İzmir'de Çocuklarla Felsefe Dersi

22 Tem 2018

Ediz Dikmelik, çocuklara felsefe dersleri veren genç bir öğretmen. Temelleri Profesör Matthew Lipman tarafından 1970’lerde Amerika Birleşik Devletleri’nde atılmış bu eğitim hareketi, Türkiye’de de kendine yer bulmuş durumda. Dersler nasıl işleniyor, bu eğitimin içeriği nedir soruların cevabı için bu web sitesini ziyaret edebilirsiniz Bu dersler çocuklara neler katıyor, evde felsefe eğitimi mümkün mü, gibi sorular ve daha fazlası için de röportajımızı okuyabilirsiniz. Umarız ki bu tip hareketler ülkemizde çok daha fazla yayılır.

 

 

 

Çocukken felsefe eğitimi alan kişiler ileride kitlesel tuzaklardan, manüpülasyonlardan uzak kalabilir mi? Felsefe eğitimi onlara neler katar?

Asıl noktalardan bir tanesi bu. Amacımız çocuklara bilgiler öğretmek değil, iyi düşünme becerileri öğretmek. Bu şekilde çocuklar daha iyi düşünürler, iyi düşünebilen insanlar olacaklar. İyi düşünebilen insan da manipüle edilmeye, kandırılmaya karşı daha dirençli olur. Mesela reklamlara karşı biraz daha dirençli olabilir, onu belli bir şekilde yönlendirmeye, kalıba sokmaya –ki toplumda çok var- çalışanlara karşı daha dirençli olabilir.

İyi düşünür olduktan sonra bunların hepsine olumlu etkileri olacaktır diye düşünüyorum. Objektif olabilmek, kendi düşüncelerinin dışındaki düşüncelerin farkına varabilmek, onları değerlendirebilmek gibi beceriler daha verimli işleyecektir.

Sınıfta en çok yaptığımız şeylerden biri de itirazla alakalı. Oradaki temel noktalardan biri de itiraz edebilmek ama kavga eder gibi değil; sadece fikre yönelik. O fikri biraz sarsmaya yönelik bir beceri ediniyorlar ve bunu alışkanlık haline getirdiklerinde daha dirençli olmaya başlayabiliyorlar.

 

Video izletmek, metin okutmak gibi yöntemler var dersler arasında. Sonra da bir soru soruluyor sanırım. Sen soruları kendin mi bulup soruyorsun?

Duruma göre değişiyor. Zaman varsa ve çocuklar biraz tecrübe kazanmışlarsa soruları kendileri oluştururlar. Bununla ilgili teknikler var. Çocuklar başlangıçta hikayeyle ya da video ile ilgili tırnak içinde daha “yüzeysel sorular” sorabiliyorlar. Ancak tekniklerle ilerledikleri zaman, beş-altı hafta geçtiğinde süper felsefi sorular sorabiliyorlar. Bu soruları kendileri seçiyorlar. Bir liste oluşturuyoruz, sınıfın yedi tane sorusu oluyor, o yedi sorudan birini seçiyorlar. Zamanımız azsa ben ortaya soru soruyorum ama her zaman çocuğun soruyu oluşturması hem dersi eğlenceli kılıyor hem de onlara çok önemli bir şey öğretiyor.

 

 

Bu eğitimi alamayan çocukların ebeveynleri için önerilerin var mı? Neler yapabilirler? Evde felsefi bir tartışma ortamı oluşturabilirler mi? Hangi kitapları okutabilirler?

Bu benim de çok düşündüğüm ve soru aldığım bir konu. Evde bu becerileri nasıl destekleyeceklerini soran aileler oluyor. Bu çok iyi bildiğim bir alan değil çünkü bizim etkinliklerimiz birebir olmuyor ya da bir yetişkinle bir çocuk arasında da olmuyor. Bir grup çocuk, bir yetişkin rehberliğinde kendi arasında konuşuyor. Temel önerilerimden birincisi çocuğu çok iyi dinlemeleri ve ona bol bol soru sormaları.

Kitap olayı ise biraz karmaşık çünkü bu iddiada olan çok fazla kitap var Türkiye’de. Hemen hemen hepsini bir öğretmen gözüyle inceledim sınıflarımda kullanabilir miyim diye. O anlamda çok faydalanamadım, o yüzden önermekten de biraz çekiniyorum. Bu kitapların çoğunda çocuğu bir yere doğru yönlendiriyor, bazen cevapları da soruları da veriyor. Ancak önerebileceğim bir kitap var Türkçeye de çevrilmiş. Roger-Pol Droit’in Çocuklarla Felsefe Sohbetleri adlı kitabı. Bu kitap birebir çocuklarla nasıl konuşulması gerektiğini anlatıyor. Yararlanılacak bir kaynak olabilir.

 

Çocukların birer kaşif olduğu söylenir. Bunun sana yardımı dokundu mu? Seni özgürleştirdiler mi mesela?

Benim için şaşırtıcı olan kısmı yaratıcı düşünme konusunda oldu. Bizler yetişkinliğe doğru gittikçe en çok o beceriyi, yaratıcı düşünme becerisini kaybediyoruz. Eleştirel düşünme ve sorgulama becerilerimiz yaşımız büyüdükçe artıyor bana kalırsa. Ama yaratıcılık konusunda biraz eksiliyoruz. Yaratıcı düşünmeyi görmek benim için çok iyi. Çocuklar, çok enteresan fikirlerle geliyorlar.

Mesela bir gün özgürlük hakkında konuşuyorduk. Konu, sahip olduklarımızın ya da hareket imkanımızın özgürlüğü nasıl etkilediğine geldi. 4. sınıf öğrencilerinden bir tanesi “Özgürlük, özgür hissetmektir. Durumu ne olursa olsun, özgür hisseden kişi özgürdür” gibi harika bir tanım yaptı. Özgürlüğün nasıl hissettiğimizle bağlantılı olabileceği fikri çok güzel ve yaratıcı bir fikirdi çünkü görünürde alakasız olan şeyler arasında bir bağlantı kuruyor. Çocuklar bazen böyle ilginç bağlantılar kurabiliyorlar. Bazen de büyük bir filozofun söylediklerinin hemen hemen aynısını söyleyiveriyorlar. Bu çok hoşuma gidiyor çünkü filozofu bildiklerinden değil, o anki düşünme süreçleri sonucunda benzer bir fikre varıyorlar.

 

 

 

5harfliler’e verdiğin röportajda Türkiye’deki çocukların başlangıçta birbirleriyle tartışmak yerine öğretmenlerinden onay beklediklerini belirtmişsin. Sence bu kültür bizde nasıl oluştu ve nasıl aşılabilir?

Çocuklarla çember olarak oturuyoruz ve konuşuyoruz. Yazma, ödev vs. yok. Sadece orası, o an içinde bulundukları yer var. Orada sınıf arkadaşlarıyla konuşuyorlar. Bizim çocuklarımız nadiren görüyorlar bu tip etkinlikleri. Çember oluşturulan ve onun konuşmasına odaklanmış bir etkinlik ne olursa olsun Türkiye’de çok ender oluyor. Böyle bir deneyimleri yok. Daha küçük yaşlarda bir grup konuşması, tartışmasına katılırlarsa bu tip davranışlar değişecektir diye düşünüyorum. Bizim eğitim sistemimizle biraz alakalı.

 

Çocukların doğal birer filozof olduğundan bahsedenler var. Sonra ne oluyor da bu doğal merakımızı ve yaratıcılığımızı kaybetmeye başlıyoruz?

Tüm çocukların birer doğal filozof olduklarına inanmıyorum açıkçası, çok gerçekçi gelmiyor bana. Bazen çocukluğu romantize ediyoruz, çocukların kabiliyetlerini abartma eğiliminde oluyoruz. Küçük çocuklar çok iyi sorular sorarlar ancak bir düşünceyi çok uzun süre devam ettirmiyorlar. Filozoflar kitaplarca aynı düşünceyi devam ettirebiliyorlar. Felsefenin bir özelliği de aynı düşünceyi gittiği yere kadar götürebilmek. Çocuklar ise bunu nadiren yapıyorlar. Bu anlamda çocuklar iyi birer filozoflar mı tartışmalı bir konu ancak kesinlikle tahmin ettiğimizden daha iyi düşünürler. Örneğin çocuklar çok daha yaratıcılar.

Benim kişisel tahminim, biraz büyümenin bedeli diye düşünüyorum. Doğal bir süreç gibi geliyor. Bazen bu yaratıcılığı kaybetme durumuna büyük bir hüzünle, üzüntüyle bakıyoruz ama belki de doğal süreç böyle. Çocuklar için Felsefe biraz da bu sürece müdahale etmekle, bizi küçük yaşlarda iyi düşünürler yapan özelliklerimizi muhafaza etmek ve geliştirmekle alakalı. Ancak muhafaza edemeyeceğimiz beceriler de olabilir. Yaşam tecrübeleri çok az çocukların, bazı yaratıcı fikirlerin de bu sayede ortaya çıktığını düşünüyorum. Yaşam tecrübesi çoğaldıkça, daha fazla şey gördükçe o zaman “aa bu olabilir, bu olmaz” gibi cümleleri daha çok sarf ediyoruz. Bir yerden kazanırken bir yerden de kaybediyoruz gibi geliyor, ama sadece bir tahmin bu.

 

Benzer yazılar
GEZİ
Güzelliği ve bereketli toprakları ile bilinen Tire, tarihi dokusu ve yapıları ile Ege’nin eşsiz bölgelerinden biri konum...
Kardelen Uysal
3 Tem 2020
SİNEMA
Korku kavramı en insani yanlarımızdan biri. Temelde canlı olmakla ilgili olsa da evrimle beraber yüklediğimiz anlamlarla...
Nazım Kahramantürk
2 Tem 2020
TASARIM
Local Makers, üreten insanları bir araya getiren, hikayelerinin anlatıldığı bir platform. Üretmenin gücüne inanan insanl...
Kardelen Uysal
1 Tem 2020
SAHİL
Masmavi denizi ve uzun kumluk plajları ile Ege Bölgesi’nin en ferah sahillerine ev sahipliği yapan Kuşadası’nın her köşe...
Gülay Güler
29 Haz 2020
EDEBİYAT
Yeraltı edebiyatı gezginleri, kaybedenleri, yolunu bulmak için yola çıkanları, uçuruma yuvarlananları, uçurumu ev belley...
Kardelen Uysal
28 Haz 2020
YÜRÜYÜŞ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yarımada Projesi kapsamında belirlenen toplam 709, ana hatlarıyla 450 kilometre uzunluğu...
Otuzbeşlik
27 Haz 2020
HAYVAN OTELİ
Patili dostlarımız ailemizin birer üyesi. Seyahate çıkarken, acil bir işiniz çıktığında, taşınırken kedi ve köpekleriniz...
Gülay Güler
27 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Bu yıl 2-28 Haziran'da gerçekleşecek Onur Ayı etkinlikleri 28’inci kez yapılacak. Ancak bu sene sokaktaki cümbüş, renkli...
Kardelen Uysal
24 Haz 2020
SAHİL
Karaburun dantel gibi işlenmiş, irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip. Karaburun'un virajlı yolları gözünüzü kork...
Gülay Güler
24 Haz 2020
SİNEMA
Hafta sonunuzu kanepenizden kalkmadan geçirmeyi planlıyorsanız, bir solukta izleyeceğiniz bu harika mini dizileri mutlak...
Gülay Güler
22 Haz 2020
SAHİL
Türkiye'de Cittaslow "Sakin Şehir" unvanını almaya hak kazanan ilk ilçe olan Seferihisar, doğal ve tarihi güzelliklerini...
Gülay Güler
20 Haz 2020
TİYATRO
Pandemi döneminde pek çok meslek grubu büyük zorluklarla karşılaştı. En çok zorlanan gruplardan biri de özel tiyatrolar ...
Kardelen Uysal
19 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
İnsan ve doğa birbirine zıt şeylermiş gibi davranılsa da bir bütünüz aslında. Doğa bizim dayanağımız, bizim nefesimiz. E...
Kardelen Uysal
18 Haz 2020
SAHİL
Yel değirmenleri, beyaz evleri, mor begonvilleri, meyhaneleri, portakal bahçeleriyle herkesin tatil hayallerini süsler B...
Gülay Güler
17 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Doğa ile bütünleşebileceğiniz, sakin, huzurlu, ev konforunda bir Bodrum tatili düşlüyorsanız, Bodrum ile özdeşleşmiş, şi...
Gülay Güler
17 Haz 2020
SİNEMA
YARIŞMA
Hezarfen Film Galeri, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından İzmir'in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı'n...
Otuzbeşlik
15 Haz 2020
MÜZİK
Volkan Öktem, müzikle çok erken bir yaşta tanışan müzisyenlerden. Henüz 11 yaşında bateri çalmaya başlayan Öktem, Sezen ...
Kardelen Uysal
13 Haz 2020
GÜNCEL
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunu yürüttüğü İzmir Turizm Hijyen Kurulu, küresel pandemi sonrasında kenttek...
Otuzbeşlik
13 Haz 2020
SİNEMA
Kendine has senaryolarıyla, özgünlükleriyle iç dünyamızda yeni pencereler açan filmler vardır. Kimisi distopik bir dünya...
Kardelen Uysal
11 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
BUTİK OTEL
Şehir merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Urla'da tarihin kalıntılarına tanık olabilir, enfes bir denizde serinleyebilir,...
Zeynep Öztürk
11 Haz 2020
SPOR
BİSİKLET
GEZİ
Bisikletin ulaşım aracı olarak kullanılması hem doğayı hem sağlığımızı korumamıza yardımcı oluyor. Bir kişinin karbondio...
Otuzbeşlik
9 Haz 2020
GÜNCEL
Nefret söylemleri, dildeki şiddet toplum ve bireyler arasındaki eşitsizlik uçurumunun derinleşmesine neden oluyor. Dilde...
Kardelen Uysal
6 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Irkçılık, ötekileştirme, ayrımcılık hala dünyanın en büyük sorunlarından biri. Sinema, ırkçılık ve ayrımcılığın karanlık...
Kardelen Uysal
5 Haz 2020
SİNEMA
FESTİVAL
6. Balkan Panorama Film Festivali, 15-21 Ekim 2020 tarihleri arasında Buca Belediyesi'nin himayesinde İzmir'de gerçekleş...
Otuzbeşlik
4 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Rüzgarıyla, rengarenk taş evleriyle, gece hayatıyla, sörf cenneti oluşuyla meşhurdur Alaçatı. Eski çağlardan beri Ege'ni...
Zeynep Öztürk
4 Haz 2020
KAMP ALANI
Şehir ahalisi, apartman çocukları için betondan kurtulmanın, egzoz dolmuş ciğerleri, stresten pelteleşmiş zihinleri iyil...
Gülay Güler
2 Haz 2020
SPOR
SİNEMA
EDEBİYAT
YOGA
Kontrollü sosyal mesafe ile normal yaşantılarımıza yavaş yavaş dönüyoruz. Uzmanlar mümkün olduğunca evde kalmamızı öneri...
Otuzbeşlik
1 Haz 2020
SANAT
FOTOĞRAF
SERGİ
Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi’nin online sergisi “Yeni Normal” mayıs ayında yayınlandı. İçinde bulunduğumuz pandemi s...
Otuzbeşlik
29 May 2020
MÜZİK
BELGESEL
Müziğin sınırlarını genişleten, ona yeni anlamlar katan, yeryüzüne anlam kazandıran müzisyenlerle ilgili muhteşem belges...
Kardelen Uysal
29 May 2020
YAŞAM
Evden çalışmak pek çok avantaj sağlayan bir yöntem. Dünyada gittikçe tercih edilen bu çalışma yöntemini kolaylaştıracak ...
Otuzbeşlik
26 May 2020
SAĞLIK
YOGA
Yoga binlerce yıl öncesinden günümüze kadar ulaşmış kadim bir bilgidir. Beden, zihin ve ruh birlikteliğine dayanan yoga ...
Gülay Güler
21 May 2020
ÇOCUK
Evde kaldığımız bugünlerde çoğu ebeveyn çocukları oyalamakta zorluk çekiyor. Çocukların bu zamanı hem eğlenerek hem de ö...
Gülay Güler
21 May 2020
STAND-UP
Gülmeye en çok ihtiyacımız olduğu bugünler için ilaç gibi gelecek stand-up gösterilerini ve komedi serilerini listeledik...
Gülay Güler
19 May 2020
SOSYAL SORUMLULUK
Pandemi olsa da olmasa da sokak hayvanları her zaman zor durumda. Onlara bakmak, karınlarını doyurmak ve onları sevmek b...
Kardelen Uysal
18 May 2020
SİNEMA
Hollywood yapımlarına tepkili, herkesin bilmediği, herkes tarafından bilinmek de istemeyen, asi bağımsız filmler... Gerç...
Gülay Güler
17 May 2020
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade