Tiyatro Terminal nitelikli ve özgün oyunlar üretiyor

20 Şub 2020

Eğitmen, oyuncu ve yönetmen İbrahim Güngör ve koreograf, oyuncu ve eğitmen Jülide Derya ile Tiyatro Terminal'de tiyatro üzerine söyleştik. Gönüldeşlikle hareket eden, ortak bir amaç için yürüyen, çok sesli, kolektif bir oluşum Tiyatro Terminal. 2012 yılında kurulduklarından bugüne kadar hem pek çok tiyatro ekibini ağırladılar hem de kendi oyunlarını sahnelediler. Özgün metinlerin sahnelenmesine olanak sağlayan, yeni sesler arayan, yaptıklarına daima yeni yöntemler ve yollar ekleyen Terminal ekibi ile çok sesli yapıda örgütlenmeyi, projelerini, yeni dil arayışlarını konuştuk.

Çok sesli bir yapıda örgütlenmek hedefleriniz arasında. Nedir bu çok sesli örgütlenmenin getirecekleri?

İbrahim Güngör: Tiyatrolarda yukarıdan aşağı doğru bir örgütlenme vardır. Bizde on beş kişilik bir sanatçı kadrosu var; fikirler ve kararlar hep birlikte alınır. Bir oyun sahnelenirken sadece yönetmenin yönlendirmesiyle değil herkesin fikirleri alınarak hareket edilir. Herkes taşın altına eli koyar. Burası kolektif, herkesin beraber hareket ettiği kar amacı gütmeyen bir oluşum.

Seyircinin dikkatini çekecek yeni diller bulma gayesindesiniz. Bulabildiniz mi? Yeni bir dilden kastınız nedir? Tiyatro oyunu nasıl koşullarda yeni bir dil yaratır?

İbrahim Güngör: Çok sonuç odaklı bir ekip değiliz, bu nedenle yeni diller bulunabileceği hedefiyle yola çıktığımızı söyleyebiliriz. Biz bu yolu serüven olarak adlandırıyoruz. Don Kişot’un Görülmedik Serüveni adında bir oyun da yaptık hatta. Sonuç odaklı yaklaştığınızda formüller üzerinden hareket etmeye başlıyorsunuz. Her oyun bizim için yeni bir araştırma süreci. Bir sonraki oyuna geçtiğimizde o süreç bir deneyim oluyor. Bu dili bulabilir miyiz ya da bulduk mu? Hayır. Bu sene sahnelediğimiz Fü, sekiz sene önce yazılmış bir yerli metin ve bizim için ise yepyeni bir macera oyunculuk ve sahneleme açısından. Bu maceradan sonra ne gelir bilmiyorum ama aramaya devam edeceğiz.

Tiyatro Terminal'in oyunundan bir görsel. Ayakta üç adam durmakta ve yerde bir adam korkarak üzerine öfkeyle eğilmiş kadına bakmakta.

"Tiyatro bir uyumlanma değil karşı durma mekanizmasıdır" diyorsunuz. Nelere karşı durur, tiyatronun nelere karşı cephesi vardır?

İbrahim Güngör: Bunu tarihsel bir yerden bakarak söyledim. Tiyatro ezelden beridir insanların fikirlerini dillendirdiği kolektif bir alan. Devlet tipi oluşumlar genelde tek tipleştiricidir; bir tane doğrunun olduğunu iddia eder. Tiyatro özünde alternatif üretme, çelişkiyi görme, karşı duruş sergileme mekanizmasıdır. Dolayısıyla kurumsal tiyatrolar genelde belli bir süre sonra sıkıntı yaşarlar çünkü yukarıdaki otoritenin beklentisiyle yaptıkları arasında hep bir çatışma çıkar. Uyumlanmayanlar kurumdan uzaklaştırılırlar, uyumlananlar ise artık ezber edilmiş bir dili kullanan tiyatroculara dönüşürler. Bağımsız kalma isteğimizin nedeni de üst sponsorla hareket etmemek. Mesele kendi dilinizin başkaları tarafından ketlenmemesi.

Jülide Derya: Bizim karşı duruşumuz İzmir’de kalmakla başladı. İstanbul’a gitmeden burada bir şeyleri var etmekle başlayan bir yanı da var.

Tiyatro Terminal’i kurarken bulunduğunuz özverilerin karşılığını aldınız mı?

Jülide Derya: Sahneyi açarken temel hedefimiz nitelikti. Hedeflediğimiz şey içimize sinen oyunlar sergilemekti. Bir sahnemiz olmasını çok istedik, sahneyle ilgili işlerin içine girdiğimizde kurumsal ve yönetim meseleleri devreye girdi. Hedeflediğimizin daha ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Seyirci buraya kolayca alıştı. Misafir ekiplerle ve kendi oyunlarımızla burayı var edebildik. Maddi olarak beklentilerimiz tam olarak karşılanmadı. Zaten bu işin kolay olacağını düşünmemiştik.

İbrahim Güngör: Hedefimiz özgürlük alanımızı artırabilmekti. Sahnenin olmaması oyun tarihini seçmekten oyunun kurulum süresine kadar ulaşmak istediğiniz kitleyi hedeflemek anlamında dahi bizi bağlıyor. Yapmak istediğiniz tiyatro türü her sahneye uymayabiliyor. Biz daha çok kara kutu (blackbox) sahnelere uygun oyunlar sergiledik. Ancak bunlar İtalyan sahnelere uygun değildi. Oyunu kendi sahnemizin teknik koşullarına göre şekillendiriyoruz.

Hem sahneleme hem üretim sürecinde yer alan bir topluluksunuz. Burada kendi oyunlarınızı da sergiliyorsunuz. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

İbrahim Güngör: Sahne Terminal açıldığından beri geçen sene 130’un üzerinde gösteri sergilendi. Yaklaşık 90 tanesini biz oynadık. İstanbul, Hatay, Ankara gibi illerden misafir ekipleri de ağırladık. İzmir’in özel tiyatrolarını da ağırlıyoruz. Alternatif sahnelerde seyircilerle buluşmak isteyen ekipleri de konuk ediyoruz.

Bir tiyatroyu sahnelemeye nasıl karar veriyorsunuz? Ne tip oyunlar burada sahnelenebilir?

İbrahim Güngör: Onlar bize başvuruyor. İzmir’de zaten alternatif sahne seçeneği yok. Benim bildiğim tek yer burası. Tiyatro Salt var ancak onlar çok tahsislere yer açamıyorlar, kısıtlı seyirci almak zorundalar. Ayrıca davet ettiğimiz ekipler de oluyor. İstanbul’dan pek çok ekip ağırlıyoruz.

Sizi bu sezon en çok heyecanlandıran oyun hangisi? En çok ne tip oyunlar oynamak istiyorsunuz?

Jülide Derya: En çok Bertolt Brecht ve William Shakespeare’in oyunlarını oynamak istiyoruz. Geniş kadrolu ve prodüksüyonu olan oyunların içinde de var olmak istiyoruz. Hayalimizi gerçekleştirdiğimiz oyunlarımız da var. Sanatsal tatmin edindiğimiz Woyzeck ve Ferhat ile Şirin gibi oyunlarımız da mevcut. Yeni bir dil arayışında Woyzeck bizi bir nebze tatmin etti. Her zaman fazlasını isteyen bir ekibiz.

Bir adamın yan durduğu, bir adamın ellerine ceplerine sokmuş önüne bakarak gülümsediği, ona bakan kadının ise mutsuz göründüğü bir fotoğraf. Oyundan bir kesit.

Gelecek projelerinizden bahseder misiniz?

İbrahim Güngör: Bu sene başladığımız iki projemiz var. Bundan sonra her sene yerli yazarlarımızdan bir yeni oyununu sahneleyeceğiz Fü gibi. Yerli yazarlara zaten açığız fakat bugünün hikayesini anlatan yeni yazarlarımıza kapı açmak bizim aynı zamanda misyonumuz. Bu misyonu taşıyan ana Terminal kadro haricinde profesyonelliğin bir basamak gerisinde olan arkadaşlarımızın kendilerini geliştirmeleri adına bir Terminal Stüdyo birimi kurduk. Bu birim öğrenci olan, yeni tiyatroya başlayan kişileri bir araya getirecek ve kendi üretimlerini sağlayabilecekleri bir alana dönüşecek. Şu an bu kişiler çalışmaya başladılar. İki yazarlık bölümü öğrencisinin yönettiği bir oyun hazırlıyoruz. Nisan ayında seyirciyle buluşacak.  

 

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Jülide Derya: Seyircinin çok hoşuna gidecek ve tüm biletlerin satılabileceği oyun tarzlarını zaten biliyoruz. Kaygımız bu olsaydı İzmir seyircisine hitap eden oyunlar oynardık. Biz bizde atıl kalmasını istemediğimiz birikimlerle oyun yapıyoruz. Genellikle yeni diller oluşturabileceğimiz, potansiyelimizi kullanabileceğimiz oyunlar oynuyoruz. Terminal’in farkı şu: Oyunlar tüm yapı taşlarının bir arada olduğu bir yolla çıkıyor. Bazen oyunlarımız seyirciye radikal gelebiliyor.

İbrahim Güngör: Seyirci için değil seyirciyle beraber üretmeyi seviyoruz.

Tiyatro Terminal'in web sitesini ziyaret edebilir; Instagram ve Facebook sayfalarından takip edebilirsiniz.

Not: Fotoğraflar görme engelli okuyucularımız için betimlenmiştir. Görsellerin altında bulunan yazılar bu amaca hizmet etmektedir.

Benzer yazılar
TASARIM
Local Makers, üreten insanları bir araya getiren, hikayelerinin anlatıldığı bir platform. Üretmenin gücüne inanan insanl...
Kardelen Uysal
1 Tem 2020
SAHİL
Birçok İzmirlinin yazlığının bulunduğu Aydın iline bağlı Kuşadası mavi bayraklı sahilleriyle ünlü. Bu sahiller o kadar t...
Gülay Güler
29 Haz 2020
EDEBİYAT
Yeraltı edebiyatı gezginleri, kaybedenleri, yolunu bulmak için yola çıkanları, uçuruma yuvarlananları, uçurumu ev belley...
Kardelen Uysal
28 Haz 2020
YÜRÜYÜŞ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yarımada Projesi kapsamında belirlenen toplam 709, ana hatlarıyla 450 kilometre uzunluğu...
Otuzbeşlik
27 Haz 2020
HAYVAN OTELİ
Patili dostlarımız ailemizin birer üyesi. Seyahate çıkarken, acil bir işiniz çıktığında, taşınırken kedi ve köpekleriniz...
Gülay Güler
27 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Bu yıl 2-28 Haziran'da gerçekleşecek Onur Ayı etkinlikleri 28’inci kez yapılacak. Ancak bu sene sokaktaki cümbüş, renkli...
Kardelen Uysal
24 Haz 2020
SAHİL
Karaburun dantel gibi işlenmiş, irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip. Karaburun'un virajlı yolları gözünüzü kork...
Gülay Güler
24 Haz 2020
SİNEMA
Hafta sonunuzu kanepenizden kalkmadan geçirmeyi planlıyorsanız, bir solukta izleyeceğiniz bu harika mini dizileri mutlak...
Gülay Güler
22 Haz 2020
SAHİL
Türkiye'de Cittaslow "Sakin Şehir" unvanını almaya hak kazanan ilk ilçe olan Seferihisar, doğal ve tarihi güzelliklerini...
Gülay Güler
20 Haz 2020
TİYATRO
Pandemi döneminde pek çok meslek grubu büyük zorluklarla karşılaştı. En çok zorlanan gruplardan biri de özel tiyatrolar ...
Kardelen Uysal
19 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
İnsan ve doğa birbirine zıt şeylermiş gibi davranılsa da bir bütünüz aslında. Doğa bizim dayanağımız, bizim nefesimiz. E...
Kardelen Uysal
18 Haz 2020
SAHİL
Yel değirmenleri, beyaz evleri, mor begonvilleri, meyhaneleri, portakal bahçeleriyle herkesin tatil hayallerini süsler B...
Gülay Güler
17 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Doğa ile bütünleşebileceğiniz, sakin, huzurlu, ev konforunda bir Bodrum tatili düşlüyorsanız, Bodrum ile özdeşleşmiş, şi...
Gülay Güler
17 Haz 2020
SİNEMA
YARIŞMA
Hezarfen Film Galeri, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından İzmir'in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı'n...
Otuzbeşlik
15 Haz 2020
MÜZİK
Volkan Öktem, müzikle çok erken bir yaşta tanışan müzisyenlerden. Henüz 11 yaşında bateri çalmaya başlayan Öktem, Sezen ...
Kardelen Uysal
13 Haz 2020
GÜNCEL
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunu yürüttüğü İzmir Turizm Hijyen Kurulu, küresel pandemi sonrasında kenttek...
Otuzbeşlik
13 Haz 2020
SİNEMA
Kendine has senaryolarıyla, özgünlükleriyle iç dünyamızda yeni pencereler açan filmler vardır. Kimisi distopik bir dünya...
Kardelen Uysal
11 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
BUTİK OTEL
Şehir merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Urla'da tarihin kalıntılarına tanık olabilir, enfes bir denizde serinleyebilir,...
Zeynep Öztürk
11 Haz 2020
SPOR
BİSİKLET
GEZİ
Bisikletin ulaşım aracı olarak kullanılması hem doğayı hem sağlığımızı korumamıza yardımcı oluyor. Bir kişinin karbondio...
Otuzbeşlik
9 Haz 2020
GÜNCEL
Nefret söylemleri, dildeki şiddet toplum ve bireyler arasındaki eşitsizlik uçurumunun derinleşmesine neden oluyor. Dilde...
Kardelen Uysal
6 Haz 2020
SİNEMA
BELGESEL
Irkçılık, ötekileştirme, ayrımcılık hala dünyanın en büyük sorunlarından biri. Sinema, ırkçılık ve ayrımcılığın karanlık...
Kardelen Uysal
5 Haz 2020
SİNEMA
FESTİVAL
6. Balkan Panorama Film Festivali, 15-21 Ekim 2020 tarihleri arasında Buca Belediyesi'nin himayesinde İzmir'de gerçekleş...
Otuzbeşlik
4 Haz 2020
OTEL
KONAKLAMA
Rüzgarıyla, rengarenk taş evleriyle, gece hayatıyla, sörf cenneti oluşuyla meşhurdur Alaçatı. Eski çağlardan beri Ege'ni...
Zeynep Öztürk
4 Haz 2020
KAMP ALANI
Şehir ahalisi, apartman çocukları için betondan kurtulmanın, egzoz dolmuş ciğerleri, stresten pelteleşmiş zihinleri iyil...
Gülay Güler
2 Haz 2020
SPOR
SİNEMA
EDEBİYAT
YOGA
Kontrollü sosyal mesafe ile normal yaşantılarımıza yavaş yavaş dönüyoruz. Uzmanlar mümkün olduğunca evde kalmamızı öneri...
Otuzbeşlik
1 Haz 2020
SANAT
FOTOĞRAF
SERGİ
Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi’nin online sergisi “Yeni Normal” mayıs ayında yayınlandı. İçinde bulunduğumuz pandemi s...
Otuzbeşlik
29 May 2020
MÜZİK
BELGESEL
Müziğin sınırlarını genişleten, ona yeni anlamlar katan, yeryüzüne anlam kazandıran müzisyenlerle ilgili muhteşem belges...
Kardelen Uysal
29 May 2020
YAŞAM
Evden çalışmak pek çok avantaj sağlayan bir yöntem. Dünyada gittikçe tercih edilen bu çalışma yöntemini kolaylaştıracak ...
Otuzbeşlik
26 May 2020
SAĞLIK
YOGA
Yoga binlerce yıl öncesinden günümüze kadar ulaşmış kadim bir bilgidir. Beden, zihin ve ruh birlikteliğine dayanan yoga ...
Gülay Güler
21 May 2020
ÇOCUK
Evde kaldığımız bugünlerde çoğu ebeveyn çocukları oyalamakta zorluk çekiyor. Çocukların bu zamanı hem eğlenerek hem de ö...
Gülay Güler
21 May 2020
STAND-UP
Gülmeye en çok ihtiyacımız olduğu bugünler için ilaç gibi gelecek stand-up gösterilerini ve komedi serilerini listeledik...
Gülay Güler
19 May 2020
SOSYAL SORUMLULUK
Pandemi olsa da olmasa da sokak hayvanları her zaman zor durumda. Onlara bakmak, karınlarını doyurmak ve onları sevmek b...
Kardelen Uysal
18 May 2020
SİNEMA
Hollywood yapımlarına tepkili, herkesin bilmediği, herkes tarafından bilinmek de istemeyen, asi bağımsız filmler... Gerç...
Gülay Güler
17 May 2020
HOBİ
YAŞAM
Tüm günümüzün evde geçtiği bu dönemde kendimizi oyalamanın ya da hep isteyip zaman ayıramadığımız işler için kolları sıv...
Seçil Şeker
15 May 2020
SAĞLIK
Hepimizin bildiği gibi koronavirüs boğaza, solunum yollarına ardından akciğere yerleşip akciğere ciddi bir zarar veriyor...
Gülay Güler
12 May 2020
,
Başa Dön
Bize ulaşın
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
Satış Sözleşmesi
İptal ve İade