Yazılar

Gavur İzmir'in Rivayeti

Paylaş
09-09-2018
Zeynep Öztürk
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Kaynak: onedio

Atatürk’ün, ¨Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!¨ diyerek önemini vurguladığı İzmir; sanata, sanatçıya, insana değer veren güzel şehirimizdir. 

Niçin İzmir'i ötekileştirmişler? Oysaki İzmir romanlara konu, şiirlere ilham, müziğe nota, yaşamlara nefes veriyor. Victor Hugo’nun daha güzel şehrimizi görmeden adına şiir yazıp ¨İzmir bir prensestir¨ demiş. Haksız da sayılmaz. Sanırım İzmir kızlarının farklı oluşları daha o zamanlardan belliymiş. 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: izmirdergisi

İlyada ve Odysseia gibi önemli başyapıtların babası, Antik Yunan filozoflarından Homeros'un İzmir'de (Smryna bölgesinde) yaşadığı söylenir. İzmir ili içerisinde bulunan 3 kilise, kutsal sayılan 7 kilise arasına girmektedir. Hatta İncil'in 4 versiyonundan birinin yazarı Aziz John, Selçuk'ta vefat etmiş ve burada gömülmüştür. Hristiyanlar için kutsal olan Meryem Ana için inşa edilen ilk yapı Efes'te bulunmaktadır. Anlayacağınız İzmir her dine, dile, kültüre kucak açmış bir medeniyettir.

 

Teknik olarak ise Türkiye’nin üçüncü büyük kentidir. Köklü tarihi ve kültürel zenginlikleri 8.500 yıllık geçmişe dayanır. Ayrıca Türkiye’nin en Avrupai şehri olarak bilinir ve tabi Ege’nin incisidir. Peki, bu güzel şehre niçin gavur İzmir demişler? Gelin birlikte göz atalım.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: tam35
 
15. yüzyılın ilk senelerine kadar, iki ayrı İzmir olduğu ve ¨Gavur İzmir¨ ile Hristiyanlar’ın elinde bulunan ¨Sahil İzmir¨ kastedilir. Yani diğer rivayetin aksine, yabancı uyruklu insanların müslüman halktan fazla olduğu için ¨Gavur İzmir¨ denildiği tezine karşıdır. Peki, neden Hristiyanların elinde bulunan ayrı bir İzmir vardır? 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kaynak: izmirdergisi
 
Haçlı Ordusu tarafından İzmir’in ¨Aşağı Kalesi¨ (Liman/Limon Kalesi) ele geçirildi ve oraya ¨Gavur İzmir¨ denildi.  12. yy’da Bizanslılar tarafından inşa edilen İzmir Liman Kalesi, iç liman güvenliğini sağlamak hem de şehir savunmasında kilit oluşturması açısından önem taşıyordu.
Türk denizcilik tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Aydınoğlu Umur Bey'in "Düsturnâme" isimli eserinde Gavur İzmir ve Müslüman İzmir hadisesinden şu şekilde bahsetmektedir: 
"İki kal'a idi İzmir ol zamân,
Birini Mehmed Bey almışdı nihân,
Biri anun toptoluydu Frenk,
İşleri dün [ü] gün İslâmile cenk".


Kaynak: tablomodern

Neden artık bu deyimin kullanılmaması gerektiğine gelirsek 9 Eylül İzmir’in kurtuluşu ile gavurlaşma ortadan kalkmış ve İzmir Türk halkına bahşedilmiştir. 
İzmir kurtuluşun kutlu olsun!


Kaynak: onedio