Yazılar

Pitch Black Process - İzmir'in Metal Müzikte Avrupa'ya Açılan Kapısı

Paylaş
02-08-2017
Can Sue
Pitch Black Process, İzmir'in metal müzikte Avrupa'ya açılan kapısı. İzmirlilerin çokça dinlemeye fırsat bulabileceği grubu ön yargılara takılmadan bir dinlemek gerekiyor. Pitch Black Process, yaptıkları cover şarkılarla çoktan gönüllere taht kurmuş durumda. 18 yıla 4 albüm sığdıran grup başarı basamaklarını hızla tırmanıyor ve dinleyenlerini de büyük bir mutluluğa sürüklüyor. İzmir'de böylesine harika iş yapan bir grup olur da Otuzbeşlik tanışmak istemez mi? Hemen tanıştık, bizi kırmadılar ve çokça keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 
 
Kaynak: noisebarrage
 
Sizi yıllardır metal müzik camiasında çokça bilinen ve saygı duyulan Affliction olarak biliyoruz. Pitch Black Process'in kuruluşu ve bir araya gelişinden bahseder misiniz?
Aslında isim hariç, bir değişiklik olmadı grupta. İlk Avrupa turunda, farklı ülkelerde pek çok "Affliction" adında grup olması birtakım karışıklıklar yaşamamıza neden oldu, biz de 14-15 yıl sonra adımızı değiştirmek zorunda kaldık.
Grubun temelleri üniversite yıllarında atıldı. Sadece eğlence amaçlı Kerem ve Fikri ile okulun çalışma odasına girmeye başlamıştık, birden işler ciddileşti. Emre’yi de dahil edip kendimize bir isim koyduk, ciddi anlamda enstrüman çalmayı bile bilmiyorduk, her şeyi birlikte öğrendik ve gerisi tarih…

Sizce Türkiye'de ve İzmir'de, metal müzik, görmesi gereken ilgiye sahip mi?
Hayır, tabii ki değil. Üstünde saatlerce konuşulacak bir konu ve pek çok etmene bağlı sebebi; kültürel, maddi, imkansal, ülkesel… Biz kendimize sınır, kısıtlama koymuyoruz. Ulaşabileceğimiz kadar çok insana ulaşmak istiyoruz; Türk metalini dünyada, metali Türkiye’de daha geniş kitlelere yaymak için. Bu müziğe tamamen yabancı ve hatta ön yargılı olanların bile, bu müziği, kültürünü, felsefesini en azından merak etmelerini, belki ve mümkünse anlamalarını istiyoruz, ümit ediyoruz ve bu sebeple sesimizi duyurabileceğimiz her platformda yer almak için çabalıyoruz; konser, festival, röportaj...

Yaptığınız müziğin ruhunu nasıl canlı tutuyorsunuz?
Sanırım yaptığımız müzik bizi canlı tutuyor. Müzik, tabii ki; kendimizi, düşüncelerimizi, hayata bakışımızı ifade etmenin bir yolu; aynı zamanda yaşama amacımız, terapi, ibadet’... O sebeple, biz yaşadıkça o yaşıyor, o yaşadıkça biz.


 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: metalinjection
 
Metal müziğin kendine has bir kitlesi var. Peki İzmir'de sizin de kemik bir seyirci kitleniz var mı?
 
Doğru, metalin diğer türlerden daha farklı bir kitlesi var; geldiği, temsil ettiği düşünceler ve felsefesi... aynı zamanda çok da sadık, sevdiği grubu şarkıcıyı sahiplenen, destekleyen, çoğu zaman kendisiyle özdeşleştiren… Sanıyorum ve umuyorum ki, bizi de seven bir kitle vardır, sadece İzmir ile sınırlı olmayan.


18 yıllık bir serüvenden bahsediyoruz ve dört albümünüz var. Sosyal platformlarda şarkının indirilmesi ve albüm satışlarını göz önüne alırsak, müzik sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında Türkiye ve dünya piyasasını ayrı ayrı ele almak lazım, çok farklı dinamiklerimiz var ve yine çok uzun konuşulacak bir konu ama genel hatlarıyla sanırım şöyle özetleyebiliriz; müzik piyasası ile az bir ilgisi olan herkesin bildiği üzere, artık cd satışı, birkaç büyük, popüler isim hariç, neredeyse yok. Mp3 ile başlayan ve bir süredir streaming ile devam eden süreç herkesi değişik arayışlara itiyor; aynı zamanda, öldü gözüyle bakılan plak, çok güçlü bir şekilde geri döndü, uzun bir süre de bir yere gidecek gibi durmuyor. Totale baktığımızda, dijital'in ezici bir üstünlüğü var. Fakat, hala canlı performans deneyimini, hazzını, enerjisini 1-0'a dönüştüremediler. Tabii VR’lar da hızla geliyor ama, birlikte göreceğiz.

Peki siz hangi müzisyenlerden / gruplardan etkilendiniz? Bu aralar kimleri dinliyorsunuz?
Birkaç sayfanızı doldurabilirim. (Gülüyor.) O yüzden tek tek isimlere girmeyelim; ama şunu söyleyebilirim, fiziksel arşivimin tamamı; plak, cd, kaset (evet, hala hepsi duruyor) metal, rock ve türevleri, ama dijital olarak; sevdiğim, hoşuma giden ne varsa ediniyorum. Örneğin 80’ler - 90’lar popunu da çok seviyorum hala. Yakın dönem sevdiğim bir sürü popüler şarkı da var. Beni çok rahatsız eden türler, şarkıcılar, şarkılar var tabii; elimden geldiğince yobazlık yapmamaya çalışıyorum. Müzik zaten çok özel bir şey; eğer bir tını, melodi, söz yüreğinizin bam telini titretiyorsa, gerisi boş, kim ne derse desin, umurumda olmaz.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: Hürriyet
 
İzmir'de beğendiniz diğer metal müzik grupları kimlerdir?
Dinlediğim Türk metal grubu, İzmir’de değil, Türkiye’de yok. Bunun sebebini genelde çekememe, kıskançlık vesairede ararlar; ama benim için durum şu: ya produksiyon / ses kalitesini sevemiyorum ya da şarkılar, daha önce değindiğim gibi, bam telime dokunamıyor. O yüzden dünyada binlerce grup, seveni - sevmeyeni var. Mesela aklıma hemen şu an gelen iki örnek, belki de durumu açıklamaya daha yardımcı olacak; The Climb’ın ilk albümü ve Kurban’ın ¨Sahip¨… İkisi de mesela defalarca dinlediğim, arşivimde olan ve çok sevdiğim albümler. Ki bence "Sahip", hem müzikal olarak, hem sözleri ile Türkiye'de yapılmış en iyi albümlerden biri. Tabii Pentagram'ın Anatolia albümünü aylarca dinlediğimi ve birkaç şarkısını çok sevdiğimi de eklemem gerek. Ayrıca Hecatomb, Not With Standing ve Soul Sacrifice'in da manevi olarak, yerleri ayrıdır.

Albümden sonra gerçekleştireceğiniz yeni bir projeniz var mı?
Şu an, oldukça farklı, yaratıcı ve bizi çok heyecanlandıran bir proje var, startını vermeyi beklediğimiz. Sanırım sadece Türkiye’de değil dünya çapında da fark yaratacak, ilgi çekecek bir şey olacak. Onun haricinde, kurulduğumuz ilk günden beri hedefimiz olan yurt dışı için de çalışmalar sürüyor.

Önümüzdeki dönemde sizi nerelerden izleyebiliriz?
Tüm aktivitelerimizi sosyal medya kanallarımızdan takip edebilirsiniz.




Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Umarım, bizi destekleyen herkesin, yol arkadaşlarımızın, yardımıyla; Türk Metali’ni dünyada daha çok duyuracağız ve metali Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaştıracağız.
Bu yolda bizimle yürüyen herkese tek tek, teşekkür ediyoruz!

 
İzmir’deki en önemli ve güzel platformlardan biri olan otuzbeslik.com olarak, desteğiniz ve ilginiz için size de çok teşekkür ederiz!