Toprak Çocukları Seramik Atölyesi

Paylaş
22-10-2017
Seçil Şeker


Kızlarağası Hanı'nın avlusuna çıktığınızda sizi hoş kahve kokuları karşılıyor. Minik tabureler, kumda pişirilmiş türk kahvelerini taşıyan insanlar... İşte bu huzur dolu avlunun tamamlayıcısı Toprak Çocukları. İlerleyen günlerde size Kızlarağası Han'dan da bahsedeceğiz ama bugün konumuz topraktan gelen sanat, seramiğin, büyümeyen çocuklarının atölyesi Toprak Çocukları. 

 
 
Doktor musunuz? Mühendis, avukat, yaşlı, genç? Öğrenmenin yaşı yok... Üretmenin mesleği yok. Siz de gidip toprakla hayat bulabilir, günlük stresinizi sanatla akıtabilirsiniz. 


Toprak Çocukları Seramik Atölyesi'nden bahseder misiniz?
Biz Toprak Çocukları Seramik Atölyesi'ni 1997 yılında ben Yusuf Sezgin Ön, eşim Azize Önlü, ikizi Azime Önlü ve kardeşim Zafer Ön, dördümüz kurduk. 18 yıldır Kızlarağası Han'ında faaliyet gösteriyoruz. Hayatın içinde bir sanat grubuyuz. 


Neden Toprak Çocukları?

Bir kaç isim düşündük ama bir kaç hafta içinde daha kimseye açmadan kulağımıza komik geldi isimler. Daha sonra eşim Azize Toprak Çocukları ismini buldu ve öyle kaldı. Bize moral veren, gençlik iksirimiz olan bir yer burası. İlk günkü ruhla devam ediyoruz. 

Ne sıklıkla atölye düzenliyorsunuz?

Son üç yıldır talep doğrultusunda çok fazla atölye açıyoruz. Dört sınıfımız var, ayrı günlerde gelip eğitim almak isteyenler için. Her meslek grubundan insan geliyor. Hayatın telaşından uzaklaşmak, sanatla yoğrulmak onlara iyi geliyor. Çamur çok büyüleyici bir şey. Dört - beş ay kadar sürüyor. Ekim ayı itibariyle yeniden başlayacağız. Günlük workshoplar da düzenlemeyi düşünüyoruz bu yıl. 

 

Yine Kemeraltı'nda Azize Sanat Cafe'miz var masal geceleri düzenlediğimiz. Son yıllarda benim kendimde fark ettiğim bir özellikle çıktı ortaya. Şarkı söylüyorum, masal anlatıyorum. Sanatta bir olma beraber olmayı seviyorum. Kendi yazdığım masallar da var. Hayatımızın en üretken zamanındayız ve yoğunluktan çok mutluyuz.

Neden Kızlarağası Hanı?

İzmir'de çok eski yapı, tarihi ve kullanılabilir bina yok maalesef. Bizler şehrin hep en eski yerlerini seven insanlar olduk. Yaşadığımız yer de Kemeraltı'nda. Eskiyle iç içe olmak huzur veriyor. İlk aydan itibaren de güzel bir ilgiyle karşılandık, burası evimiz gibi.

Kemeraltı büyük bir ailenin, büyük bir çarşısı gibi. Esnafları birbirine çok saygılı ve bağlı. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Kemeraltı'nın özel bir hali var. Dışarı çıkıp bir esnafa seramikle ilgili bir şey sorun sizi buraya yönlendirirler. Aynı şekilde biz de alanımız dışında gelen insanları diğer esnaf arkadaşlarımıza yönlendiriyoruz. Gerçekten burada büyük bir aile durumu var.


Atölyelerinize katılmak isteyenler size nasıl ulaşabilir?

Facebook, İnstagram gibi sosyal mecralardan ulaşabilirler. Telefon numaralarımız yazıyor, oradan da ulaşabilirler.

Okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir şeyler var mı?

Sanatı sevin, sanata değer verin. Sadece gelin seramik yapalım değil, müzik dinleyelim, dans edelim, resim yapalım... Sanat insanı iyileştirir. Sanattan kopmayalım, üretelim.