29 Nov 2019
Kardelen Uysal

Doğaçlama Tiyatro Festivali Başlıyor

Oyun Hamuru Tiyatrosu, dokuz senedir doğaçlama tiyatro festivali yapıyor. Farklı illerden de tiyatro gruplarının katıldığı festivalde her sene bir tema belirleniyor ve festival bu tema üzerinden ilerliyor. Festivalin bu seneki teması şiir. Oyun Hamuru Tiyatrosu’ndan Başak Fındıkçıoğlu ve Burak Özbaykuş ile festivalin sürdürülebilir olmasının nedenlerini, normal doğaçlama performansından farkını, temaların nasıl belirlendiğini, izleyicilere ve katılan gruplara neler kattığını konuştuk. İzmir Doğaçlama Tiyatro Festivali bu sene 6-7 Aralık’ta saat 20.00’de Nazım Hikmet Kültür Merkezi Halk Sahnesi’nde olacak.

Doğaçlama tiyatro festivali yapma fikri nasıl doğdu?

Başak Fındıkçıoğlu: 2011 yılının sonunda Kocaeli’de bir buluşmaya davet edildik. Doğaçlama grupları Kocaeli’de hep birlikte bir gece doğaçlama gösteri yapıyorlardı. Buradan hareketle neden bunu bir festivale dönüştürmeyelim fikri doğdu ve Ege Üniversitesi ile görüştük.  Bir sonraki sene nisan ayında üç dört gün sürecek bir festival organize ettik. Festival sonunda gruplarla yapılan toplantılarda bunun sürekli yapılması gerektiğine karar verildi.

Oyun Hamuru Tiyatrosu oyuncuları kameraya bakarak gülümsüyorlar.

Sürdürülebilir bir festival olmasını nelere bağlıyorsunuz?  Dokuz sene ayakta kalmak kolay değil.

Burak Özbaykuş: Gelen ekiplerin keyif alması birinci etmen. Grupların devamlı olark katılmaları bizim bu festivali sürdürebilmemiz için çok önemli bir etken. İkincisi, seyirciler bu festival aracılığıyla pek çok grubu izleme şansını elde ediyorlar. Üçüncüsü de bizim inatçılığımız. Aslında bu deli işi; maddi hiçbir kaynağımız yok, sene boyunca oynadığımız oyunlardan artırdığımız paralarla ekiplerin ve eğitmenlerin konaklama gibi ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Zenginleştirilmiş bir tiyatro festivali deneyimi gibi görünüyor. Bu festivalin normal doğaçlama gösterilerden farkı ne?

Başak Fındıkçıoğlu: Normalde biz kendi ekibimiz içinde ikiye ayrılarak tiyatro sporu denilen formatta oynuyoruz. Festivalde yeni turlar gösteriyoruz seyirciye. Festivalle birlikte herkes yeni bir tur üretiyor ve insanlar kendi gruplarındaki kişilerle değil yeni gruptaki insanlarla oynuyor. Her yıl belirlediğimiz temaya göre de bir format belirliyoruz. Bu sene şiir teması var. Bunun üzerine şiir türlerine çalışıyoruz. Şiir türüne göre formatı şekillendiriyoruz, gruplara anlatıp öğretiyoruz.

Şiir temasında seyirciyi neler bekliyor?

Başak Fındıkçıoğlu: Yönetmenin seçimi dediğimiz bir format var. Bu formatta yönetmen olarak adlandırdığımız beş doğaçlama oyuncusu var, bunlar kendilerine bir film türü seçiyorlar. Ardından oyuncular seyirciden bir film ismi alıyorlar. Bu türün özelliklerine uygun olarak sahnede filmle ilgili veriler veriyorlar ve oyuncular da buna göre oynuyorlar. Her seferinde seyirci bir kişiyi eliyor. Bunu şiire uyarladık. Bir grup liir, bir grup pastoral şiir üzerinden oynayacaklar. Oyuncular kimi zaman şiir özelliklerine uygun doğaçlama şiir yazacaklar sahnede.

Doğaçlama Tiyatro Festivali'nin afişi var. Beyaz bir fon üzerine kalemtıraştan çıkan kalem talaşları konulmuş. 9. İzmir Doğaçlama Tiyatro Festivali, Oyun Hamuru Tiyatrosu, 6-7 Aralık 2019, Saat: 20.00 yazıyor. Yer olarak NHKM İzmir Halk sahne yazılmış.

Neden şiir teması?

Burak Özbaykuş: Cenk Öztekin ve Umut Özan belirledi temayı. Bir arkadaş toplanmasında ya da iki sevgili birlikteyken ortaya çıkan bir şey şiir. Çok hayatın içinde… Neden sahnede de olmasın diye düşündük.

Temaları belirleme kriterleriniz neler?

Başak Fındıkçıoğlu: Doğaçlama pek çok konuyla dirsek teması olan bir alan. Amaç biraz bunu hatırlatmak. Bir yıl orta oyunu teması belirlemiştik. Orta oyunu doğaçlamanın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Doğaçlamayı zenginleştirebilecek temaları seçiyoruz. Geçen yıl masallar üzerinden yönetmenin seçimi formatını biçimlendirmiştik.

Temalarda bir saygı duruşu var mı?

Burak Özbaykuş: Orta oyunu temasını oynarken geleneksel Türk tiyatrosuna sağlam bir saygı duruşunda bulunduk. Masallar üzerine yaptığımızda İran, Pers,  Hint masallarına göndermeler yaptık. Bu sene şiir temasında da aynı şekilde akımlara saygı duruşunda bulunuyoruz. Hem akımlara hem akımların temsilcilerine… Şiir, bireysel bir yerden hareket edip kolektif bilinci de tetikliyor. Sahne üzerinde de bunu deneyeceğiz. Çok bireysel, çok kendi dünyandan çıkan bir şey seyiriciyle buluştuğunda nasıl kitlesel bir şeye dönüşür onu göreceğiz.

Bu sene şiirini kap gel adlı bir interaktif bölümünüz var. Bundan bahseder misiniz?

Başak Fındıkçıoğlu: 8 Aralık Pazar günü saat 18.00’de halihazırda yapılan ve bizim temamızla ilintili olan bir etkinliğe dahil olacağız. İnsanlar kendi yazdıkları ya da okumak istedikleri şiirleri topluluk içinde seslendirecekler.

Sadece seyirciye değil katılan tiyatro gruplarına da çok şey katan bir festival bu. Katılan tiyatro gruplarını neler bekliyor?

Başak Fındıkçıoğlu: Bu sene eğitmenimiz Tülin Sağlam. Bir sanat eseri için olmazsa olmaz bir unsur olarak kabul edilen çatışma üzerine çalışacak. Üç dakikalık bir performansta çatışmayı yaratabilmek için teknik ve birikim gerekiyor. Bununla ilgili bir atölye yapacak Tülin Sağlam. Önceki senelerde Selda Ergün, Selen Korat Birkiye gibi eğitmenler gelip doğaçlamayı destekleyecek birtakım atölyeler yaptılar. Doğaçlama oyuncusu olarak baktığımızda bizim ihtiyacımız hareket üzerine çalışabilmek, çatışmayı geliştirebilmek vs. ihtiyaçlarımızdan, oyunlarımızdan yola çıkarak eğitmenler buluyoruz, gruplar da bundan faydalanıyorlar. Bunun haricinde yeni tur şekilleri öğreniyoruz. Bir araya gelince birbirimizden de besleniyoruz, körelmiyoruz böylece.

Bu festivale katılmak isteyen tiyatro gruplarının ne yapmaları gerekiyor?

Başak Fındıkçıoğlu: Önceki yıllarda açık çağrı yapıyorduk ancak bizim küçük bütçemiz ve kısıtlı zamanımız bununla başedemiyor. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan gruplarla devam ediyoruz ve her sene yeni bir grup eklemeye gayret ediyoruz. O yeni grup da ya bildiğimiz ya duyduğumuz ya da referansı olan gruplardan oluyor.

Kimler gelsin bu festivale?

Başak Fındıkçıoğlu: Doğaçlamadan, şiirden ve gülmekten keyif alan herkes gelsin bence. Doğaçlama seven insanlar için yeni yüzler, fikirler ve deneyimler barındırıyor bu festival. Tiyatroyla ilgilenen kişiler için de yeni bir kaynak.

Belediyelerden beklentiniz var mı? Sizi nasıl destekleyebilirler?

Burak Özbaykuş: Konaklama ve ulaşım konularında destek alabilirsek dokuz grup yerine on beş grup çıkarabiliriz. Belediye bize daha geniş bir sahne sağlayabilir. Bu sene bu festivalin dokuzuncusunu yapıyoruz ancak devamını getirebilir miyiz bilmiyoruz.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Başak Fındıkçıoğlu: Geçen sene ne yazık ki Selda Ergün’ü kaybettik. Festivale yakın bir zamanda vefat etti. Türkiye’de doğaçlama üzerine çalışan, bizi de çok desteklemiş bir öğretmendi. Bizim için kıymetliydi. Geçen yıldan beri festivali onun anısına yapmaya devam ediyoruz. Ayrıca kendisi adına bir de ödül veriyoruz. Geçen sene Kıbrıslı bir gruba verdik, en genç doğaçlama gruplarından biriydi. Bu sene de kendisi adına ödül vereceğiz.

Tiyatro ile ilgili olan kişilerin bu festivale uzak olmasını anlamlandıramıyorum. Onların daha çok ilgi göstermesini bekliyorum.

Bu sene 9. Doğaçlama Tiyatro Festivali, 6-7 Aralık tarihlerinde saat 20.00’de Nazım Hikmet Kültür Halk Sahnesi’nde. Katılacak gruplar ise şöyle: AZOT (İstanbul), Sahte Okey (İstanbul), Tiyatro Oktav (Tekirdağ), Alegori (Eskişehir), Cite (Kıbrıs), Doğaçhane (İzmir), Bir Varmış Bir Yokmuş (İzmir), EYDOT (İzmir), Oyun Hamuru Tiyatrosu (İzmir).

Daha önce doğaçlama tiyatro üzerine Oyun Hamuru Tiyatrosu kurucularından Burak Özbaykuş ile bir söyleşi yapmıştık. O röportajı okumak için tıklayın. Oyun Hamuru Tiyatrosu’nu Instagram hesabından takip edebilirsiniz.

Not: Fotoğraflar görme engelli okuyucularımız için betimlenmiştir. Görsellerin altında bulunan yazılar bu amaca hizmet etmektedir.