Mekan Deneyimleri 1- Nazım Hikmet Kültür Merkezi

Paylaş
26-11-2018
Can Sue

 

 

İzmir’de son birkaç yılda hızla genişleyen ve hızlanan kültürel etkinlikler üretimi nasıl etkiliyor? Kültürel üretimlerde kentin değişen dinamiklerinin izlerini görmek mümkün mü? Yenilenen ve devinen koşullarda kültür üreticileri nasıl sorunlarla karşılaşıyorlar? Yeni alanların ortaya çıkması, bağımsız sanatçıların sayısının ve görünürlüğünün artması kentteki kültür üreticilerinin bağımsız paylaşım ağları oluşturması ihtiyacını ne kadar tetikliyor? Üretirken birlikte durabilmek ve bağımsız girişimlere sahip çıkabilmek için birlikte hareket yolları keşfedilebilir mi?

Bu sorular etrafında NomadMind ve Kendine Ait Bir Oda ortak bir girişim olarak İzmir’in sanat etkinliklerine alan açan kişi, grup ve mekanları mercek altına aldıkları bir seri ortaya koyuyor. ‘Mekan Deneyimleri’ adıyla şekillenen buluşmalar serisi, etkinliğe ev sahipliği yapacak olan mekanların var olma ve sürdürülebilirlik deneyimlerini paylaşmaları üzerine kurulu. Mekan yürütücüleri kendi öykülerini ve değerli buldukları başlıkları bizlerle tartışmaya açarken, ev sahibi mekanların da buluşmaya gelen misafirler tarafından deneyimlenmesinin yeni ortak süreçlere kapı açması umuluyor.

Her ay farklı bir alana davetli olacağımız ‘Mekan Deneyimleri’nin ilk durağı Nazım Hikmet Kültür Merkezi. Serinin ilk ev sahibi olarak bizleri davet ettikleri konuşma başlığını şöyle çerçevelendiriyorlar;

Ekonomik Kriz ve Sanat Üretimi
2 Dünya savaşında Almanya siyasal krizlerle boğuşurken bir yandan da eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik kriz içindeydi. İnsanlar maaşlarını taşımak için çuvallar kullanırken, sabah almaya niyetlendikleri bir ürünün fiyatı akşama kadar değişmiş olabiliyordu. Almanya’da bu kriz aynı zamanda Hitler’in iktidarının önünü açarken aynı tarihlerde sanatsal üretimde bu büyük çalkantıları yansıtan bir canlılık içindeydi. Dadacılar Alman sanatçılar üzerinde etkili olurken Alman Dışavurumculuğu genç sanatçıları etkisi altına alıyordu.

Biz Nazım Hikmet Kültür Merkezi olarak bu buluşmada tüm katılımcıları ekonomik krizlerin sanatsal üretimleri nasıl etkilediği üzerine düşünmeye; sanatçının içinde bulunduğu toplumla ne şekilde etkileşim içindedir sorusunun etrafında dolaşmaya davet ediyoruz.