Yazılar

Giritli Kamuran - Aşk Tadında

Paylaş
18-03-2018
Zeren Tuğçe Erbil

 

“Tekrarı yoktur bazı şeylerin aşk gibi…”

 

 

Hani bir söz vardır muhtemelen aşinasınızdır. “Tekrarı yoktur bazı şeylerin hayat gibi, aşk gibi, ömür gibi…¨ Ah nerede o eski aşklar dediğinizi de duyar gibiyim.

 

 

 

Geçmişe duyulan özlemi 21.yy’ın samimiyetsizliğinde günbegün hissederken yaşamadığımız dönemlere imreniyor, tatlı bir rüzgâr esse de bizi o zamanlara götürse diyoruz. Bu duygularla benzeştiğimiz işletmecilerin vintage kafelere yöneldiği günümüzde Alsancak Kordon’da "Giritli Kamuran" sizleri karşılıyor ama dikkat edin sadece vintage değil, hikâyesi var!

 

 

Mekânda çalan Rum ezgileriyle atmosfere girmeniz zor olmayacak. Girişte sol duvarda sizleri karşılayan “Hayalle hatıralarım arası bir hakikatin hikâyesi” cümlesi mekânı tanımlarken yanı başında yer alan Kamuran Bey’in fotoğrafı ve “Derdimi ummana döktüm, asumana inledim” şarkı sözü ise Kamuran Bey’in en çok dinlediği şarkı olarak adeta zaman duvarında yerini alıyor. Masalar dantel örtülerle, dönem vazolarıyla bezeli. Etrafta ise sizi geçmişe götürecek her obje düşünülmüş, banyo gereçleri (tıraş fırçasından) tutun da dönemin sigara paketleri, mutfak gereçleri her şey döneme uygun, adeta size geçmişten selam veriyor. Kamuran Bey’in Asuman Hanım’a yazdığı mektuplar ise bizi o dönemin masumane ve özlediğimiz aşklarına götürüyor.

 

 

 

Aşk ama nasıl bir aşk? Kamuran Bey’in vasiyeti üzerine hayata geçirilen “Giritli Kamuran” hayalle gerçeğin buluştuğu roman sayfasından farksız aslında. Kamuran Bey ile Asuman Hanım’ın hepimizi imrendiren hikâyesi de burada başlıyor. İlk bakışta görücü usulü bir evlilik gibi görünse de Girit göçmeni bir aileden gelen Kamuran Bey ile Arnavut Göçmeni bir ailenin kızı olan Asuman Hanım’ın evliliğe giden aşk hikâyesi Kuşadası-Selçuk arasında başlamış. İlk görüşmeleri trende gerçekleşir, Kamuran Bey elinde çiçeklerle Söke trenine biner, Asuman Hanım pencereye çıkar ve birbirlerine el sallarlar. İlk görüşmeleri böyledir. Sonrasında ise evlenirler, Kamuran Bey Kore Savaşı’na gider ve Asuman Hanım 1,5 yıl kayınvalidesi ile kalır. Ayrılık zamanı, kalpte özlemi ifade ederken kelimeler yazıya dökülür ve büyük bir hayranlıkla okuduğumuz mektuplarını oluşturur. Fotoğrafları ve mektupları bize çoktan unuttuğumuz aşkın, değerin, vefanın, sevginin ve saygının varlığını gösterirken mekândaki aynanın hemen yanı başında duran Asuman Hanım’ın çeyizi ise yaşanmışlığı gözlerimizin önüne seriyor.

 

 

 

Menüde çok da alışık olduğumuz şeyler yok aslında. Dünya kahvelerinden uzak ama bizden. Menüde de yaşanmışlık var, Kamuran Bey ile Asuman Hanım’ın kahvaltı sofrasından oluşuyor. Yiyecek olarak sadece salçalı ve fesleğenli tost yiyebilir; içecek olarak da çay, kahve, şerbet, salep ve benzerleri ile "Giritli Kamuran" marka özel üretim gazozu içebilirsiniz. Daha çok bizden lezzetler yani samimi ve ev sıcaklığında.

 

Ne dersiniz? Samimiyeti ve o eski aşkları özlemedik mi?