18 Nov 2020
Otuzbeşlik

Sıla Topçam: Hayal dünyasının kapıları bir kez açıldığında sizi kimse durduramaz

Sıla Masal Okulu'nu hayata geçirerek performatif anlatıcılık üzerine verdiği eğitimleri Aralık ayında yeni mecrasında, profesyonel ekibiyle bizlerle buluşturmaya hazırlanan Sıla Topçam ile anlatıcılık yolculuğunu ve Sıla Masal Okulu'nu konuştuk. Keyifli okumalar...

Sıla Masal Okulu’nun yaratıcısını kısaca tanıyabilir miyiz? Sizin anlatıcılık yolculuğunuz nasıl başladı? Sıla Masal Okulu’nu açma fikri nasıl doğdu?

Kendimi kısaca anlatmam hiçbir zaman mümkün olmadı, her zaman çocukluğuma kadar iniyorum. Galiba en çok anlattığım dönem o olduğu için. Çünkü sekiz aylıkken konuşmaya başlamışım ve bir televizyon kutusunun içinde şarkılar söyleyip, dans ederek ve hikayeler anlatarak günlerimi geçiriyormuşum. Oyuncak bir mandolinim varmış ve kasetlere şarkılar ve hikayeler kaydederek oyun oynuyormuşum. Profesyonelleşmem üniversitede aldığım oyunculuk eğitimimle oldu. Sonra da yüksek lisans derken masallarla ve anlatıcılıkla tanıştığımda yolumun bu olduğunu hissettim.

 

2008 yılından beri oyunculuk, 2014 yılından beridir masal anlatıcılığı yapıyorum ve uzunca bir süredir de anlatıcılıkla ilgili eğitimler veriyorum. Sevgili iş arkadaşım Efe Elmas ve sevgili hocamız Ayşe Nilgün Arıt ile bundan bir yılı geçkin bir süre önce yaptığımız sohbetimizde verdiğim eğitimlerin artık daha sistematik ve derin hale gelmesi üzerine konuşmuştuk. O zamandan beridir de Sıla Masal Okulu üzerine çalışmalar yapıyorum.

Sıla Masal Okulu’nda profesyonel anlatıcılık eğitimi vermeyi amaçlıyorsunuz. Anlatmayı, kendimizi ifade etmeyi öğrenmek, sizin deyişinizle “kendi sesimizi bulmaya” yardımcı oluyor. Bu yolculuktan, performatif anlatıcılık sanatından ve profesyonel anlatıcılıktan bahseder misiniz?

Anlatmak, hayatımızın her alanında var. Bir iş görüşmesinde, ilişkilerimizde, kendimizi anlamımızda, olaylar arasında bağlantı kurmamızda büyük bir öneme sahip. Eskiden ateşin başında oturup birbirimize deneyimlerimizi anlattığımız zamanlar maalesef geride kaldı. Kitaplarımız, filmlerimiz, şarkılarımız var ancak hikayelerimizi paylaşmaya zaman bulamıyoruz. Bu işin biraz nostaljik kısmı ancak masallar ve hikayeler tahmin ettiğimizden çok daha güçlü. Kolay kolay da hayatımızdan çıkmıyor. Tam unutuldu derken yeniden ve güçlenmiş olarak görüyoruz onları. Ülkemizde masal anlatıcılığı yeniden bir meslek olarak alanda yerini almış durumda. Anlatımı hali hazırda yaptıkları işlerle birleştirenler ya da tamamen bu alana yönelip bunu bir iş olarak yapan kişiler çoğaldı. Bu açıdan ele alırsak kendi sesimizi ve tarzımızı bulmak, bir yetkinliğe sahip olmak büyük önem kazanıyor. Çağımızda iş kolları ve meslekler çok hızlı bir değişimde, esnek ve çok yönlü olmak olmazsa olmazlar arasında. Sahne sanatları alanında da anlatıcılık kişiye büyük bir özgürlük sağlıyor.

Ekibinizden, eğitimlerin içerik ve süreçlerinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Birbirinden değerli eğitmenlerimizle dokuz aylık bir süreç içinden geçeceğiz. Efe Elmas, Doç. Dr. Evrim Ölçer Özünel, Sertaç Koyuncu, Ezgi Tatar eğitmenlerimiz arasında. Bunun yanısıra ben genel olarak sürecin her aşamasında anlatıcılık ve sahne ile ilgili her alanda yol arkadaşlığı yapacağım. Ayda üç gün yüz yüze, iki gün de online olarak devam edecek çalışmalarımız. Günümüz koşullarında hibrit olmak kaçınılmaz oldu ve teorik dersleri online olarak yapmak bizi zaman açısından da çok rahatlatıyor. Ayrıca bu eğitimin olmazsa olmazı ve aslında en büyük farkı sahne çalışmalarına, birebir pratiklere yer veriyor olması. Temel bir anlatıcılık eğitiminden sonra herkes kendi eğilimine, hedefine yönelik olarak bireysel bir süreçten geçecek ve bol bol pratik yapacağız.

Profesyonel olarak bu işi yapmak istemeyenler de performatif anlatıcılık üzerine eğitim alabilir mi?

Tabi ki alabilir, çünkü bu eğitim yalnızca sahne üzerinde masal anlatmak isteyenler için değil; kendi masalını yazmak isteyenler, kendi sanatsal çalışmasına derinlik katmak isteyenler, kendi iç sesini bulmak için keşfe çıkanlar, çocuklarla çalışanlar, tek kişilik oyun çıkarmak isteyen oyuncular, yönetmenler, kısacası herkese açık. Sembolik anlatımdan masal yazmaya, sinema tarihi ve film okumadan kukla oynatmaya kadar pek çok farklı dalda çalışmalarımız ve araştırmalarımız olacak. Bütünsel bir yaklaşımla anlatıma her açıdan bakmayı amaç ediniyoruz.

Eğitimlerin gerçekleşeceği mekan veya mecralardan bahseder misiniz?

Eğitimlerimiz İzmir Alsancak’ta Kadim Lisan ve Han Tiyatrosu’nda gerçekleşecek. Bunun yanı sıra kardeş okullarımız ve bizi destekleyen mekanlar da var. Yine Alsancak’ta  yeni açılacak olan Tante Rosa Kitabevi de en önemli destekçilerimizden. Okuyucularımız silamasalokulu.com adresinden detaylı bilgi alabilir.

Eğitimler dışında çevrim içi etkinlikler düzenleyecek misiniz? Bu etkinliklerde hangi konulara değinilecek?

Şu anda da Sıla Masal Okulu YouTube kanalımızda ve Instagram sayfamızda hocalarımızla söyleşiler yapıyoruz. Bunun yanı sıra süreç içinde online ve yüz yüze sohbetler ve etkinlikler planlıyoruz. Ayrca Sıla Masal Okulu’na katılanlarla bir ekip ruhu ile çalışmalar yürütmeyi hayal ediyoruz. Bizi heyecanlandıran bazı projelerimiz var, bu projelerde katılımcılarımızla var olup bunları da bizi takip edenlerle paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Masal anlatıcılığıyla ilgilenen okuyucular için eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Masal anlatıcılığı dünyanın en eski işi. Hayal etmek, göz göze iletişimde olmak, deneyimleri ve duyguları aktarmak en önemli yeteneklerimiz ve en çok da hasretini çektiklerimiz. Dinleyenlerin karşısında bir şey anlatmak, kalbini, aklını ve bedenini ortaya koymak emek ve çalışma isteyen bir şey. Bunun için bol bol okumalarını ve bol bol anlatmalarını tavsiye edeceğim ve tabii bol bol da dinlemelerini. Hayal dünyasının kapıları bir kez açıldığında sizi kimse durduramaz.

Sıla Masal Okulu hakkında detaylı bilgi almak ve etkinlikleri takip etmek için web sitesini veya Instagram sayfasını takip edebilirsiniz.