Praksis: Şarkılarımızın gökyüzü gibi paylaşmak isteyen herkese açık olmasını istedik

Praksis ekoloji, kadın hakları, işçi grevleri gibi pek çok toplumsal konuda mücadele eden, mücadele edenlerin yanında olan, dertleri sorunları işaret eden ve ses çıkaran bir grup. Üç beş ağaç kervanı turnesiyle onları ekolojik mücadelenin sürdüğü kentlerde ve köylerde görmüştük. Onlar müzikle değiştirmeye, göstermeye, umut vermeye ve umut etmeye devam ediyorlar. Yakın zamanda insanın içini umutla dolduranGüzel Günler [https://www.youtube.com/watch?v=peod_ilzZsw] adlı şarkılarını yayınladılar. Kendileriyle değiştirmek istedikleri şeyleri, üç beş ağaç kervanını, toplumsal olaylarda özne olmayı ve daha pek çok konuyu konuştuk. Keyifli okumalar.

İzmir Örgü Ekibi: Hiç Tanımadıkları Çocuklar İçin Ören Kadınlar

Kadın dediğimiz upuzak diyarları görür o görmediği, dokunmadığı, koklamadığı çocuklara kendi çocuğuna, torununa örer gibi örer. İzmir Örgü Ekibi’ndeki kadınlar örüyorlar; hiç tanımadıkları çocukları için örüyorlar. Merhametin, sevginin, görmediğini de sevebilmenin kanıtı bu insanlar. Kendi çocuklarına, torunlarına değil; başkalarınınkine örüyorlar. Kutsev Özbek’le ihtiyaçlarını, neler yaptıklarını, fikrin nasıl ortaya çıktığını konuştuk. Günün sonunda rengarenk bereler, eldivenler, çikolatalar, şekerler, balonlar teker teker hediye paketi yapıldı, kolilere yerleştirildi ve uzaktaki köylere doğru yola çıkmak üzere hazırlandı. İzmir Örgü Ekibi’nin kapısı örgü örmeyi, çocukları ve sosyalleşmeyi seven herkese açık. Örgü örmeseniz de özellikle çorap ve eldiven alarak destek olabilirsiniz.

Erişilebilir Her Şey: Engelli olarak toplumda karşılaştığımız sorunların kaynağı erişilebilirliğin olmayışı

Gazeteci, antropolog ve aktivist Seben Ayşe Dayı'nın da kurucusu olduğu Erişilebilir Her Şey; farkındalık ve algı eğitimleri, erişilebilirlik mentorluğu, erişilebilir sosyal medya danışmanlığı, video ve sanat erişilebilirliği danışmanlığı konularında hizmet veren bir sosyal girişim. Erişilebilir bir dünya için gerekli dönüşümü gerçekleştiren EHŞ, üç sakat hakları aktivisti tarafından kuruldu. Üç engellenen insan dışarı çıkamamaya başlayınca kolları sıvadılar ve ortaya bu şahane sosyal girişim çıktı. Ayşe Seben Dayı ile Erişilebilir Her Şey'i, toplumun düzeltilmesi gereken yanlış algılarını, eğitimcilere ve ailelere düşen görevleri, bir kentin 360 derece ulaşılabilir olması için yapılması gerekenleri, içi boşaltılmış sosyal sorumluluk projelerini, içine kapanan engellenen bireyleri konuştuk.

Daha Temiz ve Yaşanılabilir Bir Dünya İçin Çalışan Çöpüne Sahip Çık Vakfı

Gezegendeki her canlının sağlığını tehdit eden bir sorun haline geldi atıklarımız. 2015 yılında kurulan Çöpüne Sahip Çık Vakfı, toplumda çöpün azaltılması, doğru yere atılması yönünde davranış dönüşümü sağlayarak, daha temiz bir çevre ve yaşam alanı oluşturulmasına katkıda bulunan bir vakıf. Bu hedefe ulaşmak için iletişim, araştırmalar, saha çalışmaları ve mevzuata katkı alanlarında faaliyetlerini sürdürüyor. Çöpüne Sahip Çık Vakfı ile geri dönüşüm hakkında yanlış bilinenleri, Türkiye'nin çöp haritasını, bireysel olarak atmamız gereken adımları, gönüllülerin neler yapabileceklerini, tüketici davranışlarında değişmesi gereken noktaları konuştuk.

Doç. Dr. Itır Erhart: Gezegen için adım atmak anlamlı yaşamlar sürmemizi sağlıyor

Doç. Dr. Itır Erhart, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde akademisyen. Aynı zamanda sosyal girişimci olan Erhart, 2009 yılında Fark Yaratanlar programına konuk oldu ve 2014 senesinde Ashoka Fellow seçildi. İnsan hakları, toplumsal cinsiyet, spor sosyolojisi, cinsiyet ve medya üzerine dersler vermeye devam eden Itır Erhart, Adım Adım ve Açık Açık isimli iki sosyal girişimin de kurucularından. Adım Adım yardımseverlik koşu oluşumu, Açık Açık ise gönüllü olmak isteyenler için bir rehber niteliği taşıyor. Açık Açık'ı ziyaret eden kişiler gönüllü olmak istedikleri alanları, kuruluşları seçebiliyor ve bu kuruluşların geçmiş ve güncel finansallarını inceleyebiliyorlar. Itır Erhart, uzun yıllardır sıkı bir aktivist ve eğitim görevlisi olarak yaşamını sürdürüyor. Erhart geçtiğimiz aylarda İzmir Büyükşehir Belediyesi desteğiyle hayata geçirilen FikrimİZ Gıda ve Sosyal Girişimcilik Programları kapsamında “Sosyal girişim nedir, sosyal girişimci kimdir?” konularında ise ders verecek. Kendisiyle Türkiye'deki gönüllülük durumunu, Adım Adım'ı, yardım etme bilincinin nasıl oluşabileceğini, pandemi döneminde gönüllü olmayı konuştuk.

BIFED: Her hayat değerli, her hak çok kıymetli ve her mağduriyet önemli

Bu sene yedincisi düzenlenecek Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali'nde filmler, 2-8 Kasım tarihleri arasında çevrimiçi olarak izlenebilecek. BIFED, dünyadaki aktivistlerin, yaşam alanları işgal edilmiş, doğaları talan edilmiş halkların destansı direnişlerini konu edinen belgesellere yer veriyor. 75 ülkeden katılımcının 500’ü aşkın film ve belgesel ile başvurduğu festival, gezegene dair ilham hikayeleriyle dolu. Bu seneki programda da yine kaçırılmayacak belgeseller var. Hasankeyf’in son günleri, aktivistlerin mücadeleleri, Afrika’da büyük gümüş madenine karşı verilen savaşın hikayesi… Bunlar izleyebileceğiniz belgesellerden sadece birkaçı. Festival yönetmeni Petra Holzer ve festival koordinatörü Ethem Özgüven ile festivalin mücadele alanındaki katkılarını, bağımsız film festivali yapmanın zorluklarını, festivalde izleyiciyi neler beklediğini konuştuk.

Ali Yalçın Mucizeler Atölyesi'nde Engelli Hayvanlara Yürüteç Yapıyor

Ali Yalçın, bir gün bir çocuğun bacaklarını kaybetmiş hayvanlar için yürüteç yaptığını görüyor ve bu durumdan çok etkileniyor. Kısa bir süre sonra kendisi de yürüteçler yapmaya başlıyor. Kaza, şiddet ya da düşme sonucunda yaralanan hayvanlar Yalçın'ın yaptığı yürüteçler sayesinde rahatça hareket edebiliyorlar. Ali Yalçın, insanlardan sadece malzeme ücretini talep ediyor. Maddi durumu yetersiz kişilerin malzeme parasını da ya kendisi karşılıyor ya da hayvanseverlerden destek alıyor. Haftada 10 yürüteç yapan Yalçın'la bu gönüllü işe nasıl başladığını, nelere ihtiyacı olduğunu konuştuk. Sizin de yürütece ihtiyacınız varsa ya da Mucizeler Atölyesi'ni desteklemek isterseniz röportajın sonunda bulunan iletişim bilgilerinden Ali Yalçın'a ulaşabilirsiniz.

Bi' Pati Empati: Sokak hayvanları için AVM'leri eyleme geçiren hareket

Pandemi olsa da olmasa da sokak hayvanları her zaman zor durumda. Onlara bakmak, karınlarını doyurmak ve onları sevmek bizim görevimiz. Covid-19 tüm canlılar gibi sokak hayvanlarını da etkiledi. Onlar bu dönemde her zamankinden daha aç ve susuz. Yıllardır gazetecilik yapan Pınar Aksu, Bi’ Pati Empati isimli hareketini kitlesel bir harekete dönüştürdü. Hareket, alışveriş merkezlerinin sokak hayvanlarını beslemesini teşvik ediyor. Yapmamız gereken ise sosyal medya hesaplarımızdan alışveriş merkezlerine çağrıda bulunmanız. Bi' Pati Empati ile bazı alışveriş merkezleri mama istasyonları bile kurdu. Peki bu fikir nasıl doğdu, HAYTAP'la nasıl iş birliği yapıldı, gelecekte bu hareket nereye evrilecek? Atalet duygusunu üzerinden atıp hayvanlar için canla başla çalışan Pınar Aksu ile hepsini konuştuk. Keyifli okumalar.

damla yur: Kadın hareketi çok güçlü bir harekettir, tüm eril iktidarlar korkarlar

damla yur, yıllarca büyük gazetelerde haberler yapmış, yazılar yazmış bir feminist. Türkiye'nin sancılı süreçlerinde gazetecilik yapan yur, kadın ve mülteci hakları gibi konular üzerine yazıyor. Kürt açılımı ile ilgili tartışmaların yaşandığı, mültecilere kapıların açıldığı sancılı dönemde de çalışıyor, göçmenlerin umut yolculuklarına da tanık oluyor. Ardından Kanada'ya giderek yüksek lisans yapıyor ve toplumsal cinsiyet konularına yöneliyor. Kendisiyle eril toplumun medyadaki yansımalarını, kadın olmayı, en yaygın şiddet türlerini, mülteciliği konuştuk. damla yur'un ad ve soyadının baş harflerini özellikle küçük yazıyorum çünkü kendisi de öyle kullanıyor. Bunu da şöyle açıklıyor: "Adım ve soyadım isim harfle beni tanımlayan sadece bir sembol ve araç; ne daha fazlası ne de daha azı. İnanıyorum adımın içinde yer alan herhangi bir harf bir diğerinden ne daha çok önemli ne de daha az önemsiz, tıpkı hiçbir çeşit kapital[izme] inanmak istemediğim gibi."

Birleşmiş Eller: Dert ve ihtiyacın önemini belirleyen dert sahibine verdiğiniz değerdir

Birleşmiş Eller, duyduğu, gördüğü her yere yardım eli uzatmaya çabalayan bir oluşum. Ayrımların sosyal adaletsizliği körüklediği bir düzende yaşamanın sonuçlarını telafi etmeye uğraşıyor Birleşmiş Eller. Yeri geliyor insanlara iş buluyorlar, yeri geliyor köy okullarındaki çocuklara mont, bot ulaştırıyorlar, yeri geliyor bir kızın lise mezuniyetine katılabilmesini sağlıyorlar. Dünyayı daha adil ve güvenli bir yer haline getirmeye çalışan Birleşmiş Eller ile yaptıkları çalışmaları, iyilik duygusunu, ayırt etmeden herkesi, her canlıyı nasıl kucakladıklarını konuştuk.

Mama Kumbarası ile Hayvanlara Destek Olabilirsiniz

Hayvan olarak dünyada yaşamak zor, ülkemizde yaşamak daha da zor. Hayvanlar için üzülmek dışında bir şey yapmak isterseniz Patifood’un Mama Kumbarası projesi var. Bir fincan kahveden bile uygun bir fiyata sokak hayvanlarının yaşamlarını sürdürmesine katkıda bulunabilirsiniz. Zorlu iklim koşullarına dayanmalarını sağlarsak, yaşamak için bir şansları da olur. Patifood’un Mama Kumbarası projesi, Türkiye’nin dört bir yanındaki besleme gruplarına destek olmamızı sağlıyor. 5 TL gibi bir fiyata köpeklerin, kedilerin karınlarını doyurabiliyorsunuz. Patifood, mamanız yola çıktığında size haber veriyor. Üstelik sosyal medya hesaplarında hayvanları besleyen gönüllüler ve besleme grupları o anlara dair video da yayınlıyorlar. Sisteme girip mama bağışı yapmak istediğiniz gönüllünün adını yazıp, yetişkin ya da yavru hayvanlara özel mamaları sepete ekleyip ödemenizi gerçekleştiriyorsunuz. Patifood’un kurucusu Mehmet Yüzüak ile Mama Kumbarası fikrinin nasıl çıktığını, en çok yardıma ihtiyacı olan illeri, hayvan haklarını ve projenin uygulanabilirliğini konuştuk.

Ahura Ritim Topluluğu: Ortak dert bizi bir arada tutuyor

İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde 2013 yılında kurulan Ahura Ritim Topluluğu, ortak insani değerlere ve kaygılara sahip gruplardan. Hem sokakta hem sahnede görebileceğiniz grup bir yandan kendi bestelerini diğer yandan anonim eserleri ritim düzenlemeleriyle sahnelemekte. Def, tömbek, cajon, ud, cümbüş, klasik kemençe, bas gitar gibi enstrümanlar kullanan Ahura Ritim Topluluğu, çok dilli şarkılar seslendiriyor. “Barışa Ritim Tut” şiarıyla çalışmalarını sürdüren grup sosyal sorumluluk projelerinde de yer alıyor. Onları Kadınlar Günü'nde ya da küresel iklim krizi eylemlerinde görmek mümkün. Grup üyeleriyle defin günümüzdeki yerini ve geçmişini, karşısında durdukları kötülükleri, bunca zaman ayakta kalmalarının nedenlerini ve pek çok konuyu konuştuk. Keyifli okumalar.