Klasik Tatil Anlayışına Karşı Karanlık Turizm

25 Tem 2019

Kolay kolay hiçbir şey seni şaşırtmıyor, hayatının rutini olan hiçbir şey seni tatmin etmiyor mu? Buna o klasik tatil ve seyahat anlayışı da dahil mi? Artık deniz, kum güneş yerine seni daha çok şaşırtacak, adrenalin salgılatacak, hiç hissetmediğin duyguları hissettirecek bir tatil mi arıyorsun? O zaman karanlık turizmi keşfetmelisin! Karanlık turizm nedir, karanlık turizm adına Türkiye’de neler yapılıyor arkeolog rehber Filiz Temiz Gecikmiş anlatıyor. 

 Karanlık (Dark) turizm ile yolun nasıl kesişti? 

Karanlık turizmin ilgilendiği ölüm, insanlık trajedileri, doğal felaketler gibi konular zaten kişisel olarak her zaman takip ettiğim konulardı. Yani aslında ülke ve dünya gündemini takip diyorsanız, belgeselleri, tarihi, siyasi içerikli sanatı sıkı takip ediyorsanız aslında siz de potansiyel karanlık gezginsiniz. 

Birkaç sene önce karavanla Balkan ülkelerine yapacağımız seyahati planlarken karşıma Bohemian Blog diye bir blog çıktı. O sırada Bulgaristan’daki esrarengiz Buzluca Anıtı’nı araştırıyordum. Anıt hakkında gördüğüm en donanımlı, en karizmatik yazı ve fotoğraflar bu blogdaydı. Sonra bloğu inceledim. Sıradan seyahat bloglarından tamamen farklı olarak eski demir perde ülkelerindeki anıtlar, terk edilmiş mekanlar, Çernobil felaketinin yaşandığı bölge, mezarlıklar, savaş alanları gibi sıradan seyahat bloglarından tamamen farklı içerikler olduğunu gördüm ve sanırım görür görmez de bloğa aşık oldum. Meğer bloğun yazarı karanlık turist olarak yaptığı seyahatleri yazıp çiziyormuş. O an anladım ki ben de bir karanlık turistim. 

Buzluca Anıtı / Bulgaristan

Karanlık turizmin tanımı nedir? 

 

Karanlık turizm özetle: İnsan ve doğa eliyle gerçekleşmiş insanlık trajedilerinin, ölümlerin, felaketlerin, acıların yaşandığı yerlere yapılan seyahatlerdir diyebiliriz. Bazı tanımlarda zaman belirtiliyor, 19. ve 20. yüzyılda gerçekleşen olayların yaşandığı yerlere yapılan seyahatler, deniyor. Bunu da şu sebepten belirtiyorlar: Olay günümüze ne kadar yakınsa insan üzerinde bıraktığı etki o kadar büyük olur. Bazı araştırmacılar sadece günümüze yakın olayların karanlık turizm destinasyonu olabileceğini söylüyorlar ama bu zorunluluk değil. Hele karanlık turist için hiçbir bağlayıcılığı yok. Yani bir antik kentin mezarlığını ziyaret etmek de karanlık turizm aktivitesi olabilir. Tanımlamaların hepsinde geçen ortak kelime ölüm. Bu tür seyahatlerin temel itkisinin ölüme duyulan merak olduğu düşünülüyor. Günümüz dünyasında tüm doğal yeteneklerimizden geleneklerimizden uzaklaştığımız gibi, ölüm kavramından ve onun ritüellerinden de uzağız. Artık ölümlerimiz de organik değil, doğal değil, medikal ölüyoruz.  

Dolayısıyla merak bence de doğru bir tespit ama bu yeni bir şey değil tabii. İnsanoğlu öleceğini, bir daha geri gelmeyeceğini yeni anlamadı. Bunun üstüne dinler, ritüeller, medeniyetler geliştirdi. Ölümün davranışlarımız üstünde çok büyük bir etkisi var.  

Dünyada karanlık turizme olan ilginin arttığını gösteren istatistikler de arttı. Örneğin 2016 Aralık ayında, yılbaşı tatili olduğu dönemde Google’da 4 milyon kez karanlık turizm kelimeleri aratılmış. Daha çok veri var. Karanlık turizm destinasyonu sayılabilecek müzelere, ören yerlerine, savaş alanlarına, mezarlıklara, Çernobil gibi felaketlerin yaşandığı yerlere, soykırım müzelerine yapılan ziyaretlerin normalin çok üstünde bir artış gösterdiği, her geçen sene de daha da arttığı gözlemlenmiş. Korku evlerine de son zamanlarda çok büyük bir ilgi var.

Eski Balıklıova Köyü /Karaburun

Peki ne oldu da 2000’li yıllardan sonra karanlık turizme aşırı bir ilgi oluştu? 

Evet artık deniz, kum, güneş, çiçek, böcek tatil anlayışından bizi daha çok şaşırtacak, adrenalin salgılatacak, hiç hissetmediğimiz duyguları hissettirecek ve belki bastırdığımız duyguların açığa çıkmasına ihtiyacımız olduğunu fark ettirecek tatil anlayışına geçiyoruz. Araştırmacıların çeşitli fikirleri var bu konuda. Tabii ki İnternet teknolojilerinin geldiği noktanın da çok önemi var. İnternette daha önce hiç ulaşamayacağımız görüntülere erişiyoruz. Dünyada gerçekleşen sıra dışı her şey o kadar görünür oldu ki kolay kolay hiçbir şey bizi şaşırtmıyor, hayatımızın rutini olan hiçbir şey bizi tatmin etmiyor; buna tatil ve seyahat anlayışı da dahil. Bunun farkında olan seyahat acentaları da dikkat edin artık ulaşılması zor kıtalara turlar düzenliyor ya da klasik kitle turizmi içerikli turlardan çok deneyim turizmi, özel ilgi turizmi turları dizayn ediyorlar. 

Güzel şeyler kadar rahatsız edici şeyler de kolay görünür oldu bizim için. Örneğin IŞİD gibi bir terör örgütünün vahşi videoları gibi görüntüler bir anda sosyal medyada yayılabiliyor. Yakın zamana kadar böyle şeylere basın mensuplarının bile ulaması zordu. Olumsuz duygular uyandıran data girişi de çok oluyor zihnimize. Araştırmacılar bütün bunların insanların içindeki karanlık duyguları da harekete geçirmiş olabileceğini düşünüyor.

Beşikli Mağarası /Antakya

Türkiye’de karanlık turizm yapan yok değil mi? 

Ben varım işte.( Gülüşmeler) Konu dünyada çok yeni. Türkiye’yi bırak dünyada bile karanlık turizm turları düzenleyen seyahat acentası sayısı çok az. Ama zaten artık seyahat anlayışı çok değişti. Artık turizm gündemini seyahat acentalarından çok gezginler ve özel ilgi turizmi meraklıları belirliyor. 

Karanlık turizm hakkında Türkiye’de birkaç akademik çalışma var ama pratikte bir uygulamaya ben rastlamadım. Şu var tabii, karanlık turizm adı altında yapılmasa da içerik olarak karanlık turizm kapsamına da giren bazı etkinlikler yapılıyor. Örneğin toplumsal hafıza mekanlarının gezildiği hafıza turları yapılıyor ya da Türk ve Rum mübadillerin torunları dedelerinin topraklarını ziyaret ediyor. Mübadele, zorunlu göç konuları karanlık turizmin de konusu olduğundan bu aktivitler de karanlık turizm aktivitesi kapsamına giriyor. Ya da Gelibolu Milli Parkı'na yapılan bir gezi de aslında karanlık turizm aktivitesidir çünkü savaş alanları da karanlık turizmin ilgi alanı içindedir. 

Neo Moni Manastırı /Sakız Adası

Peki sen karanlık turizm adına neler yapıyorsun? 

 

Şu an gündemimdeki en önemli konu Türiye’nin karanlık turizm haritasını çıkarmak. Bu, video, sözlü tarih, görsel, yazılı içeriklerie zenginleştirilmiş çok kapsamlı bir harita & rehber olacak. Harita hem dünyadaki tüm karanlık turizm meraklılarına hem de toplumal hafıza gibi konular çalışan şahıs veya sivil toplum kuruluşlarına rehber niteliği teşkil edecek. Bu kapsamda pilot şehir olarak seçtiğim, aşık olduğum şehir Mardin’de çalımalar yaptım, içerikler hazırladım. Hatta şu an bir kısa filmin kurgusunu yapıyoruz. 

Tabii bu işlerin maliyetleri çok yüksek. Projeyi devam ettirebilmem için fonlara ulaşmam gerek. Bir yandan fon arayışım sürüyor.  

Bir yandan da tabii karanlık geziler yapıyorum. Eşimle keşifler yapıyoruz. Bunları biriktiriyorum ve yakında bir blogda bunları yayınlayacağım. Çalıştığım bölgelere geziler düzenlemeye de başladım.

Ezidi Mezarlığı / Mardin Midyat

Karanlık turizm zor bir konu gibi görünüyor. Örneğin ahlaki tartışmaları var sanırım? 

İşin boyutları büyümeye başladı. İlgi çok arttı ve karanlık turizm artık özel ilgi turzmi olarak literatürde yerini aldı. Hal böyle olunca karanlık turizm, sektörde yeni bir ekonomik gelir alanı olarak değerlendirilip esaslarının, prensiplerinin saptanması ihtiyacı doğdu, akademik çalışmalar hızla arttı, enstitüler kuruldu.

Karanlık turizm uygulayıcısının, rehberinin donanımlı olması,  gidilen yerdeki konuya hakmiyetinin iyi olması, en önemlisi ahlaki hassasiyetlere dikkat etmesi çok önemli. Orada yaşayan insanlar acılarını hatırlamak istemeyebilirler, bu onlar için travmatik etki yaratıyor olabilir. Bu konulara çok dikkat etmek gerekiyor. Sonuçta bir insanlık trajedisinin üzerinden turizm yaparak para kazanılıyor. Olayı yerinde anlamak ve aktarmak, insanlarla sohbet ederek öğrenmek, incelemek, araştırmak çok farklı oluyor. Farkındalık yaratmak gibi amaçlarla gidiyorsam oraya, o zaman ahlaki bir problem olduğunu düşünmüyorum. Olayla ve o insanlarla empati kurulmasını sağlamış oluyorum ve aslında olayı doğru düzgün aktarabildiğim için hayırlı bir şey yapmış oluyorum. Ama ben gidip, o acının yaşandığı yerle ilgili turistik objeler satan bir dükkana grubumu götürüyorsam ve komisyon alıyorsam işte burada etik problem var. Halfeti’de, Fırat Irmağı’nın altında kalan tarihi yerleşimler var. O kalıntıları görebilmek için tekne turları düzenleniyor. Ben buraya tekneyle araştırma için, fotoğraf çekmek için gidebilirim. Tekne sahibi buranın yerlisi ve mağdurudur, para kazanmasında da bir sıkıntı yoktur. Ama o turlar sanki Çeşme’den, Bodrum’dan tekne turu kaldırıır gibi eğlence amaçlı yapılıyor, yüz kişi dolduruluyor, çalgılar çengiler eşliğinde yapılıyor. Bu bence etik bir problem. Karanlık turizmin bunun gibi hassasiyetleri oluyor. Türkiye gibi bir ülkede başka hassasiyetler de var. Bir yerde yaşanmış bir trajedi, bir ölüm başka bir grup için zafer duygusu yaratabiliyor. Toplum olarak insanlık trajedilerine hümanist yaklaşmayı beceremeyebiliyoruz.  Bu da ayrı bir sorunsal. Türkiye’de karanlık turizm uygulayıcısı olmak ayrıca zorlayıcı bir durum. Bu böyle olacak diye de kaçmamak lazım ben biraz da bunun peşindeyim. 

Bu bir kitle turizmi değil, özel ilgi turizmi. Dolayısıyla büyük guruplar halinde yapılmaz. Bu konuda seçici olmak istiyorum. Ayrıca Türkiye’den olsun, dünyadan olsun az önce bahsettiğim hassasiyetlere dikkat eden, olaylara hümanist bakmayı başarabilen kişilerle bu turları düzenleyeceğim.  

Sazak Köyü/Karaburun

 Peki karanlık turizm adına Ege Bölgesi için çalışmalar yürütüyor musun? 

Ege tarafında da çalışmalarım sürmekte. Özellikle Karaburun’nun Çeşme, Sakız Adası’na bakan taraflarında terk edilmiş mübadil Rum köyleri bulunmakta. Sazak başta olmak üzere o hüznü yoğun şekilde en çok hissettiren yerler Karaburun tarafındaki mübadil köyleridir. Sazak’a gittiğinizde orada sadece siz ve Sazak varsınız. Orada terk edilmiş bir dağ ve karşınızda Ege Denizi vardır. Hiçbir turistik hizmet yoktur. Bu karanlık turizm için çok aranan bir durum çünkü kişide yaratmak istediğimiz etkiyi artırıyor. 

İzmir güzel bir genç kız gibi görünse de aslında çok eski bir tarihi olan, trajedilerle dolu bir yerdir. İzmir yangını, mübadele gibi birçok vaka geçirmiştir. Bu konular üzerinde de çalışmalarımı yürütüyorum. 

Sakız Adası aynı şekilde çok büyük insanlık trajedilerinin yaşandığı bir yer. Şehir merkezi çok eğlenceli; kafeler, eğlence mekanları bulunuyor ama adanın geri kalanına ise tam bir kasvet hakim. Her yerde Orta çağ kaleleri, şatoları, duvarları bulunmakta. Karaburun’nun Sakız Adası’na bakan tarafı bulunmakta. Hatta Şeyh Bedrettin’in müritlerinden biri Börklüce Mustafa Karaburun’da örgütlenmiştir. Onun Badembükü’den Sakız Adası’na kaçtığı tahmin ediliyor. Badembükü’nden bakınca Sakız Adası’nı görebiliyorsunuz. Tasarlamayı düşündüğüm tur programlardan biri de bu. Sakız Adası’ndaki bir turizm acentesiyle bu programı birlikte yapmayı planlıyoruz. Tur, Ege’deki mübadil köylerine ziyaretimizle başlayacak. Ardından vapurla Sakız Adası’na geçip oradaki insanlık trajedileriyle birleştirmek istiyorum. Özellikle bu konunun muhatabı olabilecek kişiler için, adaları ve Ege kıyılarını merak edenler için ilgi çekici olacağını düşünüyorum. 

Ama karanlık turizmle ilgili ilk Mezopotamya'nın söyleyeceği şeyler olacaktır diye düşündüğüm için o destinasyonla başladım. Bana karanlık turizm çalışma ilhamını ve motivesyonunu  veren yer de Dara Antik Kenti’dir. Herkesin görmesini çok isterim. 2007’de turizme açıldı. Dara Nekropolü’nün içinde 3000 iskeletin gömülü olduğu katakomp var. Mezar hiç bozulmadan duruyor ve iskeletler tamamen görülebiliyor. 6. Yüzyıldandan beri o mezar orada duruyor. Dünyada mezarlar hep bozulmuştur bu yüzden eşsiz bir örnektir. 3000 yıldır o bölgede yaşayan Süryaniler'in geleneği olarak kutsal addediliyor. Eski ahitte Hezekiel adlı peygamberin ölülere nefes üfleyerek dirilttiği geçiyor. Bununla ilgili dualar var. Hala daha Süryani kiliselerinde bu dua okunur. Yüz yılardır süregelen gelenek sayesinde bu mezar korunmuş. 

Dara Antik Kenti /Mardin

Bu bilgileri paylaştığın mecralar var mı? 

Yukarıda bahsettiğim blog ve harita altyapılarını oluşturmaya başladık. Ama şimdilik yeni açtığım bir Instagram hesabım var: @darkside_of_the_story Burada gittiğim yerlerle ilgili küçük küçük bilgiler paylaşıyorum. İlgi de görmeye başladı, bu da beni çok mutlu ediyor. 

Benzer yazılar
EKOLOJİ
TARIM
Ziraat mühendisi Bilge Keykubat çok yönlü insanlardan. Tarım ve Gıda Yazarı, tarım ve gıda araştırmacısı, tarım ve gıda ...
Kardelen Uysal
12 Tem 2020
RESTORAN
Urla'da yeni nesil ocakbaşı konseptiyle açılan ilk yer olan Ahbap adını sahiplerinden alıyor. İki yakın dost olan Sercan...
Gülay Güler
11 Tem 2020
SİNEMA
"Sansür, geçerli anlayışları ve var olan kurumları ve yasaları birilerinin sorgulamasını engellemek için var. Bütün iler...
Kardelen Uysal
10 Tem 2020
EDEBİYAT
TEKNOLOJİ
İzmir merkezli tasarım ajansı DotworkMedia tarafından yayınlanan E-debiyat App, son yıllarda dijital ortamda yakalanan i...
Otuzbeşlik
10 Tem 2020
BEACH CLUB
Deniz, kum, güneş ve eğlencenin merkezi Çeşme’nin beach club’ları lezzetli yemekleri, muhteşem kokteylleri, gün boyunca ...
Gülay Güler
10 Tem 2020
SAHİL
Tarihteki on iki İyon kolonisinden biri olan Çeşme, Ege Bölgesi'nin en güzel plajlara sahip ilçelerinden biri. Eşsiz doğ...
Gülay Güler
8 Tem 2020
EDEBİYAT
Geçmişle sohbet etmek, yeni sorulara sahip olmak, soruların yanıtlarını bulmak, kainatın seslerine kulak vermek... Edebi...
Kardelen Uysal
5 Tem 2020
GEZİ
Güzelliği ve bereketli toprakları ile bilinen Tire, tarihi dokusu ve yapıları ile Ege’nin eşsiz bölgelerinden biri konum...
Kardelen Uysal
3 Tem 2020
SİNEMA
Korku kavramı en insani yanlarımızdan biri. Temelde canlı olmakla ilgili olsa da evrimle beraber yüklediğimiz anlamlarla...
Nazım Kahramantürk
2 Tem 2020
SÖRF
Masmavi dalgaların arasında rüzgarla dans ettiğinizi hayal edin... Bu hayali gerçekleştirmek İzmir'de yaşadığımız için h...
Gülay Güler
1 Tem 2020
TASARIM
Local Makers, üreten insanları bir araya getiren, hikayelerinin anlatıldığı bir platform. Üretmenin gücüne inanan insanl...
Kardelen Uysal
1 Tem 2020
SAHİL
Masmavi denizi ve uzun kumluk plajları ile Ege Bölgesi’nin en ferah sahillerine ev sahipliği yapan Kuşadası’nın her köşe...
Gülay Güler
29 Haz 2020
EDEBİYAT
Yeraltı edebiyatı gezginleri, kaybedenleri, yolunu bulmak için yola çıkanları, uçuruma yuvarlananları, uçurumu ev belley...
Kardelen Uysal
28 Haz 2020
YÜRÜYÜŞ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yarımada Projesi kapsamında belirlenen toplam 709, ana hatlarıyla 450 kilometre uzunluğu...
Otuzbeşlik
27 Haz 2020
HAYVAN OTELİ
Patili dostlarımız ailemizin birer üyesi. Seyahate çıkarken, acil bir işiniz çıktığında, taşınırken kedi ve köpekleriniz...
Gülay Güler
27 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Bu yıl 2-28 Haziran'da gerçekleşecek Onur Ayı etkinlikleri 28’inci kez yapılacak. Ancak bu sene sokaktaki cümbüş, renkli...
Kardelen Uysal
24 Haz 2020
SAHİL
Karaburun dantel gibi işlenmiş, irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip. Karaburun'un virajlı yolları gözünüzü kork...
Gülay Güler
24 Haz 2020
SİNEMA
Hafta sonunuzu kanepenizden kalkmadan geçirmeyi planlıyorsanız, bir solukta izleyeceğiniz bu harika mini dizileri mutlak...
Gülay Güler
22 Haz 2020
SAHİL
Türkiye'de Cittaslow "Sakin Şehir" unvanını almaya hak kazanan ilk ilçe olan Seferihisar, doğal ve tarihi güzelliklerini...
Gülay Güler
20 Haz 2020
TİYATRO
Pandemi döneminde pek çok meslek grubu büyük zorluklarla karşılaştı. En çok zorlanan gruplardan biri de özel tiyatrolar ...
Kardelen Uysal
19 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
İnsan ve doğa birbirine zıt şeylermiş gibi davranılsa da bir bütünüz aslında. Doğa bizim dayanağımız, bizim nefesimiz. E...
Kardelen Uysal
18 Haz 2020
SAHİL
Yel değirmenleri, beyaz evleri, mor begonvilleri, meyhaneleri, portakal bahçeleriyle herkesin tatil hayallerini süsler B...
Gülay Güler
17 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Doğa ile bütünleşebileceğiniz, sakin, huzurlu, ev konforunda bir Bodrum tatili düşlüyorsanız, Bodrum ile özdeşleşmiş, şi...
Gülay Güler
17 Haz 2020
SİNEMA
YARIŞMA
Hezarfen Film Galeri, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından İzmir'in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı'n...
Otuzbeşlik
15 Haz 2020
MÜZİK
Volkan Öktem, müzikle çok erken bir yaşta tanışan müzisyenlerden. Henüz 11 yaşında bateri çalmaya başlayan Öktem, Sezen ...
Kardelen Uysal
13 Haz 2020
GÜNCEL
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunu yürüttüğü İzmir Turizm Hijyen Kurulu, küresel pandemi sonrasında kenttek...
Otuzbeşlik
13 Haz 2020
SİNEMA
Kendine has senaryolarıyla, özgünlükleriyle iç dünyamızda yeni pencereler açan filmler vardır. Kimisi distopik bir dünya...
Kardelen Uysal
11 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
BUTİK OTEL
Şehir merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Urla'da tarihin kalıntılarına tanık olabilir, enfes bir denizde serinleyebilir,...
Zeynep Öztürk
11 Haz 2020
SPOR
BİSİKLET
GEZİ
Bisikletin ulaşım aracı olarak kullanılması hem doğayı hem sağlığımızı korumamıza yardımcı oluyor. Bir kişinin karbondio...
Otuzbeşlik
9 Haz 2020
GÜNCEL
Nefret söylemleri, dildeki şiddet toplum ve bireyler arasındaki eşitsizlik uçurumunun derinleşmesine neden oluyor. Dilde...
Kardelen Uysal
6 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Irkçılık, ötekileştirme, ayrımcılık hala dünyanın en büyük sorunlarından biri. Sinema, ırkçılık ve ayrımcılığın karanlık...
Kardelen Uysal
5 Haz 2020
SİNEMA
FESTİVAL
6. Balkan Panorama Film Festivali, 15-21 Ekim 2020 tarihleri arasında Buca Belediyesi'nin himayesinde İzmir'de gerçekleş...
Otuzbeşlik
4 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Rüzgarıyla, rengarenk taş evleriyle, gece hayatıyla, sörf cenneti oluşuyla meşhurdur Alaçatı. Eski çağlardan beri Ege'ni...
Zeynep Öztürk
4 Haz 2020
KAMP ALANI
Şehir ahalisi, apartman çocukları için betondan kurtulmanın, egzoz dolmuş ciğerleri, stresten pelteleşmiş zihinleri iyil...
Gülay Güler
2 Haz 2020
SPOR
SİNEMA
EDEBİYAT
YOGA
Kontrollü sosyal mesafe ile normal yaşantılarımıza yavaş yavaş dönüyoruz. Uzmanlar mümkün olduğunca evde kalmamızı öneri...
Otuzbeşlik
1 Haz 2020
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade