Özgür Zihinler, Özgür Bedenler

Paylaş
28-07-2017
Zeynep Öztürk
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4


Özgürlük kişiye önem kazandırır, değer yükler. Özgürlük, yaşama dair seçimlerle ilgilidir. Peki, bir şeyleri seçmedikçe mi özgür kalırız? Sizin için özgürlük neyi ifade ediyor? Kendinizi nerede özgür hissediyorsunuz? En önemlisi siz özgür müsünüz? gibi bir sürü soru sorabilirim size.

Böylesi ele avuca sığmayan bir kavramı, 40 dakikalık bir gösteri ile, iki farklı kültür topluluğu bize kendilerince sözsüz bir şekilde anlatmaya çalışsa nasıl olurdu? Şahsen gittim gördüm, harika olmuş. Emeklerine sağlık.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
Bu değerli oluşum Türkiye’den Tiyatro 4 ile İtalya’dan Teatro DellArgine iş birliğinde oluşturulan disiplinler arası interaktif bir proje ve Tandem Türkiye kapsamında geliştirilmiş. Peki, nedir bu Tandem ve bu oluşum nasıl ortaya çıktı..?

Uğur Mumcu KSM Sevda Şener Sahnesi’nde 3 Temmuz'da ücretsiz olarak gerçekleşen Özgür Hisset’in (Feel Freedom) destekçisi Tandem: Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye – Avrupa Birliği programı, Stiftung Mercator ve ECF (Avrupa Kültür Vakfı) tarafından destekleniyor, MitOst ve Anadolu Kültür ortaklığında uygulanıyor." (Bakınız.)
 
 

İzmir'in farklı ekiplerinden birçok tiyatro oyuncusu ve öğrencisini sahnede birlikte gördüğümüz performansın yönetmenliği Teatro Dell'Argine sanatçılarından Giulia Franzaresi ve Micaela Casalboni yapmış, ve bence şahane bir iş çıkartmışlar. 10 günlük çalışma süreci sonrası oyuncular kadar izleyicilerde heyecan ve merakla bu oluşuma katıldılar. Ben ise ¨Gösteri sonrası kendinizi nasıl hissettiniz?¨ diye sorduğumda Tiyatro 4 kurucuları ve eğitimcilerinden Derya Efe ve Kağan Uluca, ayrıca Teatro Dell’Argine ‘den Giulia Franzaresi sorularımı tüm içtenlikleriyle cevapladılar.
 
Not: Giulia Franzaresi röportaj sırasında ingilizce konuştu ve cümleler ingilizceden çevrildi. Yani kendisi türkçe konuşmadı ama konuşsa eminim çok tatlı olurdu. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
 
Gösteri sonrası kendinizi nasıl hissettiniz?
 
Derya Efe: İyi, özgür ve rahatlamış. (Gülüyor.)
Giulia Franzaresi: Harika hissettim, büyük bir işin üstesinden hep birlikte geldik. Ne kadar müteşekkir olduğumu sözcüklere dökemiyorum. Gösteri sonrası çokça ağladım; çünkü duygular ve enerji o kadar güzeldi ki!
 
Herkes için farklı bir oluşumdu. Gösteriden sonra geri dönüşler nasıl oldu?
 
Derya Efe: Seyirciden dönüşler çok olumlu. Projeyi hazırlarken bir çok hedefimiz vardı. Seyirci geliştirme de bunlardan bir tanesiydi. Salonda 200 kişilik bir seyirci kitlesi vardı ve onlar da bu projenin parçası oldular. Şehrin bir çok farklı yerinden, yeni insanlara ulaşmış olduğumuzu ve yeni seyircilerimize yeni bir şeyler söyleyebildiğimizi düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
 
Sizin özgürlük kavramınız ne?

Derya Efe: Kendimiz kendimizi sınırlamadığımız sürece Tiyatro4’te özgür hissediyoruz.
Kağan Uluca: Bizim için özgürlük kavramı temel olarak ifade özgürlüğü ile ortaya çıkıyor. Özgürlük kavramında en temelinde ifade özgürlüğü ile örtüştüğü bölümler yer alıyor.
Giulia Franzaresi: İtalyan oyuncu ve yönetmen olarak benim için özgürlük yarattığım kavramları, oluşumları çalıştığım kişilerle paylaşmak. İçinde sahip olduğun özgürlüğü paylaşmak, benim için özgürlüğün kavramı. Belki de bu gösteri için bu yüzden çok heyecanlıydım. birlikte çalıştık paylaştık ve bir gösteri sahneledik.

Neden özgürlük kavramı üzerinde ilerlediniz?
 
Giulia Franzaresi: Neden mi? (Gülüyor.) Çünkü özgürlük kavramının görülecek keşfedilecek birçok yanı var ve özgürlük herkes için farklılık gösteren bir kavram. Herkes özgürlüğün ne olduğunu biliyor ama onlara ¨Özgürlük ne?¨ diye sorduğumuzda, sanki dünyadaki en zor soruyu sormuşsunuz gibi bakıyorlar. Herkes bir özgürlük kavramına sahip ama içimizdeki bu duyguyu sözcüklere dökmekte zorlanıyoruz. Özgürlüğün bize çağrıştırdığı, tanımlayabileceğimiz başka bir adı olmalı.
Kağan Uluca: Özgürlük her ne kadar yasalarla, toplumsal ve bireysel özgürlükler somut olarak tarif edilse ve koruma altına alınsa da aslında özgürlük soyut bir kavram. Her şeyden önce göreceli bir kavram. Herkesin kendisine göre bir özgürlük kavramı var ve başkalarının özgürlüğü sorusuyla kaşılaştığında özgürlük kavramını tekrardan değerlendirmesi gerekiyor. Projenin temel amaçlarından biri de oydu, hem katılımcıların hem de gösteriyi hazırlayan ekibin özgür hissederek bu konsept üzerinde ürünler ortaya koymasını ve izleyenin de bunu izlerken kendisini özgür hissetmesini amaçladık.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
Bu oluşum nasıl başladı?

Giulia Franzaresi: Aslında hikayemiz Derya ile seyahatimiz sırasında bir odayı paylaşmamızla başladı. İkimizde tiyatroda çalışıyorduk, tiyatro bizim için ne yaptığımız ve yapabileceğimiz. Belki ortak bir noktada birleşebiliriz dedik ve düşlediğimiz şey gerçek oldu.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: tandemforculture.org
 
Peki, Tandem nedir? Tandem bu sürecin neresinde?
 
Serra Özhan: Aysu Arıcan ile birlikte Anadolu Kültür’de çalışıyoruz. Anadolu Kültür Tandem Türkiye Avrupa Birliliği Programı’nı yürütüyor, 2011 senesinden beri yapıyoruz. Temel hedefi aslında Türkiye’de kültür sanat alanında çalışan kişiler ve kurumları (kurumlar sivil toplum kuruluşları da olabilir ya da kamu kuruluşları ama kısaca kar amacı gütmeyen kültür sanat alanında faaliyet gösteren kurumlar) için bir açık çağrı yayımlıyoruz. Türkiye’de bu alanda çalışanların uluslararası iş birliğinde deneyim kazanmaları, yani bizim bu süreçte müdahil olduğumuz tek kısım onların bu ilişkilerini daha sağlıklı bir şekilde yürütmelerini sağlayacak çeşitli yönlendirmeler yapmak. 2011’den beri yaptığımız dördüncü program bu, her dönem bir yıllık ve bir proje yürütmeyi kapsıyor. Belli bir miktar hibemiz var. Bu hibe prodüksiyon masraflarını karşılıyor. Onun dışında da 2 haftalık kültürlerin birbirlerine yaptıkları kent ziyareti var. Bence programın en değerli kısmı da o oluyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
Originn ve Bornova Belediyesi bu oluşumun neresinde?

Derya Efe: İki gün 6 oyuncuyla çalıştık, sonra üç gün 20 oyuncuyla daha ayrıca çalışma yapıldı, bu atölye kısmıydı. O süreci Originn’de ilerlettik, onların desteği oldu. Sonrasında 3 gün boyunca Bornova Belediyesi’nin tiyatro müdürlüğüne ait Uğur Mumcu KSM Sevda Şener Sahnesi’nde çalıştık ve gösteriyi gerçekleştirdik.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
Bu gösteride sana sanat için miydi, toplum için mi?
 
Derya Efe: Tiyatro 4 olarak sanat sanat için midir sanat toplum için midir gibi soruları sanıyorum biz hiç tartışmıyoruz. Anlaşılır olması ya da anlaşılamaması doğal bir sonuç; çünkü güncel sanat bugün içerisinde gelişiyor. Kendi seyircilerini kendi izleyicilerini henüz yaratıyor. Bu geçiş sürecinde seyircilerinin genelinin bu budur, bu budur diye bir tanımlama geliştirememesi doğal; çünkü güncel için dramatik bir tavır yok. Daha çok durum ifade eden bir şey yaratıyoruz ve yaptığımızın doğru anladınız mı ya da anlamadınız mı diye bir istediği ya da tartışması olmuyor. Sen nasıl değerlendirdiysen o; çünkü tamamen evrensel bir kavram üzerinden yorum geliştiren 30 kişi var orada, tek bir doğruyu aramıyorlar. Sadece söylüyorlar.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Tiyatro 4
 
 
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey?
 
Derya Efe: Projede amacımız gösteri odaklı olmaktan çok bu süreci birlikte deneyimlemekti. Birbirimize tekniklerimizi öğrettiğimiz, beraber çalışmayı özgürlük temelinde devam ettirdiğimiz bir süreç… Bunların çıktılarını daha da çoğaltmaya çalışıyoruz. Ayrıca proje sürecinde bizi destekleyen herkese ve tüm kurumlara teşekkür ederiz.