Yazılar

Pınar Karşıyaka Hem Karşı Hem Çok Yaratıcı!

Paylaş
14-02-2019
Seçil Şeker

 

Görselde Türk Bayrağı tutan Karşıyaka taraftarını stadyumda görüyoruz.

 

Geçtiğimiz günlerde İzmir'in sevilen takımlarından Pınar Karşıyaka ile buluştum. Yaklaşık 60 yıldır istikrarla sürdürdükleri bir başarı hikayeleri var. Takımın genel menajeri Selim Çınar'dan altyapılarından takım dengelerine kadar tüm ipuçlarını dinledim. Önümüzdeki sezona da fazlasıyla hazır görünüyorlar!

 

Merhaba Selim Bey, sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz? 

Şu an Pınar Karşıyaka’nın genel menajeriyim. Altı yıldır bu pozisyonda görev alıyorum. Pınar Karşıyaka’daki görevim tercümanlık ile başladı. Askere gittim geldim, başka alanlarında destek oldum derken son altı yıldır genel menajer olarak görev alıyorum.  

 

Taraftarların mutlu olduğu gibi üzüldüğü sonuçlar da oluyor ama Karşıyaka taraftarı takımına bir başka bağlı. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Zühtü Işıl daha 15-16 yaşlarındayken bir futbol takımı kurmak istiyor ve arkadaşlarıyla beraber 1912’de takımın temelleri atılıyor. Sonrasında birçok branş dahil oluyor tabii ki bünyeye. Burada ilk basketbol da Nato askerleriyle canlanıyor. 1955-56'larda deplasmanlı ligler oluşmaya başlıyor ve o günden itibaren Karşıyaka Spor Kulübü Basketbol Takımı hep en üst liglerde yarışını sürdürüyor. İstikrarlı ve büyük bir başarı çizelgesinin yanında semtin konuşmayı çok sevdiği bir konu Pınar Karşıyaka ve maçları. Şimdi Bostanlı’da bir kafeye gitseniz mutlaka masaların birinde basketbol konuşuluyordur. Kültürü korumak aidiyeti beraberinde getiriyor. Ebeveynler de çocuklara bu aidiyet duygusunu aşılıyor.  

 

Kaf Sin Kaf nereden geliyor? Nasıl dillere pelesenk oldu? 

Karşıyaka Spor Kulübü kısaltması olan K, S, K harflerinin eski Türkçe okunuşu. Birçok takımın klasikleşmiş, bilinen tezahüratları var. "Ya ya yaşa şa şa..." diye başlıyor bilirsiniz. Karşıyaka, o karşı olma ruhuyla kendine özgü bir şey çıkarıyor ortaya.

 

Karşıyakalılar; çok karşılar ve çok yaratıcılar. (Gülüyorum) 

 

Sıkça futbol kısmının satılacağına dair spekülasyonlar ve haberler çıkıyor. Bunların algı operasyonu olduğunu düşünüyor musunuz? 

Evet, düşünüyorum. Tabii kabul etmek gerekir ki kulüp bir borç yükünü yönetmeye çalışıyor. Satılıyor diye haber çıkmasının altında da borcu yönetmek adına "yönetim şeklini değiştirebilir miyiz", "Şirketleştirebilir miyiz?", "Branşları ayırabilir miyiz?" fikirleri var tabii ama bu demek değildir kulüp satılacak. Yanlış anlaşılmalar oluyor. Satış doğru kelime değil. 

 

Selim Çınar elinde basketbol topu ile kameraya poz veriyor. Arkasındaki duvarda Karşıyaka forması giyen bir duvar resmi bulunuyor.

 

Pınar Karşıyaka’nın çok başarılı bir altyapısı var. Altyapıdan çıkan oyuncular Karşıyaka’da kalıyor mu? Yoksa başka takımlara mı transfer oluyorlar? 

Tabii ki altyapıdan çıkan oyuncularımızdan mümkün olduğunca yararlanıyoruz. Çok ciddi yükseliş gösteren oyuncularımız da oluyor. Başka takımların radarlarına girenler de oluyor. Gidenler oluyor, gidip geri dönenler oluyor. Gitseler bile o bağ kopmuyor. 

 

Yeni transferler olacak mı? Sizden bir ipucu alsak? 

Bu sezon için olmayabilir. Görüştüğümüz kişiler tabii ki var. Sürpriz olsun.  

 

 

Görselde yine Karşıyaka taraftarını stadyumda görüyoruz. Coşkulu bir halleri var.

 

Bu sezon durumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Sezona biraz geç kaldık fakat amacımız sezon sonunda Play-Off'un içinde yer almak.  

 

Dışarıdan başarılı oyuncular almakla mı takım yükselir yoksa altyapıdan yetiştirerek mi? 

Olmazsa olmazı altyapıdan yetiştirmek tabii ki ama iyi oyuncu çok da kolay yetişmiyor. Şu an iyi bir seviyeye gelebilecek olan çocuğu keşfedip onu A takımına gelene kadar hazırlamak, takıma yararını görmek nereden baksanız 5-6 yıl alacak bir süreç. Yetiştirdiğin ve dışardan aldığın oyuncuların mükemmel bir dengesi olmalı.  

 

Takım Atatürk’e ve Zübeyde Hanım’a çok bağlı. İnsanın içini ısıtan tablolar çıkıyor, annemiz diyerek her yere Zübeyde Hanım posterleriyle gidiyorlar. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Açıkçası bu bağlılığı şaşırtıcı bulmuyoruz. Atatürk, Zübeyde Hanım bizim değerlerimiz. Zaten böyle olması gerekiyor, biz normal olanı yapıyoruz. Zübeyde Hanım’ın mezarı Karşıyaka’da bulunuyor ve Atatürk’ün bununla ilgili söylemleri var. Annesini Karşıyakalılara emanet ettiğini söylüyor. Manevi olarak bir sorumluluğumuz var.