Yazılar

Seferihisar Gezi Rehberi

Paylaş
16-08-2018
Seçil Şeker

Seferihisar’a bir kere gidip “Bana yetti buralar.” diyen henüz görülmedi. Bir giden bir daha gidiyor, sakinliğine alışan beyaz yakalılığı bırakıp buraya yerleşiyor. E nasıl yerleşmesin? Nasıl sevmesin bu huzur dolu ilçeyi. Türkiye’nin ilk “Citta Slow” u olarak kaliteli yaşam sürmenin, ömrü bir değil beş değil onlarca yıl uzatmanın anahtarı Seferihisar.  

 

Tamam Seçil’ciğim Citta Slow da başla nesi var ki huzurundan başka dediğinizi duyar gibiyim. Sen hiç Sığacık’ın muhteşem bir estetikle restore edilmiş, fotojenikliğin dibine dibine vumuş sokaklarını gezdin mi? Ah o sokaklarda fotoğraf çekildin mi? Çekilmediysen hatta o sokaklara hiç aşina olmadıysan, Teos Antik Kenti’nden bir habersen bu soruyu sorman gayet normal. Hemen seni Seferihisar’da gezdiriyoruz. 

 

Seferihisar’a Ulaşım 

Seferihisar İzmir’e pek yakın. Merkezden 52 km. Yaklaşık 45-50 dakikada sakinliğin kollarında buluveriyorsun kendini. Özel aracın yoksa bile (ki gezmek için özel araca ihtiyacınız dahi yok.) İzmir Üçkuyular’dan bir dolmuş ile Seferihisar’a ulaşabiliyorsunuz. 

 

Gezilecek Yerler 

Sokakları, Teos Antik Kenti, Seferihisar Doğa Okulu gezilmeden, görülmeden geçilmemesi gereken yerler. “Okul mu?” demeyin anlatacağım. Bu okul bildiğimiz okullar gibi değil. 

 

Teos Antik Kenti 

Tarihle pek aram yoktur ama zeytin ağaçlarının donattığı bu antik şehri gezmenin tadı bana göre tarihten çok başka. Sığacık’ın ve tarihin de en önemli değerlerinden biri bu antik kent. M.Ö. 1000 yıllarında Akalar’dan kaçan Giritliler tarafından kurulan ve daha sonra İonialıların kenti olan Teos Antik Kenti. Buradaki en temel yapı da İyon düzenindeki Dionysos Tapınağı. Buradaki tapınak dünyada Şarap Tanrısı Dionysos’a adanan en büyük tapınakmış. Tabi sadece sütun, kaide ve sütun başlığı gibi temellerinden bahsetmek mümkün. İçinde bir de hala konserler verilen amfi tiyatro da var. Minimum 1-2 saatinizi ayırıp gezdiğinizde bulunduğumuz yüzyıla küsüp “Ben o dönemde yaşamak istiyorum!” diye ağlayabilirsiniz. Giriş ücreti ise sadece 5 tl 

 

Sığacık’ın Fotojenik Sokakları 

 

Sokakta gezerken huzur doldunuz değil mi? Çok haklısınız ne diyebiliriz ki. Instagram'da muhteşem arka plan olur bu sokaklardan. Malum Alaçatı’nın kalabalıklığından artık fotoğraf çekilmez oldu. Burada gezerkenki huzurunuz yüzüne yansıyacak. Arnavut kaldırımlı sokaklarda sandaletlerinizle, cumbalı tahtadan evlere bakınarak gezerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. 

 

Sığacık Kalesi 

Kaynak: Citta Slow Botanik Park

Tarihin, doğanın hatta teknolojinin bile yıpratamadığı nadir bir kale. Dedim ya tarihten pek anlamam ama ne zaman inşa edilmiş, kim yapmış bir ufak araştırdım. Selçuklular döneminde yapıldığı tahmin edilen kale depremlerle biraz yıpranarak Aydınoğulları’na oradan da Osmanlı’lara kalmış. Pek çok da tadilattan geçirilmişOsmanlılar döneminde Kaptan-ı Derya Piri Reis’in önerisiyle Rodos Seferi’ne hazırlanan Kanuni Sultan Süleyman’ın emri üzerine donanma komutanı Parlak Mustafa Paşa tarafından 1521-1522 yılları arasında Teos Antik Şehri harabelerinden taşınan taşlarla yeniden inşa edilip deniz üssü olarak kullanılmaya başlanmış. Kalede bir dış kale ve bir de askerlerin koğuşu olarak kullanılan iç kale yer almaktadır. 3 kapısı olduğu bilinen kalenin kapıların nerede olduğu ise bugün ne yazık ki bilinmemektedir. 

 Sığacık bu kalenin içine kurulu bir belde. Siz zaten kalenin içini geziyorsunuz ama Marina tarafından bir çıkıp kalenin ihtişamını bir de dışardan deneyimlemelisiniz.  

 

Sığacık Pazarı 

Kaynak: Uludağ Sözlük

Sığacık’ta her pazar günü kurulan üretici pazarını gezmeyi not alarak planlayın gezinizi. Üreticiden tüketiciye doğrudan bir iletişim ve satış var burada. Ev hanımlarının, el emeği göz nuru ürünlerinin, birbirinden lezzetli böreklerinin, çöreklerinin tezgahları süslediği pazar hem gözlerinizi hem midenizi şenlendirecek bir büyüde. Tabi bu büyü için geç saatleri beklemeyiniz zira o lezzetli ürünler bir bakmışsınız bitivermiş! Size tavsiyemiz kavaltıyı orada gözünüzün değdiği lezzetle geze geze yapmanız. 

 

Seferihisar Doğa Okulu 

Kaynak: Eko Yapı Dergisi

Bu okul bildiğiniz okullardan değil dedik. Evet, fazlasıyla farklı. Altı dönümlük zeytinlerle ve maki bitkileriyle dolu bu okul eski Orhanlı İlkokulu’nun restorasyonu ile çıkmış ortaya. Nesin Matematik Köyü, Bademler Tiyatrosu, Tiyatro Medresesi gibi imece usulü kendini çeviren, el emeği göz nuru bir oluşum. 

Doğa Derneği, Seferihisar Belediyesi, Orhanlı Köyü Derneği gibi kurumlar, Orhanlı ve Seferihisar halkı, Alakır Nehri Kardeşliği gibi topluluklar, pek çok sanatçı, araştırmacı, düşünür ve gönüllü Doğa Okulunun kendi deyimiyle “gövdesini” oluşturuyor. 

2014’te tamamlanan projenin en büyük destekçisi de Tarkan. İstanbul ve Seferihisar’da destek konserleri bile vermiş koca yürekli Mega Star’ımız. İlime ve bilime verilen desteğini takdir ediyor ve teşekkür ediyoruz. 

Kaynak: Doğa Okulu

Burası sınıfları olmayan bir okul. Çünkü Seferihisar Doğa Okulu’nun sınıfları aslında doğanın ta kendisi. Her şey paylaşıma açık ve imece usulüyle işliyor. Okul açıldığı günden beri geleneksel tarım ve mimari, ekoloji, sözlü kültür, doğa okuryazarlığı ve takvimi, sanat, doğa hukuku ve doğa felsefesi gibi alanlarda yamaklık ve çıraklık kursları veriyor.  

 

Seferihisar Mandalina Festivali 

Kaynak: Kimse Duymasın

Eylül-Kasım tarihleri arasında bu yıl 19’uncusu düzenlenecek olan festival sizi sokak şenlikleri ve konserler karşılıyor. Mandalina Güzeli, En İyi Mandalina, En İyi Üretici, En İyi Mandalinalı Yemek ve Tatlı Yarışmaları festivalin olmazsa olmazlarından. 

 

Yeme - İçme 

Pazar günü gezip, yiyip, içebileceğiniz üretici pazarından bahsetmiştik. Peki başka nerede yemeli içmeli? 

 

Artemis Restoran 

Kaynak: Valizim.com

Artemis Restoran, enginar tarlası manzaralı, enginar dolu menülü bir aile işletmesi. Hafta sonları enginar sevenler dolup taşırıyor burayı. İnsan enginar için o kadar yol gider mi? Siz bir enginarının tadına bakın sonra burada methiyeler düzersiniz siz de bizim gibi. Salatasından güvecine, haşlamasından çiğine enginarın 50 tonunu bulacaksınız ama sizi en hayrete düşüreni tatlısı olacak. Bir yiyen bir daha yemek isteyecek. 

 

Radika 

Kaynak: Radika 

Radika daha çok hamur işleri bulabileceğiniz, çay bahçesi tadında bir sokak köşesi. Gözlemesi, mantısı, böreği, sarması gibi sınırlı bir menü var ama benim için bir cennet. Kaleiçinde sokağa atılmış masalarda çay keyfi ve o çayın yanında böreği sarması çok güzel, çok... 

 

Milos Balık ve Meze Restoranı 

Kaynak: Bizevdeyokuz.com

Şüphesiz ki Seferihisar’ın en bilinen restoranı Milos. Rum meyhanesi konseptinde çeşit çeşit deniz mahsülleri, taze mi taze mezeleri olan sizi oturduğunuz masadan alıp bambaşka bir ambiyansa sokan bir restoran. Böyle güzel bir deneyim sunarken bu kadar beğenilmesi de tesadüf değil.