Yazılar

Kemeraltı Gezi Rehberi

Paylaş
05-10-2017
Gülay Güler
Dünyanın en büyük açık hava çarşısı Kemeraltı, uçsuz bucaksız bir derya. Otuzbeşlik, okurlarına pusula olmak için Kemeraltı Gezi Rehberini düzenledi. İşte karşınızda Kemeraltı'nın tarihi, sokak lezzetleri, alış-veriş noktaları ve gezip görmeniz gereken turistik yerleri. Keyifli okumalar.
 

Tarihi

Kemeraltı'na girdiğinizde adeta bir zaman yolculuğuna çıkarsınız. 700 yıllık geçmişe sahip Kemeraltı'nda yürümek ayrı bir keyif hele bir de tarihini bilirseniz. Peki size bir zamanlar Kemeraltı deniz kenarındaydı desem ve iç limanı vardı desem inanır mısınız?Kemeraltı'nda gezmek, denizin serinliğini yüzünüzde hissederken, sandalları gemileri  seyrederken, çarşıda yürümek demekti. Kemeraltı'na daha farklı bakmaya başladınız sanırım. Kemeraltı Caddesi'nde yürürken caddenin bir kavis şeklinde uzandığını fark etmiş miydiniz? Bu cadde eski İç Liman'ı çevrelediğinden bir kavis şeklinde uzanmakta. Kemeraltı’yı anlamak, binaların caddelerin yönelişini kavrayabilmek için limanının nerede olduğunu kavramalıyız. İç Liman, günümüzde Konak'ın bulunduğu yerden başlıyor, Kemeraltı ve Anafartalar Caddesini de kapsayarak iç kesimlere doğru, Kemeraltı Camii, Başdurak Camii, Kestanepazarı Camii, Şadırvanaltı Camii ve Hisar Camii önünde bir kavis yaptıktan sonra, yaklaşık Fevzi Paşa Bulvarı'nın denizle birleştiği yerde körfeze açılıyordu.

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: izmirkemeralti.wordpress.com - İç Liman
1. Büyük Vezir Han, 2. Ok Kalesi, 3. Menemen İskelesi, 4. Kızlarağası Hanı, 5. Hisar Camii, 6. Kara Han, 7. Acemiler Hanı, 8. Arnavut Hanı, 9. Demir Han, 10. Şadırvan Camii,11. Kestane Pazarı Camii, 12. Başdurak Camii, 13. Barut Han, 14. Kemeraltı Camii, 15. İç Liman, 16. Bataklık
Limanın ağzında ise, 12. yy'da Bizanslılar tarafından kurulan İzmir Liman Kalesi bulunmaktaydı. Liman Kale'nin bir savunma yapısı vardı. İzmir'i denizden gelecek saldırılara karşı korumaktaydı. Limanın sağ kıyısında ise Frenk tüccarlarının dükkanları ve limanın iç kısmında da hanlar bulunurdu. Develerle gelen mallar hanlara indirilir, sonra limandan gemilere yüklenerek ihraç edilirdi. İç liman neden yok edilmiş? Tabii ki işgal için. 1402 yılında Timurlenk, iç limanı Kadifekale sırtlarından sürükleyip getirdikleri taşlarla doldurarak kaleyi ele geçirir. Böylece Kemeraltı denilen yerleşim bölgesi oluşur. Zamanla buraya, camiler, kiliseler, hanlar, hamamlar, havralar, şadırvan inşa edilir. Kemeraltı bugün Konak'tan Mezarlıkbaşı'na kadar olan yaklaşık 270 hektarlık bölgede ve yaklaşık 15.000 iş yerine ev sahipliği yapıyor. 
 
 
Yeme- İçme 
 
Öncelikle Kemartı'na tok gitmeyiniz. Bahsedeceğim lezzetleri yiyemezsiniz sonra. Esnaf lokantalarıyla meşhurdur Kemeraltı. Bu lokantalarda Ege mutfağına özgü zeytinyağlılar, çorbalar, etli sebzeli ev yemekleri, haşlamalar ağırlıktadır. Esnaf lokantalarının çoğu en az iki üç kuşaktır hizmet vermekte.

Bizim Lokanta  
Bu esnaf lokantalarını çarşının iç kısımlarında ve daracık sokak aralarında bulabilirsiniz. Benim en sevdiğim ve en lezzetli bulduğum lokanta ise Bizim Lokanta. Buradan balık veya kaz çorbası içmeden ayrılmayınız. Buranın bir diğer şubesi de Mirkelamoğlu Hanı'nda.
 
 



 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Tarihi Hisarönü Şambalicisi
 
 

Hisarönün'deki Tarihi Hisarönü Şambalicisi'ni, kuyruğu gördüğünüz an tanıyacaksınız. Küçük dükkanın tam karşısında büyük dükkanları da var ama illa biz o kuyruğa gireceğiz olmaz öyle rahat rahat masalarda oturmak değil mi.

Meşhur Kemeraltı Turşucusu Tahsin 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kestanepazarı'da bulunan Meşhur Kemeraltı Turşucusu Tahsin, 3 kuşaktır turşuculuk yapmakta. Aslen Bursalı olan aile sebzelerini Bursa'da kendi tarlalarında yetiştiriyor, orada turşu yapıyorlar sadece Kemeraltı'na satmaya getiriyorlarmış. Biz turşu suyuna bayıldık.  
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi

Tabaklar Balık lokantası 

Meşhur Kemeraltı Turşucusu'nun biraz ilerisinde bulunan Tabaklar Balık Lokantası tereyağında yapılan kılçıksız balığı ile meşhur. Kılçık ayıklama derdine son veren "Zahmetsiz" biz tembeller için büyük bir nimet.



Can Döner

1981 yılından beri hizmet veren Can Döner'in menüsünde sadece İskender var. Odun ateşinde pişen döner yağsız ve çok lezzetli. Kemeraltı'na sırf bu döneri yemek için bile gidilir.
 
 

Alışveriş 
 
Kemeraltı'nda yok yok. Kemeraltı'nda kuyumcular çarşısındaki özgün tasarımlar sunan kuyumculara göz atabilir, Kestanepazarı'nın renkli tezgahlarındaki baş döndüren baharatları tadabilir, iğneden ipliğe kına, düğün, sünnet gibi özel günlerde ihtiyaç duyulacak her türlü eşyayı bulabilirsiniz. Çarşı içindeki bakırcılardan, ahşap oyma ürünler satan dükkânlara, ayakkabıcılardan kıyafet mağazalarına kadar her sektörden mağazayı bir arada bulabilirsiniz. Çok sayıda hediyelik eşya mağazasından kendiniz ve yakınlarınıza armağanlar da alabilirsiniz. Seramik seviyorsanız size önerim Toprak Çocukları.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Toprak Çocukları
Azize Önlü, Azim Önlü, Zafer Ön ve Yusuf Sezgin Ön; Toprak Çocukları Seramik Atölyesi' ni sanatı özgür bir ortamda üretme ve insanlarla özgürce paylaşabilme isteğiyle 1997'de kurmuşlar. Atölyede büyük boyutlu sanatsal heykeller, ev, iş yeri, bahçe dekorasyonunda kullanılabilecek objeler, duvar panoları, saksılar, vazolar, çanlar, çanaklar, nazarlıklar, kolyeler üretiyorlar. Burada yapılan her şey seramik.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şişe Pazarlama
Antika severler dikkat! Ali Paşa Şadırvanı'nın yanındaki Bülent Üzgenç'in antika dükkanına mutlaka uğramalısınız. Burada eski fotoğraflar, cam eşyalar, oyuncaklar sergileniyor. Zarar görmesin diye her ürünü sergileyemediğini belirten Bülent Bey'in instagram hesabını şuraya sıkıştırıyorum. Bkz.


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Gezelim Görelim 

Kemeraltı’nda, çok sayıda camiyi, havrayı, tarihi yapıları ziyaret edebilirsiniz. İşte bir kaç örnek.

 
Agora 
Dünya'da kent merkezinde olan agoraların en büyükleri arasında yer alan Smyrna Agorası hemen Havra sokağının karşısında yer almakta. Üç katmanlı yapısıyla da dünyadaki tek örnektir. Agora Helenistik dönemde inşa edilmiş MS 178 yılında yanmış sonra tekrar inşa edilmiş. Bugün ziyaret ettiğimiz Agora bize Roma döneminden kalmış. Helenistik ve Roma döneminden kalan dünyanın en zengin Yunan grafitti koleksiyonu olarak kabul edilen duvar çizimleri 200 yıldır bozulmadan duruyor. Bu grafittiler keşfedilmeye değer değil mi sizce?
 
Kaynak: Kemeraltı.info

Saat Kulesi

1901 yılında Sultan II. Aldulhamit'in tahta çıkışının 25. yılı armağan olarak inşa edilmiş. Kuledeki dört saat Alman İmparator II. Wilhem tarafından hediye edilmiş. İzmir'in simgesi olan Saat Kulesi'nin mimarı ise M. Raymond Pere'dir. İzmir'e gelen her turist burada İzmir hatırası fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmez. Bir de giderseniz kuşlara yem atmayı unutmayın. 
  


Hanlar 

Kızlarağası Hanı  
Kemeraltı’nın en popüler hanı Kızlarağası, iki katlıdır ve bir avlusu bulunmaktadır. Genellikle insanlar alt avluda kahve molası vermeyi tercih ederler ama üst kat daha keyifli benden demesi. Üst kattaki çay ocağı Hisar Camii manzaralı ve ney dükkânının yanında olduğu için ney eşliğinde kahve içmenin keyfi bir başka. Alt kattaki hediyelik eşyalara, gümüşçülere bir göz attıktan sonra üst kata çıkıp antikacıları keşfetmelisiniz. Plakları, el yapımı ürünleri, eski oyuncakları, eski fotoğraf makinalarını, karıştırırken hanın mimarisini de gözünüzden kaçırmayın.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Abacıoğlu Hanı 
2007'de restore edilen Abacıoğlu Kemeraltı’nın kalabalığından kaçabileceğiniz sakin huzurlu bir han. Philippe Rotthier Avrupa mimarlık yarışmasında en iyi 30 mimari eser arasında yer alan han Kemeraltı'nda mutlaka görülmesi gereken yerler listesinin birincisi. Abacıoğlu Han'da görmenizi tavsiye edeceğim üç mekandan birincisi Atölye. Ressam Dicle Çiftçi ve Alper Bıcakcıoğlu'nun işlettiği kafenin makarnalarını ve hamburgerlerini denemelisiniz. Buranın dekorasyonu bu iki sanatçının elinden çıkmış ve duvarlardaki tablolar da bu iki sanatçıya ait. Mutlaka gidin bu muhteşem insanlarla tanışın. İkincisi Ayşa Boşnak Börekçisi; zeytin yağlılarını, Boşnak böreğini ve Boşnak mantısını denemelisiniz. Üçüncüsü benim için sıra dışı bir keyifti. Sultan tarafından atanan ilk hahambaşı seçilen ve halk tarafından çok sevilen Hayim Palaçı'nın torunu Rafael Polomba'nun dükkanı adeta bir müze. Buraya girdiğimde ne satıldığı hakkında hiçbir fikir yürütemedim. Rafael Bey buzdolabını gösterdi ve açıp bakınca havyarları görünce çok şaşırdım. Burada havyardan başka hiçbir şey satılmıyor. Havyarın kilosu 300tl civarında.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi
 
Mirkelamoğlu Hanı 
18. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Mirkalemoğlu Hanı, bakımsız kalmış, epey yıpranmış olsa da buranın müthiş bir aurası var. Şarkıcı Mirkelam'in da soyunun dayandığı Han sahipleri Mirkelamoğları müzisyen bir aileymiş ve hanın da konsepti hep müzik üzerineymiş.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi


Bu hanın girişinde 45'lik adında küçük bir plakçı var. Sahibi eski fotoğrafçı Birol Üzmez de, emekli olduktan sonra bu nedenle Mirkelamoğlu Hanı'nda plakçı açmayı tercih etmiş. Burayı ziyaret eden herkes Birol Üzmez ile plaklar ve fotoğraf üzerine uzun uzun sohbetler yapıyor; çünkü üstadın sohbetine doyum olmuyor.

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Hanın avlusunda meşhur Bizim Mutfak Lokantası bulunuyor. Balık çorbasını ve deniz mahsullü makarnasını denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi


Büyük Karaosmanoğlu Hanı
Fevzipaşa Bulvarı üzerinde bulunan Büyük Karaosmanoğlu Hanı’nın yaklaşık 450 yıllık bir geçmişi var. Yazının başında da belirtiğim gibi bu hanın önünde deniz varmış ve handan denize yük taşınırmış. Fevzipaşa Bulvarı’nın açılması sırasında gördüğü hasar nedeniyle avlusu ikiye bölünmüş ve avlunun güney parçası tamamen yıkılmış. Kalan kısımları da harabe. Avlusunda bir restoran bulunuyor, hanın ikinci katında ise gelinlikçilerin terzileri bulunmakta. Şehrin en işlek yerindeki hanın bu hali yürekleri acıtıyor. 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi


Kavaflar Çarşısı
Fevzi Paşa Bulvarı üzerindeki Kavaflar Çarşısı en son 2009'da  aslına uygun şekilde restore edildi ve eski canlılığına kavuşturuldu. Kavaflar Çarşısı, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından yeni çehresi ile İzmir’de önemli tarihi çarşılar arasında gösteriliyor
 
 
Fotoğraf: Sibel Demirçivi

Camiler 
 
Kemeraltı'nda toplamda 13 adet camii bulunmakta. Başdurak Camii, Esnafşeyh Camii, Hacı Mahmut Camii, Hacı Mehmet Camii, Hisar Camii, Kahraman Mescit Camii, Kemeraltı Camii, Kestane Pazarı Camii, Konak (Yalı) Camii, Naturzade Camii, Odun Kapı Camii, Salepçioğlu Camii, Şadırvan Camii. 
 
Yalı Cami
Konak meydanındaki Yalı Camii 18. yüzyılda yapılan çinileri ve sekizgen planıyla dikkatleri çekiyor. Boyutu ile beni hayrete uğratan cami gördüğüm en küçük cami. Tahminimce burada 5 kişiden fazla kişi namaz kılamaz. 
 
 
Havralar
Kemeraltın'da 10 adet Havra bulunmakta. Algaze Sinagogu, Bahçeli Havra / Musevi Cemaat Evi, Beit İllel Sinagogu, Bikur Holim Sinagogu, Etz Hayim Sinagogu,  Hevra (Talmut Tora), Foresteros Sinagogu, Portekiz Sinagogu, Signora Giveret Sinagogu, Şalom (Aydınlılar) Sinagogu. Kudus dahil hiçbir yerde bu kadar dip dibe birarada havra bulunmamaktadır. 9 sinegoga izin almadan girmeniz mümkün değil hepsinin kapısında kilit var. Sadece müzeye çevrilen Beit-İllel Sinagogu'nu ziyaret edebilirsiniz.
 
Beit-İllel Sinagogu
Sultan Abdülmecit'in 1861'de ‘‘Adaletten Sorumlu Din Adamı'' unvanı verdiği ünlü din bilgini Hayim Palaçi'nin ibadet ettiği museviler tarafından kutsal sayılan bu sinagog yakın zamanda restore edilmiş ve ziyarete açılmış.


Fotoğraf: Sibel Demirçivi

Hamamlar
 
Kemeraltı tarihi hamamlarından Çivici Hamamı, İstanköy Hamamı halen hizmet vermekte. Yeşildirek Hamamı ise şimdi çarşı  olarak kullanılmakta.
 
Çukur Hamamı
İkiçeşmelik’teki Çukur Hamam, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bu hamamdan söz edilmesi ve mimari yapısından dolayı hamamın 17-18. yüzyılda yapılmış olabileceği düşünülmekte.