Yazılar

Gezmeye Doyamayacağınız Kemeraltı'nın Tarihi Hanları

Paylaş
19-10-2017
Gülay Güler
1571'de Kıbrıs Adası'nı ardından 1680'de Halep’i ele geçiren Osmanlı, Akdeniz'deki ticari üstünlüğü ele geçirerek İpek ticaret yollunu değiştirmiş ve İzmir Limanı ön plana çıkmış. Doğunun ipeği İzmir üzerinden Avrupa ülkelerine gönderilmeye başlamış. Ticaretin yoğunlaşmasıyla tabii ki konaklama yapılarına ihtiyaç artmış. Dolayısıyla 17. yüzyılın sonundan 19. yüzyılın başlarına kadar Kemeraltı'nda çok sayıda han inşa edilmiş. Bu hanlar genellikle iki katlı olup üst katta insanlar, alt katta ise develer konaklıyormuş ve bu kattaki avluda gelen mallar sergileniyor ve satılıyormuş. Sergileme ve konaklama hizmetini aynı yapı içinde çözümleyen bu müthiş tarihi yapılar günümüzde ne durumda, merak edenler buyursunlar.
 
 
Kızlarağası Hanı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Tarihi 1744’lere dayanan, Hacı Beşir Ağa tarafından yapılan Kızlarağası Hanı; Osmanlı Hanları arasında özgünlük kazanmış İzmir’deki hanların en büyüğü ve en görkemlisi. İlk inşa edildiği zaman deniz kıyısındaymış. 1745 yılında heyelan nedeniyle han cephesinde önemli derecede çökme ve yıkılmalar olmuş ama han hemen onarılmış. Tarihsel süreçte başka birkaç çöküntüye uğrasa da han her zaman ayağa kalkmayı başarmış.
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Kemeraltı’nın en popüler hanı Kızlarağası, iki katlıdır ve bir avlusu bulunmaktadır. Genellikle insanlar alt avluda kahve molası vermeyi tercih ederler ama üst kat daha keyifli benden demesi. Üst kattaki çay ocağı Hisar Camii manzaralı ve ney dükkânının yanında olduğu için ney eşliğinde kahve içmenin keyfi bir başka.
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Alt kattaki hediyelik eşyalara, gümüşçülere bir göz attıktan sonra üst kata çıkıp antikacıları keşfetmelisiniz. Plakları, el yapımı ürünleri, eski oyuncakları, eski fotoğraf makinalarınıkarıştırırken hanın mimarisini de gözünüzden kaçırmayın.
 
             
Abacıoğlu Hanı
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
 
Kemeraltı’nda Başdurak Cami’nden Arastaya giden Anafartalar Caddesi'nin sağ tarafında 919. ve 920. sokakları arasında kalan Abacıoğlu, bulunduğu alan itibariyle (sahil yolu) yapım tarihinin 18. yüzyıla kadar inebileceği belirtilmiş.
Edip Şen tarafından 2007'de restore edilen Abacıoğlu Kemeraltı’nın kalabalığından kaçabileceğiniz sakin huzurlu bir han. Philippe Rotthier Avrupa mimarlık yarışmasında en iyi 30 mimari eser arasında yer alan han Kemeraltı'nda mutlaka görülmesi gereken yerler listesinin birincisi.

 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
Hanın bir güzel yanı da herkese açık bir kütüphanesinin bulunması. Buraya okuduğu nuz bir kitabı bırakıp, buradan istediğiniz bir kitabı alabiliyorsunuz.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İzmir Saatçisi  
                                 
 
              
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İzmir Saatçi'nin sahibi Edip Şen aynı zaman da hanın yarısının sahibi. Buradaki dükkanları kiralayan Edip Abi ömrünün çoğunu bu handa geçirmiş ve hanın muhtarı gibi. Han hakkında engin bilgiye sahip Edip abiden hanın tarihini anlatmasını isteyebilirsiniz.
 
Ayşa
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ayşa Boşnak Börekçisi'nin zeytin yağlılarını, Boşnak böreğini ve Boşnak mantısını denemelisiniz.



 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yolo

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yolo'nun dekorasyonu binanın dokusuna en uygun biçimde tasar lanmış .Sanata ve sanatçıya değer veren Yolo’nun sahipleri, binanın ikinci katını sanat sergileri için ayırmışlar. Yenilenen sergilerle, günümüz sanat eserlerini sanatseverlerle buluşturuyorlar. Resim, fotoğraf, heykel gibi sanatın hangi dalı olursa olsun burada yer buluyor. Yolo , yiyecekler ve içecekler olmak üzere iki menüye sahip. Her iki menü de oldukça zengin. Yemekler, kendilerinin geliştirdikleri lezzet sırları sayesinde sıradanlıktan çok uzak.

Lesmire

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Lesmire hanın hatta Kemeraltı'nın tek meyhanesi, hanın tarihi dokusunda arkadaşlarla vakit geçirmek çok keyifli. Bazı günler canlı müzik de oluyor, randevu ile gelirseniz mekan sahibini çok mutlu ederseniz. Dolu olur, geri dönmek zorunda kalabilirsiniz. Kız kıza eğlenmek için de uygun olan meyhane taksi ve servis hizmeti de sunuyor. Alsancak'tan sıkılanlar, farklı bir hava arayanlar mutlaka bu meyhaneyi bir deneyin.
 
 
Polombo Ticaret

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Sultan tarafından atanan ilk hahambaşı seçilen ve halk tarafından çok sevilen Hayim Palaçı'nın torunu Rafael Polomba'nun dükkanı adeta bir müze. Buraya girdiğimde ne satıldığı hakkında hiçbir fikir yürütemedim. Rafael Bey buzdolabını gösterdi ve açıp bakınca havyarları görünce çok şaşırdım. Burada havyardan başka hiçbir şey satılmıyor. Havyarın kilosu 300tl civarında.


Mirkelamoğlu Hanı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
İzmir Kemeraltı’nda 914. Sokak’ta bulunan Mirkelamoğlu Hanı mimari yapısından ve çevredeki diğer hanlarla bağlantısından ötürü XVIII. yüzyılın sonlarına doğru yapıldığı sanılmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi

Günümüzde Mirkalemoğlu Hanı, bakımsız kalmış, epey yıpranmış olsa da buranın müthiş bir aurası var. Şarkıcı Mirkelam'ın da soyunun dayandığı Han sahipleri Mirkelamoğları müzisyen bir aileymiş ve hanın da konsepti hep müzik üzerineymiş.
 
45'lik Plak
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu hanın girişinde 45'lik adında küçük bir plakçı var. Sahibi eski fotoğrafçı Birol Üzmez de emekli olduktan sonra bu nedenle Mirkelamoğlu Hanı'nda plakçı açmayı tercih etmiş. Burayı ziyaret eden herkes Birol Üzmez ile plaklar ve fotoğraf üzerine uzun uzun sohbetler yapıyor; çünkü üstadın sohbetine doyum olmuyor.
 
 
Bizim Mutfak Lokantası
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi 
             
Hanın avlusunda meşhur Bizim Mutfak Lokantası bulunuyor. Balık çorbasını ve deniz mahsullü makarnasını denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. 
              
 
Büyük Karaosmanoğlu Hanı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Fevzipaşa Bulvarı üzerinde bulunan Büyük Karaosmanoğlu Hanı’nın yaklaşık 450 yıllık bir geçmişi var. Bu hanın önünde deniz varmış ve handan denize yük taşınırmış. FevzipaşaBulvarı’nın açılması sırasında gördüğü hasar nedeniyle avlusu ikiye bölünmüş ve avlunun güney parçası tamamen yıkılmış. Kalan kısımları da harabe. Hanın alt katında avluda bir restoran bulunuyor üst katında da Kemeratı'ndaki gelinlikçilerin terzileri bulunuyor. Şehrin en işlek yerindeki hanın bu hali yürekleri acıtıyor.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Bakımsızlıktan yıkılmak üzere olan hanın üst katındaki ilk dükkan Ali Aluke'nin. Ali Bey çok iyi bir pantolon terzisi. Hanın en iyi korunmuş dükkanı burası. Diğer dükkanların taş duvarları üzerine düzleme yapmışlar, hanın tarihi dokusunu bozmuşlar.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Vedat Ersoy, Vedat Moda'nın sahibi. Zamanında Ajda Pekkan, Emel Sayın gibi ünlüler giydiren Vedat Bey hobi olarak antika biriktiriyor. Büyük Karaosmanoğlu Hanı'nın caddeye en yakın ve en işlek yerinde olmasına karşın en bakımsızları arasında olmasından yakınıyor. Dükkanlar şahsi mülk olduğu için belediye de bir müdahale edemiyormuş.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
              
Nilgün Güneş hanın tek bayan terzisi. Kemeraltı'nda satılan bütün gelinliklerin bu handa imal edildiğini söylüyor ve birçok ünlü ismin sahne kostümlerini yaptığını övgüyle vurguluyor.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
       
Arap Hanı
 
 
Piyaleoğlu Hanı'na komşu olan Arap Hanı’nın yapılış tarihi bilinmemekte ama yapılan araştırmalara göre 19.yy’ın ikinci yarısında inşa edildiği düşünülmektedir. Günümüzde kıyafet ve iç çamaşırı satılan iş hanı olarak kullanılan hanın mimari dokusu tamamen yok olmuş durumda.
 
              
Piyaleoğlu Hanı
 
 
Kızlarağası Hanı'nın hemen yanındaki Piyaleoğlu Hanı'nın 18. Yüzyılın ilk yarısında yapıldığı tahmin edilmekte. Ortasında kocaman bir avlusu bulunan hanın iki yanında dokuzardan on sekiz odası bulunuyor. Bu Han eskiden çevre bölgelere sefer yapan araçların garajı olarak kullanılıyormuş.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şimdi büyük avluda birkaç çay bahçesi var. Dışarıya göre çok serin olan avluda uzun uzun oturup çayınızı yudumlayabilirsiniz. Üst katta Sahaf İlhan Kitap bulunuyor. Yirminin üzerinde İzmir ve tarihi hakkında kitapları olan İlhan Pınar ile derin tarihi konuşmalar yapabilir ve kitaplarını inceleyebilirsiniz. 
              
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çakaloğlu Hanı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Pirinç Center'ın hemen yanı olan Çakaloğlu Han'ın, Kuzey cephesinde “GaffarzadeÇeşmesi” ( Su Sebili) bulunmakta bu çeşme resmen betonun altında kalmış ve tabii ki kullanılmıyor. Hanın, 18.yüzyılda yapıldığı sanılıyor. Eski dönemlerde Mısır’dan gelen ürünlerin dağıtımının yapıldığı bir Kapalıçarşı olarak işlev gören ve yoğun bir ticari kullanıma sahip olan Çakaloğlu Han, çürümeye bırakılmış, yazık dedirten muazzam mimariye sahip.