Yazılar

GeeBees: İzmir'in Akustik Kardeşleri

Paylaş
22-06-2018
Kardelen Uysal

GeeBees, iki kardeşin kurduğu, akustik şarkılarla sahneye çıkan bir grup. Şarkıları insana hem neşe hem huzur veriyor. Aralarındaki uyum müziklerine de yansıyor. Günü güzel bitirmek adına veya güzelleştirmek adına gidip dinlemenizi tavsiye ederiz. Kendilerini Facebook ve Instagram sayfalarından da takip edebilirsiniz.

 

Müzik insanların psikolojilerine, hormonlarına, duygularına, beyinlerine olumlu ve olumsuz anlamda etki edebiliyor. Siz, sizleri dinleyenlerin nasıl hissetmelerini istersiniz? İnsanların neresine dokunmak istersiniz? 

 Gizem: Aslında ne amaçla yola çıktığın önemli bu konuda. İnsanları mutlu etmek için yola çıkıyorsan o yöne doğru gidersin ama tamamen kendin keyif almak için bir şeyler yapıyorsan o bambaşka bir şey ortaya çıkarır. Gerçek duyguyu yaratan da aslında bence kendi motivasyonunla ortaya koyduğun şey.

 Görkem: Bence mutluluk. Repertuvarı ona göre ayarladık. Farklı cover'lar denediğimizde orijinalini kendi istediğimiz gibi değiştirdik. İnsanların da keyif almasını diliyoruz.

 

 

 

Gizem senin psikoloji mezunu olduğunu öğrendim. Psikoloji alanında çalışıyor musun? Bu alanda müziği kullanmayı planlıyor musun?

 Gizem: Şu an alanda çalışıyorum, aynı zamanda doktora yapıyorum. Müzik, sanat terapileri bağlamında kullanılıyor ama sadece psikoloji alanına ait bir çalışma yöntemi değil bu. Ben kendi adıma, müziği bir şekilde terapilerimde kullanacaksam gidip bu işin eğitimini alarak sonra yapmayı tercih ederim. Şimdilik böyle bir planım yok.

 

Peki müziğe psikoloji bilgilerini katıyor musun?

 Gizem: Farklı kimliklerin oluyor bir süre sonra. Sahneye çıktığımda psikolog kimliğimi bir kenara bırakıyorum. Sosyal yaşantımda da böyle. Terapi odasına girdiğimde de müzisyen kimliğini bir kenara bırakıyorum. Belki ileride profesyonel yaşamda ikisini bir araya getirmenin bir yolunu bulurum.

 

Kardeş kardeş müzik yapmak nereden geldi aklınıza? Çocukken oyunlarınızın içinde müzik var mıydı? 

Görkem: Bildiğimiz kadarıyla yok. Çocukken bizi müzik kursuna gönderdiler ama birlikte müzik yapmadık.

 Gizem: Ben piyanoyla başladım. Çocukken piyano çalıyordum. Ağabeyim gitar çalıyordu.

 

 

 

Aileden bir destek vardı yani?

Görkem: Evet kursa gönderdiler ama hobi olarak kalması konusunda ailemiz çok diretti zaten ayrı ayrı ikimizin de müzik dışında meslekleri de oldu ama ben müzik yapmayı seçtim, Gizem de daha sonra başladı.

Gizem: Kendi aramızda hep daha farklı olabileceğini konuşuyoruz. Ortaokuldayken mesela ben daha üzerine eğilseydim müziğin şu an bambaşka olabilirdi ama keyfimiz yerinde. 

 

Birlikte müzik yapma fikri ilk kimden çıktı?

Görkem: Aslında fikir ilk Gizem’den geldi. Ben on senedir profesyonel olarak çalıyorum. Gizem de iki-üç sene önce kendine bir ukulele alıp çalıp söylemeye başladı sonra birlikte bir şeyler yapalım fikri ortaya çıktı.

Gizem: Benim hep istediğim bir şeydi ağabeyimle müzik yapmak. Kafamda hep böyle bir şey vardı. Geçen yaz ikimiz de Antalya’daydık. Ağabeyim o zaman başka bir ekiple çalışıyordu. Ben de back vokal olarak o ekibe girdim. Geçen yaz ufak ufak çalışmaya başladık sonra ikimiz de İzmir’e döndük. Herhalde bir 3-4 prova yapıp sahneye çıktık. Kardeş olduğumuz için her şey çok kolay ilerliyor. Hem birbirimizi çok iyi tanıyoruz hem de egolar devre dışı kalıyor.

 

 

 

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu'nun düzenlediği 2. Psikoloji Günleri'nde Dışavurumcu sanat terapisti Suzi Amado, müziğin deneyimi derinleştirmek adına kullanıldığından bahsetmişti. Buna dair bir yorumunuz var mı? Sizin böyle deneyimleriniz, anlarınız mevcut mu?

Gizem: Bireysel bir noktadan bakacak olursak ağabeyimle ilişkimizi çok derinleştirdi. Beraber zaten çok zaman geçiriyorduk ama kolektif olarak bir şey ortaya koymak bambaşka bir deneyim aslında bizim için. Birbirimizin farklı yönlerini görmeye başladık ve birbirimizi tolere etme hali ilişkimizi çok geliştirdi.

Görkem: Hiç bu kadar vakit geçirmemiştik şimdiye kadar. Beraber geçirdiğimiz zamandan çok keyif alıyoruz.

 

Müzik bugüne kadar pek çok konuda araç oldu. Politika için de kullanıldı, özgürlük için de hisleri anlatmak için de... Sizin için de bir araç, bir aracı görevi görüyor mu?

Gizem: Benim başka ufak ufak deneyimlerim de oldu. Kadın grubum vardı; onlarla daha protest bir müzik yapıyorduk ancak çok amatördük. Beraber politik eylemlerde sahne aldık geçen sene. Müzik üzerinden bir şeyler anlatmak ile şu an bizim yaptığımız şey çok farklı değil bence çünkü yine bir duyguya hitap ediyorsun. Müziği politik amaçlarla kullandığında da yine çok keyif alıyorsun sadece farklı bir çevreye hitap ediyorsun o durumda. İkisi bir ortak noktada birleşiyor.

Görkem: Sonuçta bu keyif almak, huzur bulmak için seçtiğim bir yol. Bir mutluluk aracı diyebiliriz ama aynı açıdan bakınca amaç da sayılabilir.

 

 

 

GeeBees'in adı nereden geliyor?

Görkem: GeeBees ismi eşimin fikriydi. Gizem Bozyel ve Görkem Bozyel isimlerine esprili bir biçimde yaklaştı eşim. Bee Gees’in hikayesi de buna benziyor.

Gizem: Onlar Gibb's Brothers olduğu için Bee Gees koymuşlar isimlerini. Buket şaka olarak söylemiş ama biz çok sevdik. Bee Gees çok ünlü olduğu için arada bizim adımızı unutup yanlışlıkla Bee Gees diyorlar bize.

  

Birlikte çalışmak nasıl bir duygu? Güzelleştiriyor mu ilişkiyi, yumuşaklık katıyor mu?

Görkem: Dolduruyor ilişkiyi. Güzellik katıyor.

 Gizem: Dediğim gibi, her zaman istediğim bir şeydi ağabeyimle çalışmak. Müzikten sonra olumlu anlamda çok değişti ilişkimiz. Bir araya gelip hiçbir amaç gütmeden sahneye çıkmak çok keyifli.