Japon Edebiyatının En İyi Kitapları

Paylaş
30-09-2018
Zeynep Öztürk

"Eylül ayı, Japon Edebiyatı ayı" konsepti ile karşınızdayız. Japonya’ya ilk Nobel Ödülü’nü kazandıran yazar ya da “Japon edebiyatının Kafka'sı” kim bilmiyorsan ve merak ediyorsan bu liste tam sana göre. Bakalım sizler için listelediğimiz kitaplarda sizleri hangi maceralar bekliyor.

Yazıda bulunan kitapları o ay içinde Instagram hesabımız üzerinden çekiliş yapıp sevenleriyle buluşturmaya devam ediyoruz. Bu listeyi Kabuk Kitabevi ile ortak hazırladığımız için çekiliş sonucu kazanan kişi, kitabını Kabuk Kitabevi'nden alacak. Kitap çekilişine katılmak için Instagram hesabımızı ziyaret etmeyi unutmayın.

 

Sahilde Kafka - Haruki Murakami

Kaynak: sakizcevizdeniz

 

Bir okurun ¨Gerçeklerle hayallerin, rüyalarla yaşanmışlıkların harmanlandığı hem rahatsız edici hem de merak uyandıran bir kehanet. Uzakdoğu edebiyatıyla ilk kez tanışan biri olarak Murakami'nin çok doğru bir tercih olduğunu söylemeliyim.¨ diye bahsettiği romanda ana karakterimiz doğaüstü olarak bahsedilen 'karga'. Sıkı durun ilginç bir bilgi geliyor.  ‘Kafka’, Çek dilinde ‘karga’ demek. Yani kitabın kapağındaki görsel bir anlama sahip. Murakami, insanların yaşadığı yeryüzü kuralları çerçevesinde gelişen bir kurgu kullanmak yerine başka bir dünyada geçermiş gibi görünen ürkütücü gerçeklikte bir masal anlatıyor.

 

Kumların Kadını - Kobo Abe 

Kaynak: idefix

 

Yazar, 1962’de yayımlanan Kumların Kadını romanıyla dünya çapında ün kazanır. İlginçtir ki yazarın asıl mesleği doktorluktur ama edebiyata ilgi duymaya başlaması ile 1948 yılında bir öykü kitabı yayımlayarak doktorluk mesleğini bırakır. Abe, Mutsuz ve depresif karakterlerinin ruhsal sıkıntılarını âdeta onları iyice köşeye kıstırarak okuruna yansıtır. Sinemaya da aktarılan bu küçük ama engin kitap, insanın gerekliliklerini sorgulayan, şehir insanının içinde olduğu çıkmaz sokağı gözler önüne seren bir hikayeye sahip.


Beni Asla Bırakma - Kazuo Ishiguro 

Kaynak: bibliofk

 

2017 yılında Nobel Edebiyat Ödülü alan Kazuo Ishıguro’nun “Beni Asla Bırakma” adlı romanının sonlarında şöyle bir cümle var: “Neden kaçmıyorsunuz? Nedir bu kabullenmişlik ve var olanı değiştirmeye çabalamaktan kaçmak ve olduğu gibi kabullenmek, haydi kaçın, en azından deneyin…”. Türünün size ilginç gelip romanın kendisine dalıp gideceğiniz nadir eserlerden. Hailsham lafını duymanın bile insanları yeteri kadar germeye yettiğini göreceksiniz. 

 

Ben Bir Kediyim - Natsume Soseki 

Kaynak: idefix

 

Orhan Pamuk’un cumhurbaşkanımıza okumasını tavsiye ettiği Ben Bir Kediyim, okumanız gerekenler listenizin en başında yer almalı. Sizce bir çağın değişimine bir kedinin gözünden şahitlik etmek nasıl olurdu? 576 sayfalık kitap, Panama Yayıncılık tarafından, Emre Alagöz çevirisiyle okurseverlerle buluştu. Kendini son derece asil gören ve bunu sayısız kez vurgulayan bir kedinin ağzından yazılan roman, bir yandan eğlenceli diliyle okuma keyfini yukarılara taşırken diğer yandan değişen Japon yönetim sistemini, toplumunu ve paralelinde tek tek bireyleri isabetli bir şekilde analiz ediyor.

 

Kişisel Bir Sorun - Kenzaburo Oe

Kaynak: idefix

 

“Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini asla kurtaramazlar...” 

Kitap 2010 yılında dilimize çevrilmiştir ve yazarın yaşam öyküsünden kesitler barındıran eser Nobel Edebiyat Ödülü almıştır. Hayalle gerçeğin çatışması diyebileceğimizin kitabın konusu ise engelli bir çocuk sahibi olacağını öğrenen ana karakterimiz Bird'in  yaşadıkları ve hissettikleri. Olaylar ilerlerken Bird, birdenbire bebeği yok etme kararını bebeği yaşatma kararına dönüştürünce hikaye izlediği yolun tam tersine dönüş yapıyor. Kendi iç çalkantılarınızı da bu kitapta bulabilmeniz mümkün. 

 

Ölüm Oyunu – Koushun Takami

Kaynak: D&R

 

Stephen King'in “Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir.” diye bahsettiği eser, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor. Şimdi bir hayal edelim, bir adaya hapsedilmiş 21 kız ve 21 erkek öğrenci veee şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun. Hayal etmesi zor ama okuması çok keyifli. Türünün nadir örneklerinden olan bu kitabı okuma listenize alabilirsiniz. 

 

Dağın Sesi – Yasunari Kavabata

 

 

Kaynak: manifold.press

 

Dağın Sesi, Nobel ödüllü Japon yazar Yasunari Kavabata'nın Türkçeye son çevrilen kitabı. 50'li yıllardaki Japonya'yı merak ediyorsanız çok büyüleyici diyebiliriz ve o çağın tüm izlerine bu kitapta rastlayabilirsiniz. Betimlemelerin iyi yapıldığı kitapta hayal gücünüz ile o yıllara gitmeniz hiç de zor olmayacak. Sadece dikkat edin roman beklemediğiniz bir şekilde bitecek ve sanırım bu eseri cazip kılan yönlerden birisi de bu.

 

Yastıkname – Şei Şonagon

Kaynak: japonsineması

 

Eser, Kitap Çevirmenleri Girişimi'nden 83 çevirmenin ortak çalışmasıyla Türkçeye çevrildi. Dünyada bir ilk niteliği taşıyan bu ortak çalışma aynı zamanda kitap çevirmenlerinin bir meslek birliği içinde bir araya gelişlerini simgeliyor. Japon kültürünün bin yıllık klasiği denilebilecek bu kitap ile baş başa bırakalım sizleri. Düşünün ki sarayda imparatoriçenin nedimeliğini yapan Sei Şonagon, hep başucunda tuttuğu "defterine" aklına esen her şeyi yazmış. Neler neler olabileceğini bir hayal edin.