Bi' Pati Empati: Sokak hayvanları için AVM'leri eyleme geçiren hareket

Pandemi olsa da olmasa da sokak hayvanları her zaman zor durumda. Onlara bakmak, karınlarını doyurmak ve onları sevmek bizim görevimiz. Covid-19 tüm canlılar gibi sokak hayvanlarını da etkiledi. Onlar bu dönemde her zamankinden daha aç ve susuz. Yıllardır gazetecilik yapan Pınar Aksu, Bi’ Pati Empati isimli hareketini kitlesel bir harekete dönüştürdü. Hareket, alışveriş merkezlerinin sokak hayvanlarını beslemesini teşvik ediyor. Yapmamız gereken ise sosyal medya hesaplarımızdan alışveriş merkezlerine çağrıda bulunmanız. Bi' Pati Empati ile bazı alışveriş merkezleri mama istasyonları bile kurdu. Peki bu fikir nasıl doğdu, HAYTAP'la nasıl iş birliği yapıldı, gelecekte bu hareket nereye evrilecek? Atalet duygusunu üzerinden atıp hayvanlar için canla başla çalışan Pınar Aksu ile hepsini konuştuk. Keyifli okumalar.

Birleşmiş Eller: Dert ve ihtiyacın önemini belirleyen dert sahibine verdiğiniz değerdir

Birleşmiş Eller, duyduğu, gördüğü her yere yardım eli uzatmaya çabalayan bir oluşum. Ayrımların sosyal adaletsizliği körüklediği bir düzende yaşamanın sonuçlarını telafi etmeye uğraşıyor Birleşmiş Eller. Yeri geliyor insanlara iş buluyorlar, yeri geliyor köy okullarındaki çocuklara mont, bot ulaştırıyorlar, yeri geliyor bir kızın lise mezuniyetine katılabilmesini sağlıyorlar. Dünyayı daha adil ve güvenli bir yer haline getirmeye çalışan Birleşmiş Eller ile yaptıkları çalışmaları, iyilik duygusunu, ayırt etmeden herkesi, her canlıyı nasıl kucakladıklarını konuştuk.

İzmir Örgü Ekibi: Hiç Tanımadıkları Çocuklar İçin Ören Kadınlar

Kadın dediğimiz upuzak diyarları görür o görmediği, dokunmadığı, koklamadığı çocuklara kendi çocuğuna, torununa örer gibi örer. İzmir Örgü Ekibi’ndeki kadınlar örüyorlar; hiç tanımadıkları çocukları için örüyorlar. Merhametin, sevginin, görmediğini de sevebilmenin kanıtı bu insanlar. Kendi çocuklarına, torunlarına değil; başkalarınınkine örüyorlar. Kutsev Özbek’le ihtiyaçlarını, neler yaptıklarını, fikrin nasıl ortaya çıktığını konuştuk. Günün sonunda rengarenk bereler, eldivenler, çikolatalar, şekerler, balonlar teker teker hediye paketi yapıldı, kolilere yerleştirildi ve uzaktaki köylere doğru yola çıkmak üzere hazırlandı. İzmir Örgü Ekibi’nin kapısı örgü örmeyi, çocukları ve sosyalleşmeyi seven herkese açık. Örgü örmeseniz de özellikle çorap ve eldiven alarak destek olabilirsiniz.

damla yur: Kadın hareketi çok güçlü bir harekettir, tüm eril iktidarlar korkarlar

damla yur, yıllarca büyük gazetelerde haberler yapmış, yazılar yazmış bir feminist. Türkiye'nin sancılı süreçlerinde gazetecilik yapan yur, kadın ve mülteci hakları gibi konular üzerine yazıyor. Kürt açılımı ile ilgili tartışmaların yaşandığı, mültecilere kapıların açıldığı sancılı dönemde de çalışıyor, göçmenlerin umut yolculuklarına da tanık oluyor. Ardından Kanada'ya giderek yüksek lisans yapıyor ve toplumsal cinsiyet konularına yöneliyor. Kendisiyle eril toplumun medyadaki yansımalarını, kadın olmayı, en yaygın şiddet türlerini, mülteciliği konuştuk. damla yur'un ad ve soyadının baş harflerini özellikle küçük yazıyorum çünkü kendisi de öyle kullanıyor. Bunu da şöyle açıklıyor: "Adım ve soyadım isim harfle beni tanımlayan sadece bir sembol ve araç; ne daha fazlası ne de daha azı. İnanıyorum adımın içinde yer alan herhangi bir harf bir diğerinden ne daha çok önemli ne de daha az önemsiz, tıpkı hiçbir çeşit kapital[izme] inanmak istemediğim gibi."

Praksis: Şarkılarımızın gökyüzü gibi paylaşmak isteyen herkese açık olmasını istedik

Praksis ekoloji, kadın hakları, işçi grevleri gibi pek çok toplumsal konuda mücadele eden, mücadele edenlerin yanında olan, dertleri sorunları işaret eden ve ses çıkaran bir grup. Üç beş ağaç kervanı turnesiyle onları ekolojik mücadelenin sürdüğü kentlerde ve köylerde görmüştük. Onlar müzikle değiştirmeye, göstermeye, umut vermeye ve umut etmeye devam ediyorlar. Yakın zamanda insanın içini umutla dolduranGüzel Günler [https://www.youtube.com/watch?v=peod_ilzZsw] adlı şarkılarını yayınladılar. Kendileriyle değiştirmek istedikleri şeyleri, üç beş ağaç kervanını, toplumsal olaylarda özne olmayı ve daha pek çok konuyu konuştuk. Keyifli okumalar.

Mama Kumbarası ile Hayvanlara Destek Olabilirsiniz

Hayvan olarak dünyada yaşamak zor, ülkemizde yaşamak daha da zor. Hayvanlar için üzülmek dışında bir şey yapmak isterseniz Patifood’un Mama Kumbarası projesi var. Bir fincan kahveden bile uygun bir fiyata sokak hayvanlarının yaşamlarını sürdürmesine katkıda bulunabilirsiniz. Zorlu iklim koşullarına dayanmalarını sağlarsak, yaşamak için bir şansları da olur. Patifood’un Mama Kumbarası projesi, Türkiye’nin dört bir yanındaki besleme gruplarına destek olmamızı sağlıyor. 5 TL gibi bir fiyata köpeklerin, kedilerin karınlarını doyurabiliyorsunuz. Patifood, mamanız yola çıktığında size haber veriyor. Üstelik sosyal medya hesaplarında hayvanları besleyen gönüllüler ve besleme grupları o anlara dair video da yayınlıyorlar. Sisteme girip mama bağışı yapmak istediğiniz gönüllünün adını yazıp, yetişkin ya da yavru hayvanlara özel mamaları sepete ekleyip ödemenizi gerçekleştiriyorsunuz. Patifood’un kurucusu Mehmet Yüzüak ile Mama Kumbarası fikrinin nasıl çıktığını, en çok yardıma ihtiyacı olan illeri, hayvan haklarını ve projenin uygulanabilirliğini konuştuk.

Ahura Ritim Topluluğu: Ortak dert bizi bir arada tutuyor

İranlı def sanatçısı Sami Hosseini öncülüğünde 2013 yılında kurulan Ahura Ritim Topluluğu, ortak insani değerlere ve kaygılara sahip gruplardan. Hem sokakta hem sahnede görebileceğiniz grup bir yandan kendi bestelerini diğer yandan anonim eserleri ritim düzenlemeleriyle sahnelemekte. Def, tömbek, cajon, ud, cümbüş, klasik kemençe, bas gitar gibi enstrümanlar kullanan Ahura Ritim Topluluğu, çok dilli şarkılar seslendiriyor. “Barışa Ritim Tut” şiarıyla çalışmalarını sürdüren grup sosyal sorumluluk projelerinde de yer alıyor. Onları Kadınlar Günü'nde ya da küresel iklim krizi eylemlerinde görmek mümkün. Grup üyeleriyle defin günümüzdeki yerini ve geçmişini, karşısında durdukları kötülükleri, bunca zaman ayakta kalmalarının nedenlerini ve pek çok konuyu konuştuk. Keyifli okumalar.

Hale Acun Aydın: Asıl olan minimalizmi içselleştirmek

Hale Acun Aydın, 1983 İstanbul doğumlu bir içerik üreticisi. Türk İşi Minimalizm adlı YouTube kanalının ve web sitesinin kurucusu. 2012 yılından beri sadeleşme üzerine yazılar yazıyor, bilgilendirici içerikler üretiyor. Hem yaşadığımız gezegene hem yaşamımıza hem cebimize faydalı olacak minimalleşme tüyoları ile insanlara yol gösteriyor. Sıfır atık, kahvem termosta gibi hareketlerle de yaşadığımız yuvayı korumamıza yardımcı oluyor. Kendisiyle satın almaya yönelik dış uyaranlardan kendimizi nasıl koruyacağımızı, sadeleşmenin hayattaki hangi alanlarda gerekli olduğunu, minimalizm ile özgürlük arasındaki bağlantıyı ve daha fazlasını konuştuk. Keyifli okumalar.

Fridays for Future gelecek için Küresel İklim Grevi’nde

Dünya’nın dört bir yanında gezegenin geleceğine dair ilham verici bir grev var bugün. Küresel iklim krizinin suçlusu olan politik ve ekonomik faaliyetlere karşı insanlar toplanıyor. 16 yaşındaki İsveçli eylemci Greta Thunberg ve Fridays for Future hareketinin öncülüğünde en büyük iklim grevi 20 – 27 Eylül’de yapılacak. Fridays for Future [https://www.instagram.com/fridaysforfutureizmir/] hareketinin İzmir ayağından Deniz Çelikcan ile görüşüp iklim krizininin nedenlerini, bireysel ve küresel olarak neler yapılması gerektiğini, grevin önemini konuştuk. Greta Thunberg’i hayran hayran izlerken ülkede de hatta İzmir’de de Greta kadar güzel, duyarlı insanlar olduğunu Deniz Çelikcan ile görmüş olduk.

Sokak Çorbacıları ile arka sokaklar için başka bir dünya mümkün!

Sokak Çorbacıları Yardımlaşma Derneği, kendini şöyle anlatıyor: “İki arkadaş olarak başladığımız ve giderek sayımızın arttığı gönüllülük esasına dayalı; evsizlere, sokakta soğukta çalışmak zorunda kalan insanlara ve çocuklara çorba dağıtma hareketimizde daha çok sesimizi duyurmak, daha çok insana ulaşmak ve farkındalık yaratmak adına kurulmuş bir topluluğuz. Hiçbir çıkar gözetmeden sadece yardımlaşma, insanların mutluluğu, farkındalık yaratma ve güzel dostluklar, güzel anılar adına bir araya gelen gönüllü arkadaşlarız.” Sibel Arslan ile Ece Altınörs’ün başlattığı bu hareket ile haftanın iki günü 150 kişiye çorba dağıtılıyor.

İyilik Peşinde Koş Platformu nedir?

Yardımsever bir insansanız ve koşmayı seviyorsanız bu platform tam size göre. Dünyada sadece yardımseverlik koşusu için yapılmış ilk dijital kaynak yaratma platformu, İyilik Peşinde Koş sizlerle. Koşuyorsunuz ve koştukça hatta koşturdukça bir çocuğun eğitimine, doğaya, bilime yani geleceğe destek oluyorsunuz. Koşamazsanız da yürüyorsunuz, unutulanları hatırlamak ve hatırlatmak için adım atıyorsunuz. Nasıl mı? Gelin İyilik Peşinde Koş Platformu'nu ve onu destekleyen Adım Adım'ı yakından inceleyelim.

3. LGBTİ+ Gençlik Festivali Yarın Başlıyor