Bir Kadının Yol Hikayesi

Bennu Gerede’nin kişisel sergisi Panerotik, BE Contemporary'de kapılarını açtı

Kadın, beden, toplumsal cinsiyet ve cinsellik temaları etrafında gerçekleştirdiği sosyal projelerle tanınan fotoğraf sanatçısı Bennu Gerede'nin uzun süreden sonra gerçekleştirdiği solo sergisi Panerotik, 27 Mart'ta BE Contemporary'de kapılarını açtı. Küratörlüğünü Pırıl Gündüz’ün üstlendiği sergide Bennu Gerede, kadın bedeni üzerine tekrar düşünmeye ve bu formlara dair var olan cinsel çağrışım yüklü algıyı sorgulamaya davet ediyor. Sanatçının farklı fotoğraf serilerinden çalışmalarının Panerotik başlığı altında bir araya geldığı serginin çıkış noktasını, eserleri ve panerotik kavramını serginin küratörü Pırıl Gündüz ile konuştuk. İzleyiciyi, basmakalıp düşüncelerden kurtulan ve doğayla ilişkisinde kendini kutlayan kadın bedenine farklı bir perspektiften bakmaya davet eden Panerotik, 27 Nisan'a kadar BE Contemporary [https://www.otuzbeslik.com/mekan/be-contemporary]'de gezilebilir.

Öncü ve Özel Bir Deneyim: Map to Utopia

Mark Levitas,Fransa’da Ecole Jacques Lecoq adlı okulda oyunculuk, Sorbonne Üniversitesinde tiyatro eğitimi aldıktan sonra İstanbul’a dönüyor ve o zamandan beri oyunculuk ve yönetmenlik alanlarında üretiyor, aynı zamanda çeşitli üniversitelerin tiyatro bölümlerinde öğretim görevlisi olarak ders veriyor. Levitas'la yeni medyayı teknolojinin imkanlarıyla bir araya getiren, interaktif bir performans olan Map to Utopia [https://maptoutopia.com/] projesi ile ilgili konuştuk. Map to Utopia, Almanya’nın Bonn şehrinde kurulan fringe ensemble ile İstanbul’da çalışmalarını sürdüren Platform Tiyatro’nun ortaklığında oluşturuldu. Oyuncularla seyircilerin sanal bir ortamda buluştuğu Map to Utopia, çevrimiçi bir şekilde oynanıyor, katılımcılara birlikte yaşanabilecek bir kent fikrini, deneyimini yerleştiriyor. Levitas'la projeyi, sanatın dijital halinin sanatçı ve seyirci için sağladığı erişebilirlik avantajını, projenin hazırlık sürecini konuştuk.

Canan Hoşgör: Yalnızlık benim olmazsa olmazım

Yaklaşık otuz yıldır ekranlardan tanıdığımız ünlü oyuncu Canan Hoşgör artık İzmirli. Hoşgör, İstanbul'un kaosundan o kadar bunalır ki mesleğini icra edememeyi göze alarak sakin bir kasaba ve çiftlik hayalleriyle Urla'ya taşınır. İzmir'de yalnız ve huzurlu bir hayat süren Hoşgör, İzmir'in yerel kanalı CTT'de hafta içi her gün "Canan Hoşgör ile Hayatın Tadı” adlı kadın programını sunuyor. Kendisiyle yakın çevresindekiler dışında kimsenin bilmediği özelliklerini, İzmir'e taşınma nedenlerini, hayallerini, İzmir'de neler yapmaktan, nerelerde bulunmaktan keyif aldığını ve TV programının detaylarını konuştuk.

Alper Bıçaklıoğlu ile Sanata Dair

Alper Bıçaklıoğlu ile üretim sürecinde dert edindiği meseleleri, çizgi dışı işlerini, satmadığı eserlerin hikayelerini, tüm bunları neden yaptığını ve daha pek çok şeyi konuştuk. Keyifli seyirler.

Sokak Sanatçıları Derneği: İfade özgürlüğünün yeri sokaktır

Sokak Sanatçıları Derneği ilk olarak 2004 yılında bir kulüp olarak hayatına başlıyor ve 2009 senesinde dernek haline geliyor. Onları orkestralarıyla sokaklarda toplum belleğine yer edinen, edinecek olaylarla ilgili şarkılar söylerken de, gençleri sanat alanında desteklerken de görebilirsiniz. Sanatı aracısız olarak toplumla buluşturmak, disiplinlerarası sanat için alan açmak, toplumu özgürleştirmek, hem değiştirmek hem de bu yolda değişmeyi göze almak gibi gayeleri var. Ayrıca bu derneğin başkanları her zaman kadınlar arasından seçiliyor. Ne olduğuna yolda karar veren ama ne olmadığını çok iyi bilen bir dernek burası. Kral çıplaksa çıplak diyebilen insanlardan oluşan derneğin üyeleri ile kuruluş hikayelerini, dertlerini, meselelerini, karşılaştıkları zorlukları, sokak sanatından korkulmasının nedenlerini ve daha pek çok konuyu konuştuk. Keyifli okumalar.

Tilki Sanat'ın Kurucusu Çağatay Olgun: Bir yapıt oluştuğu bağlamda kıymetlidir

Tilki Sanat hem sanatçıya hem sanatseverlere alan açan, özgürlük alanları yaratan disiplinlerarası bir sanat alanı. Burada oda tiyatrosu izleyebilir, sanat okuryazarlığı, sinema atölyelerine katılabilir, sanat eserinin üretim sürecine şahit olabilirsiniz.Tilki Sanat’ın kurucusu çağdaş sanat uzmanı Çağatay Olgun’la Alsancak’taki mekanlarında görüşüp sanata çok yönlü bakış açıları geliştirme yolunda kişilere yol gösteren bu yerin kuruluş hikayesini, sanatçıya ve sanatseverlere sunduklarını, güncel sanat piyasasındaki eksiklikleri ve gelecek projeleri konuştuk.

Rüçhan Gürel: İzmir'de tiyatro kurmak hayalimdi, Han Tiyatrosu'yla gerçekleşti!

Devlet Tiyatrosu sanatçısı Rüçhan Gürel tarafından 2007 yılında İzmir’de kurulan Han Tiyatrosu her yaştan öğrenciye üst düzey eğitim veriyor ve her yıl yenilenen oyunlarıyla İzmir’in tiyatro hayatına renk katıyor. Rüçhan Gürel İzmir'e gelip Han Tiyatrosu'nu kurduğu günlerden bugünlere nasıl geldiğini, Han Tiyatrosu'nda bizleri nelerin beklediğini anlattı.

İnanç Avadit: Mücadele etmiyoruz, sadece mızmızlanıyoruz

İnanç Avadit’in Buradan Kurtulmak Bize Kaldı adlı şiir kitabı içinde yaşadığımız dünyanın gerçeklerini, gerçekleştiremediklerini, ağıdını, karanlığını, ilerleme sandığımız yozluklarını, dehlizlerini suratınıza çarpan bir kitap. Derinden derinden sallıyor İnanç’ın kitabı. Dalgakıranlarınızı yok ediyor, içinde yaşadığınız dünyayla baş başa bırakıyor. "Bir sabahlık doğmamış güneşler sipariş eden", "Delirdim kendimi", "Gözlerinin geçmişinden öpüyorum" diyen bir adamın kitabı, Buradan Kurtulmak Bize Kaldı. Güzel haber; İnanç Avadit’in yeni şiir kitabı Canavar Kalbi Monokl Yayınları tarafından çıktı. Kendisi aynı zamanda fotoğraf da çekiyor. Yazı ile fotoğrafın birbirini beslediği noktaları, kitabın ismini aldığı olayı, delirmenin önüne koyduğumuz bariyerleri konuştuk

Sanatın Çocukları

Sanatın Çocukları, Yasemin Acar ve Veysel Alceylan tarafından kurulan müzik ve sanat atölyesi projesi. Gitar, bağlama, keman, org gibi enstrümanları; resim malzemelerini, kitapları ve hediyeleri bağışlarla toplayıp ihtiyaç sahibi okulları belirleyip müzik ve resim odaları kuruyorlar. Şu ana kadar Mardin ve ardından Ağrı'da açtıkları sanat atölyeleriyle çocukları sanatla buluşturdular. Eğitimdeki eşitsizliğin önüne geçmek isteyen, bireysel çabalarıyla harika işler başaran güzel insan Yasemin Acar ile tanıştık. Kendisinin çocuklardan bahsederken gözlerinin içi parlıyor. Çocukların bu dünyayı değiştireceğine inanan Yasemin Acar sonsuza kadar çocuklarla çalışıp onlara umut olmaya devam edeceğini söylüyor. Siz de projeye destek olmak isterseniz kendilerine Instagram [https://www.instagram.com/sanatincocuklari/]hesabından ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Güncel: Doğa

Sürdürülebilir yaşam anlayışı doğrultusunda uluslararası güncel performans pratiklerine alan açmaya, yeni yerleşkesiK2 Urla Nefes Alanı’nda devam edenAçık Stüdyo, insan ve doğa ilişkisini sorguladığı yeni projesiKalıcı Güncel: Doğaile 10 sanatçıyı bir araya getiriyor.

Cem Güventürk: Çocuk gibi yaşamak, hissetmek, boyamak gerek

Cem Güventürk, 1989 İzmir doğumlu bir karikatürist. Anadolu GSF’de Çizgi Film-Animasyon bölümünde eğitimini tamamlayan Güventürk Calling, Kafa,Uykusuz gibi dergilerde çiziyor. Ayrıca Çünkü Bir Anlamı Vardır, Yine Öyle Hissettiğinde, Sanki Sen Aynı Ben adlı üç kitabı bulunuyor. Güventürk’ün karikatürleri size sizi anlatıyor izin verirseniz. Kapılarınız çok kapalı değilse oralardan size, sizi işaret ediyor. Bazen bir yara bandı oluyor çizdikleri bazen bir açık yarayı işaret ediyor. Hissizmiş gibi davranmayı cool olmak sandığımız bir garip zaman diliminde o kendini gözler önüne seriyor. Kırılganlığıyla, komikliğiyle, düşün düşün düşünmeleriyle karşımıza çıkıyor Cem Güventürk. O, kendi olabilen, bunu cesurca paylaşabilen insanlardan. Onunla çizgilerindeki karakterlerin kulaklarını, çocuk gibi yaşayıp çizmeyi, üretim aşamasının sancılarını ve daha pek çok konuyu konuştuk. Kendisini Instagram [https://www.instagram.com/cemguventurk/] ve Twitter [https://twitter.com/guventurkcem?ref_src=twsrc%5Egoogle%7Ctwcamp%5Eserp%7Ctwgr%5Eauthor] üzerinden de takip edebilirsiniz.