03 Jan 2020
Gülay Güler

İzmir'in Keşfetmeniz Gereken Köyleri

Köy hayatını, geleneklerini, kültürünü, lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz, her biri özgün karaktere sahip İzmir'in en gezilesi köylerini listeledik. Listemizde tiyatrosu ile ünlü Bademler, korkuluklarla bezeli Barboros, Türkiye'nin ilk slow food köyü Germiyan, kıyamete meydan okuyan Şirince, Tunç Çağı'ndan beri varlığını sürdüren Ildır, salyangoz yemeğiyle meşhur Özbek ve nazar boncuğu fabrikası Nazarköy gibi birbirinden güzel köyler bulunuyor.

Şirince

İzmir'e 93 km uzaklıktaki Şirince, doğası ve tarihi yerleri ile dünya çapında bir üne sahip. Şarapları ile meşhur olan Şirince'de evlerin çoğunun alt katında şarap mahzeni bulunmakta ve burada şaraplar satışa sunulmakta. Köylülerin sokak aralarında açtıkları tezgahlarda el yapımı sabunlar, reçeller, dağdan topladıkları baharatlar, el işleri sizi bekliyor. Buraya sadece şömine başında Şirince şarapları eşliğinde manzara izlemek için gelebilirsiniz. Gelmişken de gezi rotanıza Aziz John Baptist Kilisesi'ni, Aziz Dimitrios Kilisesi'ni, Tiyatro Medresesi'ni, Nesin Matematik Köyü'nü, Hodri Meydan Kulesi'ni ekleyebilirsiniz. Daha önce Efes Antik Kenti'ni görmediyseniz Şirince-Efes arasının araçla 18 dakika olduğunu belirtelim.

 Şirince Gezi Rehberi için tıklayın!

Sığacık

Sığacık, Türkiye’nin ilk Sakin Şehir (Citta Slow) unvanına sahip Seferihisar ilçesine beş kilometre uzaklıkta. Bu köy kalabalıklardan bunalan, huzurlu bir tatil arayanların sığınağı. Sığacık ismi de Kanuni zamanında şehrin askerler tarafından sığınak olarak kullanılmasından gelmektedir.

 

Sığacık gezinize pazar günleri kurulan üretici pazarı ile başlayabilirsiniz. Burada satılan her ürün yöre halkı tarafından üretilmekte. Köylülerin el işleri, ev işi lezzetleri, kendi yetiştirdikleri sebzeler, meyveler tezgahlarda sizleri bekliyor. Gezinize Seferihisar'ın en önemli ve en eski tarihi kalıntısı Teos Antik Kenti'ni ziyaret ederek devam edebilir, ardından Kent Belleği ve Anı evine uğrayabilir, Akkum ve Akarca gibi birbirinden güzel koylarda serinlik molası verebilir, Teos Marina'da alışverişin tadını çıkarabilir, gecenizi Milos’ta rakı balık keyfi ile sonlandırabilirsiniz.

 

Seferihisar'ın misler gibi kokan mandalinasını tanıtmak için kasım ayı içinde Mandalina Festivali düzenleniyor. Yöresel tadım stantlarının yer aldığı festivalde ayrıca dans şovları, konserler ve gezi aktiviteleri düzenleniyor.

Sığacık Köyü Fotoğraf: www.slowtravelguide.com

Özbek Köyü

Urla’ya 9 km uzaklıktaki Özbek Köyü keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. Yaklaşık bin yıllık bu şirin köyün tarihi yerlerini ziyaret edebilir, meşhur lezzetlerini keşfedebilir, köyün kadınları tarafından meydanda kurulan organik pazardan alışveriş yapabilir, Akkum sahilinde muhteşem bir gün batımı izleyip gezinizi tamamlayabilirsiniz.

 

Özbek, mantısı ve keşkeğinin dışında salyangoz yemeği ile de meşhur. İlk yağmurla birlikte salyangozlar toplanıyor. Acılı yahni gibi biberli soğanlı yapılıyor. Protein bakımından zengin salyangoz yemeğini Taş Kahve ve Özbek Keşkek Evi’nde deneyebilirsiniz.

 

Özbek Köyü'nde her yıl mart ayının üçüncü hafta sonunda Ot Bayramı düzenleniyor. Panel ve yemek atölyeleri, ot toplama ve otları tanıma etkinliklerinin yapıldığı festival; müzik dinletileri, gösteriler, çocuk aktiviteleri ve yarışmalarla şenliğe dönüşüyor.

 

Özbek Gezi Rehberi için tıklayın!

Barbaros Köyü

İzmir'in Urla ilçesine bağlı olan Barbaros Köyü turizm için avantajlı bir bölgede olmasa da sanat etkinlikleriyle, festivallerle turist çekmeyi başarıyor. Barbaros Köyü'nde unutulmaya yüz tutan geleneklerini yaşatmak adına Oyuk Festivali düzenleniyor. Köylüler festval için atölyelerde kendi nüfusları kadar korkuluk üretiyorlar. Festival zamanında sokaklar korkuluklarla süsleniyor, yerel üreticilerin el işi, ev işi ürünleri tezgahlarda yerlerini alıyor. Köy korosu konseri, yarışmalar, sergiler, oyunlarla rengarenk görüntüler ortaya çıkıyor. Festival zamanı gelmeseniz de bu korkulukları görebilirsiniz. Korkuluklar yıl boyunca sokaklarda sergilenmeye devam ediyor.

 

Barboros'ta turizmi canlandırmak adına bir de Çat Kapı Evi uygulaması geliştirilmiş. Ücret karşılığında Çat Kapı Evi levhası gördüğünüz evleri ziyaret edebilir, yemek yiyebilir hatta konaklayabilirsiniz.

 

Köy Meydanı'nda Mimas Sanatevi bulunuyor. Köylü, açıldığı günden itibaren sanatevini benimsemiş ve şu an sanatevinin adeta bir parçası olmuş durumda. Köy halkı çat kapı gelip sergileri ziyaret ediyor, verilen eğitimlere katılıyor. Köyde ziyaret etmeniz gereken diğer sanatevi de Emek Kültür Sanatevi. Batuhan Bozkurt'un taş mozaik tekniğiyle yaptığı eserleri mutlaka görmelisiniz. Köyde bir de kütüphane bulununuyor.

Barbaros Köyü, Oyuk Festivali için hazırlanan korkuluklar Fotoğraf: blog.obilet.com

Bademler Köyü

Ülkemizin en aydın köylerinden biri olan Bademler’de okuma oranı çok yüksek. Burada bir tiyatro, bir kütüphane, bir müze, Matematik Çftliği ve birçok dernek bulunuyor. En temiz köy unvanına sahip Bademler'de sokaklar her gün yıkanıyor, çöpler geri dönüşüm kutularına atılıyor.

 

Bademler Köy Tiyatrosu'nun tamamı köylülerden oluşuyor. Bademler'de halk sokaklarda tiyatro ve sanat konuşuyor. Mayıs ayında Bademler'de Tiyatro Şenliği gerçekleşiyor. Gezinizi bu tarihlere getirip Bademler Köy Tiyatrosu'nun oyunlarını izleyebilir, düzenledikleri sanatsal etkinliklere katılabilirsiniz.

 

Buradaki Çoçuk Oyuncakları Müzesi Dr. Musa Baran tarafından açılmış. Müzede oyuncakların yanı sıra köye ait belgeler ve fotoğraflar sergileniyor.

 

Bademler de Matematik Çiftliği de bulunuyor. Tufan Döleneken ve eşi Handan Döleneken Matematik Çiftliği'ni matematiğin her alanda olduğunu anlatabilmek, ezbere eğitime karşı gelmek amacıyla yaratmışlar. Buraya gelen çocuklar bilimsel eğitim almanın yanı sıra peynir, yoğurt yapımı ve bitki yetiştirme gibi günlük hayatta kullanabilecekleri pratikleri ediniyorlar.

 

Bademlerde her pazar, üretici pazarı kuruluyor. El emeği göz nuru işlemeler, kendi ürettikleri şaraplar, reçeller, börekler, tatlılar, kendi topladıkları şifalı bitkiler, yöreye özel godalak ekmeği tezgahlarda yerini alıyor. Pazarı gezdikten sonra Ali Usta'nın meşhur köftelerini deneyebilirsiniz.

 

Germiyan Köyü

Çeşme'ye bağlı Germiyan sokaklarında gezerken dikkatinizi ilk olarak ressam, çiftçi Nuran Eren’in özgün çizimleri çekecek. Nuran Eren bu çizimleri ücretsiz ve hobi olarak yapıyor, tek şartı ise çizim yapacağı yerin beyaz badanalı olması.

 

Ülkemizin ilk Slow Food köyü olan Germiyan'da hala ata tohumları kullanılıyor. O yüzden burada yetişen sebzerin tadı çocukluğunuzda yediğiniz ve asla unutamadığınız lezzette. Germiyan yöresine özgü lezzetlerin başında ekşi mayalı, odun ateşinde pişirilen Germiyan ekmeği, kopanisti peyniri ve hurma zeytin, şekeriçi damat lokumu, pirinçli mantı bulunuyor. Mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerin başında da dizi çekimlerine set olan Dilek Hanım'ın Otantik Evi, Musa Amca'nın şirin, otantik müzesi bulunuyor.

 

Ekim ayının ilk haftasında düzenlenen Germiyan Festivali'nde ev şarapçılığı, pirinçli mantı ve kopanisti peynir gibi yöreye özgü ürünlerin yapım atölyeleri, köyü meşhur eden Nuran Eren tarafından verilen duvar boyama atölyesi, Germiyan ekmek yarışması gibi birçok aktivite gerçekleşiyor.

Ildır

İzmir'e 75 km uzaklıktaki Ildır, huzur arayanların tercih ettiği, el değmemiş bir sahil kasabası. Ildır, Çeşme Yarımadası’nın ilk antik yerleşim yeri. Burada bulunan antik tiyatro ve Athena Tapınağı arkeoloji meraklılarının ilgisini çekebilir. Minik minik adaları bulunan Ildır'ın günbatımı manzarası ise eşsiz. Plajın karşısındaki bu minik adalara tekne kiralayarak ulaşılabiliyor. 

 

Ildır'a gidince mutlaka denemeniz gereken lezzetlerin başında lokması, enginarlı midyesi, sadece Ildır'da yetişen şıpıldak otu bulunuyor.

Nazarköy

Kemalpaşa'ya bağlı Kurudere köyünün ismi turizmi artırmak adına Nazarköy olarak değiştirilmiş. Bu köyde aktif beş cam atölyesi bulunuyor. Bu atölyelerde yapılan boncuklar köy kadınları tarafından hediyelik eşyalara dönüşüyor. Boncuklarla her yeri süslenmiş bu köyde harika fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.

 

Mayıs ayında nazar boncuğu üretimine dikkat çekmek adına Nazarköy Boncuk Festivali düzenleniyor. Festivalde nazar boncuklarının dışında bal, kiraz, zeytin gibi köylülerin kendi ürettikleri ürünler tezgahlarda yerini alıyor. Festival yarışmalar, konserler, halk dansları, köylülerin ikramlarıyla çok renkli geçiyor.

Nazarköy, Kemalpaşa

Birgi

Üç bin yıla dayanan tarihi, asırlık ağaçları, ahşap evleri, şirin köy meydanı, tarihi köprüleri, gürül gürül akan nehriyle İzmir'in en güzel köylerinden biri.

 

Tarihi Birgi evlerinin havasını solumak isterseniz koruma altındaki bir evden restorana dönüştürülmüş Nar Danesi Restoran'da güne güzel bir kahvaltı ile başlayabilirsiniz. 

 

Nar Danesi'nin tam karşısında konumlanan, yörenin en zenginlerinden birine ait olan Çakırağa Konağı, Kültür Bakanlığı tarafından aslına uygun olarak restore edilip müze haline getirilmiş. Kapılardaki ve tavanlardaki süslemeler gerçekten çok etkileyici. Mehmet Bey konaktaki iki eşinin memleket hasreti çekmelerini önlemek için odaların duvarlarına İstanbul ve İzmir manzarası yaptırmış. Bu resimler o dönemi yansıtması adına çok önemli bulunuyor.

 

Görmeniz gereken diğer tarihi yapı da köy kahvesinin karşısındaki Aydınoğlu Mehmet Bey Cami. Beylikler döneminden kalan cami Türk-İslam mimarisinin en iyi örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

 

Birgi, köftesi, patatesi ve kestanesi ile meşhur. Köy meydanında köylüler tarafından kurulan pazardan patates ve kestane temin edebilirsiniz. Köfte için en doğru adres de Hurşit Kebap.