Yazılar

Prensesleri Giydiren İzmir’den bir Güzel - Nur Karaata

Paylaş
23-09-2017
Sibel Demirçivi

İç mimar güzel bir kadın evleri giydirmeyi sıkıcı bulup kadınları kendi stilinde giydirirse neler nolur? Ünü İzmir’i ve hatta Türkiye’yi aşar mı? Evet aştı, artık Arap prenseslerinin tek tercihi ve moda haftalarının aranan yüzü Nur Karaata. Fazlasıyla meraklandırdığımın farkındayım cevaplar yazıda…

 
Fotoğraf: Nazım Kurtuldu
 
Nur Karaata kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?
1989 Manisa, Turgutlu doğumluyum. Tarım ve İnşaat sektöründe bulunan bir ailenin kızı olduğum için aile şirketinde çalışmak yerine, gerçekten yapmaktan çok keyif aldığım moda alanında kendimi geliştirmeye karar verdim. İzmir Türk Koleji'nden mezun olduktan sonra İç mimarlık okudum sonrasında ise New York ve Milano'da dil eğitimlerimi tamamladım. Son olarak London College of Fashion'da mayo ve iç giyim üzerine bir eğitim aldım. 
 
Moda tasarımcısı olma serüveninizi anlatır mısınız?
Yaklaşık 10 yıldır blogger'lık, Tv programcılığı, editörlük, styling, markalara özel kreatif direktörlük gibi vasıflarla moda sektörünün içerisindeyim. Tabii bir de alışveriş sitem Nunu's Closet var.


Küçük bir kız çocuğuyken “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunun cevabı neydi ve moda tasarımcısı olmayı planlıyor muydunuz?

Mayolara her zaman özel bir ilgim vardı; ama adımı marka haline getirmek aklımda olan bir şey değildi. Aslında iç mimari benim üniversite sınavındaki tek tercihimdi ve gerçek oldu. İç mimarım ama insanları giydirmek şu an daha çok hoşuma gidiyor. Moda sektörü daha dinamik ben de yapı itibariyle üretmeden asla duramayan biriyim.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Nazım Kurtuldu
 
Türkiye’de ve dünyada mayo ve bikini deyince kemikleşmiş markaları görüyoruz. Bunların arasına girip var olmak kolay olmasa gerek. Sizi burada tutunduran farklılığınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?  
Olabildiğince kendi giymek istediğim ürünleri üretmeye özen gösteriyorum ve bu şekilde de başarının geldiğine inanıyorum. Kalıplarımız şık aynı zamanda yalın. Bence farklılık yaratan en önemli faktörler de bunlar. Çok fazla sayıda üretilmemesi de bu kadar tercih edilmesinin başka bir nedeni olabilir.
 
Her tasarımcının bir “moda” tanımı vardır. Siz nasıl tanımlıyorsunuz peki?
 
Moda çok hızlı tüketilen ve değişken bir kavram haline geldi. Trend'leri takip etmeyi seviyorum ama her zaman insanın kendisine ve o anki ortama yakışanı giymesi gerektiğini düşünüyorum.  

Güçlü ve cesur bir kadınsınız tasarımlarınızın böyle bir kitleye hitap etmesi tesadüf mü?
Markanın ve marka sahibini yansıttığına inanıyorum. Dolayısıyla böyle kadınlar tarafından tercih edilmesi aslında planlanmış bir markalaşma süreci.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraf: Nazım Kurtuldu
 
 
Genç iş kadını olarak ilham oluşturduğunuzu düşünüyorum. Bu anlamda kadınlara öneriniz neler olabilir.
Çok teşekkürler. Farklı bir şeyler yaratmak, fark yaratmak bence gerçek hedef olmalı. Yapılmayanı yapmak, gerçekten yapmaktan keyif aldıkları işi bulup o alana yönelmek hayatlarında kendilerine verebilecekleri en güzel hediye. Bana göre hem özel yaşantıda hem iş yaşamında heyecanı kaybetmemek çok önemli. Heyecan bittiyse orada kalmak eziyetten başka bir şey değil. Bir proje önce heyecan verir, sonra başarıyı beraberinde getirir. Heyecanlandıran ve gerçekten doğru zamanda doğru çabalar sarf edilen hiçbir iş karşılığını almadan kalmaz.
 
Çok yoğun ve koşuşturmacalı bir hayatınız var. Kendinize ait zamanlarda neler yapmaktan hoşlanırsınız? 
Yalnız kalmaktan ve kitap okumaktan çok keyif alıyorum. Kişisel gelişim kitapları ve güzel sakinleştirici müzikler olmadan asla rahatlayamıyorum.
 
İzmir kızları nasıl giyiniyor sizce?
Trendleri takip ediyorlar, çok güzeller, şehirde kısıtlanmıyorlar ve özgürce giyinebiliyorlar bu en önemlisi ve en güzeli.
 
Fotoğraf: Nazım Kurtuldu
 
 
İzmir sizin için ne ifade ediyor?
Son zamanlarda İzmir trafiği ile kendinden bezdirse de benim için aslında başarıyı temsil ediyor. Yunanlıların denize döküldüğü başarıyı barındıran temsili ruhu… Bir saat ötemizdeki sayfiye yerleri ile içinde bence mükemmel kaçış noktaları barındırıyor. Hem şehir hayatı yaşayıp hem de sakinliğe bu kadar yakın olduğumuz için çok şanslıyız. Biraz “gavur”uz ama o kadar olur. Hepimizde biraz göçmenlik var. (Gülüşmeler) 
 
İzmir Fashion Week olmak üzere, moda haftalarında tasarımlarınız bol bol sergilenmeye başlandı, Arap prenseslerini giydirdiğinizi bilmeyen yok ve ayrıca Türkiye’nin önde gelen bir çok alışveriş sitesinde ürünleriniz satılıyor. Gayet başarılı bir kariyeriniz var. Peki bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?
Çok teşekkürler, şu an için Amerika pazarına odaklanmış durumdayız; ama tabi çok uzun bir süreç bu… Türkiye’de daha kuvvetli olmak adına marka-tasarımcı işbirlikleri de bir sonraki yıl için sürpriz olabilir.