBİYAT
Berna Kumaş Sipahi, Arkas Holding Kurumsal İletişim Direktörü. Aynı zamanda da bir yazar. Daha önce Gökten Üç Elma Düşmü...
Editör
5 Nov 2019
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade