25 Oct 2019
Gülay Güler

The Harp: Tam Bir Irish Pub

Urla’nın ilk Irish Pub'ı açıldı. The Harp dekorasyonu, sıcak ortamı, bira çeşitliliği, uygun fiyatları ile tamamen Irish Pub ruhunu yansıtıyor. Lokal biralardan sıkıntı bastıysa, eller havaya müziklerden daral geldiyse burası size ilaç gibi gelecek. Burada ister tek başınıza gelip kitabınızı okuyabilir ister sevgilinizle gelip şömine karşısında şarap yudumlayabilir ister arkadaşlarınızla bilardo, langırt ya da dart oynayabilir isterseniz de canlı maç yayınlarını takip edebilirsiniz.

 

Mekan sahipleri Gülay Seven Kaya ve Hakan Egemen Kaya ile The Harp’ın kuruluş hikayesini, Irish Pub konseptini neden tercih ettiklerini, buraya gelenleri nasıl bir deneyim beklediğini, lokasyon olarak neden Urla’yı tercih ettiklerini ve düzenleyecekleri Oktoberfest’in detaylarını konuştuk.

 

Öncelikle sizleri tanımak isteriz. 

Hakan: Ben Hakan Egemen Kaya bilgisayar mühendisiyim. 

Gülay: Ben Gülay Seven Kaya. Doğma büyüme Kadıköy’lüyüm. Şehir ve Bölge Planlama bölümü mezunuyum. Yaklaşık bir senedir eşim ve köpeğimle Urla’da yaşıyoruz. The Harp halihazırda olan bir marka. İlk şubemizi 2014 yılında Kadıköy’de açtık. Şu an Anadolu yakasının en iyi mekanlarından biri diyebilirim. Herhangi bir mekanda kolayca bulunamayacak bira ve içki çeşitliliğine sahibiz. Bizi diğer mekanlardan ayıran en önemli özelliğimiz bu. 

Kaç bira çeşidiniz var?

Hakan: 6 sene önce 100’ün üzerinde çeşidimiz vardı. Tedarikçilerin yaşadığı sıkıntılar ve Türkiye'nin ekonomik durumu sebebiyle sayımız 80’e kadar düştü. Bizim bir o kadar da viski çeşidimiz var. Urla’da hatta İzmir’de bizim kadar içki çeşidi olan mekan var mı inanın bilmiyorum.

Ne zaman açıldınız?

Gülay: 13 Nisan’da açıldık. Daha altı aylık, çok yeni bir mekanız. Şimdi yavaş yavaş insanlara pub kültürü nedir, Irish Pub nedir tanıtmaya çalışıyoruz. Mekanımızın farklı saatlerde, farklı müzik geçişleri var. Bu müşterilerimizin hoşuna gidiyor. Burası İrlanda müzikleri, 70’ler 80’ler rock, caz, blues dinleyebilecekleri, aynı zamanda rahat rahat sohbet edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri bir yer. Amacımız herkesin sattığı biraları sunmak yerine Britanya’dan, Belçika’dan, Almanya’dan, Japonya’dan getirdiğimiz biralarımızın merak edilip, denenmesini sağlamak.

Irish Pub konseptini neden seçtiniz?

Gülay: Lisans eğitimimizi İtalya’da tamamladık ve geçirdiğimiz dört yıl boyunca Avrupa bize eğitim dışında da birçok şey kattı. Biz güzel mekanları da ucuza içmeyi de severiz ve hep bundan para kazanmayı hayal ettik. Hangi ülkeye gidersek gidelim oradaki Irish Publara mutlaka gittik. Irish Pub salaşlığını seviyoruz. Ne kadar içerlerse içsinler sınıf farkı gözetmeksizin birbirlerine karşı bozmadıkları saygıyı ve samimiyeti seviyoruz. Irish Pubların özünde de bu vardır zaten.

Ayrıca İrlandalıların çok önem verdikleri Saint Patrick's haftasında biz de bu ruhu yaşatmaya çalışıyoruz. Yeşil biralarımız ve festivale özgü etkinliklerimizle müşterilerimize keyifli bir ortam sunuyoruz. İşin özünde biz bu kültürü seviyoruz.

 

Hakan: Ve biz her şeyden önce bir Guinness aşığıyız.

Yemek menünüzde neler var?

Hakan: Müşterilerimiz bu kadar içki çeşitliliği arasında yemek olmadığını düşünüyorlar fakat pub kültüründe yemek de vardır. Bizim menümüz de bu konuda oldukça zengin. Özellikle aperitiflerimiz ve hamburger çeşitlerimiz en çok tercih edilenler arasında.

Dekorasyon size mi ait?

Gülay: Yüzde yüz bize ait. Ahşap ve yeşilin uyumu bütün Irish Pubların olmazsa olmazıdır. Urla’da bu tarz mekan olmadığı için çok pahalı bir mekanmış gibi algılanıyoruz oysaki durum böyle değil. Herkesin endişesi sadece menümüzü görene kadar sürüyor. Zaten bize bir kez adımını atan sürekli gelmeye devam ediyor.

Düzenleyeceğiniz Oktoberfest hakkında bilgi verebilir misiniz?

Gülay: Ben üç sene önce bu deneyimi Almanya’da yaşadım. Bir litrelik Bavyera bardaklarımızla servis yapacağız ve uygun fiyatları olacak. Fıçı Alman buğday biramız olan Weihenstephaner da buna dahil. Ayrıca diğer tüm Alman biralarında da güzel kampanyalarımız olacak.

 

Hakan: İYTE’lilere yönelik promosyonlar yapacağız. Oktoberfest adı altında keyifli dört gün geçirmeyi planlıyoruz. Gelsinler, mekanı tanısınlar, bar oyunlarıyla ilgili fikir sahibi olsunlar istiyoruz. Buraya geldiklerinde vakit geçirebilecekleri birçok şey olduğunu görecekler.

Mekana ilgi ne düzeyde?

Gülay: Açıldıktan on gün sonra Uluslararası Urla Enginar Festivali gerçekleşti. Bu festivale İzmir’den gelen, başka şehirlerden gelen birçok insan oldu. O üç gün çok güzel geçti ve festival sayesinde biz adımızı duyurduk. O günden bugüne de artarak ilerleyen bir kitlemiz var.

Urla’yı tercih etmenizin sebebi neydi?

Gülay: Eşim de ben de beyaz yakalılıktan sıkılmıştık ve aklımızda hep Ege kasabasında yaşamak vardı. Burayı bir ilan sayesinde bulduk ve çok beğendik. Urla’da çok güzel mekanlar var. Burada bir aura var, insanlar yatırım yapmışlar, biz de var olabiliriz mantığıyla işe giriştik. 

 

Hakan: Urla’yı tercih etme sebebimiz sadece yazın değil, kışın da var olan popülasyonu. Biz tüm Ege’ye baktık ve en yaşanılabilir yer olan Urla’yı tercih ettik. Bizi burada en çok cezbeden şey sakinlik oldu. Belki mekanımızı Bostanlı ya da Alsancak'ta da açabilirdik, çok daha fazla kazanıyor da olabilirdik ama bir sene sonra neden Kadıköy’den ayrıldığımızı sorgulamaya başlayacaktık. Kadıköy’ün kalabalığından zaten sıkılmıştık. Maddiyatı geri planda bırakıp yaşam kalitemizi artırmayı tercih ettik. Örneğin bütün yaz boyunca gündüzleri denize girip işimize öyle geldik.

 

Gülay: Sabah denize giriyorum öyle bir enerjiyle işime geliyorum ki çalıştığımı anlamıyorum. Tüm hayatımız burada geçiyor, burası aslında evimiz. Evet mutlaka para kazanıyoruz. Kazanmak da zorundayız ama burayı iş yeri olarak görmüyoruz. Burası bizim sevdiğimiz bir yer. Alsancak’ta, Bostanlı’da bizim mekanımıza benzer birçok yer var ama Urla’da yok. Bu ilki Urla’da biz yaşattığımız için inanılmaz gurur duyuyoruz. 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Gülay: Biz Urla'da olduğumuz için gerçekten çok mutluyuz. Buraya çok emek verdik. Ailelerimiz, arkadaşlarımız herkes İstanbul’da kaldı. Biz büyük bir risk alarak ve var olan meslekleri de bırakarak buraya geldik. Bu işi sevdiğimiz için bunu göze aldık. Konseptimiz ve çeşitliliğimizle farkımızı gösterebildik. 10 ayda Urla’da birçok mekan açıldı. Urla daha güzel şeyleri hak ediyor ve her geçen gün gelişiyor. Burası çok samimi insanların bir arada olduğu bir yer. Her şeyin daha güzel olacağına inancımız sonsuz. 

The Harp Irish Pub'ı Instagram ve Facebook üzerinden takip edebilirsiniz!