Yazılar

Öğrenme Tasarımları - Çünkü Öğrenmek Eğlencelidir!

Paylaş
03-03-2018
Zeynep Öztürk

¨Eğer bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir¨

Albert Einstein

 

Bilgi aktarımı bizlere kalan ve bizlerin bırakacağı en önemli mirastır. Tarihteki izlerin kayıtları, teknoloji, sanat vb. birçok oluşumun temelinde olan bilgi, günümüzde öğrenmesi zor ve üşenilen bir durum haline geldi. Oysa çocukken ne güzeldi değil mi? Oyunlar oynardık, mutluyduk. Peki neden şimdi oyun oynayarak öğrenmeyelim ki? 

 

 

Öğrenmek hayatımızın sonuna kadar yaptığımız harika bir eylem fakat çağ değişiyorken öğrenme stilleri aynı kalabilir mi? Kalmamalı!

¨Çünkü öğrenmek eğlencelidir¨ mottosuyla hareket eden Öğrenme Tasarımları ile öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı! 

 

 

Öncelikle, Öğrenme Tasarımları'nın İzmir gönüllü ve eğitmenlerinden Hasan Perçim ve Ömer Faruk Koçhan'ı bir tanıyalım.

 

Hasan Perçin: Öğrenme Tasarımları sosyal işletmesinde gönüllü ve eğitmen olarak yer alıyorum. Şu sıralar yüksek lisans konum olan ¨Açık İnovasyon¨ üzerine yoğunlaşmış bulunmaktayım.

Ömer Faruk Koçhan: Öğrenme Tasarımları firmasında gönüllü olarak başladığım bu macerada güncel olarak Öğrenme Tasarımları'nın sosyal medya hesaplarından sorumluyum. Aynı zamanda eğitmenlik yapıyorum. Hasan ile beraber İzmir'deki Oyun ve Öğrenme Derneği'nin daha fazla gelişmesi, yaygınlaştırılması, gönüllü ve katılımcı potansiyelimizi değerlendirmek adına çalışmalar yapıyoruz.

 

 

 

Öğrenme Tasarımları nasıl oluştu.

Ömer Faruk Koçhan: 4 sene önce kurulan bir firmayız. Firmayı kuran kişilerin ve çalışanların sivil toplum kuruluşlarında geçmişleri var. Daha önceki tecrübelerimizi ve geliştirdiğimiz metotları sadece bu alanda değil aynı zamanda ticari bir girişim haline dönüştürebilir miyiz, sosyal bir işletme yoluna girebilir miyiz diyerekten kurulmuş bir firmayız. Yapılan işler insanların sosyal becerilerini geliştirmeye yönelik ve öğrenme hedeflerine ulaşmaya yönelik olduğu için gençlerle, eğitmenlerle destek olalım ve gönüllük esası olsun işin içinde diye düşündük. Nasıl yapalım bunu? Eğitimlerimize götürelim, eğitmen eğitimlerinden faydalanmalarını sağlayalım ve sosyal becerileri geliştirmek üzere gönüllülük sistemi başlatalım, dedik.

 

Eğitmen ve gönüllü arasındaki fark nedir? Mesela bir gönüllü eğitmen olabilir mi?

Ömer Faruk Koçhan: Olabilir, benim hikayem de öyle başladı. Sisteme gönüllü olarak girdim. Gönüllü olarak girdikten sonra yavaş yavaş verilen eğitimlerde sadece katılımcı olarak yer aldım. Bunun devamında bazı oyunlarımız ve bazı eğitimlerimiz için eğitici gerekiyor. Yani o eğitimi verebilmen ya da o oyunu oynatabilmen için oyunun hikayesini ve teorilerini öğrenmen gerekiyor. Sonraki adım uygulatma. Uygulatman gerekiyor ki yaptığın işin anlamı olsun. Biz gönüllü olarak girdiğimiz bu ortamda sonrasında açılan eğitmen eğitimleriyle eğitmen haline geldik.

 

Amaç nedir?

Ömer Faruk Koçhan: Amacımız; öğrenmeyi oyunla eğlenceli hale getirmek. Biz gönüllü olarak girdiğimiz bu ortamda sonrasında açılan eğitmen eğitimleriyle eğitmen haline geldik.

 

 

Kaynak: Öğrenme Tasarımları

 

Hali hazırda olan oyunları siz oynayıp öğreniyor sonra oynatıyorsunuz. Peki, sizin de yabancı olduğunuz yeni bir oyun geldiği zaman süreç nasıl gerçekleşiyor?

Ömer Faruk Koçhan: ¨Öğrenme alanında biz bunun üzerine bir şey üretelim ve kendi ürün yelpazemize ekleyelim¨ dediğimiz oyunlar ya da eğitimler olabiliyor fakat bu çok az rastladığımız bir durum. Daha çok dışarıdan gelen projeler, oyun istekleri üzerine yeni bir süreç girişiminde bulunuyoruz.

 

Yeni süreç gelişimi nasıl oluyor?

Ömer Faruk Koçhan: Firma bize geliyor ve çalışanlarıyla firmanın değerleri hakkında bir oyun üretmek istediğini iletiyor. Bu oyun eğitim sürecini çalışanlara eğlenceli hale getirecek bir oyun oluyor. ¨Biz ne yapabiliriz¨ diye baktığımızda verilmek istenilen değerler, oynatılmasını istediğiniz oyun türü hepsi önemli oluyor.

 

Oyun türünden kastınız?

Ömer Faruk Koçhan: Oynatılmasını istenilen oyun; iç mekan faaliyeti mi olsun dış mekan faaliyeti mi, masa oyunu mu olsun kart oyunu mu veya mobil uygulama mı istiyorsun gibi birçok seçenek sunuyoruz. Bununla ilgili bir şablonumuz var.

 

Bu şablonda neler var?

Ömer Faruk Koçhan: Hedef kitle, ihtiyaç, metot ve mekan gibi değerler. İhtiyaçlara göre terzi usulü oranlayıp ölçüp biçip ürettiğimiz oyunlar oluyor.

 

Yani oyun tamamen sizden çıkıyor?

Ömer Faruk Koçhan: Tamamen bizden çıkıyor ya da hali hazırda olan bir oyundan esinlendiğimiz oluyor tabu oyunu gibi.

 

Farkı ne oluyor?

Ömer Faruk Koçhan: Tabudaki gibi kelimeler ve kullanmaman gereken kelimeler var. Yer, mekan, karakter ve zaman kısıtı var. Sana bu değerler verildikten sonra bu kelimeleri kullanmadan ve hangi kart geldiyse onu söylemeden kelimeyi tiyatral bir şekilde aktar diyoruz. Yani tabu oyununu sadece kelime anlatmaktan farklılaştırıyoruz.

 

Kaynak: Öğrenme Tasarımları

 

Eğitim ve oyun tasarımlarınızı biraz daha açabilir misiniz?

Ömer Faruk Koçhan: Mesela bir yıllık bir periyot içerisinde belirli bir hedef kitleye ulaşmak istiyorsunuz. Bu hedef kitleye ulaşırken onlara oyunlar, eğitimler, buluşmalar ve sosyal medya çalışmaları tasarlayıp bunların hepsinde aktif ve hedeflediğiniz ihtiyaç listesiyle bize geliyorsunuz. Biz bu listeyi oyunlar, eğitimler ve sosyal medya aktiviteleri gibi birçok alan ile oyunlaştırarak sunabiliyoruz. Oyun türlerimize buradan bakabilirler.

 

Firmalar size nasıl geliyorlar? Firmalara eğitim sunumlarınız nelere göre oluyor?

Ömer Faruk Koçhan: Firmalar, bizi sosyal medyadan da duyabiliyor. Öğrenme Tasarımları öncesinde sivil toplum alanında zaten eğitmen ve gönüllü olarak görev alan insanların kurmuş olduğu bir firma olduğumuz için bu alanda duyulmuş bir firmayız. Bazı dönemlerde firmaların ya da bakanlıkların açtığı proje çağrılarına kendimiz de başvuru yapıyoruz.

 

  

Kaynak: Öğrenme Tasarımları

 

Sizin için oyun neyi ifade ediyor?

Ömer Faruk Koçhan: İnsan oyun oynayarak öğreniyor yani insanın tecrübe etmeden öğrenemeyeceğine inanıyoruz. Bunun doğrultusunda da öğrenme sürecini en eğlenceli hale getirecek metot olarak biz de oyunu seçiyoruz. Öğrenme tasarımlarında oyun kelimesinin çokça geçmesinin tek sebebi oyunun en eğlenceli öğrenme yöntemi olduğuna inanmamız.

  

Bu oyunları kendi hayatınızda nasıl uyguluyorsunuz? 

Ömer Faruk Koçhan: Bizim oyunlarımızdaki amaç; genel olarak ileride gerçekleşebilecek deneyimi küçük bir deneme ortamında deneyimlemek, farkına varamayacağımız şeyleri o küçük deneme ortamında küçük de olsa farkına varıp öğrenme sürecini başlatmak. Bazı oyunlarımız sadece oyun sürecini başlatmaya yönelikken bazı oyunlarımız öğrenme sürecini destekleyecek teorilerle devam ediyor.

Bizim bir sinerji eğitimimiz var. Bu sinerji eğitimi içerisinde tanışma oyunları, kaynaşma oyunları, dinamiği arttırma oyunları, buz kırıcılar ve direk kendi yaptığımız yer oyunları ile eğitimi tamamlıyoruz. Bu oyunları gerçekten bir öğrenme hedefi doğrultusunda da oynatabiliyoruz. Sadece öğrenme hedefi olmadan güzel keyifli eğlenceli zaman geçirmek içinde kullanabiliyoruz. Ben günlük hayatımda yeni tanıştığım insanlarda bu metotları uyguluyorum ve daha hızlı iletişime geçmemi sağlıyor.

Hasan Perçin: Ben güncel hayatımda ödüllendirme bazlı hareket ediyorum. Akademik bir şekilde yaklaştığımda ise girişimcilik ile ilgili bir program hazırlamayı düşünürsek, eğitimin hikayeleştirme ve programlaştırmayla birlikte kişilere ya da öğrencilere nasıl verilebileceği ile daha çok ilgileniyorum. 

 

 

Eğitimlerde sertifika veriliyor mu?

Ömer Faruk Koçhan: Veriliyor.

 

Gönüllülük sistemine nasıl dahil olunabiliyor?

Hasan Perçin: Nisan ayında açılan belirli bir form var bu formu doldurarak gönüllülük sitemine dahil oluyorsunuz. Gönüllülük sistemine dahil olmadan önce belirli aşamalardan geçiyorsunuz. Formu doldurduktan sonra gönüllülerden, kıdemli gönüllü dediğimiz ya da firmada mevcut çalışan kişiler tarafından Skype görüşmesinde mülakata alınıyorsunuz. Geçmişinizin ne olduğu, neden kurumla birlikte çalışmak istediğiniz, neden gönüllü olmak istediğiniz, kuruma neler katabileceğiniz ve kurumdan ne gibi beklentileriniz var gibi belli başlı konuları görüşüyorsunuz. Bunun sonrasında olumlu geri dönüş yapılan arkadaşlarımızla bir yıllık gönüllülük sistemi başlatılıyor.

Gönüllülük sistemi içerisinde; tam olarak ne yaptınız, ne yapmayı planlıyorsunuz, size olan katkısı, sizin mevcut gönüllülük sistemine olan katkınız, gibi başlıklar değerlendirilip bir sene sonucunda da isterseniz gönüllülük sistemine devam edebiliyorsunuz. İsterseniz sistemden gönüllü olarak çıkma şansınız da var. Gönüllülük sisteminde belirli eğitimlere katılabilme şansınız var. Bunun dışında Türkiye'nin 60 ilinden güncel 146 gönüllümüz var. 

 

Ömer Faruk Koçhan: Kendi içimizde bir ödüllendirme sistemimiz var. Katıldığınız her etkinliğin bir ödülü var. Ödüller tohum şeklinde adlandırılıyor.  Eğitimin ve etkinliğin seviyesine göre aldığınız tohumların sayısı farklılaşabiliyor. 

 

Tohumlar birikince ne oluyor?

Hasan Perçin: 20 tohum topladığınız zaman bir ağacınız oluyor. 20 ağaç topladığınız zaman bir ormanınız oluyor ve bu süreç çoğalarak bu şekilde ilerliyor.

 

Ödüllendirme sisteminin amacı nedir?

Hasan Perçin: 146 gönüllümüz olduğu için bazı etkinliklerde birden fazla talep olabiliyor. Bu noktada da seçim yapılabilmesi için bu ödüllendirme sistemi kullanılıyor. 

Ömer Faruk Koçhan: Bu durum bize aynı anda tecrübeyi de gösterdiği için bir eğitici eğitimi verileceği zaman aktif olmuş ve görev deneyimi fazla kişiyi seçebiliyoruz. Bunun kontrolü de tohumlar ile daha kolay oluyor.

 

Bunun takibini nasıl sağlıyorsunuz?

Ömer Faruk Koçhan: Facebook ve bizim kendi sistemimiz üzerinden excel tablomuz var. Bunları güncel tutuyoruz fakat bunu sürekli anlık olarak görebileceğiniz bir uygulama yok.

 

 Kaynak: Öğrenme Tasarımları

 

Gönüllülerin İzmir dışında katılacakları etkinliklerin masrafları karşılanıyor mu?

Hasan Perçin: İşletme; ulaşım, konaklama ve yeme-içme masraflarınızı karşılıyor. Zaten gönüllülük öncesi bütün şartlar yazıyor.

 

Etkinliklerde öncelikleriniz var mı?

Ömer Faruk Koçhan: Kurum olarak önceliğimiz, etkinlik hangi şehirde ise öncelikli olarak o şehirdeki gönüllülere çağrıyı açmak.

 

NOT: Öğrenme Tasarımlarını www.ogrenmetasarimlari.com, Facebook, İnstagram, Twitter, Youtube gibi sosyal mecralardan takip edebilirsiniz.